İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/519 E. 2025/589 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/519
- Karar No
- 2025/589
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/519 Esas KARAR NO : 2025/589 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2023 KARAR TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ----------- plakalı araç diğer müvekkil ---------- sevk ve idaresinde --------- Köprüsünde seyir hâlinde iken arkasından gelen --------- ve------- plakalı araçların şoförleri olan sırasıyla davalı ------- ve davalı --------- asli ve tam kusurlu olarak müvekkile ait ------- plakalı araca arkadan çarpmaları sonucu zincirleme trafik kazası meydana gelmiş olup araç ağır hasar aldığını, nitekim tarafların kusurları ve olayın gerçekleşme anı kaza tespit tutanağı ile sabit olup, ikame edilen davaya konu olay ise pek çok haber ajansının gündeminde yer aldığını, müvekkilin aracında oluşan hasarın tazmin edilmesi gerektiğini, nitekim müvekkilin kasko sigortacısı tarafından eksik ödeme yapıldığı delil tespiti raporu ile sabit hale geldiğini, müvekkilin aracında değer kaybı oluştuğunu, müvekkil aracından tamirat süresince mahrum kaldığını, sigorta sözleşmesinden kaynaklananan ihtilaf sebebiylede belirlenecek tazminata avans faizi tahakkuk ettirilmesi gerektiğini, davalı ----------, ---------, --------, --------- adına kayıtlı mal varlığına ihtiyati tedbir aksi halde ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkil ve müvekkilee ait ---------- plakalı araçta meydana gelen maddi zararlardan; HMK m.109 kısmi alacak kapsamında şimdilik 1.000-TL hasar tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, HMK m.109 kısmi alacak kapsamında şimdilik 10.000-TL değer kaybının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, HMK m.109 kısmi alacak kapsamında şimdilik 10.000-tl araçtan yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, atfı yapılan kalemlere ilişkin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile tahsiline, davalılardan; --------, -------,--------, ---------- adına kayıtlı malvarlığı üzerine öncelikle ihtiyati tedbir konulmasına, aksi halde ihtiyati haczine karar verilmesini, davalı --------- adına kayıtlı; --------- plakalı --------- marka --------- model araç üzerine, --------- Şti'nde bulunan hisselerine, davalı -------- adına kayıtlı; ------- plakalı ------- marka --------- model araç üzerine, yargılama giderleri, harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ------- şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan --------- plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde --------- numaralı zorunlu mali mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıların iddialarını kabul etmemekle birlikte, halinde müvekkil şirket ancak poliçe teminat limitiyle sorumlu olduğunu, öncelikle önemle belirtmek gerekir ki; araç mahrumiyet bedeli, aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları, araç ikame bedeli gibi yansıma zararlar ZMMS teminatı dışında olduğunu, ZMMS Genel Şartları'nın A.6/k maddesinde "Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri"nin ZMMS teminatı dışında olduğu açıkça belirtilmiş olduğundan söz konusu taleplerin reddi gerektiğini, öncelikle ifade etmek gerekir ki davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımı defilerini ileri sürdüklerini, teminat hallerin ayrıca araştırılması gerekmektedir Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilin sorumluluğuna karar verilse dahi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faize karar verilmesi gerektiğini, zira Uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanıyor olması, başvuru sahibinin sözleşmenin tarafı olmaması ve aracın ticari araç olmaması gibi hususlar dikkate alınarak asıl alacağa yasal faiz uygulanması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, huzurdaki dava konusu kaza 27.12.2022 tarihinde meydana geldiğini, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 100.000,00 TL olduğunu, davacı taraf huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkil şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkil şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının araç mahrumiyeti/gelir kaybı tazminatına ilişkin talepleri teminat kapsamında olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden KDV talebi haksız olmakla, reddi gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkil aleyhine tazminata hükmedilecek olması durumunda iskonto dahil hesaplamanın dikkate alınması gerekeceğini, huzurdaki davanın kısmi dava olarak ikame edilmesinde menfaat bulunmadığını, hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacının avans faizi talebi yerinde olmayıp reddi gerektiğini beyan etmiştir. Davalılar ---------, --------- ve ----------- Vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada mahkeme görevsiz olup, asliye hukuk mahkemeleri görevli olduğunu, bu nedenle öncelikle görevsizlik kararı verilmesini ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, dava konusu edilen trafik kazası, --------- plakalı aracın sürücüsü olan --------- kusuru neticesinde meydana geldiğini, zira işbu araç, kaza tarihinde, hiçbir uyarı levhası koymadan çevre yolunda (fsm köprüsünde) duraklama yaptığını, söz konusu aracın trafik kurallarına aykırı bir şekilde duraklama yapması nedeniyle davaya konu kaza meydana geldiğini, dolayısıyla yaşanan trafik kazasında ------ ve -------- plakalı araçların kusurunun bulunmadığı, kazaya sebebiyet vermedikleri açık olduğunu, bu nedenle huzurdaki davaya konu edilen alacak taleplerinin müvekkillere yöneltilmesi mümkün olmadığını, ---------- plakalı aracın kusurlu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, yaşanan trafik kazası sırasında müvekkilin sahibi olduğu ---------- plakalı araç, davacı şirketin aracına temas dahi etmediğini, ----------- plakalı araç, kendi şeridinde seyrederken önünde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ----------- plakalı araç kendisine çarptığını, dolayısıyla ---------- plakalı araçta meydana gelen hasardan, ------------ plakalı aracın sahibi müvekkil ----------- ve araç sürücüsü müvekkil ----------- sorumlu tutulması mümkün olmadığını, her ne kadar trafik kaza tespit tutanağında,--------- ve ---------- plakalı araçların yaşanan kazada kusurlu olduğu belirtilmiş olsa da bu tanağın hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, zira bu tutanak sözlü ve soyut beyanlar dikkate alınarak, kamera kayıtları dahi incelenmeden düzenlenen bir tutanak olduğunu, dolayısıyla bu tutanak dikkate alınarak karar verilmesi hukuka, hakkaniyete ve hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğüne aykırılık teşkil edeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, 27.12.2022 tarihinde yaşanan trafik kazasının müvekkilin kusuru nedeniyle meydana geldiği iddia edilmiş ve bu nedenle ---------- plakalı aracında meydana gelen değer kaybı, hasar tazminatı ve araçtan mahrum kalma bedelinin müvekkilden tahsil edilmesi gerektiğine yönelik talepleri huzurdaki dava ile ileri sürüldüğünü, ancak davacının işbu iddia ve beyanları haksız ve hukuka aykırı olup huzurdaki davanın reddedilmesi gerektiğini, 27.12.2022 tarihinde yaşanan trafik kazasında müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi kazanın yaşanmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle davacının taleplerinin müvekkile yöneltilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafından huzurdaki davasına dayanak olarak gösterilen kaza tespit tutanağının hiçbir hukuki, somut ve bilimsel dayanağı bulunmadığını, nitekim bu tutanak, kamera kayıtları incelenmeden, yalnızca soyut beyanlar dikkate alınarak hazırlandığını, bu nedenlerle kaza tespit tutanağının dikkate alınmamasını, 27.12.2022 tarihli trafik kazasına kimin sebebiyet verdiği ve kimin kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafından ileri sürülen delil tespit raporunun sayın mahkemenizce dikkate alınması mümkün olmadığını, zira söz konusu rapor, fahiş hatalar içerdiğini, davacı tarafından, --------- plakalı aracın sigorta şirketi tarafından kendisine bir ödeme yapıldığı ancak yapılan ödemenin bilirkişi raporu doğrultusunda eksik olduğu iddia edildiğini, ancak davacı, ne kadar ödeme aldığı konusunda hiçbir açıklama yapmadığını, dolayısıyla davanın kabul edilmesi durumunda davacıya "hasar tazminatı" adı altında mükerrer ödeme yapılacağı ve davacı lehine sebepsiz zenginleşme meydana geleceği açık olduğunu, bu nedenlerle, ---------- plakalı aracın sigorta şirketleri olan ----------Ş.'ye ve --------Ş.'ye müzekkere yazılarak 27.12.2022 tarihli trafik kazasına ilişkin ---------- plakalı araca ilişkin olarak davacıya ne kadar, neden ve hangi kalem adına ödeme yapıldığı hususu sorulması gerektiğini, tüm açıklamalarımız baki kalmak kaydıyla, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davanın kabulü halinde ticari faize karar verilmesi mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce alınan 28/11/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda bilirkişiler; 27/12/2022 tarihinde meydana gelen ve dava konusu aracın hasarı ile neticelenen olayda; KUSUR YÖNÜNDEN: Davalı sürücü ----------%100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, dava konusu araç sürücü ----------- kusursuz olduğu, davalı sürücü --------- kusursuz olduğu, dava dışı sürücü ---------- kusursuz olduğu,HASAR YÖNÜNDEN: Dava konusu ---------- plaka sayılı araç ile ilgili, 27/12/2022 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin,---------- plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, aracın toplam hasar tutarının orijinal parça kullanılarak işin ehli kişilerce fen ve sanat kurallarına göre onarılması durumunda KDV dahil 1.757.426,89 TL olabileceği, Davalı sürücü ----------- %100 kusur oranı dikkate alındığında; (1.757.426,89 TL Hasar Tutarı x %100 Kusur oranı) 1.757.426,89 TL olabileceği, (--------- Esas sayılı dosyası kapsamında alınmış 23/03/2023 tespit tarihli Bilirkişi Raporunda, parça kodu bulunan yedek parça listesi bulunmadığından/denetime elverişli fiyat bilgisi bulunmadığından mukayeseli değerlendirme yapılamamıştır) Dosya kapsamında göndereni dava konusu aracın KASKO şirketi -------- şirketi, alıcısı davacı şirket olan, 14/02/2023 tarih ve 1.162.915,25 TL tutarlı dekont örneği bulunduğu, ödemenin kabulü halinde kalan hasar tutarının (1.757.426,89 TL - 1,162,915.25 TL=) 594.511,64 TL olduğu,DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN: 27/12/2022 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler, sigorta eksperi tarafından hazırlanan ekspertiz raporu kapsamındaki parça-malzeme-işçilik kalemlerinin dava konusu ---------- plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, (Değer Kaybı Hesaplamasında; Dava konusu --------- plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km’si, kullanılmışlık düzeyi, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı kaza kaydının bulunmadığı hususu, parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, 27/12/2022 tarihli kazaya ait hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği ve TRAMER hasar kaydı oluştuğu hususları da dikkate alınarak Yargıtay Kararları* doğrultusunda değerlendirilmiştir) KTK.m.90’da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin SEDDK’ya düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm” Anayasa Mahkemesi tarafından İPTAL edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup; Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede; Dava konusu ---------- plaka sayılı ---------- marka/tip, ---------- model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle”; serbest piyasa koşullarında 1.000.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında; [(1.000.000,00 TL Değer Kaybı) x %100 kusur oranı] = 1.000.000,00 TL olabileceği, (------- Sulh Hukuk Mahkemesinin --------- Esas sayılı dosyası kapsamında alınmış 23/03/2023 tespit tarihli Bilirkişi Raporunda, emsal araç fiyat araştırmaları-örnekleri bulunmadığından, rapor tarihindeki tespitlerin kaza tarihine güncellemesi yapılmadığından /denetime elverişli mukayeseli değerlendirme yapılamamış olup, tarafımızca tespit edilen güncel değerler 23/03/2023 tespit tarihine gidilerek mukayeseli hale getirilmiştir. Bilirkişi Raporundaki tespitlerin kaza tarihini yansıtmadığı anlaşılmıştır.) ARACI KULLANAMAMAK DOĞAN ZARAR YÖNÜNDEN: Dava konusu ----------- plaka sayılı aracın hasarının onarımı için gereken makul sürenin* 30 gün olabileceği, bu süre zarfında davacı tarafın aracını kullanamamaktan doğan net zararının kaza tarihi olan 27/12/2022 tarihi itibariyle 81.000,00 TL olabileceği hesaplanmış olup, sürücünün (%100) kusuruna isabet eden tutarın; (*Yargıtay Kararlarında belirtildiği üzere onarım için gereken makul süre taspit edilmiştir) (81.000,00 TL Zarar Tutarı x %100 Kusur oranı) 81.000,00 TL olabileceği, Dava konusu aracın onarımı için gereken makul süre tarafımızca 30 gün olarak hesaplanmış olup, (NOT: Davacı tarafça talep edilen 60 gün onarım süresi ile ilgili nihai karar elbette Sayın Mahkemede olmak üzere, Sayın Mahkemece kabulü halinde; 60 günx2700=162.000,00TL Zarar Tutarı x %100 Kusur oranı=162.000,00TLhesaplanmıştır) SORUMLULUK YÖNÜNDEN: davalılar --------, ---------, ----------Ş.’nin davacı zararından sorumlu olduğu; diğer davalıların sorumluluğu bulunmadığı; ----------Ş.’nin daha evvel teminattan ödeme yapmamış olması halinde, adı geçen davalılar yanında 100.000,00 TL ile sınırlı ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuşlardır.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle açılmış hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talepli maddi tazminat davasıdır. 27.12.2022 tarihinde davacı adına kayıtlı --------- plakalı araç ile davalılardan ---------- sürücüsü, ---------- işleteni ve ---------Ş'nin hem ZMMS hem İMM sigortacısı olduğu-------plakalı araç ve davalılardan ---------- sürücüsü, ---------- işleteni, ---------Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu ---------- plakalı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kaza meydana gelmiştir.Davacı vekili tarafından 30.04.2025 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuştur.Öncelikle tarafların meydana gelen kazada kusur oranlarının belirlenmesi gerekir. Mahkememizce kusur oranının belirlenmesi amacıyla dosya alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmiş ve 18.11.2024 tarihli rapor bilirkişilerce dosyaya sunulmuştur. Mezkur raporda davalılardan --------- kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağında ise hem --------- hem de ---------- kusur verilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki bulunduğu bir için düşünülse dahi bilirkişi raporunun kazayı son derece detaylı ve bilimsel yöntemlerle irdelediği, kaza tespit tutanağı düzenlenirken kamera kayıtlarından faydalanılmadığı ancak bilirkişi raporunda kamera kayıtlarının da irdelendiği, bilirkişi raporlarının kusur hususunda hakime yalnızca yol gösterici mahiyette olduğu dikkate alındığında kazanan meydana gelmesinde davalılardan --------- plakalı araç sürücüsü --------- %100 oranında kusurlu olduğu, başkaca kimsenin kusurlu olmadığı vicdani kanaatine varılmıştır.Bilirkişi raporu; kusur durumu, hasar miktarı, değer kaybı ve araç mahrumiyet hesabı yönünden değerlendirildiğinde, raporda yapılan saptamalara itibar edilerek davacının aracında KDV dahil 1.757.426,89 TL hasar oluştuğu, kasko sigortacısı tarafından yapılan 1.162.915,25 TL tutarındaki ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye 594.511,64 TL hasar bedeli tazminatına hak kazandığı, davacının aracında piyasa koşulları üzerinden yapılan inceleme sonucunda 1.000.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, aracın makul onarım süresinin 30 gün olduğu, muadili olan araçların günlük kiralama bedelinin 2.700,00 TL olduğu, buradan hareketle davacının 81.000,00 TL araç mahrumiyet bedeline de hak kazandığı anlaşılmıştır.Davacının hak etmiş olduğu tazminat belirlendikten sonra davalıların sorumluluklarını değerlendirmek gerekir. Yukarıda da belirtildiği üzere kazanın meydana gelmesinde --------- plakalı aracın sürücüsü------- kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından davalılardan ----------, aracın işleteni ----------- ve ZMMS sigortacısı ----------Ş'nin sorumlu olmadıkları hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır. Dosya kapsamında davalı ---------Ş tarafından meydana gelen kazaya ilişkin olarak yapılan ödemelere dair dekontlar sunulmuştur. ----------Ş'nin ZMMS teminat limiti kaza başına 200.000,00 TL, İMM teminat limiti ise kaza başına 1.000.000,00 TL'dir. Davalı ---------Ş tarafından dava dışı ---------- plakalı araç için 90.500,00 TL, Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü'ne 9.844,63 TL, davacının kasko sigortacısına da 99.655,37 TL ödeme yapılmak suretiyle ZMMS teminat limiti dolmuştur. Yine davacının kaskosuna 1.000.000,00 TL ödeme yapılmak suretiyle İMM teminat limiti dolmuştur. Hal böyle olunca davalı ---------Ş, teminat limitleri dolduğundan tazminatlardan sorumlu değildir. Ancak bu husus yargılama ile ortaya çıkmıştır. Davacının yapılan bu rücu ödemelerinden haberi bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığından hasar bedeli ve değer kaybı yönünden davalı --------Ş lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Ancak davacı tarafından araç mahrumiyet bedelinin de ----------Ş tarafından ödenmesi talep edilmiştir. Araç mahrumiyet bedeli ise poliçe kapsamında olmadığından davalı -----------Ş lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Sonuç olarak davalılardan --------- ve ------- haksız fiil sorumluluğu kapsamında sorumlu oldukları, olay tarihi itibariyle temerrüte düştükleri anlaşılmıştır. Kazaya sebep olan aracın hususi nitelikte olduğu anlaşılmakla yasal faizi hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile 594.511,64 TL hasar bedeli, 1.000.000,00 TL değer kaybı tazminatı ve 81.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere 1.675.511,64 TL'nin kaza tarihi olan 27.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ------- ve --------- alınarak davacıya verilmesine, faiz türü yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Diğer davalılar ---------Ş., ----------Ş., --------- ve ---------- yönünden açılan davanın reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 114.454,20-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 28.613,63-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 85.840,57-TL harcın davalılar --------- ve ----------- alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 358,63-TL Peşin nisbi Harcı, 28.255,00-TL Islah Harcı, 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 983,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 39.867,23TL'nin davalılar ---------- ve ------------ alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 244.306,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılar --------- ve --------- alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı----------Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---------Ş.'ye verilmesine, 7-Davalılar --------- Şirketi, -------- ve --------- kendilerini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 21.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar------- Şirketi, -------- ve ---------- verilmesine, 8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde--------- Arabuluculuk Bürosu'nun ---------- sayılı dosyasında takdir edilen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılar -------- ve -------- alınarak alınarak hazineye irad kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı ve Davalılar --------, ------- ve ---------... yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025