İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/806 E. 2025/1051 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/806
Karar No
2025/1051
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/806

KARAR NO : 2025/1051

DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletme Devrinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 24/03/2023

KARAR TARİHİ: 20/11/2025

Bergama ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli,... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararının istinaf edilmesi sonucu İzmir BAM ...Hukuk Dairesinin 14/09/2023 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar üzerine mahkememize tevzi edilen itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA :

Davacılar vekili Bergama ...Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında davalıların işlettiği çiftliğin müvekkillerine 3.5000.000,00 TL bedelle satışı konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkillerinin davalıların hesabına 185.000,00 TL kapora bedeli gönderdiklerini, müvekkillerin kredi çekmek üzere bankaya başvurduklarını, ancak çiftlik üzerinde çok fazla haciz olması sebebiyle riskli görülüp banka tarafından kredi verilmediğini, kredi sürecinin uzaması sebebiyle davalıların çiftliğin zilyetliğini müvekkillerinden geri aldıklarını, kaporayı müvekkillerine iade etmediklerini, müvekkillerinin savcılığa şikayette bulunduklarını, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davalıların herhangi bir zararı olmadığı halde almış oldukları kapora bedelini iade etmediklerini, davalılar aleyine Bergama İcra Dairesi'nin ... E. numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalılar vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından hak ve borç doğurmayacağını, bu sebeple tarafların birbirlerine karşı yerine getirmiş oldukları edimleri yalnızca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak talep edebileceklerini, tarafların, müvekkillerinin maliki olduğu çiftliği ve çiftlik bünyesindeki büyükbaş, küçükbaş hayvanların satışı hususunda 3.500.000,00TL bedel karşılığında anlaştıklarını ve anlaşma gereğince davacı tarafça borcun 185.000,00-TL'sinin nakit olarak hemen ödendiğini, kısa süre içerisinde de borcun tamamının müvekkillerine ödenerek çiftliğin ve hayvanların mülkiyetini davacılara teslim edileceği konusunda anlaşma sağlandığını, borcun tamamının ödenmesine ilişkin bahsi geçen süreç kredi işlemlerinin tamamlanmasına ilişkin olduğundan yaklaşık bir haftalık bir süreden bahsedildiğini, müvekkillerinin davacıların iyi niyetine ve samimiyetine güvendiğinden çiftliği sattığına olan inancıyla davacıların kredi işlemlerinin tamamlanması sürecinde yavaş yavaş çiftliğe yerleşebileceğini söyleyerek çiftliğin anahtarını davacılara teslim ettiğini, davacı yanın kısa süre içerisinde çiftliğe yerleştiğini, müvekkillerinin, alacaklarının kalan kısmını bir ay boyunca talep etmesine rağmen davacıların ödemeyi gerçekleştirmediklerini, davacıların çiftliğe yerleşmesiyle çiftliğin ve çiftlik bünyesindeki hayvanların zilyetliğinin de doğal olarak davacı yana geçtiğini, dolayısıyla davacıların çiftlik ve hayvanlar üzerinde feri ve dolaysız zilyet sıfatını kazandığını, davacıların bir ayı geçkin süre zarfı boyunca 112 adet holstein cinsi büyükbaş hayvanın semerelerinden faydalanarak kendilerine maddi menfaat temin ettiklerini, ancak süreç boyunca müvekkillerin çiftliğin kapısından girmelerine izin vermediklerini, hatta kendilerini ölümle tehdit ettiklerini, bir aylık süre sonunda davacı yanın, çiftliğin kalan borcunu ödemeyeceğinden bahisle sözleşmeden döndüğünü beyan ettiğini, çiftliğin tahliyesi aşamasında da 12 adet büyükbaş hayvanı müvekkillerin bilgisi haricinde kamyonlara yükleyerek çiftlikten ayrıldıklarını, davacı yanın iddiaları doğrultusunda 185.00,00TL paranın kaparo parası olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı gibi hakkaniyet açısından da uygun olmadığını, kaparonun TBK'da bağlanma parası olarak kabul edilmekte olup, sözleşmenin kurulmuş olduğunun ispatı açısından taraflara güven zemini oluşturan bir eylem olduğunu, ancak davaya konu olayda müvekkillerinin çiftliğin ve hayvanların zilyetliğini davacılara teslim ederek sözleşmenin zaten kurulduğuna inancını ispat ettiğini, bu sebeple müvekkillerine yapılan ödemenin kaparo olarak değerlendirilmesi ve iadesinin talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşmenin bozulmasındaki kusurlu yanın bizzat davacıların kendileri olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama ve vekalet giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Bergama ... Asliye Hukuk Mahkemesince 06.04.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilam ile davanın 01.09.2021 tarihinden sonra açıldığı, bu kapsamda görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, ...sayılı HMK 4/1-a maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş anılan kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin 14/09/2023 tarih ve... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiş, dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiş, yargılama sırasında ...'in geride eşi ...ve kızı...'ı mirasçı bırakarak vefat ettiği anlaşılmış, anılan mirasçılar davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, ticari işletme niteliğindeki çiftliğin devrine ilişkin sözleşmeden kaynaklanan kapora bedelinin davalılardan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindendir.

Davaya konu Bergama İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklılar tarafından, davalı borçlular aleyhine kaparo bedeli kaynaklı 185.000,00-TL asıl alacak ve 22.032,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 207.032,00-TL alacak için 06.06.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlular vekiline 14.06.2022 tarihinde usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği, davalı borçlular vekilinin 16.06.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile tebliğ edilen ödeme emrine süresi içinde tümüyle itiraz ettiği, itiraz üzerine icra dairesince aynı tarihte takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın 24.03.2023 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içinde görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar veren Bergama ...Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı görülmüştür.

Taraflar arasında ticari işletmenin devri niteliğinde çiftlik devrine dair sözlü bir anlaşma uyarınca davacılarca, davalılara 185.000,00-TL ödendiği uyuşmazlık konusu değildir.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari işletmenin devrine ilişkin geçerli bir sözleşme bulunup bulunmadığı, davacılarca davalılara ödenen paranın kaparo bedeli niteliğinde olup olmadığı ve anılan bedelin davalılardan tahsilinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı noktasında toplanmaktadır.

Ticari işletme devri ... sayılı TTK.m.11/3 de “Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir” şeklinde düzenlenerek ticari işletme devrinde bütünlük ilkesi benimsenmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olması için yukarıda anılan kanun maddesinde öngörülen şekil şartına (yazılı şekil ve ticaret sicilinde tescil ve ilan) uyularak akdedilmesi gerekmektedir.

Ticari işletme devri sözleşmesi yazılı yapılmadıkça ve ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmedikçe geçerli olmayacaktır. Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak taraflar birbirlerinden aldıklarını aynen iade etmekle yükümlüdürler.

Somut olayda; taraflar arasındaki ticari işletme niteliğindeki çiftlik devrine ilişkin sözleşme yazılı şekilde yapılmamış olduğundan geçersizdir.

Borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşme, ...sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Haklı bir neden olmaksızın başkasının malvarlığından ya da emeğinden zenginleşen kimse bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK m. 77).Buna göre borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli haklı bir sebebe dayalı olmaması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşme davası kişisel nitelikte bir davadır. Yalnız zenginleşen borçlu ve mirasçıları aleyhine açılabilir.

Davacıların sunduğu ve yazılı delil niteliği arz eden üç adet(75.000-TL, 25.000-TL ve 85.000-TL bedelli) dekontlarda açıkça bu paraların çiftlik için kapora olarak verildiği ibaresinin yer aldığı, dolayısıyla paraların kapora olarak gönderildiğinin kabulünün gerektiği, davalıların ödenen paranın kapora bedeli olmadığı yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği, kaldı ki esas akdin geçerli olmadığı durumlarda ödenen kapora, cayma akçesi ve ceza şart gibi borcu kuvvetlendirmeye yarayan fer'i şartların da geçersiz olacağı, davacıların bu durumda dahi ödenen paranın iadesini isteyebileceği, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tarafların verdiklerini geri alma hakkına sahip oldukları anlaşılmaktadır(Yargıtay...Hukuk Dairesinin 10/09/2025 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır).

Dava dosyası arasındaki tutanakta davaya konu çiftliğin 24/10/2024 tarihinde jandarma tarafından davacılardan teslim alınarak davalılara teslim edildiği anlaşılmıştır. Bu tarihten takip tarihi olan 06/06/2022 tarihine kadar 185.000,00-TL asıl alacağa yasal faiz işletildiğinde dahi takibe konu işlemiş faiz tutarının 26.913,70-TL olduğu anlaşıldığından, taleple bağlılık kuralı gereğince davacı alacaklıların icra takip talebindeki işlemiş faiz talepleri olan 22.032,00 TL ile bağlı kalmak gerekmiştir.

Tüm bu açıklamalardan sonra, davacıların davalılardan davaya konu icra takibine dayanak ettikleri kapora bedelinin tahsilini talep etmeleri yerinde olduğundan, davacıların eldeki davayı açmakta haklı oldukları anlaşıldığından, davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, takibin devamına, alacak likit olduğundan davacılar yararına hüküm altına alınan toplam alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmiş,... Sayılı HMK nın... Maddesi uyarınca taraflarca yapılan yargılama giderleri, davalılar üzerinde bırakılmış, davacılar yararına kabul edilen dava değeri üzerinden maktu vekalet ücreti takdir olunarak, aşağıdaki hükmün tesisi gerekmiştir.

HÜKÜM; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1-Davanın KABULÜ ile davalıların Bergama İcra Dairesinin ...esas sayılı icra takibine itirazlarının iptali ile anılan takibin 185.000,00-TL asıl alacak ve 22.032,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 207.032,00-TL üzerinden aynen devamına,

2-Alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında hesaplanan 41.406,40-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara eşit olarak verilmesine,

3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 14.142,36-TL nispi ilam harcından, 3.535,60-TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 10.606,76-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazineye gelir kaydına,

4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve ... sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00-TL'nin davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,

5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 45.000-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara eşit olarak verilmesine,

6-Davacıların yatırmış olduğu 80,70-TL başvurma harcı ve 3.535,60-TL peşin harç toplamı olan 3.616,30-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

7-Davacıların yapmış olduğu 917,25-TL'si tebligat-posta giderinin yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

8-Davalılarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

9-HMK.nun...maddesi uyarınca davacı tarafça yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının davalıya karar kesinleştiğinde resen iadesine,

ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren ... hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

20/11/2025

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır ¸

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/806, K. 2025/1051, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-806-e-2025-1051-k-d805d776f13b