İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/924 E. 2025/1155 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/924
Karar No
2025/1155
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/543 Esas KARAR NO: 2025/1134 DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 22/07/2023 KARAR TARİHİ: 17/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ortağı bulunduğu ----yılında iki ortaklı olarak kurulduğunu, şirket ortaklarından -------- yetkilerini kötüye kullanması sebebiyle müvekkilinin ticari faaliyetlerinin zarar gördüğünü, davalının, müvekkilinden habersiz kendisine ve yakınlarına menfaat sağlamak amacıyla birden fazla kez şirket hesabından olmayan borçların ödenmesine ilişkin havale ve eft işlemi yaptığını, şirket adına yakın bir akrabasına araç kiraladığı ve kendi namına ödemeler çıkartmak olduğunu, kendisine bu şekilde haksız menfaat sağlayan davalının eylemlerinin doğrudan zimmetine para geçirme şeklinde yapmış olduğunu, davalının daha önce siparişi verilmiş olan emtiaları müvekkilinden habersiz olarak depolara çekilmesini sağladığını, şirkete ait depo ve antrepoların kilitlerini değiştirdiğini, mail adreslerinin şifrelerini değiştirerek müvekkilinin bu bilgilere ulaşmasını engellediğini, bunlara karşı müvekkili tarafından yapılan tüm girişimlerin karşılıksız kaldığını, müvekkilinin farklı gruplar tarafından tehdit edildiğini, netice itibariyle müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin sadece---- 6.239.197, 75 TL borcu olduğunu, bu hususlar doğrultusunda ortak şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, açıklanan nedenlerle şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin haklı nedenle fesih davasında taraf olarak gösterilemeyeceğini, Yargıtay içtihatlarına göre bu davanın şirkete karşı açılması gerektiği, bu nedenle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiği, müvekkilinin yetkilerini kötüye kullanmış olduğu iddiasının doğru olmadığını, asıl asıl yetkilerini kötüye kullan kişinin davacının kendisi olduğunu, zira davacının ----- yanındaki ağabeyi ------- kişiyle şirketin deposundaki malları kaçırdığını, Malları kaçırmadan önce kamera ve alarm şifrelerini değiştirerek delillerin elde edilmesinin önünü geçmeye çalıştığını, bunun üzerine müvekkili tarafından -----şikâyette bulunulduğunu, bunun üzerine malların geri getirildiğini, davalı her ne kadar yaptığı bu hatalardan dolayı özür dilemiş ise de ortaklar arasındaki güven duygusunun sarsılmış olduğunu, yaşanan bu olaylardan sonra müvekkilinin malların güvenliğini sağlamak amacıyla depo kilidini ve kamera şifrelerini değiştirdiğini, bunun dışında şirketin ticari faaliyetlerinin engellenmesinin söz konusu olmadığını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; davalı şirketin haklı nedenle feshi davası olup, Uyuşmazlık; davalılardan ------ pasif husumeti olup olmadığı, şirketin fesih şartlarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak gösterilen ticaret sicil kayıtları, ---- kayıtları ve vergi kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporları alınmış, sunulan diğer deliller ile birlikte incelenerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.------ tarihli yazı cevabı incelendiğinde davacı---- münferiden temsile yetkili olduğu ve şirketin son tescilini ---- tarihinde yaptırdığı görülmüştür.-----sayılı yazısında; ----- tarihi itibariyle ------ Gecikme Zammı olmak üzere 10.759,68 TL borcu bulunduğu,------- sayılı yazısında 09/08/2024 tarihi itibariyle 425,30-TL Vergi Aslı 4,64-TL Gecikme Zammı olmak üzere toplam 429,94-TL borcu bulunduğu,----- yazı tarihi itibariyle 2023/07 dönemine ait 20.121,75 TL prim borcu olup, geçmiş dönem borcu bulunmadığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 13/03/2025 tarihli raporda; "..Şirketin feshedilmesi için gerekli olan haklı sebeplerin oluşmuş olduğu, Haklı sebeple fesih davasının ortaklığa karşı yöneltilmesi gerektiği, Diğer ortağa karşı husumet yöneltilemeyeceği," görüşünün bildirildiği, Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 06/11/2025 tarihli ek raporda; "..Şirketin feshedilmesi için gerekli olan haklı sebeplerin oluşmuş olduğu, şirketin 01/01/2024 tarihinden rapor tarihine kadar yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği gibi herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, Şirketin: 2023 yılında 23.229.438,35 TL Net satışları olmasına rağmen 627.127,36 TL faaliyet zararı ve 662.716,68 TL dönem net zararı ettiği, 2024 yılında ticari bir faaliyetinin olmadığı, 624,90 TL genel yönetim gideri ve 2024 yılı enflasyon düzelte karları ve zararları nedeniyle 9.377,81 TL dönem net zararı olduğu, 31/08/2025 tarihi itibariyle 2.662,20 TL genel yönetim giderine katlandığı ve 2.662,20 TL zararının olduğu, Şirketin, 01/01/2024 tarihinden rapor tarihine kadar ticari faaliyetinin bulunmadığı, Yıllar İtibariyle Öz Varlık tutarı: 2023 yılı (-) 662.716,68 TL olup, borca batık olduğu, 2024 yılı (-) 663.641,58 TL olup, borca batık olduğu, 31/08/2025 tarihi itibariyle (-) 666.303,78 TL olup, borca batık olduğu, 2023, 2024 ve 31.08.2025 tarihli mali verilerinde de görüleceği üzere şirket ortaklarının kuruluşta taahhüt ettikleri sermaye taahhüt borçlarını yerine getirmedikleri, 31/08/2025 tarihi itibariyle her birinin 250.000,00 TL sermaye taahhüt borçlarının bulunduğu, şirketin feshi yerine başka bir yolunun bulunmadığı," kanaatinin bildirildiği görülmüştür.6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle; bir kişiyi ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında, yani o kişinin ortaklıktan ayrılmasını gerektiren ve haklı sebep olarak nitelendirilebilecek sebepler doğduğunda, ilgili her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkemenin, fesih talebi yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılınasına karar verebilir. 6102 sayılı TTK'nun 641/I maddesinde; “ Ortak şirketten ayrıldığı takdirde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına haizdir.” düzenlemesi yer almaktadır. O halde, dava sebebinin dayandığı TTK'nun 636/3. maddesinde haklı sebep kavramı yasada açıkça tanımlanmamış ise de her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak ileri sürülen nedenlerin haklı sebep teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekmektedir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler haklı sebepler olarak sayılmıştır. Yargıtayın konuya ilişkin içtihatları da aynı doğrultudadır-------Tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak gösterildiği şekliyle şirketin borca batık olduğu, 2023, 2024 ve 31/08/2025 tarihli mali verilerinde de görüleceği üzere şirket ortaklarının kuruluşta taahhüt ettikleri sermaye taahhüt borçlarını yerine getirmedikleri, 31/08/2025 tarihi itibariyle her birinin 250.000,00 TL sermaye taahhüt borçlarının bulunduğu, davalı şirketin toplam 31.311,37 TL vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğu, davalı şirketin en son tescilinin 31/01/2023 tarihinde göründüğü, bu noktada artık şirketin devamında hukuken ve fiilen ortakların korunmaya değer menfaati de kalmadığı dolayısıyla davalı şirketin fesih koşullarının oluştuğu gözetildiğinde davacının şirketin feshi talebinin haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ------aleyhine açılan davanın KABULÜ ile, - ----- sicil sırasında kayıtlı ----- FESİH VE TASFİYESİNE, -Tasfiye memuru olarak ------ atanmasına, -Tasfiye memuru için bir defaya mahsus olmak üzere 5.000 TL ücret taktirine, ücretin davacı tarafından karşılanmasına, ücretin yatırılması halinde tasfiye memuruna görev tevdi tutanağı düzenlenmesine, -Kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, 2-Davalı ------- aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 345,55-TL harcın davalı şirketten alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 916,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.456,45TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ------ kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/12/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/924, K. 2025/1155, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-924-e-2025-1155-k-a88515cdd1c0