İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/494 E. 2026/228 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/494
Karar No
2026/228
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/494 Esas KARAR NO :2026/228

DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/10/2020 KARAR TARİHİ:10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkil şirketin ... gurup bünyesinde ... dahil turizm ihracı olan büyük bir şirket olduğunu, davalı... A.Ş ise takip borçluları ...ile ... ... alacaklı olduğunu, borçlular aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün 2019/... E sayılı dosyası ile kambiyo takibi yapıldığını, bu dosyadan davalı vekilinin talebi doğrultusunda şirketlerine hacze gelindiğini, itirazları üzerine borçluların bu adreste haczi gerektiren mal bulunmadığı saptanarak zabıt altına alındığını ancak... vekilinin talebi ile borçlular ile şirketler arasındaki bağlantının bulunup bulunmadığının saptanması için bilgisayar kayıtlarının incelenmesine karar verildiğini, bilgisayar kayıtlarında ...ile bağlantılarının olduğu gerekçesi ile İİK 97 Md uyarınca haciz tatbikine karar verildiğini, bu konuda .... İcra Hukuk Mahkemesinde dava devam ederken 05.02.2020 tarihinde haczedilen malların kaldırılması için 10.02.2020 tarihinde davacı adresine yeniden gelindiğini, müşterilerinin mağdur olmaması için icra borcunun ödenmek zorunda kalındığını, ödemek zorunda kaldıklarını bedel 67.648,65 TL olması nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve ödeme tarihi olan 10.02.2020 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı Menfi Tespit talebinin ve açılan davada müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, menfi tespit davasının icra dosyasının borçluları tarafından açılabileceğini, husumet itirazı olduğunu, dava istirdat ve sebepsiz zenginleşme ile açıldığını, davacının bu davayı sebepsiz zenginleşene yani icra borçlusuna açması gerektiğini, istihkak iddiasının da icra hukuk mahkemelerinin görev alanına girdiği, istirdat iddiasının ise imza itirazının ve borçsuzluk iddiasına dayanmadan açılamayacağı, bu nedenlerle İİK 72 maddesi uyarınca faktoring hakkında istihkak davası açılamayacağını, bu nedenle adımıza açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra; "...Somut olayda davacı şirketin, .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esaslı dosyasında başlatılan icra takibinde borçlu olmadığı, ancak haciz tehdidi altında olması nedeniyle takip konusu borcu ödediğini beyan ettiği, icra takibinde borcunun tasfiyesi amacıyla yapılan ödemelerin alacaklı yönünden borca mahsuben ödenmiş sayılacağı, borcun ödenmesi sebebiyle takip alacaklısının alacağına kavuştuğu ve takip alacaklısı açısından sebepsiz zenginleşmeden bahsedilemeyeceği, sebepsiz zenginleşen tarafın malvarlığının azalması gerekirken haklı bir sebebe dayanmadan azalmayıp mevcut durumunu muhafaza eden takip borçlusu olduğu bu itibarla sebepsiz zenginleşme ve bedel iadesi talebinin dava dışı takip borçlusuna yöneltilmesi gerekirken yanılgı sonucu takip alacaklısına yöneltildiği" gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar taraflarca süresi içerisinde istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 16. Hukuk Dairesinin 2023/830 Esas, 2023/1003 Karar sayılı 22/06/2023 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma ilamında özetle; "İstirdat talepli davada, ilk derece mahkemesince, menfi tespit ve istirdat davasının icra takibinin borçlusu tarafından açılması gerektiği, davacılık sıfatının takip borçlusuna ait olduğu, borcu ödeyen 3.kişi davacının, takip alacaklısına karşı istirdat davası açamayacağı, yapılan ödemelerin alacaklı yönünden borca mahsuben yapılmış sayılacağı, takip alacaklısının sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Üçüncü kişi davacı vekilinin dava dilekçesinde, icra dosyasından davacı adresine hacze gelinerek, haciz yapıldığını, istihkak davası açtıklarını, haciz yapılan adrese tekrar gelinmesi üzerine muhafaza tehdidi altında icra dosyasına dosya borcunu ihtirazi kayıtla yatırarak, istihkak davası açtıklarını ileri sürdüğü, ödediği paranın davalı alacaklıdan istirdadını talep ettiği anlaşılmakla, dava İİK'nun 72.maddesine dayalı olarak açılmış istirdat davası niteliğinde olmayıp, üçüncü şahsın, davalı alacaklının sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak açılan istirdat davası olup, mahkemece davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde değildir. (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/2022 tarihli 2022/3-80 Esas-2022/107 Karar sayılı kararı) .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı icra dosyasının incelenmesinde, Dosya kapsamında bulunan 10/02/2020 tarihli haciz tutanağından; "... Mah. ... Cad. ... Plaza No:6/199 .../İstanbul (...) " adresinde haciz yapıldığı, haciz sırasında hazır bulunan ... Turizm A.Ş. Yetkilisinin istihkak iddiasında bulunduğu, .... İcra Hukuk mahkemesi'nin 05/02/2020 tarihli ... Esas-... Karar sayılı kararıyla takibin devamına, istihkak iddiasında bulunan 3. Şahıs davacı şirketin 7 gün içerisinde istihkak davası açmakta serbest olduğuna karar verildiği, davacı tarafça .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/205 Esas sayılı dosyasında istihkak davası açıldığı, davacı adresinde yapılan 30/01/2020 tarihli haciz sırasında tutulan tutanaktan, haciz sırasında hazır bulunan 3. Şahıs vekili Av....'in söz alarak "Haciz tehdidi ve baskısı altında, 10/02/2020 tarihinde, açacakları istihkak davasına teminat olmak üzere, alacaklıya tahsilat olarak ödenmesi koşuluyla ihtirazi kayıt olarak ödeme yapıldığının" beyan edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davalının pasif husumet ehliyeti bulunduğu gözetilerek, istihkak davasının akıbetinin beklenerek, tüm dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, davalının husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın toplanan deliller, istihkak dosyası incelenerek, ödemenin haciz ve muhafaza tehdidi altında üçüncü şahsın ödemesi mi, yoksa borçlunun borcunun ödenmesi mi olduğu değerlendirilerek, karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır. Dava, haciz tehdidi altında ödendiği iddia edilen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ..., 21/04/2022 tarihli kararında özetle; "....İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasında ''... Mah. ... Cad. ... Plaza NO: 6/119 .../İstanbul" adresinde 30/01/2020 ve 10/02/2020 tarihli haciz işleminin gerçekleştirildiği, davacı üçüncü kişinin haczedilen mallarla ilgili istihkak iddiasında bulunduğu, ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile takibin devamına karar verildiği anlaşılmıştır. ... Tur. İnş. Yat. Tic. A.Ş. Yönünden Yapılan Değerlendirme; 30/01/2020 tarihli hacizde, davacı 3. Kişiler vekilinin mahcuzların ... Tur. A.Ş.'ye ait olduğunu savunarak ... Tur. A.Ş. Lehine istihkak iddiasında bulunduğu, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında 3. Kişi olarak ... Tur. A.Ş.'nin gösterildiği ve takibin devamına karar verildiği, davacı 3. Kişiler vekilince sunulan faturaların da ... Turizm A.Ş. adına düzenlendiği görülmekle, ... Tur. İnş. Yat. Tic. A.Ş.'nin aktif dava ehliyet bulunmadığı anlaşıldığından bu davacı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. ... Turizm A.Ş. Yönünden Yapılan Değerlendirme; Haciz adresinin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adres olmadığı gibi takibe dayanak senette gösterilen adres de olmadığı, borçlunun/borçlu şirket yetkilisinin haciz esnasında hazır bulunmadığı, haciz adresinde borçlu şirket yetkilisi ...'ye ait evraklara rastlanılmışsa da aynı adreste 3. Kişiler ... Turizm A.Ş. Ve .... A.Ş.'nin mukim olduğu, ...'nin .... A.Ş.'nde 15/07/2015-07/09/2018 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dikkate alındığında bu evrakların bilgisayar arama motorunda çıkmasının olağan olduğu, bu değerlendirmelerle ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, alacaklının borçlu ile 3. kişi şirket arasındaki organik bağı kesin ve güçlü delillerle ispat etmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 3. Kişi ... Turizm A.Ş. İle borçlu şirket arasında ortak ve yetkiler bakımından organik bağ bulunmadığı, 3. Kişi ile borçlu şirketin farklı adreste faaliyet gösterdiği, mahcuzlara ilişkin sunulan faturaların davacı 3. Kişi şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defterlerin usule uygun tutulduğunun belirlendiği, buna karşılık davalı alacaklı tarafından organik bağn bulunduğuna ilişkin delil sunulmadığı, borçlu şirket yetkilisi ...'nin 3. Kişi ... Turizm A.Ş.'nde değil, diğer 3. Kişi şirkette borcun doğum tarihinden önce yönetim kurulu başkanlığı yaptığı, yetkisinin borcun doğum tarihinden önce 07/09/2018 tarihinde sonlandırıldığı, bu hususun 3. Kişi borçlu şirket arasında organik bağ olduğunu göstermeyeceği anlaşılmakla " gerekçesi ile Davacı ... İnş. Yatırım Tic. A.Ş. tarafından açılan davanın husumet yokluğundan reddine, Davacı ... Turizm A.Ş. tarafından açılan davanın kabulü ile; davacı/3. kişi tarafından itirazi kayıtla ödenen 67.648,65 TL'nin davalı/alacaklıdan alınarak davacı/3. kişiye verilmesine, Davacının tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından, .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esaslı dosyasında başlatılan icra takibinde borçlu olmadığı, ancak haciz tehdidi altında takip konusu borcu ödediği, haciz tehdidi altında ödenen bedelin iadesinin talep edildiği, davacı tarafından .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/205 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından icra dosyasına ödenen bedelin alacaklıdan istirdadı ile davacıya verilmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, icra mahkemesi tarafından verilen istihkak hükümlerinin maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettikleri, davacının davamıza konu edilen haciz tehdidi altında ödediği bedeli anılan icra mahkemesi kararı ile geri aldığı anlaşıldığından iş bu dava konusuz kalmış davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davanın açıldığı tarihte davacı haklı olduğundan yargılama gideri davalı tarafa yükletilmiş, davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-732,00-TL karar harcının peşin alınan 1.155,27-TL den düşümü ile kalan 423,27-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, (Bozma öncesi harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise bu harçtan mahsubuna) 4-Davacı tarafından yatırılan 1.209,67-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.215,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/494, K. 2026/228, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-494-e-2026-228-k-c6d7859ae3c7