İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/638 E. 2026/116 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/638
Karar No
2026/116
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/638 Esas KARAR NO : 2026/116

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/07/2023 KARAR TARİHİ : 09/02/2026 K. YAZIM TARİHİ : 12/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Müvekkili şirketin gümrüklü antrepo işletmek üzere kurulmuş v e gümrük gözetimi altında bulunan eşyaların konulduğu a-Tipi Genel Antrepo sahibi olup 4458 sayılı Gümrük Kanunu rejimlerine tab i, olan gümrük işlemleri tamamlanmamış eşyaların gümrük gözetimind e saklanması ve muhafazasından sorumlu olduğunu, zilyedin devrettiği eşyaları güvenli bir şekilde muhafaza ederek depolam a saklama hizmeti sunduğunu, somut olayda müvekkili antrepo işleticisi olarak kendisine tesli m edilen ihtilaf konusu eşyaları mevzuata uygun ve bu konudaki teamüller çerçevesinde eşyanın antrepoya girdiği tarihten itibare n muhafazasının gereği gibi yerine getirmekte, muhafazası ile ilgil i her türlü önlemi almakla ve bu konuda gereken özel ve yükümlülüğün yerine getirmekte olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta ise müvekkil i şirketin verilen hizmet karşılığında ardiye ücreti hak kazanmasın a rağmen davalı şirket tarafından müvekkilinin ardiye ücretini ödenmediğini, tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını, davalı şirketini yurt dışından ithal etmiş olduğu ürünleri gümrükt e antrepo rejimine tabi olması sebebiyle müvekkili şirketin sahib i olduğu antrepoya teslim ettiğini, iş bu işlem sonucunda tarafla r arasında saklama sözleşmesi niteliğinde antrepo sözleşmesini sözl ü olarak akdedildiğini, nitekim resmi evrak niteliğinde Antrep o Beyannamesi 2010/41 sayılı genelge kapsamında davalının yazıl ı onayına istinaden beyannameye konu eşyaların rızası ile müvekkili şirketin antreposunda kaldığını ve müvekkili şirketin sunduğ u hizmetin niteliği gereği sözleşmeli kurulmuş olduğunun sabi t olduğunu, taraflar arasındaki antrepo ilişkisi uyarınca ; 21.09.2021 tarihli .... sayılı, 22.09.2021 tarihli ...... sayılı, 20.09.2021 tarihli ....... sayılı, 22.09.2021 tarihli ..... sayılı Antrepo beyannamelerine konu gümrük gözetimindeki eşyaların beyannamede belirtilen giriş tarihlerinden itibaren çıkış yaptıkları tarihi kadar müvekkili şirketin gümrüklü antreposunda muhafaza edildiğini, bu muhafaza nedeniyle ardiye alacağı doğduğunu, genel olarak müşterilerini uyguladığı antrepo ücret tarifesinin uygulandığını, ancak müvekkili şirket tarafından emtiaların kalış süresinin uzun ve belirsiz olması sebebiyle süreç boyunca 2021 Eylül ayından 2022 temmuz ayına kadar bir kısım faturalar tanzim ettiklerini ve dava tarafından ödendiğini bu faturaları mahiyetinin TBK 574 uyarınca malların tümünün geri alınması sırasında ödenmesi gereken nihai ardiye ücretinden mahsup edilmek üzere avans niteliğinde ve müvekkilin ticari hayatını idame ettirmesi için gereken ücretler olduğunu, ancak 2022 Temmuz ayından itibaren davalı şirketin müvekkili şirketin fatura ile talep ettiği avans niteliğindeki bu ön ödemelerin fahiş olduğunu iddia ederek yalnızca kendi belirlediği miktarı ödediğini, bununla birlikte davalının taraflar arasındaki sözleşmenin hukuka aykırı şekilde kira sözleşmesi olduğunu iddia ettiğini, taraflar arasındaki antrepo saklama sözleşmesini fesih ederek eşyaların iadesini talep ettiğini, eşyaların antrepodan çıkışı yapılarak davaya teslim edildiğini, taraftar arasında sözleşmenin davalı tarafından fesih edilmesi nedeniyle müvekkili şirketin verilen hizmet bedelinin tamamını istemeye hak kazandığını, antrepo fiyat tarifesine göre alacağın talep edildiğini, 6098 sayılı TBK 574 maddesi uyarınca ücretin fahiş olmadığını, bununla ilgili emsal mahkeme kararları ve bilirkişi raporları ve Yargıtay içtihatlarını sunduklarını, davalının sözleşmeyi fesih etmesi ve eşyaların teslimini talep etmesi üzerine tarifece hesaplanacak ücrete hak kazanılmış olup, müvekkili şirket tarafından uygulanan Ardiye ücret tarifesinin ticari teamüllere uygun olduğunu tespiti, davalı şirkete ait emtiaların antrepoda bulunduğu sürelerin tespit edilmesi, iş bu süreler baz alınarak Ardiye ücret tarifesi üzerinden hak edilen antrepo bedelinin davalının ödemiş olduğu avans niteliğindeki kısmi ödemeler mahsup edilerek hesaplanması ve hak edilen bedeli taraflarına ödenmesini , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; 07.09.2021 tarihinde davacı tarafı ile müvekkili şirket arasında depo/antrepo iş yeri kira sözleşmesi kapsamında antrepo teklifi yollanarak konteyner başına 2.000 TL bedelle her yeni yılbaşında tefe tüfe oranında zam yapılmak üzere mail yoluyla sözlü olarak anlaştıklarını, davacı taraf her ne kadar antrepo fiyat listesi üzerinden işlem yaptığını belirtse de ekte görüldüğü üzere tamamen TEFE TÜFE oranında yılda bir kez zam yapılacağı belirtilmiş olup kira sözleşmesi şeklinde çalıştığı taraflarının bu şekilde yansıtıldığının açık olduğunu, davacının Nisan ayında konteyner başına 2 bin TL olan kirayı 3.500 TL yapılmış olan zammı enflasyon oranları da gözetilerek iyi niyet gösterilerek kabul edildiğini, davacının daha sonra Eylül ayında konteyner başında 10 bin TL talep ettiğini , bu zammın mesnetsiz ve süresiz olması nedeniyle kabul edilmediğini, 07.12.2022 tarihinde davacı tarafın belirlenen ücret ödenmediğinden dolayı malların üzerinde hapis hakkı konulduğuna dair ihtarname çektiğini, 12.12.2022 tarihinde hapis hakkının kabul etmediklerini ihtar ettiklerini, kesilen faturalara iade faturaları kesilmiş olup, faturaların kabul edilmediğini, anlaşılan ücret üzerinden kira bedelinin yatırıldığını, malların hapis hakkı iddiası ile tutulduğunda dahi davacı tarafça fatura kesilmeye devam edildiği bunlara ilişkin de iade faturası kesildiğini, hapis hakkı tutulan mallara dahi fatura kesilmesinin hukukun hiçbir yerinde kendine yer bulamayacağını, malların nakliyesi ve yeniden işlemlerinin yapılması gibi külfetlere rağmen işlerin davacı firma tarafından engellendiğinden dolayı zoraki olarak kira sözleşmesinden vazgeçildiğinin 28.12.2022 tarihli ihtarname ile davacı tarafa bildirildiğini, ancak davacı tarafın mallarının teslim etmediğini, hapis hakkı kullandığını, davacı tarafından 26.01.2023 tarihinde ilamsız icra takibi 460.412,96 TL bedelli ilamsız takip yaptığını, takibe itiraz edildiğini, 10.03.2023 tarihinde yapılan görüşmede 1 milyon TL talep ettiğini, 15.03.2023 tarihinde 9.153.757,47 TL talep ettiğini , ihtarlara rağmen mallarını ellerinde tuttuğunu, ve diğer hususları bildirerek ,davanın reddini ,malların teslimini, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. SMMM Bilirkişi ...., Gümrük Mevzuatı Dış Ticaret Uzmanı ......, taşıma uzmanı ..... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 02/05/2024 tarihli kök rapora göre ; ''Mali İncelemeler Neticesinde, Davacının sunulan kayıtları uyarınca 12.000,00 TL davalı borcu mevcut olduğu, davacı tarafından, hesaplanacak tutarın davalı ödemelerinden düşümü sonrası kalan tutarı talep ettiği mevcut olup, kayıtlar kapsamında Davalı tarafından davacı şirkete 2021 yılında 82.000 TL, 2022 yılında 580.100 TL olmak üzere toplam 662.100,00 TL ödeme yapıldığı belirlendiği, beyanlarda, her ne kadar kira sözleşmesi varlığından bahsedilmekte ise de, taraflar arasında ardiye ücretinin ödeme şart ve yöntemi hakkında dosya ekinde yazılı özel bir sözleşme bulunmadığı, davalı antrepo işleticisinin, kabul ettiği/edeceği 2.000TL 3.500TL ve dahi 10.000TL aylık kira bedelini, müşterisinin uzun yıllar kendisi ile çalışma beklentisi ile kabul etmiş olabileceği müşahede edildiğinde, davalının bahse konu ettiği sözleşmeyi 28.12.2022 tarihinde yani 464 gün sonra sözleşmeyi tek taraflı feshettiği dikkate alındığında, bu durumda davalı antrepo işleticisinin, eşyaların 464 gün için depolama hizmetini 662.100,00TL ye çok düşük fiyata vermiş olacağının ortaya çıktığı, ticari genel teamüllerde, erken iptal edilen bir çok hizmet taahhütlerinde, işletmelerin standart tarifeleri üzerinden ücretlendirme yaptığının bilindiği, tüm bu hususlar blok halde değerlendirildiğinde, eşyaların antrepoya giriş yaptığı tarihler ile çıkış yaptığı tarihlerdeki döviz kurlar baz alınarak yapılan hesaplamada, davacı antrepo işleticisinin hak kazandığı ardiye ücretinin 9.596.206,00TL hesaplandığı, bilirkişi SMM heyet üyesinin yapmış olduğu, mali incelemede davalının toplamda 662.100,00 TL ödeme yapmış olduğu, sonuca göre, davacının ardiye alacak bakiyesi 8.934.106,00TL hesaplanmış olup, nihai kararın mahkemenin takdirlerinde olduğu, taraflar arasında yazılı bir şekilde ardiye bedeli kararlaştırılmamış olmakla, davacının kendi ücret tarifesi veya rayiçlere göre tüm saklama süreci için ardiye bedeli talep edebileceği, bu kapsamda, hesaplanan miktarın rayiçlere uygun olduğu değerlendirilmekle hakkaniyet ve nesafet kuralları da gözetilerek nihai takdirin mahkemeye ait olacağı'' hususu belirtilmiştir.

SMMM Bilirkişi ....., Gümrük Mevzuatı Dış Ticaret Uzmanı ..... Nitelikli Hesaplama Uzmanı ..... , Taşıma Uzmanı ..... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 26/07/2024 tarihli ek rapora göre ; ''Yazılı bir sözleşmenin bulunmaması taraflar arasında herhangi bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığı anlamına gelmediği; nitekim tarafların eylemlerinin sözleşme ilişkisinin kurulduğuna yönelik olduğu kabul edilecek olursa, davacının iş bu teklif mektubuna göre ve teklif mektunu feshinden sonraki dönem için toplam 1.026.190,68 TL ardiye ücreti hesaplandığı, davalının 662.100,00-TL ödemiş yapmış olduğu sonucana göre davacının 364.090,68 TL ardiye alacak bakiyesi hesaplandığı, mahkemece, davacı şirket tarafından davalıya gönderilen teklif formuna bir cevap verilmediği sonucuna varılır ise; söz konusu teklifteki bedelin davalı tarafça kabul edilmiş olduğu ortaya konulamadığından bu teklif mektubundaki bedelin taraflar arasında dikkate alınmasının mümkün olmayabileği, taraflar arasında teklif metni hükümleri doğrultusunda sözleşmenin kurulduğu kabul edililir ise; davacının, metnin 15. maddesinde yer alan: “İşbu teklif her yeni yıl başında revize edilerek T.C. Ekonomi Bakanlığı ve birimler tarafından belirlenen tefe-tüfe oranları baz alınarak artış yapılacaktır.” hükmü dikkate alınarak artış yapması gerektiği, mahkemece dosyada yer alan teklif mektubuna riayet edilmez ise kök raporda da yer aldığı üzere; eşyaların antrepoya giriş yaptığı tarihler ile çıkış yaptığı tarihlerdeki döviz kurları baz alınarak yapılan hesaplamada davacı antrepo işleticisinin hak kazandığı ardiye ücretinin 9.596.206-TL hesaplandığı, bilirkişi SMM heyet üyesinin yapmış olduğu, mali incelemede davalının toplamda 662.100,00-TL ödeme yapmış olduğu, sonuca göre davacının ardiye alacak bakiyesinin 8.934,106,00-TL olarak hesaplanabileceği'' hususu belirtilmiştir.

SMMM Bilirkişi ....., Gümrük Mevzuatı Dış Ticaret Uzmanı .... Nitelikli Hesaplama Uzmanı ....., Nitelikli Hesaplama Uzmanı ...., Taşıma Uzmanı .... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 08/04/2025 tarihli ek rapora göre ; ''Taraflar arasında bahse konu teklif formunun uygulanmasının mümkün olmadığının düşünüldüğü, zira davalı tarafın, kendisine gönderilen teklif mektubuna (icap) davalı tarafından henüz kabul beyanında bulunulmamış olup; birtakım hususların aydınlatılması amacı ile cevap maili atıldığı müşahede edildiği, bu yönü ile takdiri Mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine teklif mektubunun uygulanmasının mümkün olmadığının düşünüldüğü, ancak diğer taraftan şunu da ifade edelim ki tarafların bu yönde fikir teatisinde bulunması ve her ne kadar sonuç bağlanamasa da iradelerinden ticari teammüllerin uygulanmasını da istemedikleri sonucuna ulaşıldığı, bir başka ifade ile tarafların mail teatisinde bulunması dahi bir bedelin tespitine iradesine ilişkindir ve fakat bu istişareler henüz neticelenmediğinden teklif formuna sonuç bağlanamadığı, bu durumun varlığının da takdiri mahkemeye ait olmak üzere görmezden gelinemeyeceği düşünüldüğünden ticari teamülün uygulanmasını engelleyecek nitelikte olduğu, hâl böyle olunca takdiri mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine ticari teamüllerin uygulanmasının mümkün olmadığı, teklif formu kapsamında belirlenen ücretin ise taraflar arasındaki hizmet karşılığının üst sınırını oluşturduğunun düşünüldüğü, mahkemece bu kanaatte olunması durumunda davacının 364.090,68 TL ardiye alacak bakiyesi olduğu ve bu bedelin üst sınırı teşkil ettiğinin ifade edilebileceği, buna karşın mahkemece aksi kanaatte olunması bir başka ifade ile ticari teamülün uygulanması gerektiği kanaatinde olunması durumunda ise eşyaların antrepoya giriş yaptığı tarihler ile çıkış yaptığı tarihlerdeki döviz kurları baz alınarak yapılan hesaplamada davacı antrepo işleticisinin hak kazandığı ardiye ücretinin 8.934,106,00-TL olarak hesaplanabileceği'' hususu belirtilmiştir.

SMMM Bilirkişi ....., Gümrük Mevzuatı Dış Ticaret Uzmanı ..... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 27/10/2025 tarihli ek rapora göre ; ''Taraflar arasında bahse konu teklif formunun uygulanmasının mümkün olmadığının düşünüldüğü, zira davalı tarafın, kendisine gönderilen teklif mektubuna (icap) davalı tarafından henüz kabul beyanında bulunulmamış olup; birtakım hususların aydınlatılması amacı ile cevap maili atıldığı müşahede edildiği, bu yönü ile takdiri mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine teklif mektubunun uygulanmasının mümkün olmadığının düşünüldüğü, ancak diğer taraftan şunu da ifade edelim ki tarafların bu yönde fikir teatisinde bulunması ve her ne kadar sonuç bağlanamasa da iradelerinden ticari teammüllerin uygulanmasını da istemedikleri sonucuna ulaşıldığı, bir başka ifade ile tarafların mail teatisinde bulunması dahi bir bedelin tespitine iradesine ilişkindir ve fakat bu istişareler henüz neticelenmediğinden teklif formuna sonuç bağlanamadığı, bu durumun varlığının da takdiri mahkemeye ait olmak üzere görmezden gelinemeyeceği düşünüldüğünden ticari teamülün uygulanmasını engelleyecek nitelikte olduğu, hâl böyle olunca takdiri mahkemeye ait olmak üzere: taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine ticari teamüllerin uygulanmasının mümkün olmadığı, teklif formu kapsamında belirlenen ücretin ise taraflar arasındaki hizmet karşılığının üst sınırını oluşturduğunun düşünüldüğü, mahkemece bu kanaatte olunması durumunda davacının yukarıdaki tarihsel hesaplamalara göre 364.090,68 TL veya 84.900,00 TL ardiye alacak bakiyesi olduğu ve bu bedelin üst sınırı teşkil ettiğinin ifade edilebileceği, buna karşın mahkemece aksi kanaatte olunması bir başka ifade ile ticari teamülün uygulanması gerektiği kanaatinde olunması durumunda ise eşyaların antrepoya giriş yaptığı tarihler ile çıkış yaptığı tarihlerdeki döviz kurları baz alınarak yapılan hesaplamada davacı antrepo işleticisinin hak kazandığı ardiye ücretinin 8.934,106,00-TL olarak hesaplanabileceği'' hususu belirtilmiştir.

Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı taraf, davalı tarafından ithal edilen ürünlerin gümrük çıkış işlemleri yapılıncaya kadar saklanması ve korunmasından kaynaklı davalıya verilen 250.000,00 TL ardiye hizmeti alacağının tahsili için dava açmıştır. Taraf beyanları ve gümrük kayıtlarından davalı tarafından ithal edilen ürünlerin davacıya ait depoya konulduğu ve davacı tarafından davalıya ardiye hizmeti verildiği anlaşılmıştır. Davacının kendi defterlerine göre düzenlediği faturalardan kaynaklı davalıdan 12.000,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf, davalının yaptığı ödemelerin avans niteliğinde olduğunu belirtmiş ve davalıya verdiği hizmetten kaynaklı alacağın tespitini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacının gönderdiğini beyan ettiği teklif mektubunu sunmuş ve bir kısım mailler sunmuş, aralarındaki mail yazışmaları uyarınca konteyner başına 2.000,00 TL'ye anlaştıklarını, 2022 Nisan ayında davacının ücreti 3.500,00 TL'ye çıkardığını, bunu kabullendiklerini, Eylül ayında ise 10.000,00 TL'ye çıkardığını, bu ücretin kabul edilmediğini beyan etmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması, davalının sunduğu teklif metninin davacı tarafça kabul edilmemesi karşısında taraflar arasında hangi ücretin uygulanacağı hususunda ihtilaf olduğu anlaşılmıştır. Davalının sunduğu teklif metni davacı tarafça kabul edilmemiş ise de; davalı beyanları, davalının davacı ile olan dosyaya sunduğu diğer mail yazışmalarının davalı beyanlarını destekler mahiyette olması, davalı tarafından sunulan davacının gönderdiği ücret tarifesine ilişkin teklif metni ve davacının düzenlediği fatura tutarları gözetildiğinde taraflar arasında davacının gönderdiği ücrete ilişkin teklif metninde belirtilen ücreti aşmayacak şekilde sözleşme kurulduğu kabul edilmiş, bu nedenle davacının standart tarifeye göre davalıdan ücret talep edemeyeceği kabul edilmiş, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme feshedilinceye kadar davacı tarafından gönderildiği kabul edilen teklif mektubundaki ücretler esas alınarak yapılan hesaplama uyarınca davacının alacağa hak kazandığı kabul edilmiş ve fesih tarihinden sonra ise davacının standart tarifeye göre ücret alacağına hak kazandığı kabul edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından taraf kayıtları üzerinde yapılan incelemede teklif metnine göre fesih tarihine kadar 736.500,00 TL alacağa hak kazanıldığı ve fesih sonrası standart tarife uyarınca saklanan günler hesap edilerek 289.690,68 TL ücrete hak kazanıldığı kabul edilmiş, davalı tarafça 662.100,00 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından kalan 364.090,68 TL tutarında davacının alacaklı olduğu kabul edilmiş, davacı tarafça kabul edilen tutarı aşmayacak şekilde talepte bulunulduğundan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜNE, 250.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 17.077,50 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.269,38 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 12.808,12 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı + 4.269,38 TL peşin nispi harç + 25,60 TL vekalet harcından ibaret toplam 4.474,88 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (52.000,00 TL bilirkişi ücreti + 162,75 TL posta/tebligat/ mü- zekkereden ibaret) 52.162,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,

4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 3.600,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,

5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 45.000,00 TL vekalet üretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/02/2026 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ......

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/638, K. 2026/116, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-638-e-2026-116-k-f13bdbb01da8