İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/670 E. 2025/295 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/670
- Karar No
- 2025/295
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/670 KARAR NO : 2025/295
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 27/09/2023 KARAR TARİHİ : 10/04/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 27/09/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Davalı, ----. İcra Müdürlüğü -----sayılı dosyasına dilekçe sunarak ödeme emrindeki alacak kalemlerine faize ve borca itiraz etmiştir. Takibe yapılan itirazlar haksız ve kötü niyetlidir.Dava Kasko sigortasından dolayı sigorta şirketinin Ticaret Kanunu'na göre halef olmasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir. Müvekkil şirketin alacağına kavuşamama ihtimaline binaen, alacak tutarınında yüksek olması da dikkate alınarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmektedir. Dava dışı ------. İle Müvekkil Sigorta Şirketi arasında genişletilmiş kasko sigorta poliçesi akdedilmiştir. arabuluculuk faaliyetine rağmen davalı tarafla anlaşılma sağlanamamıştır. 25.10.2022 tarihinde, liman işleteni ----- olan vincin % 100 kusuru ile sebebiyet verilen kaza neticesinde müvekkil nezdinde sigortalı araçta hasar meydana gelmiştir. 5.müvekkil şirketin, davalıya rücu hakkı bulunmaktadır. 6.davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibi hukuka uygundur. Davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini,----- İcra Müdürlüğü ----- Sayılı dosyasına vaki İTİRAZIN 18.238,67- TL alacak açısından İPTALİ ile takibin 26/01/2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz ile birlikte devamına, Davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, Yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini vekil sıfatı ile saygıyla talep ederiz." denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Yetki itirazında bulunduklarını, Öncelikle müvekkil şirketinin hasar tazminini reddetme sebebinden de açıkça anlaşılacağı üzere söz konusu hasarın meydana gelmesinde dava dışı şöförün müterafik kusuru söz konusudur. Herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece zararın oluşumunda sigorta ettirenin kusurunun müvekkil şirketin sorumluluğunu ortadan kaldırdığına kanaat getirilmediği takdirde kusur durumunun mahkeme eliyle belirlenmesi gerekmektedir.davanın ihbarını talep etmekteyiz.davacının talepleri zamanaşımına uğramıştır. Davacının İtirazın İptali Talebinin Ve İcra-inkar Tazminatı Talebinin Reddini, Davacının icra takinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere Kötüniyet Tazminatına Hükmedilmesini, Yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim."
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kasko sigortacısının trafik kazasından kaynaklı olarak yapmış olduğu ödemenin 6100 sayılı TTK'nın 1472.maddesi kapsamında rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, davalıların ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu ve huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği tespit edilmiştir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur.------Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır. TTK'nın 1472/1 maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; haklarına halef olunan dava açsa idi ne şekilde dava görülecek idiyse halef olanın açacağı rücu davasının da aynı şekilde görüleceği belirtilmiştir. Eldeki dosya incelendiğinde taşıt trafiği için faydalanılacak yer sayılabilecek davalı işletmesinde ki iskele ulaşım yolunda 25/10/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı sigortanın, aracı hasara uğrayan dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı ve bu ödemeyi TTK 1472. Maddesi uyarınca dava dışı sigortalısı davalıdan ne şekilde talep edebilecek ise aynı şartlarda davalıdan talep edebileceği görülmüştür. Hükme esas alınan yeterli teknik nitelikte kök ve ek bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere olayın meydana gelmesinde davalının %70 oranında kusurlu olduğu, dava dışı vinç operatörünün %20 oranında kusurlu olduğu, davacı sigortalısının ise %10 oranında kusurlu olduğu böylelikle dış ilişkide davalının %80 oranında kusur sorumluluğu bulunduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle hasar oranı dikkate alındığında davacı tarafından talep edilebilir tazminat miktarının 16.414,80 TL olduğu ve ödeme tarihinden itibaren 323,80 TL işlemiş faize hak edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; ----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 16.414,80 TL asıl alacak ve 323,80 TL işlemiş faiz olmak üzer toplam 16.738,60 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, 2-Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 1.143,41 TL harçtan peşin alınan 311,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 831,93 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 311,48 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 16.738,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 1.500,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 800,00 TL keşif yol gideri, 1.912,35 Keşif harcı ve 110,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.822,35 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 8.096,74 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 8-Davalı tarafından yapılan 670,00 TL posta giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 55,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine, 9- Kabul red oranına göre belirlenen 2.863,39 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 256,60 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.