İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/562 E. 2025/934 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/562
Karar No
2025/934
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/562 Esas KARAR NO :2025/934

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/09/2023 KARAR TARİHİ:18/12/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 07/06/2018 tarih, ... D. İş sayılı kararı ile ...'nin kayyum olarak atandığını, Fon Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2018/494 sayılı kararıyla yeni müdürler kurulu/yönetim kurulu heyetinin göreve başladığını, şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiğini ancak yönetimin ...'ye ait olduğunu, ... kayyumlarınca vekaletname verildiğini, ... Silahlı Suç Örgütü hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... sayılı dosyası üzerinden devam eden davada 11.01.2021 tarihinde mahkumiyet ve müsadere kararları verildiğini, verilen kararın bozulduğunu, davanın bozma sonrasında aynı mahkemenin ... Esas Sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü ve bu dosyada da yeniden mahkumiyet ve müsadere kararı verildiğini, verilen kararın İstinaf edildiğini ve hukuksal sürecin devam ettiğini, davalıların şirkete ... kayyumları atanmadan önceki ortakları olduğunu, ... ... Ürünleri Pazarlama Ltd Şti.'nin bilançosunda 100-Kasa hesabında 218.509,38 TL kasa mevcudu gözükmekte olduğunu, şirketin muhasebe işlemlerini yürüten YMMM ofisi tarafından tarafından verilen 18.05.2023 tarih ve ... sayılı Mali Durum Raporunda da şirketin 100-Kasa hesabında 218.509,38-TL kasa mevcudunun görüldüğünü, ...'nin şirkete kayyum atanmasına müteakip şirkette görevlendirilen ... yetkililerince söz konusu tutara rastlanılmadığını, şirket kasasında kayden görünen paranın gerçekte şirket ortakları tarafından usulsüz ve hukuksuz bir şekilde işletmeden çekildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle kayden şirket 100- kasa hesabında yer alan ancak fiziken var olmayan 218.509,38 TL kasa bakiyesinin haksız işlemlerin yapıldığı tarihten itibaren işlemiş teeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11/07/2018 ve 15/03/2022 tarihleri arasında tutuklu olarak ceza infaz kurumunda bulunduğunu, arabuluculuk sürecinde de müvekkilinin ceza infaz kurumunda olmasına rağmen tebligatın yıllar önce boşalttığı adresine yapılması nedeniyle süreçten haberdar olamadığını, bu nedenle arabuluculuk işleminin hukuken bir geçerliliği olmadığını ve davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkilinin 11/07/2018 tarihinde tutuklandığını, bu tarih itibarıyla müvekkilin ortağı olduğu şirket ile hukuki ve fiili bağlantısının kesdiğini, yönetimin kayyum olarak belirlenen ...'ye geçtiğini, davanın TTK 560 hükmünde belirlenen süreye istinaden süresinde olmadığını ve zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin adresi itibarı ile mahkemenin yetkisiz olduğunu ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın kayyum sıfatıyla davacı şirketin yönetimini devraldığında şirketin varlıkları ile ilgili bir tutanak tutulmadığını, kayyum tarafından devralındığında şirketin durumunun ne olduğu belli olmadığını, kasa hesabı için bir devir teslim tutanağının tutulmasının gerektiğini, kayyum tarafından şirketin devir alındığı gün tutulmuş kasa sayım tutanağı, kasa devir tutanağı gibi evraklar düzenlenmediğini, devir günü itibariyle kasa açığı olduğuna dair bir tutanak ve belirleme bulunmadığını, davacının kasa hesabı noksanlık iddiasını doğrulayacak bir belge veya kanıt da sunulmadığını, müvekkilinin davacı şirket yönetiminde bulunduğu dönemde şirket kasasında hiçbir eksik bulunmadığını, bunun şirketin muhasebe işleri ile ilgilenen ... tarafından tutulan kayıtlardan da anlaşılacağını, davacının iddia ettiği gibi şirketin 100 kasa hesabında eksik mevcutsa bu eksiğin sorumlusu şirket yönetimine atanan kayyumdan kaynaklandığını, müvekkilinin şirket yönetiminde bulunduğu döneme ilişkin muhasebe kayıtları ile kayyum dönemine ilişkin muhasebe kayıtları bir arada incelendiğinde sorumluların kim olduğunun ortaya çıkacağını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Serkan Demir tarafından davaya cevap verilmemiştir. Dava; TTK.nın 553.maddesi kapsamında yönetici/ortakların sorumluluğundan kaynaklı açılan tazminat talebi istemine ilişkindir. Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre; dava dışı şirket ... Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi'nun kurucu ortaklarının davalılar olduğu, şirketi aksi karar alınıncaya kadar, davalıların müşterek temsile yetkili oldukları, şirketin tescilinin 18/01/2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş olduğu görülmüştür. ... tarafından verilen cevaba göre; dava dışı şirket ... Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi'ne .... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D. İş Sayılı kararı ile ...'nin kayyım olarak atandığı, bu karara dayalı olarak Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilanların yapıldığı görülmüştür. Dava dışı şirket ... Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi''ne ait mizan, bilanço ve kurumlar vergisi beyanname örneklerinin dosya içerisinde olduğu görülmüştür. Dosya içerisinde bulunan 18/05/2023 tarihli yeminli mali müşavirlik mali durum tespit raporuna göre şirket kasa hesabında 218.509,38 TL olduğunun rapor edilmiş olduğu görülmüştür. Uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, TTK.nın 553.maddesindeki sorumluluk davası koşullarının oluşup oluşmadığı ve oluştuğunun kabul edilme ihtimaline binaen davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş; bu yönden dosya SMMM bilirkişi Prof. Dr. ... ile Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...'ye tevdi edilmiş; bilirkişiler tarafından düzenlenen 31/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 09/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür. Aldırılan 31/07/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; "...dosyada bulunan davacı şirket 31/12/2018 ve 31/12/2019 tarihli mizanlarında 100 Kasa hesabında 218.509,38 TL kaydi para bulunduğu, 2019 ve 2018 Kurumlar vergisi beyannamelerinde de 100 Kasa hesabında 218.509,38 TL kaydi para bulunduğu, dosya muhteviyatında da el koyma tarihi itibariyle kasa sayım tutanağı yada devir teslim tutanağı tespit edilemediği, Kasa açığının el koyma anında mevcut olduğu hususu tespit edilememiş olduğu..." yönünde görüş bildirilmiştir. Aldırılan 09/09/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle; "...dosyaya sunulan davacı şirketin 31/12/2018 ve 31/12/2019 tarihli mizanlarında 100 Kasa muavin hesabında davacı tarafın muhasebe kayıtlarında 218.509,38 TL görüldüğü, ancak dosya muhteviyatında da el koyma tarihi itibariyle kasa sayım tutanağı ya da devir teslim tutanağı ile paranın fiziki olarak bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, davacı tarafın sunduğu kayıtlara göre kasada hesaplarda gösterilen tutarın davacı dilekçesindeki talep doğrultusunda hesaplanarak faiz tutarının 175.748,88 TL olduğu ve anapara artı faiz toplamının da 394.258,26 TL olduğu..."yönünde görüş bildirilmiştir. Aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görülmüş, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi rapor ve ek raporu ile toplanıp değerlendirilen delillere göre; dosya kapsamındaki Sulh Ceza Hakimliği kararı ve ... cevabından dava dışı şirket ... Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi'ne ...'nin kayyım olarak atanmış olduğu, Ticaret Sicil Kayıtların göre de davalıların dava dışı şirketin aksi karar alınıncaya kadar şirketi müşterek temsile yetkili müdürleri oldukları görülmüştür. Dava dışı şirket ... Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi'ne kayyım ataması 21/07/2018 tarihinde yapılmış olup şirket kasasında 218.509,35 TL paranın olmadığına dair tespit 18/05/2023 tarihinde, şirketin 31/12/2018 -31/12/2019 tarihli kayıt ve mizanları incelenerek yapılmıştır. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen karara dayalı olarak ... tarafından dava dışı şirkete kayyım olarak atandığı tarih olan 21/07/2018 tarihinde bir tespit yapılmamıştır. ... tarafından aldırılan yeminli mali müşavir tespit raporu 18/05/2023 tarihinde yapılmış olup, yapılan inceleme ve tespit dava dışı şirketin 31/12/2018 - 31/12/2019 tarihleri arasındaki mizana bakılarak yapılmıştır. Şirkete ... 21/07/2018 tarihinde kayyım olarak atanmış olduğundan ve bu tarihte şirket yönetimi ...'ye geçmiş olduğundan davalıların bu tarih aralığındaki işlemlerden bir sorumlulukları olmayacaktır. Ayrıca şirkete atanan kayyım ..., şirkette göreve başladığında şirket kayıtlarında ve kasa mevcudunda bir tespit yapmamıştır. ... tarafından aldırılmış olan mali durum tespit raporu davalıların şirket yönetiminde olmadıkları tarihlere ilişkin olduğundan ve dava dışı şirkete kayyım olarak atandığı tarihte de kasa mevcudu ve şirket mali kayıtlarına ilişkin bir tespit ve tutanak düzenlenip yapılmamış olduğundan, davacının davasını ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır. Davalı ... cevap dilekçesinde zaman aşımı itirazında bulunmuştur. Kayyım olarak atanan ... tarafından dava dışı şirkete atanan yönetim kurulu üyelerinin göreve başlamaları Ticaret Sicil Gazetesinin 17/10/2018 tarihli sayısında yayınlanmıştır. Bu tespite göre zararın meydana geldiği tarih olarak 17/10/2018 tarih kabul edilmelidir. Dava 05/09/2023 tarihinde açılmıştır. Buna göre beş yıllık dava zamanaşımı süresi dolmadan dava açılmış olduğundan davalı Rasim'in zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın açıldığı tarihte, dava dışı şirketin merkez adresinin Şişli ilçesi olması, TTK 561.madde yazılı yetki kuralı kesin yetki kuralı olduğundan yetki itirazının da reddine karar verilmiştir. Toplanan deliller, aldırılan denetime açık bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının davasını ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacının Davasının Reddine, 2-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına, 3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.18/12/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/562, K. 2025/934, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-562-e-2025-934-k-530996999141