İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/388 E. 2024/818 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/388
- Karar No
- 2024/818
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/388 Esas - 2024/818 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/388 Esas KARAR NO : 2024/818
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2023 KARAR TARİHİ : 25/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında 11/04/2019 tarihinde bayilik sözleşmesi yapıldığını, Sözleşmeye istinaden 01/10/2019 tarihinde 7 adet toplam 50.300,00 euro değerindeki bonoların bankada teminat olarak depo edildiğini, İşbu senetlerin bedellerinin düzenli bir şekilde ödendiğini ve iade alındığını, bundan önceki 6 adet senedi ödeyen müvekkilinin sadece 8.300,00 Euroluk senedin ödemesinden kaçınmasının mevcut haliyle bakıldığında hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından 20/04/2020 vade tarihinde herhangi bir ödememe protestosu veya ihtarnamenin de keşide edilmediğini, takibe dayanak bono bedelinin de müvekkili şirket tarafından ödendiğini, Davalı şirket tarafından atılan maillerde de bu hususun gösterildiğini ve senedin iade olarak sisteme girildiğini, iade kaydından sonra müvekkili şirket tarafından 3800,00 Euro ödeme yapıldığını ve borcun kalmadığını, ayrıca senetlerin teminat olarak banka kasasında muhafaza edilmek üzere davalı tarafa verildiğini, Söz konusu senet borcu müvekkili şirket tarafından ödenmemiş olsa idi senedin teminat olarak verilen banka kasasından davalı şirketin kendi uhdesine geçirmesinin imkansız olacağını, davacının 02/02/2021 tarihinde bayilik sözleşmesinin fesh edildiğini, 09/02/2021 ve 10/02/2021 tarihli iade faturaları ile davalı şirketin mallarını da iade ettiğini ve ve müvekkili şirketin bu tarihte alacaklı konuma geçtiğini, davacının pandemi koşullarında takip konusu 8.300 Euro bedelli 27/09/2019 tanzim ve 20/04/2020 vade tarihli senedin iadesini almayı geciktirmesi üzerine davalı şirketin kötü niyetli olarak icra takibi yaptığını, taraflar arasında devam eden bayilik sözleşmesi süresince davalı şirketin vergiden kaçma uğruna şirket ortakları ve çalışanları olan.... .... ... üzerine ödemelerin yapılmasını talep ettiğini ve ödemelerin şahıslar hesabına yapıldığını, Özellikle de bu şahıslara yapılan ödemelerin incelenmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile davacının .... ... ... E. Sayılı dosyasıyla başlatılan takibe borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve davalı hakkında ağır kusur ile başlattığı takip için alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, Davacının senedi ödediğine dair taraf şirket kayıtlarında belge ve delil bulunmadığını, Kabul anlamına gelmemek kaydı ile davanın sunduğu belgede bile takibe konu senet bedelinin davacının borç hanesinde olduğunun görüldüğünü, davacının davayı ispatlayamadığını savunarak davanın reddi ile müvekkili lehine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, takibe konu 8300,00 EURO bedelli senet yönünden ödeme yapıldığı iddiasıyla davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit istemine ilişkindir. .... .... .... E. Sayılı dosyasının incelenmesinden 27/09/2019 tanzim 20/04/2020 vade tarihli 8.300,00 EURO bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla davalı tarafından davacı aleyhine takip yapıldığı ve takibin kesinleştiği tespit edilmiştir. Davacı vekilinin ödeme iddiasının değerlendirilmesi için dava dışı bankaya müzekkere yazılmış ve ... .... .... iban nolu hesabında depo edildiği bildirilen 8.300,00 Euro bedelli 27/09/2019 tanzim ve 20/04/2020 vade tarihli bononun muhafaza sebebi, kimin lehine muhafaza edildiği, kime hangi tarihte iade edildiğinin bildirilmesi istenmiştir. Gelen müzekkere cevabında, "... .... ... Ltd. Şti firmasının borçlu olduğu, 20.04.2020 tarihli 8.300 EUR tutarındaki, alacaklısı .... .... .... Medikal Ltd. Şti. Olan senet Bankamıza 16.10.2019 tarihinde tahsile verilmiş fakat, alacaklı talebine istinaden -amir şube 4213- Meşrutiyet şubesi tarafından iade talebi yapılmış 16.04.2020 tarihinde iade edilmiştir." hususu bildirilmiştir. Davalı defterlerinin incelenmesini konu alan ve mahkememizce tayin edilen mali müşavir tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; Davalının 2019 yılı defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu,Davaya konu 20.04.2020 vadeli 8.300,00 Euroluk senede ait davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında tahsilat kaydının olmadığı,Davalı tarafından davacıya gönderildiği beyan edilen hesap ekstresinde vade tarihinden önce 13.04.2020 tarihinde senet iadesi kaydının bulunduğu, aynı zamanda vade öncesi bankadan gelen yazı ve eklerinde davalı tarafından senedin iade edilme talebine karşılık 16.04.2020 tarihinde senedin iade edildiği tespitlerine yer verilmiştir. Davacı defterlerinin incelenmesini konu alan ve talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda; davacı defterlerinin usulune uygun tutulduğu, Davacının 2 adet ve KDV dahil 38.832,27.TL tutarında iade faturalarını davalı adına düzenlediği, e-Arşiv faturalarının davacı .... .... .... Medikal Sağlık Şirketinin ticari defterlerine işlendiği, davacının davalıya 21.195,66.TL sipariş avansı verdiği şeklinde kayıtlarm göründüğü, 2022 yılı sonunda davacının davalıdan 21,195,66.TL alacağının bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlık .... .... .... e. Sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Eldeki davada davacı takibe konu bono bedelini ödediğini iddia ettiğine göre ispat yükü davacı üzerindedir ve iddiasını usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda davacının dosya kapsamına sunduğu deliller bu iddianın ispatı için yeterli görülmemiştir. Zira senet bedelinin bankadan gelen müzekkere yanıtına göre davalı tarafça tahsil edilmediği, iadesinin yapıldığı, davalı ddefterlerinde tahsilat kaydının olmadığı görülmüş olup, davacıya bono bedelinin ödendiğine yönelik olarak yemin hakkı hatırlatılmış, ancak davacı vekili tarafından yemin metni dosyaya sunulmamış ve neticede davacı yanca davalıya karşı davanın usulüne uygun delillerle ispat edilemediği anlaşılmıştır. İİK 72 maddesi gereğince davalı yan lehine, kötüniyet tazminatına karar verilebilmesi için, davacı yan lehine tedbir kararı verilmiş olması ve davacı borçlunun haksız çıkmış olması gerekmekte olup, somut olayda mahkememizce, tedbir talebi 12.06.2023 tarihli ara karar ile reddedildiğinden kötüniyet tazminatı için yasal şartların da oluşmadığı anlaşıldığından davalının talebinin de reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; Davanın REDDİNE; Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 4.102,43 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 3.674,83 TL harcın kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde, istek halinde masrafı içerisinden alınmak kaydıyla davacıya iadesine, 4-A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 38.435,81 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2024