İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/592 E. 2026/38 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/592
- Karar No
- 2026/38
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/592 Esas KARAR NO : 2026/38
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 23/09/2022 KARAR TARİHİ : 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Anonim Şirketinin ...Şubesinde ... İBAN no'lu mevduat hesabı bulunmakta olup kendisi söz konusu bankanın müşterisi ve bankanın yönlendirmesi üzerine internet bankacılığı da kullandığını, kendisinin hesaplarını kontrol ederken, 06.09.2021 tarihinde 64.000 TL parasının, ... Bankası ... İBAN no'lu hesap sahibi ... isimli şahsa "konut ödemesi fatura" adı altında bilgisi ve rızası dışında EFT ile gönderildiğini tespit ettiğini, ancak adı geçen bu şahısla, müvekkili şirket arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, banka ile yapılan görüşmelerde sisteme kayıtlı olan firma yetkilisi olan ...'in ... numaralı telefonuna işlem için SMS mesajı ile şifre gönderildiği ve bunun üzerine EFT işleminin yapıldığı bildirildiğini, ancak şirket yetkilisi ...'in telefonuna davalı bankanın cevap yazısında belirtildiği şekilde bir aktivasyon kodu ve sonrasında işlem öncesinde bir onay mesajı/sms/şifre gelmediğini, yrıca banka tarafından söz konusu internet bankacılığı işlemi yapılırken kullanıldığı bildirilen 185.70.55.92 numaralı IP'nin, yapılan araştırmada ... ülkesinden olduğunun öğrenildiğini, banka ile haricen ve arabulucu huzurunda yapılan görüşmelerde zararın tazmini hususunda anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulü ile 64.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilecek bedele davalının temerrüde düştüğü arabuluculuk sürecinin sona erme tarihi olan 19.11.2021'den itibaren avans faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya tahmiline, tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi gereği yetkili icra daireleri ve mahkemelerinin ...Mahkemeleri olduğunu, yetkiye itiraz ettiklerini, yetkisizlik nedeniyle davanın reddini, bankanın davalı sıfatı bulunmadığından husumet nedeniyle davanın reddini, davacı her ne kadar zararından müvekkil Banka'yı sorumlu tutarak davasının sadece müvekkili banka'ya yöneltmiş de olsa burada esas davalı sıfatı zarar verdiği iddia edilen ... isimli şahıs olduğunu, davacı dolandırıldığı ve zarara uğradığı iddiasında ise bu iddiasını Banka'ya değil, dolandırıcılık suçunu gerçekleştirdiğini iddia ettiği kişilere yöneltmesi gerektiğini, müvekkili Banka kayıtlarında aktivasyon kodunun davacının kayıtlı telefonuna gönderildiği görüldüğünü, davacının gerekli önlemleri almaması nedeni ile aktivasyon kodunun üçüncü kişilerin eline geçmesine izin verdiğini, öncelikle dava dışı ... isimli şahsa davanın ihbar edilmesini, davacının haksız ve mesnetsiz davasının yetkisizlik, zamanaşımı ve husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise; davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, bankanın sorumluluğuna dayalı tazminat davasıdır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 24/10/2024 tarihli bilirkişi ön raporuna göre; Mahkememiz tarafından davalı Anadolubank'a davacı ile davalı arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesine istinaden müzekkere yazıldığı ancak dosyaya herhangi bir veri sunulmadığını belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20/05/2025 tarihli bilirkişi ek ön raporuna göre; davalı bankanın merkez sunucularındaki sistemleri üzerinden inceleme yapılarak bu verilerin taraflarınca alınması uzmanlık gerektiren ve zaman alan işler olduğu için dosyaya ek bilgisayar mühendisi tahsis edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; davacı ile davalı banka arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi'nin ve 06/09/2021 tarihinde yapılan eft işleminin nasıl olduğu hususunda davalı bankanın sistemi üzerinde yaptıkları incelemede: dava konusu olayın davacının saklamakla yükümlü olduğu verileri 3.kişilere kaptırması sonucu olduğunu, düşük bir ihtimal de olsa davacının cihat değişimi sırasında sim kartının klonlanması ihtimali ile de gerçekleşebileceğinin bu konu hakkında gsm operatöründen bilgi talep edilebilinir olduğunu belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; davaya konu EFT işleminin gerçekleşmesi sırasında davalı bankanın tabi oldukları BDDK mevzuattan kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiğini, dava konusu EFT işleminde davalı bankanın bir ihmal ve kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini belirtmişlerdir. TBK m.72'ye göre- "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." hükmü uyarınca davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalının zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı bankada mevduat hesabı olduğunu, hesaplarını kontrol ederken bilgisi ve rızası dışında dava dışı ...'e EFT ile para gönderildiğini, bankaların objektif özen yükümlülüğünün bulunduğunu belirterek meydana gelen zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın ise kusurunun bulunmadığını, aktivasyon kodunun davacının kayıtlı telefonuna gönderildiğini, davacının gerekli önlemleri almaması nedeniyle aktivasyon kodunun üçüncü kişilerin eline geçtiğini savunduğu, davaya konu zararın meydana gelmesinde davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti için mahkememizce bilirkişi incelemesi yapıldığı ve raporlar alındığı, alınan raporlar ile davacının bankada kayıtlı cep telefonundan işlemlerin yapıldığının, işlemin 2 factor authentication yani iki faktörlü kimlik doğrulamasıyla yapıldığının ve dava konusu olayın davacının saklamakla yükümlü olduğu verileri 3.kişilere kaptırması ile meydana geldiğinin tespit edildiği, bu şekilde dava konusu EFT işlemi nedeniyle davalı bankanın bir ihmal ve kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.092,96 TL harcın mahsubu ile artan 360,96 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.320 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/01/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.