İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/742 E. 2024/559 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/742
- Karar No
- 2024/559
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/742 Esas KARAR NO : 2024/559
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/03/2016 KARAR TARİHİ : 11/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan 'İtirazın İptali' davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalı kooperatife bir çok mal teslim ederek fatura düzenlediğini, bu durumun tarafların ticari defterleri kayıt ve belgeleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile sübut bulacağını, müvekkili şirketin davalı kooperatiften alacaklı olduğunu gösterir muavin defter çıktısının sunulduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğunu, taraflar arasında alacak-borç mutabakatının çeşitli defalar sağlanmış olduğunu, alacağın tahsili amacı ile ... ... ... TL'lik kısmına yönelik itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin işletmekte olduğu kantin için davacı şirketten mal satın aldığını, sözleşme bitimi ile mal alımının da sona erdiğini, alınan mal karşılığı düzenlenen tüm fatura bedellerinin ödemelerinin banka yolu ile yapıldığını ve bu durumun ticari kayıtlar ile de sabit olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Öncelikle dosyanın geçirmiş olduğu safahat incelendiğinde, Mahkememizce bozma öncesi 2... ... ... Karar sayılı ilamı ile Mahkememiz ilamının bozulmasına karar verilmiş ve dosya yukarıda belirtilen esas numarasına kaydedilmiştir. Davanın esası yönünden yapılan incelemede, bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır. Buna göre, eldeki davanın, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki çekişmenin, feri müdahil şirketin davalıdan olan alacağını davacıya temlik edip etmediği, taraflar arasında alım-satıma dayalı mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya satılıp teslim edilen emtiadan kaynaklı cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... ... ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 28/10/2015 tarihinde 241.525,64 TL asıl alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak "çeşitli tarihlerde kesilen bir örneği sunulan cari hesap ekstresinde tarih ve numaraları belirtilen faturalardan oluşan cari hesap alacağı-cari hesap ekstresi"nin gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 30/10/2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 03/11/2015 tarihinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizce bozma öncesi her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek sureti ile mali müşavir bilirkişiden alınan rapor uyarınca, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, davacı kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı kooperatiften 215.911,38 TL alacaklı olduğu, davalı kooperatif kayıtlarına göre ise, davalı kooperatifin davacı şirketten 134.906,13 TL alacaklı olduğu, ticari defterlerin uyumsuz olmasının sebebinin, davacı defter kayıtlarında Mahkememizin işbu dosyasında feri müdahil olarak yer alan ....Ltd. Şti'nin davalı kooperatiften olan alacağını, davacı şirkete devretmesi sonucu alacağın temlikine konu miktarın davalıya ait cari hesaba borç olarak kaydedilmesi ile iki adet faturadan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Alacağın devrini gösterir belge örneği, davalının dava dışı feri müdahil ....Gıd. İnş. Turz. Tic. Ltd. Şti. cari hesabına mahsuben açıklaması ile davacı şirket banka hesabına yapılan ödeme dekontları ve temlik sözleşmesinin dosya kapsamında bulunduğu görüldükten sonra, Mahkememizce bozma ilamına uyularak yürütülen yargılamada bilirkişiden bozma ilamı çerçevesinde davacının alacağının bulunup bulunmadığı ile varsa miktarına ilişkin ek rapor alınmıştır. Tüm bu açıklamalar kapsamında, davanın cari hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, takip talebinde alacağa dayanak olarak cari hesap alacağı ve ekstresinin gösterildiği, davacının ticari defterler ve kayıtları incelendiğinde davacının temlik eden feri müdahilin davalıdan olan alacağını cari hesabına davalı adına borç olarak kaydettiği, davacının takipte cari hesabına dayandığı ve alacağın temlikine konu alacağı cari hesabına kaydettiği nazara alındığında temlike konu alacağın da icra takibine konu olduğunun kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla davacının temlik aldığı alacağı davalıdan tahsil etme hakkı bulunduğunun açık olduğu, bu kapsamda davacının davalıdan ne miktarda alacağı bulunduğunun tespit edilmesi açısından bilirkişiden ek rapor talep edildiği, bilirkişi raporunun bozma ilamı uyarınca taraf defterleri ve kayıtları ile cari hesap alacağı ve temlik alınan alacak çerçevesinde tanzim edildiği, rapor uyarınca davacının davalıdan 215.911,38 TL alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, anlaşılır olduğu ve mahkememizce de takdir ve kabul edildiği anlaşılmakla, davacının icra takibinde cari hesap alacağına dayanması ile cari hesabına temlik alınan alacağın kaydedilmesi hususu da nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalının ... ... ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 215.911,38 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, icra takibinin 215.911,38 TL asıl alacak yönünden aynı koşullarda DEVAMINA, 3-Asıl alacağın %20'si oranında (43.182,276 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 4-Alınması gerekli 14.748,90 TL harçtan peşin alınan 2.479,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.269,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.479,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 34.545,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 3.298,70 TL (29,20 TL başvurma harcı, 4,30 TL vekalet harcı, 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 292,10 TL temyiz kanun yoluna başvurma harcı, 2.700,00 TL bilirkişi ücreti, 175,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/10/2024
Katip ... ¸
Hakim ... ¸