İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/746 E. 2025/1046 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/746
- Karar No
- 2025/1046
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/746 Esas KARAR NO :2025/1046
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/11/2023 KARAR TARİHİ:24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 22.03.2023 tarihli 2023/0040 sözleşme numaralı satış sözleşmesi gereğince 3.000.000 kg mısır alım satımı konusunda anlaşıldığını, davacı şirketin davalı şirkete anlaşılan malları eksiksiz şekilde teslim ettiğini, Sözleşmenin 3. Maddesinde "sözleşme bedeli" olarak teslim edilen mallar için davalı alıcının 0,2875USD/KG+KDV ödemeyi taahhüt ettiğini, bedelin nasıl ödeneceği Sözleşmenin 4. Maddesinde ödemelerin mal teslimiyle birlikte en geç 7 işgünü içinde peşin olarak yapılacağı ve ayrıca ödemelerin USD olarak veya alıcı ve satıcının mutabık kalacağı kur üzerinden yapılır şeklinde açıkça belirlendiğini, davacı şirket tarafından, sözleşme konusu malın tesliminden sonra, düzenlenen 20.04.2023 tarih ... numaralı 849.010,04-USD bedelli fatura "İŞBU FATURA DÜZENLENDİĞİ DÖVİZ CİNSİNDEN ÖDENMELİDİR. Düzenlendiği döviz cinsinden ödenmeyen faturalar için ödeme gününde tarafımızdan kur alınarak ödeme yapılmalıdır." şeklinde şerh düşülerek davalı tarafa tebliğ edildiğini ve davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunmaksızın faturanın kesinleştiğini, davalı tarafından fatura tebliğ alındıktan sonra sözleşme ve faturada yer alan hükümlere aykırı olarak 28.04.2023 tarihinde kur alınmadan 16.479.539,58-TL ödeme yapıldığını bu nedenle fatura bedelinin eksik ödendiğini, halbuki davacı şirket tarafından düzenlenen faturada ödemenin TL cinsinden yapılacak olması durumunda davacı şirketten ödeme tarihindeki güncel kur bilgisinin alınması ve mutabakat sonrasında ödeme yapılacağının belirtildiğini, davalı tarafın ödemiş olduğu Türk Lirası bedelin davacının ödeme günü alabildiği USD için en uygun kur (1USD-20,15-TL) üzerinden dönüştürüldüğünde 817.843,16 USD olduğunu, bu nedenle davalı tarafın kur farkından kaynaklanan güncel borcunun 31.166,88 USD olarak tespit edildiğini ve bakiye borcun hiç ödenmediğini, davalı tarafın yapmış olduğu eksik ödeme sonrasında taraflarınca gönderilen .... Noterliği ... yevmiye numaralı 05.06.2023 tarihli ihtarnamede vadesi geçmiş borcun ödenmesi talep edilmişse de davalı tarafça bir ödeme yapılmadığını ve ihtarnameye cevap verilmediğini, davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine davacı şirketin bakiye alacağı için ....İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra dosyasına haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, ayrıca davalı tarafın, faturaya itiraz etmeyip bir kısmını ödemiş olduğundan ve icra takibinde itiraz etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmek istediklerini, haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptalinin gerektiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında mısır alım-satımdan kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, davacı şirketin ithalat işiyle uğraşmakta ve alım satım ilişkilerinde fiili uygulamasında USD ödeme kabul ettiğini, düzenlenen fatura USD birim fiyatları üzerinden hesaplanarak USD döviz cinsi olarak tanzim edildiğini ve faturalarda TL karşılığının da gösterilmesinin yalnızca vergi usul hukuku kapsamında yasal zorunluluk olduğundan TL karşılığı da belirtildiğini, davalı borçlunun, icra takibine konu borcunu ödemekten imtina etmesi ve hakkında açılan icra dosyasına itiraz etmesinin kötü niyetli olduğunu, işbu hususun ispatı açısından dilekçeleri ekinde sunulan fatura ve banka ödeme dekontundan görüleceği üzere davalı tarafça eksik ödeme yapıldığının açık olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı arasında 22.03.2023 tarihli mısır alım satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca mısırların 19-20.04.2023 tarihinde davacı tarafından davalıya teslim edildiğini, yine davacı tarafından 20.04.2023 tarihinde teslim edilen mısırlara ilişkin fatura düzenlendiğini, daha sonra davalı şirket borcunun tamamını 28.04.2023 tarihinde ödediğini, herhangi bir borcu kalmadığını, davacı şirketin, kur farkı nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla haksız olarak İstanbul ün 2023/... E. Sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine 31.166,88USD tutarında icra takibi başlattığını, taraflarınca yasal süresi içinde itirazda bulunularak takibin durdurulduğunu, davalının davacı tarafa borcu bulunmamasına rağmen davacı tarafından haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak 31.166,88USD (1 USD-28,48 TL ) 887.701,30TL bedelli itirazın iptali davası ikame edildiğini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının açıklayacakları sebeplerden ötürü reddini ve davacının aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı takibine, borca, borç sebebine, faize ve takibin tüm eklentilerine itiraz edildiğini, davalı şirket aleyhine ödeme emri gönderildiğini, davaya konu takip dosyasına süresi içerisinde tüm takibe, faiz ve ferileri ile beraber borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, tüm ferilerine, sair tüm masraf ve bedellere tümden itirazda bulunulduğunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca davacının delillerini davalıya tebliğ etmekle yükümlü olduğunu, buna rağmen halihazırdaki davada davacıya ait delillerin tamamının davalı şirkete tebliğ edilmediğini, bu durumun HMK'nın açık hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, 6100 sayılı HMK'nın 121 maddesi "Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur" hükmünü içerdiğini, ne var ki somut uyuşmazlığa konu olayda, kanunun açık hükmüne rağmen davacı taraf iddialarına dayanak teşkil eden delillerini dava dilekçesinin deliller kısmında belirtmiş olmasına rağmen tamamını davalı şirkete tebliğ ettirmemesinin savunma haklarının ihlali anlamına geldiğini, ödemenin sözleşmede kararlaştırıldığı üzere malın tesliminden sonra 7 iş günü içinde eksiksiz olarak yapıldığını, dava konusu borcun, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. Maddesinde belirtildiği üzere mutabık kalınan kur olan "7.C.M.B. Döviz Alış Kuru" üzerinden ödendiğini, davacı tarafından da fatura mutabık kalınan bu kur üzerinden yani "T.C.M.B. 19/04/2023 tarihli Döviz Alış Kuru" üzerinden düzenlendiğini, Ödeme dekontundan da açıkça görüleceği üzere, davalı tarafından süresi içerisinde yapılan 28.04.2023 tarihli ödemenin “27/04/2023 tarihli T.C.M.B. Döviz Alış Kuru' olan 19,4103 TL üzerinden eksiksiz olarak yapıldığını, davacı tarafından 20 Nisan 2023 tarihinde T.C.M.B. tarafından belirtilen 19.04.2023 tarihli kur esas alınarak 16.454.316,59 TL ' lik fatura düzenlendiğini, davacı tarafından 20.04.2023 tarihinde düzenlenen fatura karşılığının ise davalı şirket tarafından 28.04.2023 tarihinde 27.04.2023 tarihli kur esas alınarak 16.479.539,58 TL olarak ödendiğini, 20 Nisan 2023 tarihli faturanın saat 11:01' de düzenlendiği ve 28.04.2023 tarihli ödemenin saat 11:20'de yapıldığının görüleceğini, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, satış sözleşmesi kapsamında alınan ürün bedelinin sözleşme uyarınca yabancı para birimi üzerinden ödenmediğinden bahisle kur farkı alacağı doğduğu iddiasına dayalı olarak davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 887.701,30-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İddia ve toplanan deliller ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 14/10/2024 tarihli raporunda özetle; "-Taraflar arasında ki alım satım sözleşmesi gereği davacı şirket tarafından davalı şirkete 20.04.2023 tarih saat 11:01:28 de 849.010,04 USD fatura toplamı 19,3806 USD kuru üzerinden 16.454.316,59 TL karşılığı ile düzenlendiği, -20.04.2023 gününün Ramazan Bayramı arefe gününe denk geldiği, TCMB verilerinde 20.04.2023 günü kuru öğrenmek için tıklandığında “Resmi tatil, hafta sonu ve yarım iş günü çalışılan günlerde gösterge niteliginde kur bilgisi yayımlanmamaktadır.” İfadesinin yer aldığı, -19.04.2023 günü TCMB verirlerine göre 19,3806 (1 ABD Doları Döviz Alış Kuruna denk geldiği) -Diğer yandan TCMB verilerinde günlük kurlar saat 15:30 itibariyle kesinleştiğinden 20.04.2023 günü bayram günü olmasa dahi fatura saat 15:30'dan önce düzenlendiğinden 19.04.2023 günlü kurun esas alınması gerektiği, -Davalı şirket tarafından davacı şirkete 28.04.2023 günü saat 12:40:09 da banka yolu ile 16.479.539,58 TL ödeme yapıldığı, -16.479.539,58 TL tutarı 849.010,04 USD fatura toplamına böldüğümüzde; 16.479.539,58 TL / 849.010,04 USD =19,4103 kur olduğunun tespit edildiği, -Davalı tarafından yapılan ödeme saat 15:30 da yapıldığından ödeme yapılan kurun 27.04.2023 tarihli TCMB döviz alış kuru olan 19,4103 olduğunun tespit edildiği, -TCMB verilerinde 28.04.2023 tarihli TCMB USD döviz alış kurunun 19,4268 olduğu, dava dilekçesinde davacının ödeme günü alabileceği USD için en uygun kurun 20,15 olduğunun belirtildiği, -TCMB verileri incelendiğinde 29-30 Nisan 2023-01 Mayıs 2023 tarihlerinin tatil günü olduğunun bir veri olmadığı, -TCMB verilerinde 25 Mayıs 2023 tarihi dahil USD döviz alış, döviz satış, efektif alış ve efektif satış verilerinde hiçbir şekilde hiçbir USD kurunun 19,.... Tutarı aşmadığı, bir başka deyişle 20,.... Kura hiçbir şekilde ulaşılmadığı, -TCMB verilerinde 26 Mayıs 2023 günü sadece efektif döviz satış kurunun 20,0171 olduğu, 27-28 Mayıs günlerinin tatil olduğundan veri olmadığı, -TCMB verilerinde ilk kez 29 Mayıs 2023 gününde USD döviz alış kurunun 20,0453 olduğu, -Davacı tarafın 20,15 kuru nasıl belirlediği bilinmemekle beraber ödeme tarihinden itibaren bir aylık süre sonuna kadar dahi TCMB verilerinde ödeme kuruna ulaşılamadığı, tespit edilmiştir. - TL olarak fatura bedeli ile ödeme TL bedeli arasındaki 16.454.316,59 TL - 16.479.539,58 TL=25.222,99 TL farkın fazla ödeme değil sözleşme uygun ödeme olarak kabul edilmesi gerektiği, İcra Ödeme Emri Denetlendiğinde; Davaya konu icra takip talebinde ana para alacağı 31.166.88 USD olarak belirlenmiştir. Dava dilekçesinde 20,15 kurun kabul edildiğinde 817.843,16 USD alacaktan söz edilmektedir. Bu tutara nasıl ulaşıldığı anlaşılamamıştır. Zira fatura bedeli USD olup 849.010,04 USD olup sabittir. Bu nedenle 20,15 kurun kabul edilmesi halinde varsayım ile hesap yapıldığında; 849.010,04 X 20,15 — 17.108.552,31 TL ödeme talep edilmektedir. 17.108.552,31 TL — 16.479.539,58 TL=629.012,73 TL eksik ödenen tutara karşılık gelmektedir. 629.012,73 TL / 20,15-31.216,52 USD olduğundan icra ile talep edilen ana para alacağı bu tutarın altında olduğundan varsayım ile kabul edilebilir olduğu, İcra takip talebinde 31.216,52 USD için takip öncesi 860,72 USD 01.05.2023-24.07.2023 tarih aralığı için işlemiş faiz talep edilmektedir. Ancak faiz türü ve oranı belirtilmemiştir. Fatura 20.04.2023 arife günü düzenlenmiştir. Yasal mevzuat gereği 4857 sayılı İş Yasına göre yarım in çalışılmaktadır. O halde bu 20.04.2023 iş günü olarak kabul edilecektir. Dava konusu sözleşmede ödemelerin en geç mal teslimiyle 7 iş günü içerisinde yapılacağı belirtilmektedir. O halde Nisan 2023 takvimi incelendiğinde 2 Mayıs 2023 günü ödeme günü için belirlenen son 7. Gündür. O halde faiz başlangıç tarihinin icra ödeme emrinde | Mayıs değil 2 Mayıs olması gerekmektedir. Mal teslimlerinin 19-20 Nisan günlerinde teslimi yapılmışsa da fatura tek fatura olarak 20.04.2023 günü düzenlenmiştir. 19 Nisan 2023 günü teslim edilen mal bedelini ayrıştırma imkanı bulunmamaktadır. Dava konusu sözleşmede geç ödeme halinde faiz türü ve oranı belirlenmemiştir. Talep edilen faiz ile varsayım hesabı ile sonuca varılmaya çalışıldığında talepte olduğu gibi 01 Mayıs -24 Temmuz arasındaki gün sayısı 84 gündür. TCMB verilerine göre; 01 Mayıs 2023 — 20 Haziran 2023 arasında avans faiz oranı %13,75 (51 gün) 21 Haziran 2023- 24.Temmuz 2023 arasında avans fazi oranı %11 olarak belirlenmiştir. (33 gün) 31.166,88 USD X 13,75 X SI gün /36500=598,79 US 31.166,88 USD X 11,00 X 33 gün /36500=309,96 USD 598,79 + 309,96=908,75 USD tutara denk gelmektedir. TTK 1530 madde uyarınca hesaplama dönemi temerrüt faiz oranı ise 4 11,75 oranı olarak belirlenmiştir. 31.166,88 USD X 11,75 X 84/36500=842,78 USD tutara denk gelmektedir. Davacı tarafından talep edilen işlemiş faiz hesabı anlaşılmasa da avans faiz hesabının altında kaldığından kabul edilebilir olduğu sonucuna varılmaktadır. Diğer yandan yukarıda izah edildiği gibi işlemiş faiz başlangıç tarihinin davacı iddiasının kabul edilmesi halinde dahi 02 Mayıs 2023 gününden başlaması gerektiği bu durumda takip öncesi işlemiş faizin avans faiz hesabına göre; 31.166,88 USD X 13,75 X S0 gün /36500=587,05 USD 31.166,88 USD X 11,00 X 33 gün /36500=309,96 USD 587,05 + 309,96=897,01 USD tutara denk gelmektedir. Davacı tarafından talep edilen işlemiş faiz hesabı anlaşılmasa da avans faiz hesabının altında kaldığından kabul edilebilir olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacının iddiasının kabulü halinde ödeme emrindeki ana para alacağı ile takip öncesi işlemiş faizi kabul edilebilir olduğu anlaşılmakla beraber davalı tarafından 5. Günde ödeme yapılıncaya kadar sözleşmenin 4 no.lu maddesinin tespiti için; “Dövizli satışlarda Ödemeler USD olarak veya Alıcı ve Satıcının mutabık kalacağı kur üzerinden yapılır.” Davacı ile davalı arasında herhangi bir görüşmenin yazılı ya da sözlü olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı, davacı tarafından belirlenen 20,15 kuruna TCMB verilerine göre ödeme tarihinden 1 ay sonra dahi ulaşılamadığı, 26 Mayıs 2023 tarihli USD döviz alış kurunun 19,9512 olduğu, 27-28 Mayıs 2023 tarihinin tatil olduğu, en erken 30 Mayıs 2023 tarihli USD döviz alış kurunun 20,0453 olduğu, Buna göre tek taraflı belirlenen davacı tarafından talep edilen kurun aslında sözleşmede belirtildiği gibi mutabık kalınan bir kurda olmadığı, sonucuna varılmaktadır." şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilerek ek rapor tanzimi hususunda dosyanın yeniden bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan ek raporda özetle; "Davacı vekilinin itirazları tümden değerlendirilmiş olup, çok ayrıntılı olarak tanzim edilen kök rapordan farklı bir sonuca varılamadığı" şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin "Ödemenin şekli" başlıklı 4 maddesi aynen; "- Ödemeler en geç MAL TESLİMİYLE BİRLİKTE 7 İŞGÜCÜ İÇİNDE PEŞİN olarak yapılacaktır. - Ödeme şartlarına uyulmaması durumunda, uygulanacak cezai şartlar madde 7'de belirtilmiştir. - Dövizli Satışlarda Ödemeler USD olarak veya Alıcı ve Satıcının mutabık kalacağı kur üzerinden yapılır." şeklindedir. Bilindiği üzere yabancı para cinsinden borçlanmalarda borçlu borcunu yabancı para cinsinden veya fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı üzerinden TL olarak ödemekte serbesttir. Sözleşmede açıkça tarafların mutabık kalacağı kur üzerinden ödemenin yapılabileceği karalaştırılmış olup, davacı tarafça davalıya kurun 20,15 olarak bildirildiği ve bu kur üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle oluşan kur farkı bedeli yönünden takip yapılmış ise de, dosya kapsamında tarafların bu kur üzerinde mutabık kaldıklarını ispata elverişli herhangi bir delil bulunmadığı, yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan kök ve ek raporda tespit edildiği üzere fatura 20.04.2023 arife günü düzenlenmiştir. Yasal mevzuat gereği 4857 sayılı İş Kanununa göre yarım gün çalışılmaktadır. O halde bu 20.04.2023 iş günü olarak kabul edilecektir. Dava konusu sözleşmede ödemelerin en geç mal teslimiyle 7 iş günü içerisinde yapılacağı belirtilmektedir. O halde Nisan 2023 takvimi incelendiğinde 2 Mayıs 2023 günü ödeme günü için belirlenen son (7.) gündür. Davalı şirket tarafından davacı şirkete 28.04.2023 günü saat 12:40:09 da banka yolu ile 16.479.539,58 TL ödeme yapıldığı, 16.479.539,58 TL tutarı 849.010,04 USD fatura toplamına böldüğümüzde; 16.479.539,58 TL / 849.010,04 USD =19,4103 kur olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından yapılan ödeme saat 15:30'dan evvel yapıldığından ödeme yapılan kurun 27.04.2023 tarihli TCMB döviz alış kuru olan 19,4103 olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın bildirdiği 20,15'lik kura ilerideki bir aylık süreçte dahi ulaşılmadığı da dikkate alındığında, davalı tarafın ödeme yaptığı tarih itibari ile geçerli kurun esas alınarak ödeme yapılmış olduğu, davalının borcunun tamamını ödediği, davacının bakiye kur farkı alacak hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 615,40 TL ilam harcının peşin alınan 10.834,36-TL'den düşümü ile bakiye 10.218,96-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına 4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 139.155,20-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine 5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine, 6-3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025
Katip ...
Hakim ...