İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/718 E. 2025/1013 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/718
Karar No
2025/1013
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/718 Esas KARAR NO : 2025/1013

DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 21/07/2023 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; ... yapı kooperatifi usulüne uygun olarak site İşletme kooperatifine geçmediği için 24.06.2023 tarihli genel kurulu yasalara aykırı bularak yapılmasına muhalefet şerhi verdiklerini ve "herhangi bir itirazın olmadığı görüldü" şeklinde gerçeğe aykırı tutanak tutularak genel kurula devam ettiklerini, ...... yapı kooperatifi 29.12.2005 tarihinde yapı ruhsatı alması sonrası 24.06.2000 tarihli genel kurul kararı 15 parselde ..... 06.10.2005 tarihinde blok yönetimine geçmesine rağmen 14 parselde ...... Yapı Kooperatifi blok yönetimine geçmediğini, Yapı kooperatifi ana sözleşme 6.md. göre amacına ve faaliyet konusuna 29.12.2005 tarihinde belediyeden aldığı yapı ruhsatı ile ulaştığını, fakat, ana sözleşme 64.md. göre kooperatif üzerine tahsisli tapular 1 yıl içinde yani 29.12.2006 tarihine kadar üyelere devredilmediğimi, yapı kooperatifi .... parsel ... ada üzerine kurulu iken ... ada 14, 15, 16 parsel olarak üç arsa tapu siciline kayıtlı olduğunu, 5711 sayılı Kanun 3.geçiçi maddesi sitede uygulanmaması sebebiyle geçici yönetim kurulu sitede oluşturulmadığını, ana taşınmaz genel kurulu yönetim planı 29.md. hükmüne göre 7 kişilik yönetim kurulu da seçilmediğini, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu 73.md. göre geçici yönetim en geç toplu yapının bitimini izleyen bir yıl sonrasına kadar devam edebilir, ilk yapı ruhsatı alınmasından itibaren 10 yıl geçmekle kooperatif yönetim ve denetim üyelerinin yetkileri sona erer hükmü gereği 29.12.2015 tarihinden itibaren kooperatif yönetim ve denetim kurulunun yetkileri olmadığını 634 sayılı Kanuna eklenen hükümlerin yönetim planına teselsül ettirilmesi, kanunlara aykırı alınan aidatlar ile yetkisiz harcanan paraların iade edilmesi, geçici yönetim kurulmasını gerektiği 16.08.2019 tarihli noter ihtarnameye cevap verilemediğini ve kanunlar halen uygulanmadığını, ...... yapı kooperatifi 01.10.2003 tarihli ... no.lu kurumlar vergisi mükellefiyet kaydını sonlandırmadan 01.01.2018 tarihinde ... no.lu ikinci vergi numarasını 5520 sayılı yasaya aykırı alarak genel kurul kararsız kurdukları iktisadi işletme üzerinden hazırlanan konsolide bilançolar hukuken yok hükmünde olup hukuken kabul edilemeyeceğini, parasal yükümlüklerini 30 gün içinde yerine getirmeyen ortaklarının ortaklıktan çıkarılması ana sözleşme 14. Md. göre şart iken yapı kooperatif yönetim kurulu ortaklıktan çıkarması gereken kişilere ana sözleşme 44.md/11 bendine aykırı şekilde ferdileşme adı altında 01.03 2016 ve 13.01.2020 tarihlerinde yapı kooperatifi üzerine tahsisli tapuları genel kurul kararsız mülkiyet devirlerini yaparak işletme kooperatifine geçilmesi kabul edilemeyeceğini, ...... yapı kooperatifi ana sözleşme 6.md. amaç ve faaliyeti 29.12.2005 tarihinde tamamlaması üzerine ana sözleşme 64.md. göre yapı kooperatifi üzerine tahsisli tapular (1) yıl içinde hak sahibi ortakların bireysel mülkiyetine 29.12.2006 tarihine kadar geçirilmesi şart iken ortak mülklerin mülkiyet devir işlemleri 17 yıldır yapılmadığını, 1163 sayılı Kanun 81.md ve Ana sözleşme 82.md. dağılma hükümleri 29.12.2006 tarihinde uygulanmadı ve kooperatif halen sonlandırılmadığını ve 5711 sayılı yasa hükümleri 27.11.2007 tarihinden sonra ...... yönetim planına teselsül ettirilmediğini, 634 sayılı Kanun 73.maddesine göre kooperatif yönetim ve denetim kurulunun yetkileri 29.12.2015 tarihinden sonra da olmadığını, 24.06.2023 tarihli muhalefet şerhinde görüldüğü üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ve ana sözleşme 82.maddeye uygun site işletme kooperatifine geçilmedi ve kimlikleri belirsiz kişilere naylon vekâletlerle oy kullandırıldığı için ticari ve maddi anlamda telafisi mümkün olmayan zararlara uğranılacağı ve sonradan zararın giderilme olanağı olmaması sebebiyle 6102 sayılı T.T.K.mn 449. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ifadeleri alınarak ilk celsede teminatsız olarak 24.06.2023 tarihli genel kurul kararlarının yürütülmesinin dava sonuna kadar Tedbiren geri bırakılmasına, site işletme kooperatifine usul ve yasalara uysun seçmeyen işletme kooperatifi yöneticilerinin, kooperatif ana sözleşmesine, ...... site yönetim planına ve kanunlara aykırı hazırladıkları gündem maddeleri, gerçeğe aykırı ve eksik hazırladıkları yönetim ve denetim kurulu raporları, önergesiz belirledikleri aidatlar ile huzur hakkı adı altında yöneticilerin aylık maaşlarına zamları, kooperatif adına tahsisli ortak mülklerin kiraya verilmesi, kira şerhi konulması, kaldırılması gibi yetki aşımı maddeleri kimlikleri beliniz kişilerin kullandığı naylon vekâletlerle genel kurulda hülle yoluyla kabul ettirilmesi sebebiyle ..... Tekstil İmalat ve Satıcıları Site işletme Kooperatifi 24.06.2023 tarihli 2021 ve 2022 yıllarına ait olağan genel kurulun mutlak butlanla iptaline, davalı ...... site işletme kooperatifi hukuken yok hükmünde olmasına rağmen kooperatif yöneticilerinin halen yönetimde olmaları ve bu durumda dava konusu iddialarımıza İlişkin bilgi ve belgeleri manipüle edebilme kudretlerinin varlığı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu 73. maddesine göre yetkisiz olarak görevde bulunmaları ve kimlikleri belirsiz kişilere naylon vekâletler kullandırmaları sebebiyle usule ve yasalara uygun bir genel kurul yapılana kadar kayyum atanmasına, davanın kabulüne, site işletme kooperatifi yönetim ve denetim kurulu üyelerine ödenen paraların faizi ile birlikte kooperatif kasasına iadesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı kooperatif üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Şirketin Yönetim Kurulu Başkanlarının (..., ..., ... ve ...) cevap dilekçesine ÖZETLE; Davacılar tarafından teminat gösterilmesini talep ettiklerini, kooperatif 3039 ortaktan oluşmakta olup 02 davacı hariç 3037 ortak kooperatif genel kurullarının iptalini istemediklerinden dava açtıklarını, kooperatif faal bir kooperatif olup, davacılar yıllardır genel kurul iptali vb davalar açarak kooperatifi yıllardır uğraştırdıklarını, davacıların iddiaları hem Sayın Mahkemeyi, hem de kooperatifi meşgul etme amacına yöneliği olduğunu, kaldı ki davacıların bugüne kadar kooperatif ile olan ilişkilerinde bu tutumunu sürdürerek kooperatife ve ortaklarına zarar verdikleri bütün ortaklar tarafından bilindiğini, davacılar yıllardır kooperatife ve son dönemde de biz yönetim kurulu üyelerine karşı facebook, gazete vb. yerlerde asılsız, haksız ve hukuka aykırı ithamlarda bulunmakta, yönetim kurulları hakkında sürekli haksız ve gerçeğe aykırı ithamlarla savcılığa şikâyette bulunduklarını, davacıların bu hukuka aykırı, suç teşkil eden eylem ve işlemlerine karşı gerekli yasal işlemleri yapacaklarını, ayrıca davacıların iddiaları gerçeğe aykırı ve yasal dayanaktan yoksun, kooperatifçilik mevzuatına ve uygulamasına aykırı, düşünce mahiyetinde iddialar olduğu da açıkça görüldüğünü, davacıların sürekli iyiniyetli olmayan ve hukuka, gerçeğe aykırı itham, iddia ve çoğu zaman iftira niteliğinde olan bu tutumları nedeniyle kooperatifi sürekli meşgul etmeleri kooperatif yönünden maddi ve manevi zarar oluşmasına, itibar kaybına neden oldukları için KK’nun 53.maddesi gereği kooperatifin muhtemel zararlarını karşılamaları için takdir Sayın Mahkemenize ait olmak kooperatif ortak sayılarının 3039 olduğu ve büyüklüğü düşünüldüğünde 500.000,00 TL teminat gösterilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, genel kurulun iptali davası, genel kurulda alınan kararlara karşı açıldığını, oysa dava dilekçesinde görüldüğü üzere; davacının iddiaların çoğunun iptali istenilen 24/06/2023 tarihli genel kurulun gündem maddesinde olmadığı ve genel kurulca bu konularda herhangi bir kararın alınmadığı genel kurul tutanağında sabit olduğunu, yönetim kurulunun vekâletlerdeki imzaları inceleme hak ve yetkisi bulunmadığını, ortaklar verdikleri vekâletnameleri kooperatif yönetiminin huzurunda imzalamak zorunda olmadıklarını, imza inceleme uzmanı olmadıklarından ve mevzuat imza inceleme ve bazı vekâletleri kabul etmeme yetkisini yönetime vermediklerinden vekâletteki imzanın kime ait olduğunu müvekkillerin bilmesi mümkün olmadığını, hazirunlara yönetim, denetim kurulları ve bakanlık temsilcisinin gözetiminde imzalar Shumaf Bilişim Hizmetleri ... ve çalışanları tarafından alınmakta oy pusulaları bu çalışanlar tarafından ortaklara verildiğini, davacıların ortak olmayanlara oy kullandırıldığı iddiası doğru olmadığını, Kooperatifler Kanunu 49. madde ve ana sözleşme 24. Madde gereğince ortaklar oylarını bizzat, başka bir ortağa vekâlet vererek veya Eş ve birinci derece akrabasını vasıtasıyla genel kurula katılabildiklerini, davacılar tanımadıkları kişilere oy kullandığı iddiasında olduklarını, kooperatifin 3039 ortağı olup her ay yaklaşık 10'a yakın devir veya vefat nedeniyle ortaklık devri yapıldığını, böyle büyük bir kooperatifte davacıların 3039 kişiyi tanıdığı, oysa genel kurula tanımadığı insanların geldiği, bunlarında yönetimin adamı olduğu iddia etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Kooperatifler Kanunu 14. madde ve ana sözleşme 16. Madde gereğince Kooperatif ortaklık devirlerinden biri de miras yoluyla devir olduğunu, vefat eden ortağın kanuni mirasçıları isterlerse kooperatif ortaklığına devam etme hakları bulunduğunu, oy pusulalarında görüldüğü gibi iki ayrı oy sayısı belirtildiğini, uygulamada kooperatif genel kurullarında gündem maddelerinin oylamalarında ve yönetim-denetim seçimlerinde kaç oy kullanabileceğini rakam olarak gösteren, ayrıca asil ve vekâlet verenlerin isimlerinin de yazılı olduğu bir oy kartı hazırlandığını, davacılar sahte vekâletnamelerle genel kurul yapıldığına ilişkin muhalefet şerhi düşmediklerini, genel kurul tutanağından da anlaşıldığı üzere bu raporlar genel kurula okunmuş ve müzakereye açıldığını, davacılardan ... söz alarak bu davadaki iddialarını sözlü olarak genel kurula da sunmuş yine divana yazılı önerge olarak sunduğunu, davacının bu beyanına rağmen 2021-2022 yılları Yönetim ve Denetim Kurulu raporlar, bilanço ve gelir-gider farkları toplantıda hazır bulunduğunu ve 843 ortaktan 839 kabul davacıların dâhil olduğu 4 ortağın red oyuyla oyçokluğuyla kabul edildiğini, yine bu raporlar ve hesaplarla ilgili Yönetim Kurulu 827 kabul oyuyla ve Denetim Kurulu 835 kabul oyuyla ibra edildiğini, yukarıda söyledikleri gibi 3039 ortaktan 2. toplantı olması nedeniyle nisap aranmadığından 843 ortağın katıldığı ve karar nisabının 422 olduğu gözetildiğinde, 827 kabul oyu alan genel kurulun 3. ve 4. maddesindeki kararların hukuka uygun olduğu görüldüğünü, site işletme kooperatifine usul ve yasalara uygun geçilmediği, 29/12/2005 tarihinde yapı ruhsatı alındığı halde, blok yönetimine geçilmediği, bir yıl içinde üyelere devredilmediği, geçici yönetimin sitede oluşturulmadığı, genel kurul kararı alınmadan ikinci vergi numarası alındığı, kooperatif taşınmazlarının kiraya verilme süresi ve miktarının belirtilmediği, kimlere tapu verildiğinin belli olmadığına vb ilişkin iddialarıyla ilgili iptali istedikleri 24/06/2023 tarihli genel kurulda bir karar alınmadığından davanın usulden reddine, kooperatifin bütün iş ve işlemlerinde olduğu gibi, iptali istenilen genel kurulda gündem maddesinin hazırlanması, genel kurulun organizasyonu ve genel kurulda gündem maddesi doğrultusunda gerekli kararların alınması Kooperatifler kanununa, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına uygun olarak gerçekleştirilmiş olup davanın esastan reddine, davacıların kooperatife vermiş oldukları ve verecekleri zarardan dolayı teminat göstermelerine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü'nden celp edilen kooperatif kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İş bu dava, davalı kooperatifin 24/06/2023 tarihli genel kurul toplantısının usulüne uygun olarak toplanıp toplanmadığı, üye olmayanların toplantıya katılıp oy kullanıp kullanmadığı, bu kapsamda genel kurul ve alınan kararların mutlak butlan ile hükümsüz hale gelip gelmediği ve ayrıca alınan 3-4-6 ve 14 numaralı kararlar yönünden iptal koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Dosyaya celp edilen Kooperatif kayıtları uyarınca; davacıların davalı kooperatifin üyesi olduğu, üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak genel kurul kararlarının iptali istemine dair huzurdaki davayı açma yetkisine sahip oldukları anlaşılmıştır. Davalı kooperatifin merkez adresi itibariyle iş bu davaya bakmakla mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda davacılar 24.06.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda toplantı yeter sayısı ve karar yeter sayısına uyulmadığını, usulsüz vekaletlerle çoğunluğun sağlanarak kararlar alındığından bahisle alınan kararların butlan ile hükümsüzlüğünün tespitini talep ettiği ve nihayette de alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmasından bahisle iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinde, davalı kooperatifin 24.06.2023 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararlarda toplantı ve karar sayılarına uyulup uyulmadığı, vekaletnamelerin usulüne uygun olup olmadığı, toplantının bu yönlerden usulüne uygun olarak yapıldığının anlaşılması halinde alınan kararların iptal koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Toplantıda kullanılan vekaletnameler ile toplantı ve karar nisabı yönünden yapılan inceleme; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4' ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur" hükmünü; anasözleşmenin 33. maddesinin 1. fıkrası, "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şarttır. İlk ve müteakip toplantılarda aynı nisap aranır" hükmünü; 2. fıkrada ise "Genel kurulda alınan kararlar, ortakların en az 1/4'nün hazır olması şartıyla oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının oyu ile alınır" hükmünü içermektedir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, yok hükmünde olup, bu kararlar baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Bu yasal düzenlemeler ışığında; davalı kooperatifin 3039 üyeli kooperatif olduğu, 17/06/2023 tarihli genel kuruldu 3039 ortaktan 118 ortağın asaleten 725 ortağın vekaleten olmak üzere toplamda 843 ortağın toplantıda hazır bulunduğu, anılan toplantının nisap yokluğu nedeniyle yapılamadığı ve akabinde dava konusu 24/06/2023 tarihli 2. Toplantının yapıldığı ve anasözleşme gereği bu toplantıda toplantı nisabı aranmayacağı anlaşılmıştır. Dava konusu genel kurulda alınan 2 nolu kararda 770, 3 nolu kararda 843, 4 nolu kararda 843, 5 nolu kararda 659, 6 nolu kararda 771, 7 nolu kararda 730, 8 nolu kararda 653, 9 nolu kararda 615, 10 nolu kararda karar alınmadığı, 11 nolu kararda 631, 12 nolu kararda 631 , 14 nolu kararda 627 kişinin toplantıda hazır bulunduğu ve her bir gündem maddesinin toplantıya katılanların yarıdan fazlasının oyu ile karar verildiği, dolayısıyla Kooperatifler Kanunun 51/1. Maddesi uyarınca toplantıya katılanların yarıdan bir fazlasının olumlu oyu şartı yerine getirilmiştir. Dava konusu 13 nolu kararda ana sözleşmenin intibakının yapılmasına dair ana sözleşme değişikliğine ilişkin karar alındığı, bu kararların Kooperatifler Kanunun 51/2 maddesi uyarınca toplantıya katılanların 2/3 çoğunluğuyla alınabileceği, nitekim söz konusu kararın 14 red oyuna karşılık 642 kabul oyu ile alındığı, dolayısıyla nitelikli çoğunluk şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır. Davacılar genel kurula sunulan Vekaletnamelerin 17.06.2023 tarihli olarak düzenlendiği 24.06.2023 tarihinde yapılan genel kurulda kullanılamayacağı yönünde itiraz etmişler ise de; davalı kooperatifin Ana sözleşmesinin 25/5 maddesinde düzenlendiği üzere “(5) Katılma haklarını temsilci olarak kullanan kişi, temsil edilenin talimatına uyar. Talimata aykırılık, oyu geçersiz kılmaz. Temsil edilenin temsilciye karşı hakları saklıdır.” şeklinde düzenleme gereği 17.06.2023 tarihinde yapılacak 1. toplantıya yönelik verilen vekaletin 1. Toplantının devamı olan 2. Toplantı tarihi olan 24.06.2023 tarihinde ki toplantıyı da kapsayacağından, davacıların bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Davacıların bazı vekaletnamelerdeki imzalara itirazı yönünden yapılan incelemede, adına vekaleten imza kullanılan üyelerin bir itirazlarının olmaması, davacıların bu yönde somut delil dosyaya sunmamış olmaları ve de etki prensibi gereği davacıların itiraz ettiği vekaletnameler geçersiz sayılsa bile karar nisabını değiştirmeyeceği takdir ve sonucuna varılmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olayda alınan kararlarda toplantı nisabı ve karar nisabı sayılarına uyulduğundan alınan kararların butlan olduğu talebi yerinde görülmemiştir. Genel kurul kararlarının iptal koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin yapılan inceleme; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesinde, toplantıda hazır bulunupta kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçiren veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantı çağrısının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veyahut tebliğ edilmediğini yahutta genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış olduğunu iddia eden pay sahiplerinin, yönetim kurulunun ve yönetim kurulu üyeleri ile denetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluklarına mucip olduğu takdirde her birinin kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine toplantıyı kovalayan günden itibaren bir ay içinde mahkemeye başvurabileceği, kararların bozulması ve şartları üst başlığı ile düzenlenmiştir. Yasadaki sürenin hak düşürücü süre olduğu aynı madde metninde ifade edilmiştir. Bu nedenle iptal davalarının bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının resen incelenmesi gerekir. Somut davada, iptali talep edilen kararların alındığı genel kurul toplantı tarihi 24.06.2023, dava tarihi ise 21.07.2023 olup, iş bu dava bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Yukarıda bahsedildiği üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. Maddesine göre kooperatif genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanması ve muhalefetini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olması gerekmektedir. Dava konusu genel kurulda alınan 6 nolu karara davacıların muhalefet şerhlerini tutanağa derç etmedikleri, dolayısıyla bu madde yönünden davacıların 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca iptal davası açmak için gerekli olan şekli koşullarını yerine getirmediğinden iptal talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu 3-4 ve 14 nolu kararlar bakımından ise davacıların olumsuz oy kullandığı ve muhalefet şerhlerini tutanağa geçilmiş olduğu, dolayısıyla bu maddeler yönünden dava açma koşulunun yerine getirildiği anlaşılmıştır. İş bu kararların anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık iddiasına ilişkin teknik bilirkişiler marifetiyle yapılan değerlendirmede; 3 Nolu Genel Kurul Kararı ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin karar alındığı, hazirun cetveli uyarınca alınan kararın toplantı ve karar nisabı olarak şeklen geçerli olduğu kabul edilmiştir. Genel kurul tarafından verilen ibra kararı esasen genel kurula sunulan bilgiler çerçevesinde ve bu bilgiler dikkate alınarak verildiğinden, bu kararların iptali gerekip gerekmediği kooperatif mali kayıtları üzerinde mali incelemeyi zorunlu kıldığı ve mali müşavir bilirkişi eliyle yapılan incelemede; Davalı kooperatif mali tablolarında, ticari faaliyetlerinde ve kârında yıllara göre artışın gerçekleştiği görüldüğü, bu itibarla eleştiri konusu yapılabilecek bir hususa rastlanmadığı, dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin ibrasında anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmadığından, iptal talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 4 Nolu Genel Kurul Kararı ile davalı kooperatifin Yönetim Kurulu yıllık çalışma raporu, Denetim Kurulu yıllık çalışma raporu ve2022 yılına ait bilanço ve gelir-gider farkı hesabının onaylandığı, davalı kooperatif mali tablolarında, ticari faaliyetlerinde ve kârında yıllara göre artışın gerçekleştiği görüldüğü, bu itibarla eleştiri konusu yapılabilecek bir hususa rastlanmadığı, dolayısıyla bu madde yönünden de anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmadığından, iptal talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 14 Nolu Genel Kurul Kararı ile Sitenin kooperatif tüzel kişiliğince yönetilmesi, site yönetim planının uygulanması, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre sitede güvenlik önlemlerinin alınması, kooperatif taşınmazlarının ve ortak alanlarının kiraya verilmesi ve gerektiğinde kiralama şerhi konulması ve kaldırılması konularında karar alındığı, kararın şeklen geçerli olduğu, kararın içerik olarak davalı kooperatifin ve üyelerinin menfaatine olduğu, dolayısıyla bu madde yönünden de anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmadığından, iptal talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 269,85TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair davacı asiller, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/11/2025

Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/718, K. 2025/1013, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-718-e-2025-1013-k-50d0e98254e2