İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/713 E. 2025/238 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/713
Karar No
2025/238
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/713 Esas KARAR NO : 2025/238

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hırdavat ve yapı malzemeleri ticareti üzerine faaliyet gösterdiğini, müvekkili tarafından satışı gerçekleştirilen ürünlerin bedelinin tahsili amacıyla ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden 593.738,02 TL miktarlı icra takibi başlattığını, borçlu söz konusu takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz etmiş bulunduğundan işbu itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğumuz doğduğunu, her ne kadar takip 587.511,92 TL asıl alacak, 6.226,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 593.738,02 TL yönünden başlatılmışsa da, borçlu tarafından cari hesaba mahsuben 13.02.2023 tarihinde ödenen 75.000 TL mahsup edilmeksizin takip başlatıldığını, huzurdaki davada 75.000 TL miktarlı ödeme ve bu ödeme doğrultusunda işlemiş faiz düşülerek takibine konu itirazın iptaline karar verilmesinin talep olunduğunu, icra takibine konu alacak miktarı ile ilgili 512.511,92 TL asıl alacak ve 4.900,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 517.412,68 TL üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından borçluya satışı gerçekleştirilen ürünler, müvekkili şirket tarafından eksiksiz bir şekilde ifa edilmiş, ürünler teslim edildiğini, müvekkili, yükümlendiği teslim borcunu yerine getirdiğini, satışa konu ürünler hakkında düzenlenen irsaliyeli faturalar mal teslimi ile birlikte davalı borçluya tebliğ edilmiş, aynı zamanda müvekkili şirketin muhasebesi tarafından davalı firmaya da gönderildiğini, davalı tarafından da söz konusu faturalar ticari defterlerine kaydedildiğini, müvekkili satışı ve teslimi gerçekleşen ürünler ile ilgili 218.975,33 TL miktarlı ... numaralı 31.10.2022 tarihli ; 1.344,73 TL miktarlı, ... numaralı, 03.11.2022 tarihli ; 589,87 TL miktarlı ... numaralı, 05.11.2022 tarihli ; 2.149,37 TL miktarlı, ... numaralı, 05.11.2022 tarihli ; 1.303,42 TL miktarlı ... numaralı, 18.11.2022 tarihli ; 339.409,5TL miktarlı ... numaralı, 29.11.2022 tarihli ; 138.701,09TL miktarlı ... numaralı, 29.11.2022 tarihli ; 5.681,70 TL miktarlı, ... numaralı, 05.12.2022 tarihli faturalar tanzim ettiğini, faturaların teslim edilen ürünler ile birlikte borçluya gönderildiğini, davalı şirket tarafından faturalara dayalı icra takibinin başlatılmasına kadar fatura ve içeriğine, bedele ilişkin herhangi bir itiraz edilmediğini, davalı hakkında ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmasının akabinde borçlu kötü niyetli bir şekilde faturalara üzerinden 6-7 ay gibi bir süre geçmişken 06.03.2023 tarihinde iade fatura düzenlediğini, söz konusu iade faturalar müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, ... 2. Noterliği'nin... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, irsaliyeli fatura içeriklerinin davalı tarafından kontrol edilerek teyit edildiği, faturalara ilişkin herhangi bir itiraz ileri sürülmediği gözetildiğinde davalının bu aşamada ileri sürdüğü itirazların maddi ve hukuki gerçeklikten uzak olduğu, kendi lehine menfaat yaratma çabasından ibaret olduğu ortaya çıkacağını,, faturalar ve irsaliyeler incelendiğinde bu husus ortaya çıkacaktır ki, davalı tarafça faturalar ticari defterlerine kayıt edildiğini, bu husus tek başına alacak iddiamızı ispatladığını, takibe konu faturalarda belirtilen mallar müvekkil şirket tarafından davalıya teslim edilmiş, faturalar ticari defterlerine işlendiğini, her ne kadar TTK m 1530 uyarınca irsaliye tarihinden itibaren 30 günlük süre içerisinde faiz talep hakkımız doğacak olsa da, müvekkili şirket tarafından fatura içeriklerinde 60 gün vade öngörüldüğünden müvekkili şirket tarafından bağlayıcı olan bu süre dikkate alınarak fatura bedellerine faiz işletildiğini, Müvekkil satış sözleşmesi uyarınca kendi edimini yerine getirmiş ve fakat davalı-borçlu şirket, müvekkil şirkete malların karşılığı meblağı ödemeyerek karşı edim borcunu yerine getirmediğini, davalının ... 20. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile, takibin 517.412,68 TL üzerinden devamına, davalıların kötü niyetli itirazı nedeniyle takip konusu alacağın 100'ü oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi kararı verilmesi talebi ile iş bu davayı açtığını, ancak, davacının ileri sürmüş olduğu sebepler hukuki mesnetten yoksun olup, aşağıda ayrıntılı bahsi geçen hem usüle ilişkin hem de esasa ilişkin nedenler ile iş bu davanın reddi gerektiğini, davalı, dava konusu 218.975,33 TL miktarlı ... numaralı 31.10.2022 tarihli ; 1.344,73 TL miktarlı, ... numaralı, 03.11.2022 tarihli ; 589,87 TL miktarlı ... numaralı, 05.11.2022 tarihli ; 2.149,37 TL miktarlı, ... numaralı, 05.11.2022 tarihli ; 1.303,42 TL miktarlı ... numaralı, 18.11.2022 tarihli ; 339.409,53TL miktarlı ... numaralı, 29.11.2022 tarihli ; 138.701,09TL miktarlı ... numaralı, 29.11.2022 tarihli ; 5.681,70 TL miktarlı, ... numaralı, 05.12.2022 tarihli faturaların içeriklerinde bulunan ürünlerin satışını yapıp ürünlerini teslim ettiği iddiasındadır ancak davacı her ne kadar söz konusu faturaların içeriğinde bulunan ürünleri teslim ettiği iddiasında ise de fatura içeriğindeki ürünlerin teslimatı gerçekleştirilmediğini, müvekkili firma, davacı tarafından aylarca oyalandırılmış fatura içeriklerinde yer alan ürünlerin faturası kesilmiş olmasına rağmen kendisine teslimatı gerçekleştirilmediğini, davacı tarafından kendisine icra takibi başlatıldığında ise davacının kötü niyetli davrandığını fark ederek sipariş edilmiş ancak teslimatı yapılmamış ürünlere ilişkin olarak 364.394,74 Türk lirası değerindeki ... fatura numaralı 06.03.2023 tarihli; 138.701,09-TL tutarında ... fatura numaralı, 06.03.2023 tarihli iade faturalarını düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davacı, her ne kadar dava dilekçesinde faturaların tek başına iddialarını ispatlar nitelikte olduğunu söylese de bilindiği üzere yargıtayın yerleşik kararları aksi görüşte olup faturanın tek başına alacağın varlığına delil olamayacağı, satıcının yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmesi gerektiğini yönünde olduğunu, davacı tarafın dosyaya sunduğu deliller incelendiğinde ise teslim olgusunu kanıtlar herhangi bir delil sunmadığı gözüktüğünden davacının teslime ilişkin iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğu apaçık ortada olduğunu, davacının davasının esastan reddini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak başlattığı icra takibi ve itirazın iptali davasından ötürü 920'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... tarafından hazırlanan 12/06/2024 tarihli bilirkişi raporu, ... tarafından hazırlanan 07/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden ... Soğutma 2023-2024 BA/BS formları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden ... BA/BS formları, ... 20. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları celp edilerek dosya arasında alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan ... 20. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takibine davalıların itirazı üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasıl koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazların da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine 02/03/2023 tarihinde, sekiz adet fatura alacağı ile işlemiş faizleri toplamı olan 593.738,92-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının bahsi geçen sekiz adet fatura alacağı olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 08/09/2023 tarihinde tebliğ üzerine yasal süresinde olan 11/03/2023 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple süre henüz işlemeye başlamayacağından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 01/11/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Kural olarak takip dayanağı faturaya itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı değildir. Bu nedenle akdi ilişkinin inkarı halinde faturayı düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını da kanıtlaması gerekir. Ayrıca taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura sayılmaz ve bu belgeye itiraz edilmemesi de bir sonuç doğurmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19/069/2018 Tarih ...). Bir sözleşmeye dayanarak açılan davada fatura düzenleyen kimsenin sözleşmenin varığını kanıtlaması gerekir. Akdi ilişki davalı tarafından inkar edildiğine göre, davalı akdin varlığını 6100 sayılı HMK'nın 200 ve sonraki maddeleri uyarınca yöntemine uygun kanıtlamalıdır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 28/02/1997 Tarih ..., ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar). Zira fatura sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflara arasında borç doğrucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) ve usulüne ispatlanması gerekir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Dosya kapsamında tarafların incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten faturalara dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, alacak tutarın davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınması amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, tarafların ticari defterlerinin lehine delil niteliğini haiz olduğu, aralarındaki ticari ilişkinin 01/01/2022 tarihi öncesinde başladığı, takip tarihi itibariyle davacının defterlerine göre 512.511,92-TL davalıdan alacaklı göründüğü, davacı tarafından düzenlenen son fatura tarihinden üç ay sonra davalının iade fatura düzenlediği, ancak iade fatura sebebine ilişkin herhangi bir ihbar söz konusu olmadığı, takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair delil bulunmadığı, tüm bunlarla birlikte davalı tarafın ticari defterlerine göre dahi takip tarihi itibariyle davacının davalı taraftan 512.511,92-TL alacaklı göründüğü, bu bağlamda tarafların ticari defter ve kayıtları ile mübrez BA/BS formlarında yer alan bildirimlerinde tam mutabakatın olduğu, işlemiş faiz tahakkukunun mümkün olmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan bilgiler kapsamında somut dosya kapsamında, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları birbirlerini ve davacının takip tarihi itibariyle mevcut olduğu tespit edilen 512.511,92-TL alacağını doğruladığından faturalara ilişkin alacağın ispat edildiği, bu haliyle davacının dava konusu dayanak işbu faturalara konu edimi gerçekleştirdiğinin kabul edileceği, davacı tarafından davalının takip tarihinden evvel temerrüde düşürüldüğüne dair delil sunulmadığı, temerrüt ve muacceliyet kavramlarının farklılık arz ettiği, bu sebeple faiz isteminin yerinde olmadığı, tüm bunlarla birlikte dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davalı tarafından yapılan ancak takip talebine dahil edilen 75.000,00-TL'lik ödemenin ilk muaccel olan fatura alacağından mahsup edilmesi gerektiği, davalının iade faturaya ilişkin gerekçesini ispat edemediği, öyle ise davalı tarafından yapılan kısmi ödeme de göz önünde bulundurulduğunda takip dosyasına yönelik davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 512.511,92-TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden aynı koşullar altından devamına karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi,... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olan fatura alacağı olup likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin dahi kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 5.681,70-TL ... numaralı fatura alacağı, 138.701,09-TL ... numaralı fatura alacağı, 339.409,53-TL ... numaralı fatura alacağı, 1.303,42-TL ... numaralı fatura alacağı, 2.149,37-TL ... numaralı fatura alacağı, 589,87-TL ... numaralı fatura alacağı, 1.344,73-TL ... numaralı fatura alacağı, 23.332,21-TL ... numaralı fatura alacağı toplamı olan 512.511,92-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (512.511,92-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 102.502,38-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Asıl alacak olan 512.511,92-TL'ye takip tarihi olan 02/03/2023 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (512.511,92TL) üzerinden alınması gereken 35.009,69-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.867,43-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 29.142,256-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 5.867,43-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 4.225,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 4.184,98-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 3.000,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 28,41-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 80.876,79-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 4.900,76-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, a)Davanın kabul oranına isabet eden 3.090,45-TL'sinin davalıdan, b)Davanın red oranına isabet eden 29,55-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, E-duruşma ile katılan davacının ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/713, K. 2025/238, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-713-e-2025-238-k-c85c6db54af3