İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/796 E. 2025/238 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/796
- Karar No
- 2025/238
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLLERİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davaya konu olayın 07.05.2023 tarihinde müvekkilinin ... Mahallesi ... Caddesi istikametinde seyir halindeyken davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile kontrolsüz şekilde dönüş yapması ve müvekkilinin hakimiyetindeki motorsikletin sağ arka farından çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, vücudunda birden çok kırık meydana geldiğini, birçok ameliyat geçirdiğini, müvekkilinin sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet ve geçici iş göremezlik konusundaki mağduriyetlerinin tespitinin yapılmasını, kazada tam kusurlu olan ...'in kullanmakta olduğu ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMM Sigortası ... poliçe numarası, ... acente numarası ile sigortalı olduğunu, ödeme konusunda sigorta şirketi ile anlaşamadıklarını, müvekkili lehine maddi manevi tazminata hükmedilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı araç, müvekkili olan şirkete, 16.12.2022-2023 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 500.000-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacının kaza sırasında kask ve benzeri dizlik, dirseklik gibi güvenlik ekipmanı kullanmadığını, tarafların kusur durumlarının tespiti yapılırken, davacının kask ve benzeri güvenlik önlemlerini almadığından kaynaklanan müterafik kusur oranının da belirlenmesini talep ettiklerini, davacının herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna başvurması halinde geçici veya daimi iş göremezlik ödeneği alıp almadığının da öncelikle araştırılması gerektiğini, SGK’ya müzekkere yazılarak; davacıya sürekli iş göremezlik tazminatı veya maaşı başlanıp bağlanmadığının, bağlandı ise ne miktarda ödeme yapıldığının ve maaş bağlama tarihi itibariyle peşin sermaye değerinin ne olduğunun, maaş bağlanmadı ise davacının müracaatı halinde maaş almaya hak kazanıp kazanmadıklarının sorulması gerektiğini, tespit ettiklerine göre SGK tarafından 18.385,80-TL rücuya tabi ödeme yapıldığı ve işbu tutarın müvekkil şirketten talep edildiğini, davacının zararı karşılanmış olup daha fazla ödemenin yapılması sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini, davacı yanın kalıcı maluliyeti söz konusu ise; davacı yanın maluliyeti “özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğe” göre tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, geçici iş göremezlik gideri tedavi gideri kapsamında olup müvekkil şirket teminatında olmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özet olarak; 07/05/2023 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin gerek hız kurallarına gerek ise tüm trafik kurallarına uyarak hareket ettiğinin açıkça görüleceğini kazanın davacının hareketi neticesinde meydana geldiğini, davacı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin tüm kurallara riayet ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkiline kusur izafe edilebileceği düşünülse dahi müterafik kusur hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, kaza ile meydana gelen yaralanma arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın REDDİNE karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın müvekkili olan şirket nezdinde ... poliçe numarası ile 16.12.2022-16.12.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili olan şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, davacının kaza esnasında koruyucu tertibat kullanmadığından mahkemece hesaplanacak tazminattan, Yargıtay . Hukuk dairesinin yerleşik uygulaması gereğince %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususu adli tıp kurumu 2. ihtisas kurulu tarafından “erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik” doğrultusunda incelenmesi gerektiğini, davacılar tarafından talep edilen 100.000,00-tl manevi tazminat miktarı fahiş olup reddi gerektiğini belirterek müvekkili şirketin konu davada ihbar olunan konumunda bulunduğundan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. 30/04/2024 tarihli raporda özetle; Kural ihlali yönünden; ... plakalı motorlu bisiklet sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46. maddesinin f bendinde belirtilen “Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler: Trafik kazası, arıza hâlleri, acil yardım, kurtarma, kar mücadelesi, kazaincelemesi, genel güvenlik ve asayişin sağlanması gibi durumlar dışındaemniyet şeritlerini ve banketleri kullanmamak zorundadırlar.” kuralı ihlal ettiğinden % 50 (YÜZDE ELLİ) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in ise aynı kanunda yer alan 53. maddesinin a bendinde belirtilen “Sağa dönüş kurallarına riayet etmemek-Sağa dönüşlerde sürücüler; sağ şeride veya dönüşe ayrılmış şeride girmeye zorunludurlar.” kuralı ihlal ettiğinden % 50 (YÜZDE ELLİ) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 20/08/2024 tarihli ATK raporunda özetle; Davalı sürücü ...’in %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'ın %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 13/01/2025 tarihli raporda özetle; ... Plaka sayılı araç (Motosiklet ) sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46/f maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %50 ( Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, ... Plaka Sayılı araç ( otomobil ) sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 53/a,84/f maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %50 ( Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, tespit edilmiştir. 22/10/2024 tarihli maluliyet raporunda özetle; 02/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre; Sağ dirsek hareketlerinde kısıtlılık için şekil 2.8 ve şekil 2.9'e göre üst ekstremite engel oranı 965 olduğu ve tablo 2.3'e göre kişinin engel oranı 903 olduğu tespit edilmiş olmakla; Kişide meydana gelen arızaların %3 (YÜZDEÜÇ) oranında tüm vücut fonksiyon kaybına (sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet, raporun geçerlilik süresi=süresiz) neden olduğu, Sağ humerus distalinde ve olekranonda kırık, sol el skafoid ve lunatum kemik kırıkları arızalarının istirahat raporlarına göre iyileşme süresinin 93 (DOKSANÜÇ) GÜN OLDUĞUNU, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini, bu sürenin GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK SÜRESİ olarak değerlendirilebileceği, Dosya kapsamında tedavi giderlerine ilişkin 19.440,00 TL fatura fiş ya da makbuza rastlanıldığını, ayrıca bu nitelikteki bir yaralanmada yukarıda "Ill-Tedavi ve İyileşme Giderleri Kavramları ile İlgili Değerlendirme" başlığı altında belirtildiği şekilde tedavi sırasında yapılan zorunlu harcamaların olacağını (Refakatçi, özel bakıcı ve özel beslenme giderleri; hastanın ve yakınlarının hastanelere, sağlık kurumlarına, doktor muayenehanelerine, fizik tedavi merkezlerine gidip gelme yol giderleri; hastanın başka bir şehirde veya yurt dışında tedavisi gerekiyorsa, kendisinin ve yakınlarının otomobil, otobüs, tren, uçak gibi taşıt ve her türlü yol giderleri; tedavi için gidilen yerde hastanın ve yakınlarının otel, lokanta, ulaşım gibi barınma ve beslenme giderleri vs), bu tür kaçınılmaz ve zorunlu giderlerin niteliği, tarihleri ve yerleri tam olarak bilinemeyeceğinden, yaralanmanın ağırlığı, uygulanan tedavi ve ameliyatlar, refakatçi ihtiyacı olup olmadığı, hastanede yatış süresi, kontrol muayeneleri, kişinin yerleşim yerinin sağlık kuruluşlarına uzaklığı, yerleşim yeri ile sağlık kuruluşları arasında kullanılan ulaşım aracı vs gibi durumlar dikkate alındığında, söz konusu giderlerin tek tek belirlenmesinin mümkün olmadığı, takribi olarak belirlenmesinin uygun olduğunu, şahsın geçirdiği kazanın yeri, ikametgahı, tedavi gördüğü sağlık kuruluşu, yaralanmasının ağırlığı ve tedavi süreci dikkate alındığında, SGK tarafından karşılanmayan fatura edilmiş tedavi giderleri toplamının 19.440,00 TL olduğunu, SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibarıyla 3.000,00 TL olarak değerlendirildiği (1.000,00 TL ulaşım, 2.000,00 TL diğer giderler), SGK tarafından karşılanmayan fatura edilmiş ve kaçınılmaz tedavi giderlerinin TOPLAM 22.440,00 TL olduğunu, ...'ın yaralanan vücut bölgesi ve yaralanma ağırlığı dikkate alındığında; 1 (BİR) AY BOYUNCA BAKICIYA İHTİYAÇ DUYACAĞI tespit edilmiştir. 17/02/2025 tarihli raporda özetle; 07.05.2023 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 99 günde iyileşen, bu sürenin ilk 1 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan, tüm vücut fonksiyonundan kaybederek %3 oranında engelli hale gelen davacı ...’ın; 07.05.2023 – 13.08.2023 Tarihleri Arası 99 Günlük Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının ; 3.904,40 ¨, 14.08.2023– 06.12.2064 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının ; 162.730,38 ¨ , 07.05.2023 – 07.06.2023 Tarihleri Arası 1 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının ; 5.004,00 ¨ , Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının ; 1.220,00 ¨ olduğu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; ... Plaka sayılı araç (Motosiklet ) sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46/f maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %50 ( Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, ... Plaka Sayılı araç ( otomobil ) sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 53/a,84/f maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %50 ( Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, dosya kapsamında alınan 13/01/2025 tarihli Karayolları Fen Heyetinden alınan raporun dosya kapsamında alınan diğer raporlar arasındaki çelişkiyi giderdiği için hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacın dava konusu kaza neticesi yaşadığı yaralanmada sürekli iş göremezlik oranının %3 olduğu, iyileşme sürecinin 93 gün olduğu ve bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilerek kişinin bu dönemde %100 malul olduğu, bakıcı ihtiyacı 1 ay olduğu ve tedavi giderinin 22.440,00 TL olduğu, dosya kapsamında alınan Selçuk Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 22/10/2024 tarihli maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacı vekili maddi tazminat konusunda davalı sigorta şirketi ile sulh olduğunu belirttiğinden davacının maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığı anlaşılmış ve maddi tazminatlar yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ) Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacının maluliyet oranı, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacının manevi tazminat davasının davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı sigorta şirketi davanın açılmasına sebebiyet vermiş ise de; davacı taraf dosya kapsamına sunduğu sulh sözleşmesinde vekalet ücretine ilişkinde sulh olduğundan maddi tazminat talepleri yönünden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ancak arabuluculuk ücreti yönünden anlaşma olmadığından arabuluculuk ücretinden davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının maddi tazminat davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 07/05/2023 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Alınması gereken 4.098,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 408,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.689,62 TL eksik harcın davalı ... ...'dan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.200 TL. Arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan 408,98 TL harç giderinin davalı ... ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 1.159,05 TL harç gideri ve 18.341,53 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 19.500,58 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 9.771,46 TL 'nin davalı ... ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalı ... ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı ... ..., kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ...'ya VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 10/04/2025
Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır