İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/593 E. 2025/67 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/593
- Karar No
- 2025/67
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/593 Esas
KARAR NO : 2025/67
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/07/2023
KARAR TARİHİ : 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin 04.10.2022 tarihinde 16.00-17.00 saatlerinde Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampüsünde derslik binasına giderken karşı istikametten gelen sürücüsü ... olan aracın hız sınırını aşarak müvekkiline çarptığını, müvekkili aracın etkisiyle havada savrularak baygın bir şekilde yere yığıldığını, Dokuz Eylül Üniversitesi yabancı diller Meslek Yüksek Okulu ile DEU Hastanesi ek hizmet binasının arası kütüphane tarafında gerçekleşen kazanın olduğu alandan mahkeme tarafından kamera kayıtlarının celbini talep ettiklerini, müvekkiline çarpan araçta çok sayıda kişi olduğunu, müvekkilinin yanında ise ... ve ... adındaki arkadaşları olduğunu, olayı bizzat gören arkadaşlarının dosyada tanıklık edeceklerini, müvekkilinin yaya geçidinde yürürken aracın müvekkiline sol tarafından çarptığını ve sürmeye devam edecekken üniversite içindeki güvenlik görevlisinin olay mahalline gelmesi sebebiyle durmak zorunda kaldığını, müvekkilinin bu kaza sebebiyle vücudunda kemik kırıkları, kafasında kanama ve vücudunda birçok yaralanmalar olduğunu, müvekkilinin arkadaşı ... ambulansı aradığını, 10 dk civarı süre sonrasında ambulans geldiğini, müvekkilinin kafasında da kanama olduğundan en yakın hastane olan Buca Kadın Doğum hastanesine götürüldüğünü, oradan da Dokuz Eylül Üniversitesi hastanesine götürülen müvekkilinin 6 gün hastanede yatarak tedavi görmek zorunda kaldığını, hastaneden çıktıktan sonra sürekli hastane kontrollerine giden müvekkilinin halen daha fizik tedaviye gitmekte olduğunu, ancak herhangi bir iyileşme olmadığını, ameliyat olma riskinin yüksek olduğunu, şuan kazadan beri sürekli hastaneye giden müvekkilinin İstanbul Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde özel bir tedavi görmekte olduğunu, Doktoru ..., tedaviyi uygulayan Prof. Dr. ... olduğunu, müvekkiline fizik tedavi süreci iyileşmesi için yeterli olmadığından elektrik tedavisi de uygulandığını, ve ayrıca su içinde ultrason tedavisi uygulandığını, müvekkilinin büyük bir ağrı ve acıyla yaklaşık 1 yıldır mağdur olduğunu, ve halen mağduriyetinin devam ettiğini, olayla ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... soruşturma dosyası açıldığını ve soruşturmanın devam ettiğini, kazada davalı ...'nin kusurlu olduğunu, müvekkilinin yaya geçidinden geçtiğini ve kazada kusuru olmadığını, İstanbul Haseki Eğitim Ve Araştırma Hastanesi tarafından 02.03.2023 tarihinde engelli sağlık kurulu raporu hazırlandığını ve bu rapora göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre müvekkilinin %6 oranında sürekli maluliyetinin olduğunun belirlendiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin ... acente, ... poliçe numarasıyla" Ak sigorta sorumlu olduğunu, 9000 acente no.lu,... poliçe no.lu Genişletilmiş Kasko Poliçesi" ile ... Sigorta A.ş. Kasko şirketi olarak sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda sigorta genel şartlarında belirtilen tazminat ödemesinin yapılabilmesi için şirkete gerekli tüm belgeler ibraz edilmesine karşın sigorta şirketince teklif edilen miktar gerçek zararını karşılar nitelikte olmadığından anlaşma sağlanamadığını ve sigorta şirketi tarafından müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, 07.04.2023 tarihinde ... numarası ile arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin bu kaza sebebiyle vücudunda kemik kırıkları, kafasında kanama ve vücudunda birçok yaralanmalar oluştuğunu, hastanelerde çeşitli tedaviler gördüğünü, müvekkilinin büyük bir ağrı ve acıyla yaklaşık 1 yıldır mağdur olduğunu, davalı ...'nin asli ve tam kusurlu olduğunu, sigorta şirketince teklif edilen miktarın gerçek zararı karşılamadığını, müvekkilinin öğrenci olduğunu ve hiçbir gelirinin olmadığını bu sebeple adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek yaralamalı trafik kazası sebebi ile müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları ve sair hakları saklı kalmak üzere, 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre belirlenecek; müvekkilinin sürekli kısmi iş göremezlikten kaynaklı doğan maddi zararının şimdilik 100,00 TL'sinin davalı sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin geçici iş göremezlikten kaynaklı doğan maddi zararının
şimdilik 100,00 TL'sinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, SGK'nın sorumluluğunda olmayan, belgelenemeyen tedavi gideri niteliğinde olan tedavi amaçlı yapılan ulaşım ve diğer giderlere karşılık belirlenecek olan tazminatın şimdilik 100,00 TL'sinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, müvekkili davacı için 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ...'den alınıp kaza tarihi olan 04.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraflara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Mahkememizin 01/08/2023 tarihli ara kararı ile Davacının adli yardım talebinin HMK 336 maddesi gereğince reddine karar verildiği ancak yine Mahkememizin 19/12/2023 tarihli ara kararı ile Davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Davalı ... Yönetimi Araç Kiralama ve Alım Satım Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; yönetmelik yürürlük tarihinden sonraki dönemde yapılan başvuru sonucunda düzenlenen arabuluculuk son tutanağında hangi alacak kalemleri konusunda anlaşma sağlandığı veya sağlanamadığı açıkça belirtilmediğinden dava konusu işçilik alacaklarının tamamının arabuluculuğa konu edildiğinin söylenemeyeceğini, dava konusu alacaklar yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, ulaşım ve diğer giderlere ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat talebi ile eldeki davayı ikame etmişse de dava dilekçesi ekinde sunulu 09.06.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağının incelenmesi durumunda da görüleceği üzere arabuluculuk son tutanağında hangi alacak veya tazminat kalemleri konusunda anlaşma sağlanamadığı açık ve net bir şekilde tek tek belirtilmediğini, kaza nedeniyle uğradığı maddi ve manevi tazminat talebi şeklinde genel bir ifadeye yer verildiğini, açıkça görüleceği üzere yönetmelik yürürlük tarihinden sonraki dönemde yapılan başvuru sonucunda düzenlenen arabuluculuk son tutanağında hangi alacak kalemleri konusunda anlaşma sağlanamadığı belirtilmediğinden dava konusu sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, ulaşım ve diğer giderlerin arabuluculuğa konu edildiğini söylenemeyeceğini, davacının taleplerinin arabulucuğa konu edilmediği kısacası bu talepler yönünden dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek iş bu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde tazminat ödemesinin yapılabilmesi için sigorta şirketine gerekli tüm belgelerin ibraz edildiği iddia edilmişse de başvurunun hangi sigorta şirketine yapıldığı dava dilekçesinden hiçbir şekilde anlaşılamadığını, kaldı ki davacı tarafça bu hususta dosyaya sunulmuş somut herhangi bir bilgi, belge de bulunmadığını, müvekkili şirket adına kayıtlı bahse konu araç için ak sigorta tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi (trafik sigortası) tanzim edildiği dikkate alınacağı üzere mahkemece öncelikle diğer davalı ... sigorta a.ş.'ye bu hususta kendilerine yapılmış herhangi bir başvuru olup olmadığının sorulması gerektiğini, davacı tarafça ilgili mevzuat gereğince usulüne uygun şekilde yapılmış başvuru bulunmaması halinde usuli şartı yerine getirilmediğinden reddi gerektiğini, kira sözleşmesi devam etmekteyken 04.10.2022 tarihinde ... plakalı araç davalı kiracı ... hakimiyetinde iken kazanın gerçekleştiğini, müvekkili şirket ile diğer davalı ... arasında akdedilen kira sözleşmesinin uzun süreli olduğu da dikkate alınacağı üzere Yerleşik içtihatlar gereğince bahse konu araç üzerinde fiili hakimiyetin devredildiği, kira sözleşmesinin müvekkili şirketin hukuki ve fiili hakimiyetini sona erdirici nitelik taşıdığının açık olduğunu, kaldı ki davacı tarafın iddialarını kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davalılardan ... taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesi uyarınca tazminat sorumluluğunu da açıkça kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin eldeki davada pasif dava ehliyeti bulunmadığını, emsal yargı kararlarıyla da sabit olduğu üzere işleten sıfatı kiracıda olduğundan aracın işletilmesinden doğan zararlardan "kiracı" sorumlu olacağından ve araç maliki olan müvekkili şirketin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, bu kapsamda eldeki davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle; sıralı sorumluluk ilkesi gereğince müvekkili şirket nezdindeki kasko sigortası ihtiyari mali mesuliyet teminatının Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi teminat limitleri üzerinde kalan zararların karşılanmasının amaçlandığını, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu nedenle meydana gelen zararların öncelikle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinden karşılanması gerektiğini, bu poliçenin limitinin tamamen tükendiğinde geriye bakiye bir zarar kalır ise müvekkili şirket nezdinde düzenlenen Kasko Sigortasında yeralan İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı için başvurulması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen ... no.lu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi’nde yer alan İMMS (ihtiyari mali mesuliyet sigortası) teminatının ise ancak olay tarihi itibarıyla cari olan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta (ZMMS) poliçesi teminatı limitinin bittiği yerden yani Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta limitlerini aşan bir zararın varlığı halinde devreye girebilecek ve poliçe limitiyle sınırlı kalacak nitelikte olduğunu, ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMM poliçesi mevcut olduğu gözetilerek kaza tarihinde geçerli sürekli sakatlık başına maddi teminat limitinin 500.000-TL olduğunu, bu nedenle ZMM sakatlık teminat limiti tüketilmeden İMM sigortacısı olan müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, bu bağlamda, başvuru ile talep edilen bedellerin olay tarihindeki ZMMS poliçesi ile verilen teminat hadlerinin altında kaldığı bir durumda müvekkili şirketin sorumluluğunu gerektiren bir durum söz konusu olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... igorta A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle; Dava konusu olaya karışan ... plakalı ... Yönetim A.Ş. adına kayıtlı aracın müvekkili şirket nezdinde, ... poliçe numarası ile 08.10.2021-2022 tarihleri arasında Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin ... numaralı ZMS poliçesi kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, söz konusu poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 1.000.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, Teminat limiti bildirilmesinin davayı kabul anlamına gelmediğini, manevi tazminat taleplerinin Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi teminatı dışında kaldığını, zorunlu trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, kısaca açıklamak gerekirse, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunun adli tıp kurumu 3. ihtisas kurulu tarafından erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik doğrultusunda incelenmesi gerektiğini, mevzuat hükümleri gereğince dava konusu kazaya ilişkin olarak davacının maluliyetinin var olup olmadığının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş bir raporla ispatı gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacının, dava konusu kaza sonucu uğradığı tüm vücut fonksiyon kaybının tespiti amacı ile 20.02.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, muayenesinin de yapılması sureti ile rapor alınması için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'na tevdiine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davacı tarafından müvekkil şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından kazaya karışan... plakalı araca ilişkin Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlenmiş olması tek başına poliçede yer alan teminat tutarının tamamının müvekkili şirket tarafından ödeneceği anlamını taşımadığını, öncelikle müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun davacı tarafından ispatı gerektiğini, tedavi giderleri ve tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat talebi sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ye dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından yazılı ya da sözlü herhangi bir savunma ileri sürülmemiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
Türkiye Noterler Birliğine yazılan müzekkereye verilen yazı cevabı, Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından ... hakkında düzenlenen sosyal ekonomik durum araştırmasına ilişkin tutanak, Kocasinan Şehit Mehmet Aydın Polis Merkezi tarafından davacı ... hakkında düzenlenen sosyal ekonomik durum araştırmasına ilişkin tutanak, İzmir CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyasının uyap çıktısı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 04/06/2024 havale tarihli Sağlık Kurul Raporu, Trafikçi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/12/2024 havale tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasındadır.
Mahkememizce 19/02/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 04/06/2024 havale tarihli Sağlık Kurul Raporunun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, söz konusu Sağlık Kurul Raporuna karşı davalı ... Yönetimi Araç Kiralama ve Alım Satım Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Vekili tarafından beyan ve itiraz dilekçesinin sunulduğu görülmüştür.
Yine Mahkememizce 09/10/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği trafikçi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 16/12/2024 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür.
Tanık ... İle ... Bakırköy ... sliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla dinlendikleri görülmüştür.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ile dava açtıktan sonra 20/11/2023 tarihli beyan dilekçesi ile sigorta şirketi ile sulh anlaşmasını yaptığını beyan ettiği, davanın sadece ... için manevi tazminat olarak devam edilmesini talep ettiği, davada maddi zararların giderildiği, manevi zararlar yönünden davaya devam edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava yaralamalı trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... Yönetimi A.Ş'nin maliki olduğu davalı ...'nin sürücüsü olduğu ...-*098765 araç ile yaya durumunda olan davacının karıştığı 04.10.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında mahkememizce de yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli bilirkişi kurul raporuna göre, kazanın oluşumunda yayanın asıl etken olduğu, araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda etken olduğu anlaşılmakla meydana gelen zarardan az da olsa kusurlu aracın sürücüsü ve malikini haksız fiil sorumluluğu gereği ve tehlike sorumluluğu gereği, davalı sigorta şirketlerini de ZMM sigortacısı ve KASKO sigortacısı olarak sorumlu tutmak gerekmiştir.Yargılama devam ederken davacı vekili maddi tazminat kalemlerinin davalı ... Sigorta şirketi tarafından karşılandığı ve talepler açısından davanın konusuz kaldığını beyan etmekle ve buna ilişkin ibranamu sunmakla konusuz kalan bu talepler yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar davalı ... Kiralama aracın kiraya verildiğinden bahisle sorumlu tutulamayacaklarını savunmuş ise de, araç kiralama sözleşmesine göre aracın 32 günlük kiralandığı dolayısıyla uzun süreli bir kiralamaya konu olmadığı işleten sıfatının devam ettiği anlaşılmakla davalı şirketin bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Davalı ...'den talep edilen manevi tazminat açısından yapılan değerlendirmede, davaya konu trafik kazası sonucu yaralanan davacının manevi acı ve üzüntü yaşamış olması aşikardır.Bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayda yaşanan kusur durumları, yaralanmanın şekli ve ağırlığı dikkate alınarak mahkememizce hak ve nesafet kurallarına uygun olarak davacının manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaati mahkememizde oluşmuştur. Ancak davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarı fazla olduğundan ayrıca manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olarak da görülmemesi davalı tarafın mahkememizce yapılan araştırmalar sonucu sosyal ve ekonomik durumu da gözönüne alınarak talep edilen manevi tazminat miktarının çok fazla olduğu anlaşıldığından tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre hakkaniyet ölçüsünden davacının manevi tazminat talebinin mahkememizce takdiren kısmen kabulüne karar verilerek tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Maddi tazminat istemleri yönünden konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,
2-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 22.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
3-MADDİ TAZMİNAT İSTEMİNE İLİŞKİN DAVADA;
-Davacı tarafça yapılan 684,12 TL harç masrafının dosyada adli yardım talebi kabul olduğundan karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-Talep olmadığı gibi davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
-3.200,00 TL arabulucuk ücretinin davalılardan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,
4-MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİNE İLİŞKİN DAVADA;
-Alınması gereken 1.502,82 TL nisbi ilam harcının davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre tayin edilen 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından işbu davada sarf edilen posta ücreti, tebligat gideri ve bilirkişi ücreti toplamı 3.302,63 TL ve 2.347,38 TL Ege Üniversitesinin 09/07/2024 tarihli fatura bedeli olmak üzere toplam 5.650,01 TL yargılama giderinden davanın kabul-red oranına göre 1.243,01 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
-Davacı vekilinin adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğinden İdari İşler Müdürlüğü Maaş Mutemetliği tarafından yatırılan 4.000,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-red oranına göre 880,00 TL'sinin davalı ...'den, 3.120,00 TL'sinin davacı ...'den alınarak Hazineye irat kaydına,
-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren davacı vekilinin ve davalı ... Yönetim A.Ş. Vekilinin yüzüne ve diğer davalının yokluğunda, 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 28/01/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır