İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/41 E. 2025/801 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/41
- Karar No
- 2025/801
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/41 Esas KARAR NO:2025/801
DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:15/08/2022 KARAR TARİHİ:18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; gönderici müvekkili şirket süs eşyaları satışıyla ilgilenen limited bir şirket olduğunu, gönderici müvekkili şirketin 19/02/2022 tarihinde ticari amaçla İstanbul'da bulunan şubesine göndermesi için 45.083,47 TL değerindeki süs eşyasını Samsun'dan İstanbul'a göndermek üzere davalı taşıyıcı şirkete teslim ettiğini, müvekkili şirket ilgili süs eşyalarını gayet özenli bir şekilde streçlemiş ve pıt pıtlı poşete koymuş ve ardından kolilediğini, müvekkilinin paketleme konusunda üzerine düşen özen sorumluluğunu kusursuz bir şekilde yerine getirdiğini, tüm bu özenli paketlemeye rağmen davalı söz konusu süs eşyalarını parçalanmış ve kullanılmaz bir şekilde alıcıya teslim ettiğini, gönderdiği ürünlerin hasarlı ve kullanılmaz bir şekilde İstanbul'daki şubesine gönderildiğini öğrenen müvekkili her ne kadar durumu davalı şirkete bildirmiş olsa da davalı şirket sorumluluk almadığını, müvekkilinin zarar tazmin talebini reddettiğini, müvekkil şirket züccaciye ürünleri satan bir firma olduğunu, sattığı ürünler, cam, porselen, ayna gibi materyallerden oluşan kırılacak ürün olduğunu, yapılan sözleşmede de görüleceği üzere, davalı yan müvekkili şirketin ticari ve satımdan kaynaklanan ürünlerini taşıyıcılık anlamında bir hizmet sağlamadığını, müvekkil şirket, davalı yanın tek bir kere ürünlerini taşımadığını, sürekli olarak, aralarında bir ticari ilişki olacak şekilde taşımacılık yaptığını, müvekkilinin hangi tür ürünleri taşıttığını bilmediğini, ürünlerin fotoğraflarına bakıldığında, bütün kolilerdeki, bütün sarılı ürünlerin tek tek kırıldığı görüldüğünü, özensiz bir taşımacılık hizmetinde dahi bu derece iyi paketlenmiş ürünlerin parçalanması için ciddi bir efor sarfedilmesi gerektiğini, asgari bir özen gösterilen taşımacılık hizmetinde dahi ürünleri bu kadar hasar görmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ürünlerin bu derece zarar görmesi ve kullanılamaz hale gelmesi, davalının taşıma borcunu ifa ederken en ufak bir özen dahi göstermediğini ortaya koyduğunu, müvekkilin İstanbul şubesinde çalışan görevli personel ürünleri kargo şirketinden teslim aldığında tüm eşyaların parçalandığını farketmiş ve durumu hemen genel merkeze ilettiğini, ürünlerin parçalanmış şekilde teslim alındığını bilgisini alan şirket yöneticisi durumu derhal davalı yanın Samsun şubesindeki müdürüne whatsapp üzerinden bildirdiğini, durumla ilgileneceğini söyleyen davalı şirketin Samsun şube müdürü whatsapp konuşmalarından da anlaşılacağı üzere öncelikle durumu kabullendiği, ardından hasar tazmin taleplerinin reddedildiğini ifade ettiğini, bu konuşma üzerine yasal süreci başlatmak üzere taraflarına başvuran müvekkilinin talebi üzerine dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosunun 2022/... esas sayılı dosyasından da anlaşılacağı üzere davalı yan sorumluğunu kabul etmediğini, son tutanak anlaşmama şeklinde düzenlendiğini, davalı yan TTK md.875'den kaynaklanan en yüksek özen borcunu yerine getirmek bir yana; eşyaların taşınmasında asgari bir özeni gösterse dahi bu zararın oluşmayacağı aşikar olduğunu, davalı yan eşyaların taşınmasında hiçbir özen göstermemiş ve kendisine teslim edilen eşyaları paramparça teslim ettiğini, bu sebeple müvekkil şirket 45.083,47 TL değerindeki ev eşyasını satışa arz edememiş ve zarara uğradığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 24/01/2022 tarihli kargo taşıma sözleşmesi mevcut olduğunu, sözleşmenin 3.19. Maddesinde ''Taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim ettiği süre içinde husule gelecek zıya, hasar ve gecikmeden sorumludur'' denmek suretiyle taşıyıcının sorumluluğu açık bir biçimde ifade edildiğini, davalı şirket yukarıda bahsedilen süs eşyaları kendisine sağlam ve özenli bir şekilde paketlenmiş bir şekilde teslim edilmesine rağmen sözleşmeden kaynaklanan borcunu ifa etmediğini, ürünleri alıcıya hasarlı bir şekilde teslim ettiğini, satıcı tarafı olduğu 24/01/2022 tarihli kargo taşıma sözleşmesi gereğince bu zıya ve hasardan sorumlu olduğunu, açıklamalarımız uyarınca kargo şirketinin taraflarına teslim edilen ürünleri parçalanmış bir şekilde alıcıya teslim etmesi ve bundan dolayı müvekkili maddi zarara uğratmış olması sebebiyle iş bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taşıma eşyalarında meydana gelen zararın giderilmesi amacıyla davalı aleyhine şimdilik 1.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile kargo taşıma faaliyeti yürüten köklü ve saygın bir şirket olan müvekkili şirket arasında kargo taşıma sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında, müvekkili şirket düzenli olarak davacıya ait ürünlerin taşıma işini gerçekleştirdiğini, davacı tarafın müvekkil şirkete 19.02.2022 tarihinde teslim ettiği içeriğinde ev eşyaları/ süs eşyaları bulunan kargo, müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen kargo taşıma faaliyeti kapsamında 24.02.2022 tarihinde alıcısına hasarsız olarak teslim edildiğini, davacının iddia ve talepleri haksız ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davacının tüm iddia ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacı taraf dava konusu kargonun müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen taşıma faaliyeti sırasında hasar gördüğü ve bu kapsamda oluşan zarardan müvekkil şirketin sorumlu olduğu iddiasında olduğunu, ancak huzurdaki uyuşmazlıkta öncelikle incelenmesi gereken hususun, dava konusu kargonun içeriği ve kargo içeriğinde yer alan ürünlerin kargo taşıma sözleşmesi kapsamında sigortalı olarak taşınıp taşınmadığının olması gerektiği, davaya konu olayda davacının tüm iddia ve beyanlarının maddi gerçeğe aykırı ve kötüniyetli olduğu açık olduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle davacının tüm iddia ve beyanlarına itiraz edildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizin 14/11/2023 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, Bilirkişinin 05/04/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak, "Davacı taraf taşınırken kolilerde zarar gördüğünü iddia etmiş olduğu süs eşyalarının birim fiyatları hali hazırda fiziki olarak incelenmediği, Davaya konu olan süs eşyalarının kargolandığı tarih 19/02/2022 dikkate alındığında, Taraflarına sadece süs eşyaların fotoğraflar üzerinden incelenmesine imkan tanınması da sebebiyle total bir zarar tespiti yoluna gidilmiştir. Bu sebeple davacı taraf için zarar miktarı ürün fotoğrafları 21 adet olduğu için ( ve tarafıma sadece pdf belgesi olarak iletilmesi sebebiyle) ortalama bir rakam takdir edilmiş; yaklaşık olarak 25.000.-TL olarak hesaplanabileceği kanaatine varılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememizin 15/10/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı gereğince dosyanın ek rapor alınması için bilirkişiye gönderilmesine karar verilmiş olup, Bilirkişilerin 21/11/2024 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak, " Kök rapor sonrası hem Davacı hem de Davalı tarafların itirazları doğrultusunda; talep edilen Ek Rapor için tarafımdan uzmanlığım kapsamında istenilen fiziki olarak yerinde inceleme imkan ve şartlarının oluşmadığı görülmektedir. Bu sebeple, uygun koşulların oluşmaması Kök raporun tekrarını ve tarafıma dosya kapsamında iletilen; yukarıda yer alan görseller (Toplamda 21 adet fotoğraf yer almaktadır) üzerinden değerlendirmesi sonucunu doğurmaktadır. Davacı taraf taşınırken kolilerde zarar gördüğünü iddia etmiş olduğu süs eşyalarının birim fiyatları açıklanan sebeplerle (Davaya konu ürünlerin sadece görsellerinin tarafıma incelenmek üzere iletilmiş olması nedeniyle) fiziki olarak incelenmesine olanak bulunmadığı görülmekte; Tarafıma sadece davaya konu oları süs eşyalarının fotoğraflar üzerinden incelenmesine imkan tanınması da sebebiyle total bir zarar tespiti yoluna gidilmiş, Kök rapordaki koşulların devamı gözlendiği ve tarafımdan istenilen ek raporda da Davacı ve Davalı tarafların uzmanlığım kapsamında ürünlerin tek tek fiyatlandırma yapılması için fiziki olarak tarafımca yerinde inceleme imkanı sağlanamadığı, Varsa hasarlarının ürün bazında ayrı ayrı tespitlerinin bu sebeplerle yapılamadığı, Davaya konu olan süs eşyalarının kargolandığı tarih olan 19/02/2022 dikkate alındığında; Davacı taraf için zarar miktarı ürün fotoğrafları 21 adet olduğu için (ve tarafıma sadece pdf belgesi olarak iletilmesi sebebiyle) ortalama bir rakam takdir edilmiş; yaklaşık olarak 25.000 TL (Yirmibeşbin Türk Lirası) olarak hesaplanabileceği kanaatine varılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun olarak ayrı ayrı tebligat çıkartıldığı, davalı vekilinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesini dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava konusu uyuşmazlık konusunun, taraflar arasındaki eşya taşıma sözleşmesi kapsamında taşıma işlemi yapılırken davacıya ait eşyalara davalının sorumluluğunda olacağı herhangi bir hasarın meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarının tespiti talebi noktalarında toplandığı anlaşıldı. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusunun kargo firmasına verilen ürünlerin kargo şirketi hatası nedeniyle meydana gelen zararın tazmini yönünde olduğu anlaşılmakla beraber dosya kapsamında alanında uzman bilirkişiye dosyanın tevdi sağlanmakla meydana gelen hasarın boyutu yönünde dosya kapsamına giren bilirkişi raporunda meydana gelen zararın hesaplaması yapılmış olup, kargoların davacı iddiası doğrultusunda gerekli özen ile kutulanarak kargo firmasına teslim edildiğinin tespiti yapılmış olup bu tespit ayrıca talimat mahkemesi ile dinlenen tanık beyanları ile de örtüştüğü tespit edilmiştir. Toplanan deliller hesaplanan zarar tutarları doğrultusunda davalı şirketin taşıma hususunda gerekli özen ve dikkati sağlamadığı kanaatine varılarak dava değer arttırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca; 1-DAVANIN KABULÜ ile, 25.000.-TL maddi tazminat tutarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.707,75.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 490,56.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.217,19-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 25.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 80,70.-TL Başvuru Harcı, 80,70-TL Peşin/nisbi Harcı, 409,86.-TL Tamamlama Harcı, 3.000,00.-TL Bilirkişi ücreti, 1.034,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.605,26.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır