İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/662 E. 2026/45 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/662
- Karar No
- 2026/45
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/662 Esas KARAR NO : 2026/45
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2023 KARAR TARİHİ : 22/01/2026
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında 40 yıldır devam eden tek satıcılık niteliğindeki bayilik sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme süresi bittikten sonra dahi bayilik ilişkisine Nisan 2023 tarihine kadar 7 aylık bir süre daha devam ettirildiğini, 18.10.2022 tarihinde sonlandırılan ve 19.04.2023 tarihine kadar da devam eden tek satıcılık yetkisi veren belirsiz süreli bir acentelik sözleşmesi olduğunu, bayi sayısının 1983 yılında 100-130 civarında iken 2022 yılında 450-500 civarına ulaştığını, sözleşmenin feshinden sonra da 450-500 satış noktasından TTK md 122 hükmündeki önemli menfaatler elde etmenin ötesinde menfaat elde ettiğinden denkleştirme talepleri olduğunu, TTK md 121/1 hükmünce üç aylık ihbar süresine uymadan bayilik ilişkisinin sona erdirildiğinden fesih ihbar süresince mahrum kalınan kar talebi bulunduğunu, davalının kendisine gelir kaydetmek üzere tek taraflı tahsil ettiği 125.219,49 TL para cezasının müvekkiline tazminine karar verilmesini talep ettiğini, davalının müvekkili şirketten depozito farkı alması, müvekkili şirketin ise bunu son satış noktalarını yansıtmasını yasaklaması da hukuka aykırı olduğundan 132.538,00 TL tutarındaki depozito farkının davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete tazminini talep ettiklerini, eksik olduğu iddia edilen soğutucuların tamamı mevcut olduğunu davalının iddialarının gerçeği yansıtmadığını haksız yere tahsil edilen 329.223,00 TL kayıp soğutucu bedelinin davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedenle gerçekleştirildiğini, davacı tarafın sözleşmeye uygun hareket etmediğini, portföy tazminatı bakımından gerekli koşulların oluşmadığını, mahrum kalınan kar talebinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin belirsiz süreli bir sözleşme olmadığını, cezai şart bedellerinin hiçbir itiraz / ihtirazi kayıt olmaksızın tahsil edildiğini, cezai bedelinin taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak davacının sözleşmeye aykırı eylemleri sebebiyle uygulandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili sunulan 01.10.2024 tarihli değer artırım dilekçesinde özetle; 5.050.674,45-TL denkleştirme istemi (müşteri portföy tazminatı), 830.386,86-TL mahrum kalınan kar tazminatı, 329.223,00-TL haksız tahsil edilen soğutucu bedeli, 125.219,49-TL haksız kesilen ceza parası, 132.538,00-TL depozito farkı ve 100.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiliyle müvekkiline verilmesini talep ve ıslah etmiştir. Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdirilmesi nedeniyle portföy tazminatı, mahrum kalınan kar bedeli, soğutucu bedeli, ceza parasının iadesi, depozito farkının iadesi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle mi feshedildiği yoksa haklı bir nedene dayanmaksızın mı feshedildiğinin değerlendirilmesi ile birlikte davacının davalıdan portföy tazminatı, mahrum kalınan kar bedeli, soğutucu bedeli, ceza parasının iadesi, depozito farkının iadesi hususlarında herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. 30.07.2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunun sonuç kısmında "...Mahrum kalınan karın davacıya ödenmesi yönünde karar vermesi halinde; Davacının son sözleşme yılı davacı ürünleri satışından elde ettiği yıllık dönem net karı 3.321.547,45 TL olduğu, aylık 276.795,62 TL olup davacının fesih ihbar süresince mahrum kalınan kar talebi 3 aylık süre için 276.795,62 TLx3 ay- 830.386,86 TL olarak hesaplandı Nihai takdir sayın mahkemenize ait olmak üzere denkleştirme tazminatı 5.050.674,45 TL olarak hesaplandığı, Davacının 132.538 TL depozito fiyat farkını davalıdan tahsil etmesi gerektiği, Davalının eksik/kayıp soğutuculara ait tutanakları sunması, soğutucuların eksik olduğunu ispatı halinde 329.223,00 TL soğutucu bedelini talep edebileceği, mahkemenin bayilik sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiği yönünde takdirde bulunmasına bağlı olarak cezai şart bedelinin de haksız yere davacı şirketten tahsil edilmiş olacağı, haklı olması halinde ise zararı giderilen davalı şirketin zararının 2,5 katı yüksekliğinde bir cezai şartın geçerliliğinin Türk Borçlar Kanunun genel işlem şartlarıyla ilgili hükümleri kapsamından geçerli olup olmayacağının da mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş belirtilmiştir. Mahkememizin 01/10/2024 tarihli ara kararı gereği davacı vekilince dava değerinin arttırım dilekçesi sunulduğu, bildirilen yeni dava değeri kapsamında dosyaya heyet tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla dosya heyete tevdi edilmiştir. 22.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunun sonuç kısmında "...Her ne kadar davacı tarafça sözleşmenin feshine gerekçe gösterilen 2018 yılı faturaları olsa da davalı şirketçe 2018 yılı usulsüz yada tahrifatlı olduğu iddia olunan her bir faturanın karşılığı olarak ... hem fatura aslından hem de tahrifat iddiası olan faturalardan kaynaklı olarak mükerrer tahsilat yapmış olması gerekmektedir. Bu hususun davalı kayıtlarında tespiti için davalıdan bilgi talep edilmiş olup işbu rapor tarihine kadar ... sözleşmenin feshine gerekçe gösterilen tahrifat iddiası olan 2018 yılı faturalarından, davalıdan fazladan haksız olarak menfaat temin ettiğinin davalı kayıtlarında ispatı sağlanamamıştır. Dolayısıyla davalının sözleşmenin feshine gerekçe gösterdiği faturalarda davacının mükerrer fatura kestiği, hem asıl hem de tahrifat iddiası olan fatura ile mükerrer tahsilat yapıldığının ispatı halinde sözleşmenin haklı nedenle feshinin kabulü gerekeceği, aksi takdirde feshin haklı olmadığı, Ayrıca davalının fesih gerekçesi yaptığı muhasebe işlemlerinin 2018 yılına ait olmasına rağmen hangi sebeple 3 yıl sonra 2022 yılında feşih gerekçesi yaptığının anlaşılamadığı basiretli tacir gibi davranma tabi olan davalının iddia ettiği işlemlerin ispat edilip edilmediğinden bağımsız olarak bu işlemlere örtülü kabul ve onay verip vermediği hususunun sayın mahkemenizin takdirinde olacağı, Davacı tarafça kayıp olduğu iddia olunan soğutucuların satış noktalarında olmadığı, davalı tarafça taraflarınca teslim alınmadığına dair tevsik edici belgelerin sunulması halinde; 329.223,00 TL kayıp soğutucu bedellerinin davalı tarafça davacı cari muavininden düşerek davacıdan talep etmesinde haklı olduğu, 2022 yılına ait ... 32.Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile talep edilen 15.02.2023 tarihli ... nolu 49.252 TL iskonto iade faturası ve 15.02.2023 tarihli ... nolu 125.219,49 TL cezai tazminatı faturasının yersiz olduğu, Depozito fiyat farkının alınmasının sözleşmeye uygun olduğu ancak davalı yetkilisinin 16.01.2022 tarihli e mailinde 06.01.2022 tarihinden itibaren depozito bedellerinin 50 krş olduğu, ticari işleyişin buna göre düzenlenmesi gerektiği, 01.01.2022 tarihinden önce fatura edilmiş ürünler için depozito bedeli talep edilip edilmediği, satış noktalarından farklı uygulamaya yönelik şikayetler olduğuna dair bir mail gönderildiği görülmektedir. Mailden davalı yetkilisinin 01.01.2022 tarihinden önce fatura edilmiş ürünler için fiyat farkı faturası depozito farklarına ilişkin bir uygulama olmaması gerekti anlaşılmaktadır. Davacı şirket satış noktalarından zamlı depozito alıyorken davalının davacıdan zam uygulatmaması davacının zararına yol açacağı değerlendirilmişti. Bu konuda takdir sayın mahkemenizde olduğu, Davacı tarafın TTK md 121/1 hükmü gereği üç aylık feshi ihbar süresine uymadan sonlandırdığından, feshi ihbar süresince mahrum kaldığı kâr talebi bulunmaktadır. Aylık faaliyet karının 3.936.474,46/12 - 328.039,54 TL olduğu ve davacının fesih ihbar süresince mahrum kalınan kar talebi 3 aylık süre için 328.039,54 TL x 3 ay- 987.118,62 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın denkleştirme tazminatı alması gerektiği kanaati hasıl olması durumunda 6.453.872,67 TL denkleştirme tazminatı hesaplandığı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davalı itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş olup ek raporun sonuç kısmında kök rapordaki kanaatlerin değişmediği belirtilmiştir. Somut olayda, davacı taraf uzun yıllardır devam eden bayilik sözleşmesinin haksız ve gerekçesiz olarak sonlandırması nedeniyle portföy tazminatı, kâr kaybı, soğutucu ve depozito bedeli ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Bu durumda, mahkememizce aydınlatılması gereken ilk husus, feshin haklı olup olmadığına ilişkindir. Taraflar arasında, 01.01.2022 tarihli bayilik sözleşmesi bulunmakta olup, öncesinde ise ticari kayıtlardan anlaşıldığı üzere devam eden benzer mahiyette ticari ilişki bulunmaktadır. Davalı tarafından, ... 4. Noterliğinin... tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği bildirilmiş ve gerekçe olarak davalı şirketin taraflar arasında düzenlenen faturalarda tahrifatlar ve gerçeğe aykırı tahsilat istemleri nedeniyle zarara uğradığı gerekçesiyle fesih edildiği bildirilmiştir. Mahkememizce, tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi heyetince incelenmesi neticesinde, davalının tahrif edildiği ve zarara uğradığını belirttiği faturaları sunmadığı, zarar iddiasının ispatlanamadığı ve bu nedenle haklı nedenle feshin varlığının kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, 22.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen hesaplamaların mahkememizce hükme elverişli olduğu değerlendirilmiş; 5.050.674,45-TL denkleştirme istemi (müşteri portföy tazminatı), 830.386,86-TL mahrum kalınan kar tazminatı, 329.223,00-TL soğutucu bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacı tarafından davalıdan talep edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, davacının diğer taleplerini ispatlayamadığı, somut olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine, Portföy tazminatı olarak 5.050.674,45-TL; kâr kaybı olarak 830.386,86-TL; soğutucu bedeli olarak 329.220,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, depozito bedeli ve manevi tazminat isteminin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 424.224,32-TL nispi harçtan peşin alınan 112.165,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 312.058,59-TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 57.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.334,00-TL tebligat, posta ve talimat giderleri olmak üzere toplam 59.334,00-TL üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 56.102,08-TL ile 112.473,98-TL harç gideri olmak üzere toplam 168.576,06-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 22.500,00-TL bilirkişi ücreti ile 1.303,50-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 23.803,50-TL üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.296,57-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 772.822,50-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 57.241,68-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin taraflardan (2.950,05-TL'den davalı, 169,95-TL'den davacının sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza