İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/537 E. 2025/63 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/537
- Karar No
- 2025/63
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/537 Esas - 2025/63 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/537 KARAR NO : 2025/63
... DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/07/2023 KARAR TARİHİ : 31/01/2025 G.K. YAZIM TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasındaki taşımacılık sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından taahhüt edilen hizmetin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesine rağmen davalı şirket tarafından davaya konu faturaların ödenmediği; davaya konu faturaların ödenmemesi nedeniyle davalı şirket aleyhine ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı; davalının tüm borca ve ferilerine itiraz ettiği; yapılan itirazın haksız ve dayanaktan yoksun olduğu; icra takibine dayanak gösterilen 3 adet faturanın ödenmediği beyan edilmiş olup; davalı şirket tarafından sunulan itirazın iptaline; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Davalı vekili tarafından 25/08/2023 tarihinde (yasal cevap süresi içerisinde) sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili ile davacı tarafın ...Komutanlığının personel servis hizmeti kapsamında sözleşme karşılığında anlaşıldığı; davacının hizmetine karşılık hakedişlerin davacıya ödendiği; müvekkili şirket aleyhinde başlatılan icra takibinden önce vadesi gelen tüm fatura borçlarının ödenmiş olduğu; bu nedenle aleyhe başlatılan icra takibine itiraz edildiği; icra takibine konu edilen 3 adet faturanın hizmet verilen hakediş tutarlarından fazla olduğu; müvekkili şirketin görünen muhasebe kayıtlarında icra takip tarihi itibariyle bir borcunun bulunmadığı; davacının hizmet vermediği günler için de fatura tanzim ederek alacaklı olduğunu iddia ettiği; davacının kusuru nedeniyle ... Komutanlığı tarafından müvekkili şirkete 9.910,00 TL ceza kesildiği; işbu ceza bedelinin müvekkilinin hakedişinden kesilmiş olduğu; davacı tarafından bu bedelin ödenmemiş olması nedeniyle ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığı; davacının müvekkilinin alacağının bulunmadığı aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğu beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ... Sayılı Cevabı. ... Sayılı Cevabı. Uyuşmazlığın Tespiti Hususunda Düzenlenen Bilirkişi Kök ve Ek Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ...("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında; "taşıma sözleşmesi akdedilmiş olduğu" hususunda, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... nolu faturalara istinaden davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 9.943,28 TL. (asıl alacak ve işlemiş faiz) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; ... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından yasal cevap süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise; dava konusu icra takibinde tahsili talep edilen bedelin, davacının kusuru nedeniyle ... ... tarafından davalı şirkete uygulanan (ve davalı şirketin hakediş ödemelerinden mahsup edilen) ceza miktarı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce; itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş; anılan hususta bilirkişi kök ve ek raporları düzenlenerek dosyamıza sunulmuş olup, anılan bilirkişi kök ve ek raporları kapsamında özetle; davalı tarafın ticari defterleri ile BA/BS formlarının yapılan incelemesinde davalı tarafın ticari defterlerinin elektronik ortamda usulüne uygun şekilde tutulduğunun; davacı tarafından, davalıya hitaben düzenlenen ve dava konusu edilen faturaların tamamının (davalı şirketin) işbu ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı bulunduğunun; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından, davalıya yönelik olarak toplam 34.880,00 TL olan 4 adet e-arşiv faturası düzenlendiğinin; bu faturaların düzenlendikleri tarihte, davalı şirketin ticari defterlerine kaydedilmiş bulunduğunun; bu faturalara karşılık olarak davalı şirket tarafından 25.119,00 TL ödeme yapıldığının; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davacının, davalı şirketten 30/04/2023 tarihi itibariyle 9.761,00 TL alacağının kaldığının anlaşıldığının; davalı şirket tarafından 01/06/2023 tarihinde (dava konusu icra takibi öncesinde) ceza yansıtma faturası düzenlemek suretiyle davacının hesabına 9.910,00 TL borç kaydının yapıldığının; bu nedenle davalının davacıdan 149,00 TL alacaklı duruma geçtiğinin; dava konusu 3 adet faturanın davacı tarafından düzenlenmiş olduğunun; davacının düzenlemiş olduğu söz konusu faturaların, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğunun ve dava konusu faturalar bakımından tarafların kayıtlarının birbirini teyit eder mahiyette olduğunun; neticeten davacının icra takip tarihi (17/06/2023) itibariyle 9.870,54 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğinin rapor edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan nihai değerlendirmede; Bilirkişi kök ve ek raporlarının, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; taraflar arasında taşıma sözleşmesi akdedilmiş olduğu hususunun ihtilaf dışı olduğu; her ne kadar davalı vekili tarafından, "davacı tarafından talep edilen (dava konusu) bedelin, ... tarafından davalı şirkete uygulanan (ve davalı şirketin hakediş ödemelerinden mahsup edilen) ceza miktarı olduğunun" beyan edildiği anlaşılmakta ise de; tarafların ticari defter ve kayıtları ile "Beyan Alış" ve "Beyan Satış" (BA/BS) kayıtlarının tetkikinde, davalı vekili tarafından belirtilen işbu kesinti miktarının da hesaplamada dikkate alınmasına rağmen davacı tarafın alacaklı konumda bulunduğunun tespiti nedeniyle ve bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamaların da dikkate alınması suretiyle, davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; ... Esas numarasını almıştır) icra takibine yapılan itirazın 9.870,54 TL.'lik (asıl alacak ve işlemiş faiz) kısmının iptaline, 9.768,00 TL. asıl alacak ve 102,54 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.870,54 TL üzerinden, (asıl alacağa, takip tarihinden itibaren) işletilecek yasal faizi ile icra takibinin devamına, 2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3) Hükmolunan alacağın %20’si olan 1.974,11 TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 674,26 TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 269,85 TL. harcın mahsubu ile bakiye kalan 404,41 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı ve 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 578,10 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 80,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.080,00 TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 5.042,84 TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 37,16 TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca ...bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.097,18 TL.'nin davalıdan tahsili; 22,82 TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 6) Vekâlet Ücreti : a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 9.870,54 TL üzerinden) takdir edilen 9.870,54 TL. vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 72,74 TL üzerinden) takdir edilen 72,74 TL. vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 31/01/2025
Katip ... Hâkim ... ¸ ¸
Gerekçeli Karar