İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/747 E. 2026/85 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/747
- Karar No
- 2026/85
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/747 Esas KARAR NO : 2026/85
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/11/2023 KARAR TARİHİ : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirkete ... numaralı, 01.12.2020 tarihli Nakliyat Abonman Blok Poliçesi ile sigortalı bulunan... Uçakmotoru Bakım Merkezi tarafından ...’dan ithal edilen uçak motoru parçaları emtiasının, davalı ... sorumluluğundayken ve nakliye esnasında zarar görmesi sonucunda hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasar üzerine alınan Ekspertiz Raporu’na istinaden poliçe kapsamında sigortalıya 14.10.2022 tarihinde 194,295.23 USD ödeme yapıldığını, sevkiyata konu emtianın ...’dan Türkiye’ye kadar olan havayolu nakliyesi sigortalı tarafından görevlendirilen davalı ... sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, emtianın tamamlanan havayolu nakliyesi sonrasında emtia, ... firmasının gümrüklü deposuna aktarıldığını, emtianın depodan çıkış işlemleri sırasında ise hasarlı olduğunun tespit edildiğini, söz konusu hasar ve hasarın taşıma esnasında gerçekleştiğiyle ilgili ... depo yetkilisi tarafından tutanak tanzim edildiğini, meydana gelen hasardan davalı firmanın sorumlu olduğunu, diğer davalı ... A.Ş. ise ... firmasının sorumluluk sigortacısı olduğunu ve meydana gelen hasardan poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından aldırılan Ekspertiz Raporu’nda meydana gelen hasar ile ilgili detaylı tespitler yapıldığını, davalılar hasardan sorumlu olduklarını, hasar miktarının 194,295.23-USD olarak belirlendiğini, müvekkili şirketin Ekspertiz Raporu’nda tespit edilen 194,295.23-USD’yi 14.10.2022 tarihinde ödeyerek, T.T.K. 1472. Madde hükmü gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalılara yapılan rücu başvuruları ve zorunlu arabuluculuk faaliyeti neticesiz kaldığını belirterek; 194,295.23-USD rücuen tazminat alacağın 14.10.2022 ödeme tarihinden itibaren döviz mevduat hesabına işleyecek en yüksek banka faiziyle (6098 sayılı Kanun’un 99. Maddesindeki hakkı saklı kalmak kaydıyla) birlikte, davalılardan ... Şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, davalılardan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... numaralı, 01.10.2022 tarihli Nakliyat Abonman Blok Poliçesi ile sigortalı bulunan ... Bakım Merkezi tarafından ABD’den ithal edilen uçak motoru parçaları emtiasının, davalı ... sorumluluğundayken ve nakliye esnasında zarar görmesi sonucunda hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasar üzerine alınan ekspertiz raporuna istinaden poliçe kapsamında sigortalıya 21.07.2023 tarihinde 258.048,46-USD ödeme yapıldığını, sevkiyata konu emtianın ABD’den Türkiye’ye kadar olan havayolu nakliyesi sigortalı tarafından görevlendirilen davalı ... sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, emtianın tamamlanan havayolu nakliyesi sonrasında emtia, ... firmasının gümrüklü deposuna aktarıldığını, emtianın depodan çıkış işlemleri sırasında ise hasarlı olduğunun tespit edildiğini, söz konusu hasar ve hasarın taşıma esnasında gerçekleştiğiyle ilgili ... depo yetkilisi tarafından tutanak tanzim edildiğini, meydana gelen hasardan davalı ... firmasının sorumlu olduğu açık ve net olduğunu, müvekkili şirket tarafından aldırılan ekspertiz raporunda meydana gelen hasar ile ilgili detaylı tespitler yapılmış olup davalının hasardan sorumlu olduğunu, havayolu nakliyesi sonrasında 1 Kap (Brüt:18,00 Kg.) emtianın İstanbul Havalimanı içinde bulunan ... geçici depolama alanına götürüldüğünü, emtianın sigortalı yetkilileri tarafından teslim alınması esnasında ... numaralı emtia ambalajında hasar olduğunun görülmesi üzerine ... Yetkilisi ...’in de imzası bulunan 31.03.2023 tarihli rezerv tutanağının tanzim edildiğini, bir kap emtianın ... geçici depolama alanından ... içerisinde bulunan ... “...” Tesislerine aktarıldığı, sigortalı yetkilileri tarafından emtia karton kolisi açılarak yapmış oldukları kontrolde, 1 kap içerisindeki ...deforme olmak suretiyle hasarlı olduğunun görüldüğünü, ambalaj durumunun incelendiği, ambalajın dış yapısının delinme ve .... emtiasının ise almış olduğu darbe ile deforme olarak hasarlanmış olduğunun tespit edildiğini, söz konusu hasarın nakliyenin herhangi bir aşamasında başka bir emtianın çarpması ve/veya elleçlemeler sırasında hafif olan parçanın düşürülmesi ve/veya sert bir cismin delmesi, ezmesi neticesinde meydana gelmiş olabileceği, hasara konu emtianın... olması ve uçak motorunda hava sızdırmazlığı sağlamak üzere dizayn edildiği, mevcut hasarın onarılmasının mevcut standartlara göre mümkün olmadığını, onarım sonrasında yaşanabilecek en ufak bir hava kaçağının arızalanmasına, uçağın düşmesine, mal ve can kaybına neden olacağı riskinin dikkate alınarak amacına uygun kullanılmayacağının değerlendirildiğini, dava konusu emtiaların taşınması davalı ... tarafından üstenilmiş olup Türk Ticaret Kanunu’na göre davalı zarardan sorumludur denmekte olduğunu, emsal Yargıtay kararlarında da konşimento ve gümrük beyannamesinde açıkça emtia tutarlarına yer verilmiş olması nedeni ile davalılar hasarın tamamından sorumlu olduğunu, sınırlı sorumluluk halinin mevcut olmadığını, meydana gelen hasar sonrası, müvekkili şirketin sigortalısı tarafından ihbar yapılmasına müteakip yaptırılan ekspertiz raporunda, hasar miktarının 258.048,46-USD olduğunun belirlendiğini, müvekkili şirket, ekspertiz raporunda tespit edilen 258.048,46-USD’yi 21.07.2023 tarihinde ödeyerek, T.T.K. 1472. Madde hükmü gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu davalılara yapılan rücu başvuruları ve zorunlu arabuluculuk faaliyetinin neticesiz kaldığını ve 258.048,46-USD rücuen tazminat alacağının 21.07.2023 ödeme tarihinden itibaren döviz mevduat hesabına işleyecek en yüksek banka faiziyle birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA / Asıl davada davalı ... ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Montreal Protokolü madde 35 uyarınca hava aracının varış yerine ulaşma tarihinden başlamak üzere tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde davanın açılması gerektiğini, davada hak düşürücü süre geçtiğini, hava aracının 16.11.2021 tarihinde Türkiye'ye ulaştığını, dava 24.11.2023 tarihinde açıldığını, dava dışı ... firmasına ait 1 kap 2 adet uçak motoru parçası ... konşimento numarası ile ...'dan Türkiye'ye müvekkil şirketçe taşındığı esnada 17.11.2021 tarihinde İstanbul Havalimanı Geçici Depolama Alanı'nda hasarlandığını, hasar tutanağında sadece dış ambalaj hasarı meydana geldiğinin yazıldığını, hasar nedenine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığını, kaldı ki, eksper raporunun ekinde bulunan fotoğraflardan anlaşılacağı üzere, son derece hassas olduğu iddia edilen uçak motoru parçasının herhangi basit bir koruyucu önlem dahi alınmadan basit bir karton kutuya yerleştirildiğinin sabit olduğunu, bu halde, Montreal Protokolü madde 18/2-b maddesi uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğunun ortadan kalktığını, taşıyıcının kargonun ambalaj itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında denetleme görevi olmakla birlikte bu denetimin ambalajın genel görünüşü ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından ek fayda beyanında bulunulduğu iddia edilmekte ise de dilekçe ekinde sunulan konşimento incelendiğinde, bedelin, ... kısmına girildiği açıkça görüleceğiğini, davacı tarafından ek ödeme yapıldığı savunulmadığı gibi navlun faturasında da bu yönde bir kayıt/ödeme bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğu mutlak sınırlı olduğunu, bir an için ve asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin sorumluluğu olduğu düşünülse bile bu sorumluluk en fazla 54 kg * 22 SDR olup ambalaj yetersizliğinden ötürü dava dışı sigortalının da %50 müterafik kusuru bulunduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere haksız davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden, aksi takdirde esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... ŞİRKETİ - [...vekili cevap dilekçesinde ve özetle; alıcı konumundaki davacının sigortalısı ...'nin, satıcıya mal bedelini ödeyip ödemediğinin belirsiz olduğunu, eğer davacının sigortalısı mal bedelini ödememişse, bir başka ifadeyle zarara uğramamışsa, davacı, sigortalısına gerçekleştirdiği ödeme ile dava takip yetkisini kazanamayacağını, davacı tarafça sigortalısına bir ödeme yapılması halefiyetin kazanılması için tek başına yeterli olmadığını, davacı tarafın öncelikle sigorta tazminatı ödemesi yaptığı sigortalısı ...'nin mal bedelini ödeyerek zarara uğradığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, aksi takdirde davacının halefiyetinden ve dava takip yetkisinden bahsedilemeyeceğini, uyuşmazlık konusu olaya Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme'nin ("Montreal Konvansiyonu") tatbik edilmesi gerektiğini, dava konusu olay ...'dan Türkiye'ye yapılan uluslararası hava taşımacılığından kaynaklandığından, işbu uyuşmazlığa Montreal Konvansiyon'u hükümlerinin uygulanacağı konusunda duraksama olmadığını, davanın Montreal Konvansiyonu m. 35/1 uyarınca 2 yılık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından davacı tarafı her hâlükârda talep hakkını yitirdiğini, Montreal Konvansiyonu m. 18/2-b uyarınca meydana gelen hasar paketleme ve ambalajlama eksikliğinden kaynaklandığından müvekkiline ve sigortalısına karşı herhangi bir talep yönetilmesi mümkün olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için davalı ...'nin hasardan sorumlu olduğu ihtimalde dahi, işbu sorumluluk emtianın kilogramı başına 22 SDR ile sınırlı olduğunu, zira davacı tarafın sigortalısı tarafından Montreal Konvansiyonu m. 22/3 uyarınca özel fayda beyanında bulunulmadığı ve ek bir ödeme yapılmadığının sabit olduğunu,davalı ...'nin resmi internet sayfasından da görülebileceği üzere, ... sorumluluk sınırının ortadan kalkması için ek bir sigorta ödemesi yapılmasını şart koştuğunu, Bu bağlamda, özel fayda beyanında bulunulan ve sigortası yapılan emtialar bakımından hava konişmentosuna buna ilişkin kayıt düşülmekte olup yüke ilişkin özel fayda beyanı ancak bu şekilde verildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bizzat davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda, uyuşmazlık konusu emtianın tamir edildikten sonra tekrardan kullanılabileceği açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen emtianın tam zayi olduğu iddiası ile imha edilmesi zarar görenin zararı azaltma yükümlülüğüne açıkça aykırılık oluşturduğunu, buna rağmen, mal bedelinin tamamı üzerinden yapılan sigorta ödemesi de ex-gratia nitelikte olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun her halükarda poliçe teminatı ve limitleriyle sınırlı olup muafiyet tenzili tutarı müvekkilinin sorumluluğunun belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini, davacının faiz talebi hukuka aykırı ve fahiş olduğunu belirterek; davanın dava takip yetkisi yokluğundan reddine, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle reddine, davanın zamanaşımından reddine, müvekkilimizin sigortalısının herhangi bir sorumluluğu bulunmaması nedeniyle davanın esastan reddine, aksi takdirde, kabul anlamına gelmemekle birlikte, sorumluluğun, sorumluluk sınırı olan emtianın kilogramı başına 22 SDR üzerinden belirlenmesine yargılama giderleri ve sair sonuçların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı... firmasına ait 1 kap 1 adet uçak motoru parçası ... konşimento numarası ile ...'dan Türkiye'ye müvekkili şirketçe taşındığı esnada 23.03.2023 tarihinde ...'nda hasarlandığını, hasar tutanağında sadece dış ambalaj hasarı meydana geldiğinin yazıldığını, hasar nedenine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığını, eksper raporunun ekinde bulunan fotoğraflardan anlaşılacağı üzere, son derece hassas olduğu iddia edilen uçak motoru parçasının herhangi bir basit koruyucu önlem dahi (ör: patpat naylona sarılmak) alınmadan alelade bir karton kutuya yerleştirildiğini, Montreal Protokolü madde 18/2-b maddesi uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğunun ortadan kalktığını, zira taşıyıcının kargonun ambalaj itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında denetleme görevi olmakla birlikte bu denetim ambalajın genel görünüşü ile sınırlı olduğunu, davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen nakliyat emtia sigorta poliçesinin... hükümleri temelinde teminatlar içerdiğini, bu kapsamda ambalaj hatasından kaynaklanan hasarların sigorta teminatı kapsamında olmayacağını, bu halde yapılan ödemenin hukuki zeminin olmadığını, davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödeme gratis ödeme olup talep edilemeyeceğini, özel fayda beyanında bulunulmamış olduğunu ve ek ödeme yapılmamış olduğunu, davacı tarafından ek fayda beyanında bulunulduğu iddia edilmekte ise de dilekçe ekinde sunulan konşimento incelendiğinde, bedelin, ... için bildirilen değer kısmına girildiğinin açıkça görüleceğini, her şeyden öte davacı tarafından ek ödeme yapıldığı savunulmadığı gibi navlun faturasında da bu yönde bir kayıt/ödeme bulunmamakta olduğunu, bu halde değer bildiriminde bulunulduğu ve dolayısıyla sınırlı sorumluluk hükümlerinin aşılabileceğinin kabul edilmeyeceğini, somut olayda, dava dışı sigortalı tarafından özel fayda beyanında bulunulmadığını, ek bir navlun ücreti ödenmediğini, her ne kadar davacı tarafından hava konişmentosunda ve gümrük beyannamesinde mal değerinin belirtildiği iddia edilmişse de, söz konusu bedellerin gümrük bedelleri olduğunu, bunun gümrük işlemlerinin tamamlanması, gümrük idaresince tahsil edilecek vergi ve harçların tespitine hizmet ettiğini, konişmentoda gümrük değerinin yazılmasının özel fayda beyanı anlamına gelmediğini, Montreal Protokolü’nün 01.10.2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmesinden sonra, kargo (yük) taşımalarında taşıyıcının zarar verme kastıyla hareket etmesi halinde dahi sorumluluğunun sınırlı olduğunu, Yargıtay ve BAM'ın kökleşmiş içtihatları da; taşınan eşyanın hasarlanması, kaybolması, gecikmesi veya alıcı ya da göndericinin başka bir sebeple zarar görmesi hallerinde taşıyıcının sorumluluğunun yalnızca kilogram başına 22 SDR olduğu yönünde olduğunu, her şeyden öte eksper raporunun 8. sayfasında müvekkil şirketin azami sorumluluğunun 18 kg * 22 SDR * 1,3459 USD = 532,97 USD olduğu açıkça tespit edildiğini, müvekkili şirketin sorumlu olduğu düşünülse bile dava dışı sigortalının müterafik kusurunun olduğunu, davanın usul, esas ve husumet yönlerinden reddine karar verilmesini savunmuştur. KANITLAR VE GEREKÇE / Asıl ve birleşen dava; tazminat davasıdır. Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Davacıya ... poliçe numaralı Nakliyat Abonman Blok Poliçesi ile sigortalı bulunan sigortalı tarafından ...'dan ithal edilen uçak motoru parçaları emtiasının davalı ... A.Ş sorumluluk sigortacısı olduğu, davalı ... şirketi tarafından ... havayolu nakliyesinin gerçekleştirildiği ve bu şirketin gümrüklü deposuna aktarıldığı, emtianın depo çıkış işlemleri esnasında 1 kap 2 adet uçak motoru parçasının 1 adedinin hasarlı olduğunun tespit edildiği, hasar bedeli olan 194.295,23-USD yi davanın 14/10/2022 tarihinde sigortalısına ödeyerek TTK 1472 md uyarınca sigortalı haklarına halef olduğundan bahisle rücuen tazminat istemli davada uyuşmazlık konusunun mevcut uyuşmazlığa montreal konvasyon protokolünün uygulanıp uygulanmadığı, davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadıkları, davanın hak düşürücü süre içerisinde ve zaman aşımı süresi içinde açılıp açılmadığı, sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, davalıların sorumlu olması halinde miktarı noktasında toplandığı görülmüştür. Birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın, somutlaştırılan vakıa ve delillere göre davacı olan sigorta şirketinin, dava dışı sigortalı nedeniyle halef olmasının şartlarının doğup doğmadığı, bu noktada emtianın kullanılamayacak derecede ve davalının kusuru ile hasar gördüğünün somutlaştırılan delillerle anlaşılır nitelikte olup olmadığı, olayda Montreal sözleşmesinin uygulanması kabiliyetinin olup olmadığı, var ise bu sözleşmenin 18/2-b hükmü davalı aleyhine uygulanmasının mümkün olup olmadığı, buna göre davalının sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceği, Montreal Sözleşmesinin yabancı hukuk niteliğinde olması da gözetilerek somut olayda uygulanabilir ise ortada bagaj ve yolcu değil yük taşımasının bulunması nedeniyle davalının sınırlı olarak sorumlu tutulması şartlarının davalı lehine oluşup oluşmadığı, buna göre dava konusu yük için varış yerinde tesellüm aşamasında menfaat olduğuna dair özel bir bildirim ve ilave bir ödeme yapıldığının sigortacılık uygulamaları açısından anlaşılır olup olmadığı, dava dışı sigortalının bu noktada müterafik kusurunu gerektirir bir hal olup olmadığı, buna göre emtianın niteliği ve fiyata dair belgeler, dahi dikkate alındığında davacının sigortalısına yapması gereken ödeme miktarının ne olduğu, bu ödemenin kaç TLsinin davalıdan talep edilebileceği noktalarında toplandığı görülmüştür. Taraflarca gösterilen delilen toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Taşımacılık Uzmanı ..., Kaptan ... Bağımsız Denetçi /SMMM ... tarafından düzenlenen 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava döneminde Davacı tarafın Kanuni Defter Kayıtlarının Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yaptığı, Davacı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, kararın Sayın Mahkemeye ait olacağı, davacı tarafından davaya konu edilen dava dışı “.... Şti.” ne 14.10.2022 tarihinde 194.295,23 USD ve 21.07.2023 tarihinde 258.048,46 USD Davacı tarafından dava dışı firmanın ... Bankasındaki hesabına “hasar tazminatı” açıklaması ile havale yolu ile ödenmiş olduğu,Hasar ve Lojistik Süreç Yönünden ;taraflar arasındaki ihtilafın özünün; hasarın Montreal Konvansiyonuna tabi olup olmadığı, dava konusu uçak motoru parçası emtiasının taşıma süreci içinde hasar görüp görmediği, davalıların kusur ve sorumluluk durumu ile müterafik kusur bulunup bulunmadığı, tamirinin mümkün olup olmadığı ve davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu ve faiz hususlarında ortaya çıktığının anlaşıldığı; gerek hasarın emtianın uçaktan tahliyesi sonrası antrepoya alınması sırasında fark edilmiş olması gerekse davacının sigortalısı ile davalı ... arasındaki ilişkinin hava taşıma konişmentosunda tecessüm etmesinden dolayı tarafların iradesine uygun olarak huzurdaki davanın esasına Montreal 1999 Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğinin değerlendirildiği;dava konusu hasar emtianın gümrük işlemlerinin tamamlanması için geçici depolama amacıyla antrepoya konulması sırasında fark edilmesi nedeniyle hasarın hava taşıma sürecinde meydana geldiğinin değerlendirildiği; hasar, taşıma süreci içinde meydana geldiğinden davalı ...’nin kusurlu ve sorumlu olduğu, hasar şeklinin ambalaj hatasıyla ilgisi olmadığı ve bu nedenle müterafik kusur değerlendirmesine yer olmadığının değerlendirildiği; hasar konu emtianın tamiri mümkün olsa bile gerçek zarar ile davalıların Montreal Konvansiyonu uyarınca sınırlı sorumlu oldukları miktar (MonK m.22/3) arasındaki fark gözetildiğinde tamirat sonucu ikinci el olarak değerlendirilen emtiadan elde edilen sovtaj gelirinin gerçek zararı davalıların sorumlu oldukları sınırın altına indirmesinin mümkün görünmediği,fatura, banka dekontu vb. evraklara uygun olarak eksper raporunda tespit edilen 194,295,23 USD’nin kadri maruf ve gerçek zarar ilkesine uygun olduğu; dava konusu taşımada gümrük için değer beyanında bulunulduğu ve bunun Montreal Konvansiyonu sınırlarını ortadan kaldırmaya yönelik özel menfaat beyanı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı; dolayısıyla davalıların MonK m.22/3 gereğince somut olaydaki hasardan dolayı eşyanı kg başına 22 SDR ile sınırlı sorumlu oldukları ve sorumluluklarının 1.188,00 SDR olduğu, bu rakamın karar tarihinde ulusal paraya (USD’ye) dönüştürülmesi gerektiği; 14.02.2025 tarihindeki TCMB kurlarına göre örnekleme nevinden yapılan hesaplamaya göre 1.556,95 USD sorumluluk sınırının söz konusu olabileceğinin hesaplandığı; davalıların karar tarihindeki TCMB kurlarına göre 1.188,00 SDR karşılığı olan USD miktarına kadar tazminattan, davacı şirkete karşı müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduklarının değerlendirildiği; davacı vekilinin dava dilekçesinde tarif ettiği faiz türünün 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesindeki faiz türü olduğu değerlendirilmesi koşuluyla talebinin yerinde olduğunun değerlendirildiği; ancak fiili ödem tarihinden itibaren faiz talebi konusunda takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemede olduğu belirtilmiştir. Taşımacılık Uzmanı ..., ..., Bağımsız Denetçi /SMMM ... tarafından düzenlenen 09/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;- ASIL davada davacının 1.188 SDR karşılığı USD mahkeme karar tarihi kurlarından emtia zararı kaynaklı ve 3.655,47 TL taşıma bedeli için tazmin talep edebileceği, BİRLEŞEN davada 396 SDR karşılığı USD mahkeme karar tarihi kurlarından emtia zararı kaynaklı ve 2.428,86 TL taşıma bedeli için tazmin talep edebileceği, her iki davanın da Montreal Konvansiyonu zamanaşımı süresi içinde ikame edildiği değerlendirmesi bakımından nihai hesap ve takdirin yüce mahkemeye ait olduğu, somut olayda hava yük senetlerinde “bildirilmiş kıymet” yer almadığı için tam tazminat veya sınırlı sorumluluk limitini aşan tazminat taleplerinin dosya kapsamı delillere uymadığı, sair değerlendirme ve kanaatlerin kök raporda olduğu gibi muhafaza edildiği belirtilmiştir. Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Asıl ve birleşen davanın; davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat abonman blok sigorta poliçesi kapsamında sigortalı dava dışı sigortalı şirkete ait emtiaların uluslararası hava taşıması sırasında kısmen ziya uğraması sebebiyle ödenen hasar tazminatının davalı akdi taşıyıcıdan ve akdi taşıyanın sigortacısından rücuen tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Asıl dava dosyasında davacı, dava dışı sigortalısının ...'dan ithal ettiği, birleşen dosyada ise ABD den ithal ettiği uçak motoru emtiasının davalı akdi taşıyanın Türkiye'ye hava yoluyla taşınması sırasında hasarlandığını ileri sürerek eldeki davaları açmıştır. Davacı tarafından, sigortalıya asıl davada 14.10.2022 tarihinde 194.295,23 USD, birleşen davada 21.07.2023 tarihinde 258.048,46 USD ödediği, asıl davanın 24.11.2023 tarihinde, birleşen dosyanın ise 15.04.2024 tarihinde açıldığı görülmekle, Montreal Konvansiyonu md 62 uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açılmış olduğundan davalı tarafların zamanaşımı defisinin reddine karar verilmiştir. TTK'nın halefiyet başlıklı 1472. maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava kaldığı yerden devam ettirebilir. Asıl ve birleşen dosyada dosyaya sunulu dekontlar ve ticari defterlerin incelenmesi ile ,davacının sigortalıya 14.10.2022 tarihinde 194.295,23 USD ve 21.07.2023 tarihinde 258.048,46 USD ödediği tespit edildiğinden her iki davada da davacının aktif husumetinin bulunduğu görülmüştür. Asıl dava dosyasına konu 12.11.2021 tarihli ... numaralı havayolu konişmentonun incelenmesi ile düzenleyenin davalı ..., göndericisinin ... ,alıcısının Türk Hava Yolları adına dava dışı sigortalı...olduğu, 1 kap 54,00 kg brüt uçak motoru olduğu, taşımanın ...'dan ...'ye yapıldığı, birleşen dosyaya konu ... tarih ... nolu konşimentonun incelenmesi ile düzenleyenin davalı ... ,göndericisinin ..., alıcısının ...adına dava dışı sigortalı ... olduğu, 1 kap 18,00 brüt uçak motoru olduğu, taşımanın ABD'den Türkiye'ye yapıldığı, konişmentoları düzenleyenin davalı ...olduğu, dosyaya sunulu 23.03.2023 tarih ve ... seri numaralı toplu navlun faturasının davalı taşıyıcı şirketçe dava dışı sigortalı adına düzenlenmesi sebebiyle her iki dava da davalı ...firmasının akdi taşıyan olduğu dolasıyla pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, diğer davalının ise akdi taşıyanın sigortası olması sebebiyle pasif husumet ehliyetinin bulunduğu görülmüştür. Havayolu ile yapılan uluslararası kargo/yük taşımalarında Varşova Konvansiyonu (1929), ...Değişiklikleri (1955), 4 no.lu Montreal Protokolü ile saptanmış yükümlülükler kapsamında, bu kurallara taraf olan Türkiye, son değişiklikleri içeren ve 1999 yılında imzalamış bulunduğu "Havayoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme"yi 26.03.2011 tarihinde onaylamıştır. Bu nedenle anılan sözleşme Türkiye için de bağlayıcı bulunmaktadır. Konvansiyon'un coğrafi uygulama şartı, Konvansiyonun 1/2 maddesi anlamında uluslararası taşımanın icra edildiği ilgili devletlerin başlangıç ve varış ülkesi devletlerin her ikisinin de Konvansiyon tarafı olmasıdır. Uyuşmazlığa konu havayolu ile yapılan kargo taşımasında her iki ülkenin de Konvansiyon'a taraf olması nedeniyle, somut olayda Montreal Konvansiyonu hükümleri, Konvansiyon'da yer almayan hükümler açısından da iç hukuk kuralları uygulama alanı bulacaktır. Montreal Konvansiyonu'nın 18. maddesi uyarınca, hava yolu taşımasını yapan davalılar, hasarın hava yolu taşıması sırasında meydana gelmesi halinde sorumlu olacaktır. Dosyaya sunulu Asıl dava dosyasında emtianın 17.11.2021 tarihinde ... Geçici Deposuna teslim edildiği ve emtianın gümrük işlemleri için yapılan muayenesi sırasında ambalajında hasar olduğunun tespit edildiği ve ... yetkilisinin de imzası alınarak Rezerv Tutanağının düzenlendiği buna göre, hava taşıma süreci sona ermediğinden emtianın taşımaya alındığında hasarlı olduğuna ilişkin bildirim yapılmadığından hasarın havayolu taşımasında meydana geldiğinin kabulü gerekmiş, birleşen dava dosyasında ise hasarı ... DEPOLAMA alanına alınan emtianın sigortalı yetkilileri tarafından 23.03.2023 tarihinde teslim alınması esnasında 1 Kap (Brüt : 18,00 Kg) emtianın ambalajının delinmek suretiyle hasarlanmış olduğunun görüldüğü ve ....Yetkilisinin de imzası bulunan 31.03.2023 tarihli Rezerv Tutanağının düzenlendiği, buna göre ,hava taşıma süreci sona ermediğinden emtianın taşımaya alındığında hasarlı olduğuna ilişkin bildirim yapılmadığından hasarın havayolu taşımasında meydana geldiğinin kabul edilmiştir. Montreal Konvansiyonu 22/3.maddesinde ise "kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya hasar gelmesi her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve sorumluluk sınırları düzenlenmiştir. Taşıyıcının Konvansiyon kapsamındaki sorumluluğu kural olarak sınırlı sorumluluktur. Ancak, gönderenin, taşımaya konu emtia için özel bir fayda beyanında bulunduğu ve gerektiğinde ek ücret ödediği hallerde, taşıyanın gerçek zarardan sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Somut her iki olayda da, gönderi konusu emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında hasarlandığı sabit olup, emtiaların hasarı nedeniyle oluşan zarardan, taşıyıcı olan davalı sorumludur. Davalı tarafça Konvansiyonun 18/2 maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir. Dosya kapsamında özel bir fayda beyanında bulunulduğuna veya ek bir ücret ödendiğine dair bir delile rastlanmamıştır. Bu durumda davalının sorumluluğu Montreal Sözleşmesinin 22/3 maddesine göre gönderinin her kilogramı için sorumluluğu taşıma tarihi itibariyle ( 2023) 22 SDR ile sınırlıdır.(2019 yılı 2024 yılları arasında 22 SDR). Buna göre asıl dava dosyasında davalının , 54x22 = 1.188 SDR sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiş, birleşen dava da davalının, 18x22 = 396 SDR sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiş, karar tarihine en yakın (09.02.2026) kur gününde 1 SDR =1,37619 USD olduğundan ,asıl dava dosyasında davalıların 1188 SDR x 1,37619 USD = 1.634,92 USD ile sorumluluğunun sınırlı olduğu , birleşen dosyada ise 396 SDRx 1,37619 USD =544,98 USD ile sorumluluğunun sınırlı olduğu değerlendirilmiş ve davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Kargo taşımasına konu emtianın ziyaı veya hasara uğramasının davalı taşıyıcının veya adamlarının kasıtlı veya pervasız davranışlarından kaynaklanması halinde bile, taşıyıcının Konvansiyon hükümlerine göre sınırlı sorumluluktan faydalanmasına engel teşkil etmediğinden (Emsal Yargıtay 11.HD, 13.03.2014 tarih, ...E.K sayılı ilamı) mahkememizce sınırlı sorumluluk hükümlerine göre sonuca gidilerek hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile SDR kuruna göre belirlenen miktar üzerinden karar verilmiş ve asıl ve birleşen dava hakkında aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-1)Asıl davanın kısmen kabulü 1.634,92 USD nin ödeme tarihi olan 14.02.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/a maddesi uyarınca USD faizi yürütülerek davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta'nın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) 2-Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 2.078,85-TL nispi karar ve ilam harcından 95.805,16-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 93.726,31-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvuru harcı, 2.078,85-TL peşin/nisbi harç olmak üzere toplam 2.348,7-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.432,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 508.376,04-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 54.000,00-TL Bilirkişi ücreti,1.68,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 55.068,50-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre % 0,008'inin (440,55-TL'nin) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ...AŞ tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen davalıya iadesine, 9-Diğer davalı tarafça dosya üzerinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 10-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) 25,60-TL'sinin davalılardan, bakiye 3.174,40-TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, B-1)Birleşen davanın kısmen kabulü 544,98 USD nin ödeme tarihi olan 21.07.2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/a maddesi uyarınca USD faizi yürütülerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.002,72-TL nispi karar ve ilam harcından 142.930,45-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 141.927,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı,1.002,72-TL peşin/nisbi harç olmak üzere toplam 1.430,32-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 14.678,87-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 831.861,36-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davalılar tarafından dosya üzerinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) 7,20-TL'sinin davalıdan, bakiye 3.592,80-TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/02/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır