İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/474 E. 2025/650 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/474
Karar No
2025/650
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/474 Esas KARAR NO : 2025/650 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2023 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 04.02.2023 tarihinde saat 01:10 sularında davalıya ait ve sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile İZMİR ili KONAK ilçesi Halide Edip Adıvar caddesi üzerinde seyri esnasında aracının sağ yan kısımları ile Üçyol istikametine seyir halinde olan ve yeşil ışıkta geçen sürücü... sevk ve idaresindeki...plakalı aracın ön kısımları ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tanzim edilen kaza tespit tutanağında da tespit edildiği üzere davacıya ait aracın sürücüsünün hiçbir kusurunun bulunmadığını, bu kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsünün 47/1B maddesini ihlal ettiğinden %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen zarar miktarının tespiti için yapılan ekspertiz raporunda araçta meydana gelen zarar 650.000,00 TL olup söz konusu zararın sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, ancak sigorta şirketi davacıya ait aracın piyasa değerini hatalı olarak 530.000,00 TL olarak tespit ettiğinden bakiye zararın karşılanması gerektiğini, davacının aracında meydana gelen hasar sigorta kapsamında olup hasar tarihinde davalı şirketçe sigortalı olduğundan hasar bedelinin tazmini gerektiğini, davacı aracının hasara uğramasına sebebiyet veren... plakalı aracın kaza tarihi ile maliki ve işleteninin... olduğunu, kazaya sebebiyet veren asli ve tam kusurlu sürücü ise... olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, davacı aracında kaza sonrası meydana gelen hasarın kazaya sebebiyet veren kusurlu aracın malikinden ve sürücüsünden haksız fiil hükümlerine göre tahsil edilmesine karar verilmesi gerektiğini, başvuru gerçekleştirilen sigorta şirketinin, müvekkile ait mağdur araca ait hasar tazmin yükümlülüğünü yerine getirirken orijinal yedek parça bedelleri üzerinden KDV de eklenmek suretiyle ödemede bulunması gerektiğini, ... Sigorta A.Ş'ye PTT kep üzerinden 10.03.2023 tarihinde yapılan yazılı başvuruya istinaden (başvuru belgeleri ekte yer almaktadır.), davacı uğradığı zararın giderilmesine yönelik ilgili sigorta şirketince 120.000,00 TL ZMMS zorunlu teminatı ile aracın hurda satış bedeli 371.000,00 TL olmak üzere toplam 491.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, (PTT kep ile yapmış olduğumuz başvurumuz 10.03.2023 tarihinde tebellüğ etmiştir.) ancak söz konusu ödeme aracın piyasa değerinin 650.000,00 TL olması karşısında eksik olduğu, davacı uğramış olduğu bakiye hasar bedeli zararı ile ekspertiz hizmet bedelinin tazmini için sigorta şirketi aleyhine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, alacağın taraflar arasında belirsiz ve çekişmeli olması nedeniyle hasar zararı talebimizin bilirkişi marifetiyle tespiti ile taleplerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda talebimizi HMK m. 107 uyarınca arttırmak üzere şimdilik 100,00 TL hasar zararı taleplerinin bulunduğu, bu nedenlerle HMK m.107/2 gereği fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 100,00 TL hasar bedeli, 738,83 TL ekspertiz hizmet bedeli olmak üzere toplam: 838,83 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline ve sigorta şirketi yönünden ihtiyari ve zorunlu teminat limitleri dahilinde tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, HMK m.107/2 gereği; (tahsilde tekerrüre mahal vermemek kaydıyla) hasar bedeli olan 108.400,00-TL'nin tamamından davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla, davalı ...dağ yönünden kaza tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 738,83-TL hasar ekspertiz ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; ... plakalı araç müvekkil şirket nezdind... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 04/04/2022-04/04/2023 tarihleri arasında sigortalıdır. Poliçe teminat limiti araç başına 120.000 TL olup müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğu, Davacı tarafa ait ... plakalı araç sahibi ...a 24.3.2023 tarihinde 120.000,00 TL ödendiğini, davalı şirketin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına KDV dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin taraflarınca kabulünün mümkün olmamakla talebin reddine karar verilmesini, dava konusu olay bir haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklanmakta olup, ticari iş olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhlerine hüküm kurulması halinde yasal faiz üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, ikrar anlamına gelmemekle birlikte 2022 yılı Ekspertiz Ücret Tarifesi'ne göre davacı tarafın ancak 269,87 TL talep edebileceğini, işbu yönden de davacı tarafın talebine itiraz ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 19/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla, trafik Kuralları İhlali Yönünden: ... plaka sayılı davalı taraf ticari araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/b maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşunda Etken Olduğu, ... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... kazanın oluşunda Etken kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır. Hasar Onarım bedeli Yönünden: ... plaka sayılı... SKY-G 1.5 120... 2015 model otomobilde orijinal yedek parça fiyatlarıyla meydana gelen gerçek zarar KDV dahil 309.652,39 TL. olarak hesaplanmış ve 04.02.2023 riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin ortalama olarak 580.000,00 TL. mertebesinde olduğu ve tamirinin ekonomik olmadığı görüş ve kanaati ile sovtaj değerinin 371.600,00 TL. olarak belirlenmiş ve gerçek zarar 580.000,00 TL. – 371.600,00 TL. = 208.400,00 TL. olarak hesaplanmıştır. Somut olayda davalı ... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan...plaka sayılı aracın... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup,... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Heyetimiz Trafik Uzmanı tarafından... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde Etken Olmadığı belirlendiğinden Sn. Mahkeme tarafından belirlenecek sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 208.400,00 TL. olarak hesaplanan hasar onarım bedelinden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, ancak sovtajın davalı sigorta şirketinde kaldığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin 580.000,00 TL. olarak tespit edilen gerçek zarar bedelinden sorumlu olduğu, dosya kapsamında yer alan finansal evrak kaydına göre davacı asile 24.03.2023 tarihinde120.000,00 TL. hasar onarım bedeli, 29.03.2023 tarihinde davacı asile 371.600,00 TL. sovtaj bedeli, ödediği, tükenen ZMMS poliçe limiti nedeniyle İMMS klozu kapsamında (Artan Mali Sorumluluk Kombine Tek Limit 250.000,00 TL) 88.400,00 TL olarak hesaplanan bakiye gerçek zarar bedelinden sigortalısının kusuru oranında, sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı Vekili tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. nin .......kep.tr elektronik posta kep adresine 10.03.2023 tarihinde hasar ihbarının yapıldığı, kep adresine elektronik yolla yapılan ihbarın, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu nedenle, ihbarın 17.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin 30.03.2023 tarihi itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 24/06/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Hasar Miktarı yönünden; 04.02.2023 tarihinde meydana gelen kazada... plaka sayılı aracın onarım bedelinin orijinal parçalarla rayiç değerinin % 50’ sini aşması nedeniyle pert-total işlemine tabii tutulması gerektiğinin görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği, ...plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle 2. El rayiç değeri 600.000,00 TL, hasarlı hali (sovtaj bedeli) 371.600,00 TL olmak üzere araçtaki hasar bedelinin 228.400,00 TL olabileceği ANCAK davalı ZMMS sigorta şirketinin 24.03.2023 tarihinde davacıya toplamda 120.000,00 TL hasar tazminat ödemesi yapması,... Otomotiv firması tarafından sovtaj bedeli olarak 29.03.2023 tarihinde 371.600,00 TL ödeme yapılması nedeniyle, ödenen bu miktarlar düşülmesi durumunda bakiye hasar bedeli farkının 108.400,00 TL (2.El rayiç değer 600.000,00 TL – 120.000,00 TL ZMMS tarafından ödenen – 371.600,00 TL Sovtaj bedeli) olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği" şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Adli Tıp kurumundan alınan 28/10/2024 tarihli rapora göre; "...- Dava konusu araçtaki zararın 166.400,00 TL olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 24/02/2025 tarihli rapora göre; "... Davaya konu taşıtın pert edilerek trafikten çekilmiş olduğu, Sovtaj değerinin resmi evrak ile sabit hale geldiği ve 371.600,-TL şeklinde kabulü gerektiği, Taşıtın kaza tarihindeki değerinin 600.000,-TL mertebesinde bulunduğu, 120.000,-TL tutarındaki ödeme ve sovtaj değerinin tenzili neticesi bakiye bedelin 108.400,-TL şeklinde ortaya çıkacağı, " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan gerçek zararın tazmini talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kusur dağılımı, davacıya ait aracın kaza öncesi rayiç değeri, kaza nedeniyle aracın pert-total işlemine uğraması sonucu davacının gerçek zarar miktarı ve bakiye zararın davalılardan tahsili istemi noktalarında toplanmıştır. 3-Dosya kapsamının incelenmesinde davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalı...'ün maliki ve davalı ... Sigorta Şirketi'nin sigortalısı olan... plaka sayılı araç arasında 04/02/2023 tarihinde trafik kazası gerçekleştiği, kaza tarihinde... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta nezdinde 04/04/2022-04/04/2023 vade tarihli KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, poliçe klozları arasında ayrıca 250.000,00-TL limitli ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunduğu, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçe teminatının KZMMS poliçesi kapsamında 120.000,00-TL olduğu ve üzerinde kalan 250.000,00-TL için ayrıca İMMS teminatının bulunduğu, kaza sonrasında davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 24/03/2023 tarihinde 120.000,00-TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı görülmüştür. 4-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. 5-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası'nın ise ZMMS poliçesi limitinde kalan zararların karşılanmasının amaçlandığı zorunlu olarak yaptırılması gerekmeyen bir sigorta türü olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda davalı ... Sigorta tarafından davacının ZMMS kapsamında kalan 120.000,00-TL'ye isabet eden tazmin taleplerinin karşılandığı, üzerinde kalan ve İMMS sorumluluğu kapsamında olan kısım yönünden ise zararın karşılanmadığı anlaşılmıştır. 6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 7-Sorumluluğun meydana gelişinde tarafların öncelikle kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde dosyaya sunulan 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın 35 T 6908 plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı...nin KTK 47/b maddesine yönelik kural ihlali nedeniyle meydana geldiği, davacıya ait araç sürücüsü dava dışı ...'nın kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davalı sigorta vekilince itirazlar ileri sürülmüş ise de; dosya kapsamı, tarafların iddia, savunma ve itirazları ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kazanın davalının sigortalısı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali nedeniyle gerçekleştiği, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında da bu şekilde değerlendirme yapıldığı, dosya kapsamına göre dava konusu kazanın oluşumunda başkaca kusurlu bir davranış bulunmadığı gözetilerek davalının sigortalısı olduğu... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü...'nin asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 8-Kusur durumlarının tespiti sonrasında ise haksız fiil tazminatının şartlarından olan zarar yönünden yapılan incelemede dosyaya sunulan 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle kazasız rayiç değerinin 580.000,00-TL olduğu, tamirinin ekonomik olmadığı, sovtaj değerinin 371.600,00-TL olduğu ve gerçek zararın 208.400,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı ve davalı taraf vekillerince itirazlar ileri sürülmüş olup mahkememizce yapılan incelemede davacı tarafça dosyaya sunulan ekspertiz raporunda gösterilen zarar ile dosyaya sunulu bilirkişi raporunda tespit edilen zarar miktarları arasında farklılık oluştuğu görüldüğünden ekspertiz ücreti ile rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmıştır. ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 30/10/2024 tarihli heyet raporunda davacıya ait aracın rayiç değerinin 538.00,00-TL olduğu, davacıya ait aracın onarımının ekonomik olmadığı, sovtaj değerinin 371.600,00-TL olduğu ve gerçek zararın 166.400,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna karşı davacı vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüştür. Dosya kapsamına göre mahkememizce alınan 2 rapor arasında çelişki oluştuğu gibi ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından aracın kasko değerinin doğrudan rayiç değer olarak baz alındığı, serbest piyasada araçların kasko değerinin üzerinde veya altında değere sahip olabilecekleri gözetildiğinde bu yöndeki değerlendirmenin hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek dosya İTÜ otomotiv bölümü öğretim üyelerinden oluşan heyete tevdi edilerek çelişkileri giderir yeni bir rapor düzenlenmesi istenmiştir. Dosyaya sunulan 24/02/2025 tarihli heyet raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 600.000,00-TL olduğu, sovtaj değerinin 371.600,00-TL olduğu ve davacının gerçek zararının 228.400,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi heyet raporuna karşı taraf vekillerince ayrı ayrı itirazlarda bulunulmuş ise de dosyaya sunulan 24/02/2025 tarihli heyet raporunun çelişkileri giderir mahiyette olduğu, aracın rayiç değerinin ve sovtaj değerinin denetime açık şekilde piyasa rayiçleri gözetilerek belirlendiği anlaşıldığından itirazlar yerinde görülmemiş ve davacının dava konusu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararının 228.400,00-TL olduğu kabul edilmiştir. 9-Davacı vekilinin 22/05/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri 108.400,00-TL'ye yükseltildiği görülmüştür. Dava öncesinde davalı ... Sigorta tarafından ZMMS poliçe limitleri kapsamında davacıya 120.000,00-TL ödeme yapıldığı, bu suretle davacının bakiye gerçek zararının 108.400,00-TL olarak kaldığı, bu miktarın davalı sigorta şirketinin İMMS klozuyla belirlenen 250.000,00-TL tutarlı teminatı dahilinde olduğu gözetilerek davanın her iki davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir. 10-Davacı tarafça dava öncesinde sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığı görülmüş ise de 10/03/2023 tarihli e-posta başvurusunun yalnızca zorunlu mali sorumluluk sigorta teminatına yönelik olarak yapıldığı, davalıya İMMS teminatına yönelik bir başvurunun bulunmadığı, yargılama sırasında mahkememizce verilen süre içerisinde 28/11/2023 tarihinde yazılı başvuru dava şartının tamamlandığı görülmüştür. Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı 08/05/2024 tarihli ilamında "Somut olayda; her ne kadar mahkemece sigorta şirketine başvuru dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığı bu durumun davanın usulden reddini intaç ettiği gerekçesiyle, 2918 sayılı yasanın 97/1 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, davadan önce tarafların zorunlu olmamasına rağmen ihtiyari olarak arabuluculuk yoluna başvurdukları, bu şekilde davalı sigorta şirketinin rizikonun gerekleştiği ve kapsamı konusunda bilgi sahibi olduğu dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi ile amaçlanan durumun gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince dava şartı noksanlığının giderilmiş olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde değerlendirme yapılmış olup, buna göre uyuşmazlık konusu dava zorunlu arabuluculuk kapsamında değil ise de taraflarca bu yola başvurulmuş olması halinde arabuluculuk sonucu anlaşamama tutanağının yazılı başvuru yapılmış gibi sonuç doğuracağı ve anlaşamama son tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceği gözetilerek sigorta şirketi yönünden arabuluculuk anlaşamama son tutanağının düzenlendiği tarih olan 09/05/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Davalı araç maliki yönünden haksız fiil tarihinden itibaren sorumluluk doğduğundan haksız fiil tarihi olan 04/02/2023'ten itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça tazminata avans faizi işletilmesi talep edilmiş olup, davalıların maliki ve sigortacısı oldukları aracın ticari taksi olması nedeniyle davacının ticari faiz talep edebileceği gözetilerek talep doğrultusunda tazminat miktarına temerrüt tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. 11-Davacı tarafça ayrıca ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup, yerleşik yargısal uygulamalar doğrultusunda dava öncesi aracın hasarının tespitine yönelik yaptırılan ekspertiz incelemelerinin yargılama giderlerinden sayılabileceği, somut olayda talep edilen 738,83-TL bedelli ekspertiz faturasının emsal nitelikte dosyalar ve piyasa rayiçleriyle uyumlu olduğu, bu tutarın da yargılama giderleri kapsamına dahil edilebileceği gözetilerek ekspertiz ücreti harcamasının yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. 12-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de; "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 108.400,00-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi'nin İMMS poliçe limiti sorumluluk sınırı 250.000,00-TL aşılmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalı... yönünden kaza tarihi 04.02.2023, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi 09.05.2023 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.404,80-TL harçtan peşin olarak alınan 179,90-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 1.671,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.553,40-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 1.671,50-TL toplamı 1.851,40-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvuru harcı, 1.799,25-TL posta ve tebligat ücreti, 15.750,00-TL bilirkişi ücreti ve 3.250,00-TL ATK raporu bedeli ile 738,83-TL ekspertiz ücreti toplamı 21.717,98-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 6-Davalı taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2025 Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/474, K. 2025/650, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-474-e-2025-650-k-051654650103