İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/532 E. 2025/39 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/532
- Karar No
- 2025/39
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/532 Esas KARAR NO: 2025/39 DAVA: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 05/01/2023 KARAR TARİHİ: 16/01/2025
İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin-----Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememiz esasına kaydedilen Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI: Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkili ---- eşi müteveffa----- yılında vefat etmiş olduğunu, murisin vefatından sonra geriye mirasçı olarak müvekkili ile kardeşi ---- kalmış olduğunu, müvekkilinin eşi ------ terekesinden kalan malvarlığı ile ilgili mirasçılar arasında miras taksim sözleşmesinin imza altına alınmış olduğunu, bu sözleşmeye göre ----- gayrimenkulün tamamının müvekkiline ait olduğunu, yatırım amaçlı alınmış olan bu taşınmazın tüm kiralama gözetim işlerinin davalı ------ ait gayrimenkul danışmanlık işletmesi ile yapılmış olduğunu, müvekkili tarafından verilen yetkiler davalı ---- çalışma ofisindeki yardımcılarından ----- tarafından kötüye kullanılmış olduğunu, müvekkili tarafından tamirat ve tadilat yapılacağından bahisle ---- ödeme yapılmış olduğunu, ancak müvekkili tarafından gönderilen tüm bedellerin ----- tarafından kullanılması gereken yerlere kullanılmadığının tespit edilmiş olduğunu, hatta imar barışından yararlanılacağından bahisle 38.000,00 TL'nin ayrıca gönderilmiş olduğunu ve imar barışından yararlanıldığını --- tarafından beyan ve ikrar edilerek----müvekkiline gönderilmiş olduğunu,-----güveni kötüye kullanmak suretiyle şahsına çıkarlar sağlamış olduğunu, müvekkilinin bu hususu davalı taraf ile görüşmüş olduğunu ve davalının sorumluluğunu kabul etmek suretiyle dava konusu protokolü düzenlediklerini ve yine dava konusu 200.000,00 TL bedelli bonoyu müvekkiline vermiş olduğunu, ancak davalının bu güne kadar hiç bir ödeme yapmamış olduğunu, bütün bu nedenlerle davalı ---- ödemeyi ikrar ve taahhüt ettiği 31/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 200.000,00 TL bedelin davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından sunulan protokolün şarta bağlandığını, protokolde müvekkili tarafından; “peyder pey ödenmiş ----- açılacak davalardan tahsil edilemediği takdirde ---- tarihine kadar 200.000,00 TL olarak ödeyeceğimi kabul ederim” denildiğini, öncelikle bahse konu protokoldeki bononun geçersiz olduğunu, zira TTK m776/1'de bononun tanımı, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi vaadi olarak belirtildiğini, işbu protokolde ise, “kusur sahibi ------ açılacak davalardan tahsil edilemediği takdirde” şeklinde bir şart belirtildiğini, dolayısı ile işbu bononun geçersiz olduğunu, davacının, müvekkilinin işbu protokole borcunu ikrar ettiğini iddia ettiğini, ancak müvekkilinin herhangi herhangi bir kusur veya borç ikrar etmediğini, yalnızca danışman ---- eylemleri nedeniyle mahcup hissettiğini ve onun adına ödeme yapabileceğini belirttiğini, ancak anlaşıldığı kadarı ile -----dava açılmadığını ve bu şartın alacaklı tarafından yerine getirilmemiş olduğunu, bu hususa ilişkin ---- Kararlarının bulunduğunu, davacının zararı ve zarara uğratanı öğrenme tarihi olarak en geç davaya konu protokol dikkate alınsa dahi protokolün düzenlenme tarihi ---- olduğunu ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini beyan ederek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, taraflar arasında akdedilen 14/07/2020 tarihli protokol gereği 200.00,00 TL bedelli bononun davalıdan tahsili istemidir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, bilirkişiden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir. Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak sözleşme hesap uzmanı bilirkişisinden alınan 25.09.2024 tarihli raporda özetle; Davacı ve davalı yan arasında akdedilen 14.07.2020 tarihli protokolün, ----- içerisinde peyder pey ödenmiş olan 247.600,00 TL, ------açılacak olan davalardan tahsil edilemediği takdirde 31.12.2021 tarihinde kadar 200.000,00 TL olarak ödeyeceğimi kabul ederim. Mahkeme kanalı ile --- tahsil edilecek tutar ---- geri ödenecektir” şeklinde olduğu, dava dışı-----haricen dava açıldığına dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, düzenlenen bonoda, el yazısı ile senede bağlı olarak; ---- tarihinde ---- yapılan protokole binaen verilmiş ciro veya devir edilemez teminat senedidir” ibaresinin bulunduğu, dava konusu senedin şarta bağlı teminat senedi olduğu, buna göre, davacının, ancak protokole bağlı şartın gerçekleşmesi halinde bonoda dolayı alacağına talep edebileceği şeklinde görüş bildirilmiştir. Somut olayda; Taraflar arasında akdi ilişki kurulduğu ve buna ilişkin davalının 14/07/2020 tarihli bonoyu tanzim ederek davacıya verdiği hususunda uyuşmazlık bulunmamakla, uyuşmazlık bonodan kaynaklı davacının alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.Taraflar arasında ------ tarihinde akdedilen protokolün,------içerisinde peyder pey ödenmiş olan 247.600,00 TL, ----- açılacak olan davalardan tahsil edilemediği takdirde---- tarihinde kadar ---- olarak ödeyeceğimi kabul ederim. Mahkeme kanalı ile ------ tahsil edilecek tutar ---- geri ödenecektir” şeklinde olduğu ve düzenlenen bonoda ise el yazısı ile senede bağlı olarak ----- yapılan protokole binaen verilmiş ciro veya devir edilemez teminat senedidir” ibaresinin bulunduğu görülmektedir.Senet (bono), bir borçlunun alacaklıya olan borcunu belli bir tarihte ödeme taahhüdünü içeren yazılı bir belgedir. Bir senette bulunması gereken temel şartlar şunlardır: "Bono" veya "Emre Muharrer Senet" İbaresi: Senet kelimesi, belge üzerinde açıkça yazılmalıdır. Kayıtsız ve Şartsız Bir Borç Taahhüdü: Borçlunun belirli bir miktarı kayıtsız ve şartsız olarak ödeyeceğini taahhüt etmesi gerekir. Ödenecek Tutar: Borç miktarının net bir şekilde yazılması gerekir. Ödeme Tarihi: Senet üzerinde belirtilen, borcun ödeneceği vade tarihi yer almalıdır. Eğer belirtilmemişse, senet "görüldüğünde" ödenecek sayılır. Alacaklı İsmi: Senedin kime ödeneceği açıkça belirtilmelidir (lehdar). Düzenlenme Tarihi ve Yeri: Senedin düzenlendiği tarih ve yer belirtilmelidir. Borçlunun (keşidecinin) İmzası: Senet, borçlu tarafından imzalanmalıdır. Bu, senedin geçerliliği için zorunludur.Davalı tarafından davacıya verilen dava konusu senedin şarta bağlı teminat senedi olduğu, buna göre, davacının, ancak protokole bağlı şartın gerçekleşmesi halinde bonoda dolayı alacağına talep edebileceği, dosya kapsamında dava dışı ------- haricen dava açıldığına dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, TTK'nın 776.maddesi dahilinde senedin kayıtsız ve şartsız borç ikrarı içermesi gerektiğinden; davacının dava tarihinde talep hakkının doğmadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.415,50-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 2.800,10-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine 3-Davacı tarafında yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 32.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile -------- Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025