İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/380 E. 2026/114 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/380
Karar No
2026/114
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/380 Esas KARAR NO :2026/114

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/06/2023 KARAR TARİHİ:12/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı firma hasarlı araçların satışının yapılabilmesi için Sunucu ile Üye arasında aracılık eden ve sahip olduğu internet portalı üzerinden araçların ihalesini düzenleyen bir firma olduğunu, davalılardan ... ile 17.10.2016 tarihinde "Üyelik Sözleşmesi" akdedildiğini, davalılardan ..., 17.10.2016 tarihli "Üyelik Sözleşmesi" kapsamında davacıya ait ESP sistemine üye olduğunu, üyelik sözleşmesi kapsamında "..." adresinden ihaleye çıkan; ... plakalı, ... ... marka/model aracı 1.318.687 TL sovtaj bedeliyle, ... plakalı, ... ... marka/model aracı 8.478.687 TL sovtaj bedeliyle, ihalede en yüksek teklif veren sıfatıyla satın almaya hak kazandığını, ihalenin kesinleşerek davalı üzerine kalmasını müteakip; ... plakalı araç için 13.12.2022 tarihli ekte mübrez ödeme bildirimi ile davalıya, ödeme ve satışın en geç 15.12.2022 tarihine kadar yapılması, ... plakalı araç için 19.12.2022 tarihli ekte mübrez ödeme bildirimi ile davalıya, ödeme ve satışın en geç 21.12.2022 tarihine kadar yapılması, ihtar edilmiş ancak davalı, mezkur ödeme bildirimleri ile ekte mübrez üyelik sözleşmesinin 5.1.8. maddesi gereği belirlenen süreler içerisinde araçlara ilişkin ödemeleri yapmadığını ve araçları teslim alamadığını, bunun üzerine davalıya ... Noterliği 27.12.2022 T., ... Yev. nolu ihtarname ile ödemelerin yapılmasının tekrar ihtar edildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine davacı firma tarafından davalıya 22.12.2022, 27.12.2022 ve 06.01.2023 tarihinde "Uyarı Maili" gönderildiğini, ödemelerin yapılmaması halinde araçların ihalede ikinci olan firmalarla değerlendirileceğini, oluşan sovtaj farkı, vergi farkları, noter satış bedelleri vb. masrafların davalıdan tahsil edeceği ihtar edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davacı ile davalı ... arasında münakit 17.10.2016 tarihli Üyelik Sözleşmesi m.5.1.3. gereği üyelik şifresinin münhasıran ve müstakilen üye tarafından kullanılmasının zorunlu olduğunu, buna karşın diğer davalı ... ile paylaşarak üyeliğin kullanımını ...'ye devrettiğini, dava konusu araçların ihale süreci tamamen davalı ... tarafından yürütüldüğünü, ödemeye dair tüm süreçlerin davalı ... ile görüşüldüğünü, dava konusu araçlar için ödeme yapacağını söylediğini, davalı ... ile yapılan görüşmelerde kendisine ödeme yönünden bir protokol yapılması teklif edildiğini, davalı ..., diğer davalı ...'nun sorumluluğunu kaldırmak ve tüm borcu kendi üstlenmek adına protokol imzalamayı kabul ettiğini, ancak her iki tarafın da davacıyı oyaladığını, davalıların tüm ihtar ve uyarılara rağmen ödeme yapılmaması üzerine davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini, bu nedenlerle; davalıların .... İcra Müdürlüğü 2023/... dosyaya vaki itirazlarının iptali ile takibin devamını, davalıların takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olması sebebiyle davalılar aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını dava ve talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: İkame edilen davanın görevli mahkemesinin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davacı dava dilekçesinde davalılardan ... ile imzalanan "Üyelik Sözleşmesi" nedeniyle davalının tacir olduğunu iddia etmişse de davalının araç- alım satım işleriyle daimi olarak uğraşmadığı gibi tacir olduğunu gösterecek herhangi bir alım-satım galerisi de bulunmadığını, taraflardan davacının ticari amaçla satış işlerine aracılık ettiğini, davalı ...'nun ise ticari amaç gütmeksizin üyelik sözleşmesini imzalayıp platforma katıldığını, bu nedenle görevli mahkeme tüketici mahkemeleri olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı, davalı ...'ninde diğer davalı ... ile birlikte sorumluluklarının olduğu iddiasıyla gerek icra takibene gerekse huzurda ikame edilen davaya taraf olarak eklendiğini, davalı ... ile davacı arasında üyelik sözleşmesi imzalanmadığını, taraflar arasında whaatsap görüşmelerinin sunulduğu, bu nedenle üyelik sözleşmesine tabi olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözde sovtaj bedellerinin tahsili yönünde hüküm kurulacak ise ve sovtaj bedelinin tazminine ilişkin taleplerinde "Üyelik Sözleşmesine" dayandırıldığı dikkate alındığında tarafı dahi olmadığı bir sözleşme nedeniyle davalı ... yönünden bir hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya icra dosyası içerisinde olmayan bilgi ve belgelerin mahkemeye sunularak davalının borçlu olduğu ve bu kapsamda icra dosyasında bulunan itirazın kaldırılamayacağının sabit olduğunu, davalı ... yönünden husumet itirazlarımız dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini, davacı ile davalı Safa arasında herhangi bir sovtaj bedeli veya sovtaj ilişkin bir işlemin fiili olarak olmadığını, Sovtaj bedeli ve sotaj ödemeleri hasarlı araç ile sigorta firması arasında gerçekleşek bir ödeme türü olduğunu, aracın satımına ilişkin bir işlem yapılmışsa bu husus internet üzerinden artırma yöntemiyle satış sözleşmesi kapsamında olduğunu, icra takibinin dayanağını sovtaj bedeli talebiyle davalıdan talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'yönünden ise davacı şirket aracı kurum olup bir zarar varsa bile ihale tarihi itibariyle araçların mülkiyetine sahip olmaması nedeniyle talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında internet üzerinden artırma yöntemiyle satış sözleşmesine ilişkin ilgili kanun maddesine aykırı olması nedeniyle kesin hükümsüz olduğunu, başkanlıkça yapılacak değerlendirme neticesinde sözleşmenin geçerli olduğu yönünde kanaat oluşması halinde ise alım-satım işleminin gerçekleşememesi halinde davacının aracı kurum olduğu dikkate alınarak ihale yapımında meydana gelen masraflar haricinde davalılardan bir talebinin olması mümkün olmadığını, gerek internet üzerinden yapılan satım ihalesi esnasında aracın maliki olmamaları nedeniyle bir zarara uğramalarının fillen mümkün olmadığını, gerekse davacının aracı kurum olduğu dikkate alınarak menfi bir zararının olamayacağını, bu nedenlerle; öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini, mahkeme aksi kanaateyse esasa ilişkin yapılacak değerlendirme ve sayın mahkemece re'sen gözetilecek hususlar neticesinde davanın reddini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME: Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 02/06/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Davacı taraf, davacının hasarlı araçların satışına aracılık ettiği ve kendisine ait portal üzerinden bu araçların satışını yaptığı, davalılardan ...'nun 17/10/2016 tarihli üyelik sözleşmesi kapsamındaki üyeliği üzerinden verilen şifre ve yetki ile dava konusu satışı yapılan araçların alımı için teklif verildiği, diğer davalı ...'nin ihaleye katılan olduğu, araçların bu şekilde almaya hak kazanıldıktan sonra ihale bedellerinin ödenmediği, sonrasında ikinci en yüksek verilen fiyat farkları kadar zararları olduğu iddiasıyla ... plakalı aracın davalı/ların teklifi olan 8.478.687 TL ile ikinci teklif 7.000.016 TL farkı ile 34EGM plakalı aracın davalı/ların teklifi olan 1.318.687 TL ile ikinci teklif 1.185.852 TL farkı toplamı üzerinden oluştuğu iddia olunan alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü 2023/... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı taraflarca yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf savunmasında davalı ... yönünden tüketici mahkemelerinin görevli olduğu iddiasıyla görev itirazı ile, davalı ... yönünden husumet itirazı olduğu, davacının tazmini gerekir zararı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: dava konusu olan ... plakalı ve ... plakalı araçların satışına aracılık edilmesi işlemleri sürecinde, davalı ...'nin de karşı taraf olarak sorumlu olup olmadığı, araç satış bedellerinin davalı/davalılar tarafından ödenmemesi sonrasında davacının sözleşme kapsamında zarar olarak, araç satış bedeli ile ikinci en yüksek teklifi arasındaki farkı zarar olarak talep edip edemeyeceği, bu bağlamda oluştuğu beyan edilen zararın tahsili için icra takibine konu alacak talebinin haklı olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 1.668.971,00-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ...'dan alınan 24/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Davacının sunulanları ve kayıtları kapsamında ; davacı tarafından açmış olduğu icra takibinde 1.668.971,00 TL teklif farkı ve sair masraflarına ilişkin talepte bulunduğunu, 2 aracın sovtaj ödemelerinin ve dava dışı araç sahipleri tarafından davacıya tanzim edilen faturaların 1. teklif üzerinden yapıldığını, söz konusu araçların icra takibi ve dava tarihinden sonra 3. Şahıslara satışının yapıldığı hususlarının belirlendiğini, ... Plakalı araca ilişkin 9-12 Aralık 2022 tarih aralığında e-ihale yapıldığı , en iyi teklif verenin ... kodlu müşteri olduğu, en iyi 2. Teklif veren ile aralarındaki farkın 1.478.671,00 TL olduğu, ... Plakalı araca ilişkin 16-18 Kasım 2022 tarih aralığında e-ihale yapıldığı , en yüksek teklif verenin ... kodlu müşteri olduğu, en iyi 2.teklif veren ile aralarındaki farkın 132.835,00 TL olduğu, 1 ve 2. fiyat teklifleri farkının her iki araç yönünden toplam 1.611.506 TL olduğu hesaben belirlendiğini, davacı icra takibinde sair masraflara ilişkin dava dışı şirketlerin ... şirketine devir ettikleri araçlara ilişkin Araç Satış sözleşmesi noter masrafları sunulmuş olup, toplam 1.865,26 TL olarak hesaplandığını, talep edilip edilemeyeceği hususunda takdir Sayın Mahkemeye aittir. Araçlara ilişkin 2 teklif farkı ve masraf toplamı 1.670.836,26 TL hesaplandığını, sözleşme ilişkisi açısından değerlendirme mahkemenin huzurundaki uyuşmazlık, ihaleye girme ve söz konusu ihalenin kendisi üzerine kalması üzerine ödeme yapmayan davalıdan sözleşme gereği talep edilebileceği ileri sürülen ikinci teklif ile aradaki farkın tahsili talebi ile açılan icra takibine yönelik yapılan itirazın iptali talebidir. Sistematik olarak ihalenin elektronik ortamda gerçekleştiği anlaşılmakta olup, söz konusu ihalenin teknik olarak ne şekilde gerçekleştiğinin belirlenmesine yönelik heyetimizin yetkinliği bulunmamaktadır. Buna karşın davalı tarafından savunmasında TBK 278 hükmünden bahsedilerek ihalenin peşin olarak gerçekleştirilmesinin geçerlilik şartı olduğu beyan edilerek işleme bu yönde muhalefet edilmiş, ayrıca internet ortamında talep edilebilecek zararın menfi zarar olduğu beyan edilerek, elektronik ortamda gerçekleşen işlemlere yönelik bir itirazda bulunulmamıştır. Bunun sonucu davacı tarafından ileri sürülen elektronik ortamda gerçekleşen ihale işleminin ikrar edildiği benimsenmelidir. ancak söz konusu ihalenin gerçekleşme şekline ve tarafların ilişkisine yönelik aşağıdaki tespitlerin yapılması gerektiğini, taraflar arasındaki ilişki TBK 274 vd hükümlerinde yer alan ihale yoluyla satış olarak sayılıp sayılamayacağı ilk sorunu oluşturmaktadır. Şöyle ki, davacının ihale sırasında satıcı durumunda olmadığı davalının itirazına uğramış durumdadır. Bu açıdan davacının satım sırasında malik olmasının zorunlu olup olmadığı hususunda kanunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuda bir 2019 yılında doktora eseri kaleme almış bulunan ..., Artırma yoluyla satış isimli eserinde, aşağıdaki gerekçe ile her ne kadar doktrinde bu yönde görüş bulunsa dahi, TBK 279 gereği satıcının malik olması gerektiğini ortaya koymakta olduıunu, öğretide satış konusu malı artırmayı yönetene devreden kişiye satıcı denilmektedir 264. malı devreden ile satıcı arasında aslında hiçbir farkın olmadığını, ancak iki kavramdan da bu kişinin malın maliki olup - olmadığı anlaşılamamadığını, adi satışta kendisinin olmayan bir malı satan satıcının sadece borcun ifası sırasında malın maliki olması gerekir. yani üçüncü şahıslara ait şeyler ve haklar da satış sözleşmesinin konusu olabileceğini, artırma yoluyla satışın konusunun, üçüncü şahıslara ait olması durumunda nasıl bir sonuç ortaya çıkacağı konusu doktrin ve uygulamada belirsiz olduğunu, kanaatimize göre burada sözleşmenin oluşması davalı ... bakımından sözleşme ile yükümlülük altına girmediği, sunulan belge ve bilgilerin bu davalının borcun üstlendiğine iliykin yazılı delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı kanaatinin mahkemeye ait olduğunu, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasında, davalı ... bakımından itirazın iptalini gerektiren bir belge ve bilgiye ulaşılamadığı, davalı ... bakımından ....İcra Müdürlüğünün 2023/... e. sayılı dosyasına yapılan itirazın, asıl alacak miktarı olarak 1.611.506,00 TL bakımından haksız olduğu (talep 1.668.971,00 TL), faiz oranına yönelik TTK 1530 hükmünün uygulama alanı bulunmadığı, ticari faiz talebinin mümkün olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunmuşlardır. Bilirkişi ...'dan alınan 25/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Hukuki ve nihai karar tamamen Mahkemenize ait olmak üzere; dosya kapsamında yapmış olduğumuz inceleme ve tespitlerimiz sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, davalının vermiş olduğu teklif bedelini davacı şirkete ödemediği dosya içeriğinden anlaşılmakta olup, taraflar arasında düzenlenmiş olan üyelik sözleşmesinin ilgili maddelerine göre, davacıya tazminat yükümlüğünün; ihale tarihi itibarı ile ... plaka sayılı araç için — 1.478.671,00-TL, ... plaka sayılı araç için 132.835,00-TL olmak üzere, toplam KDV dahil 1.611.506,00-TL'sı olabileceği, davacı, ... A.Ş. ile, diğer davalı ... arasında düzenlenmiş herhangi bir üyelik sözleşmesinin dosya kapsamında görülemediği, Sayın Mahkemece ikinci teklif veren olarak kabul edilmesi durumunda taraflar arasında düzenlenmiş olan üyelik sözleşmesinin ilgili maddelerine göre, vermiş olduğu teklif bedelinden aracı/araçları almak zorunda olduğu, ...'nin satın alma yükümlülüğüne aykırılık sebebiyle kendisinde üçüncü teklif ile ortaya çıkan farkın mı yoksa satım sözleşmesinde alıcının temerrüdü hükümlerinin mi uygulanacağı hususunda takdirin Mahkemeye ait olacağı, sonuç ve kanaatlerimizi bildirir iş bu bilirkişi heyet raporunu Mahkemenin takdirlerine saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunmuşlardır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; Davaya konu olan 17.10.2026 tarihinde imzalanan sözleşmede, taraflarının davacı ile davalılardan ... olduğu, 9.6 hükmüne göre bir yıl süreli olduğu ve 17.10.2017 tarihinde sona ereceğinin ve taraflarca otuz gün önce bildirim yapılmadığı takdirde bir yıl süre ile uzayacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin davacı tarafından sunulan ve portal olarak anılan sistem üzerinden verilen hizmetten yararlanılması üzerine kurulduğu ve buradan ihale yolu ile alımı yapılan araçların devrinin alınacağı, ihale sonucu ortaya çıkan bedelin ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde ihalenin ikinci sıradaki kişiye teklif edileceği ve aradaki farkın alıcıdan tahsil edileceği düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunda dosya içindeki evraklara göre araçlara yönelik incelemeler yapılmıştır. ... Plakalı Araca İlişkin İncelemelere göre; bu araç için 9.12.2022-12.12.2022 tarihleri arasında İhale açıldığı, en yüksek teklifin 8.478.687 TL (KDV Dahil) ... olduğu, 2. En iyi teklifin 7.000.016 TL (KDV dahil ) olduğu, sunulan İhale Sonuç föyünde tespit edilmiştir. Aracın Sahibi ... tarafından davacı şirkete 06.01.2023 tarihinde 8.478.687 TL bedelli satış faturası tanzim ettiği, davacı şirket tarafından 09.01.2023 tarihinde ... Sovtaj Bedeli Ödemesi açıklaması ile Elmas Group şirketine 8.478.687 TL ödeme yaptığı, söz konusu ödeme ve faturanın davacının ticari defterlerine kaydedildiği anlaşılmşıtır. Davaya konu edilen ... Plakalı aracın Davacı tarafından takip tarihinden ve dava tarihinden sonra 01.03.2024 tarihinde 7.300.000 TL bedelle satışının yapıldığı görülmüş olup, davacı dava dışı şahsa tanzim edilen fatura, noter satış belgesi ve kayıtları sunulmuştur. ... Plakalı Araca İlişkin İncelemelere göre; bu araç için 16.11.2022-18.11.2022 tarihleri arasında İhale açıldığı, en yüksek teklifin 1.318.687 TL (KDV Dahil) ... olduğu, 2. En iyi teklifin 1.185.852 TL (KDV dahil ) olduğu , sunulan İhale Sonuç föyünde tespit edilmiştir. Aracın Sahibi ... Kirlama tarafından davacı şirkete 07.01.2023 tarihinde 1.318.687 TL bedelli satış faturası tanzim ettiği, davacı şirket tarafından 06.01.2023 tarihinde ... Sovtaj Bedeli Ödemesi açıklaması ile ... Kiralama şirketine 1.318.687 TL ödeme yaptığı, söz konusu ödeme ve faturanın davacının ticari defterlerine kaydedildiği anlaşılmıştır. Davaya konu edilen ... Plakalı aracın Davacı tarafından takip tarihinden ve dava tarihinden sonra 31.07.2023 tarihinde 1.400.000 TL bedelle satışının yapıldığı görülmüş olup, davacı dava dışı şahsa tanzim edilen fatura, noter satış belgesi ve kayıtları sunulmuştur. Bilirkişilerce yapılan değerlendirmeye göre, davacı iddia ve talebinde olduğu gibi sözleşme kapsamında doğrudan davalı tarafın teklif sunduğu ihale bedeli ile ikinci ihale bedeli arasındaki farkı talep edebileceği yönünde değerlendirmelerde bulunmuş ise de, davacı tarafından dava konusu olan iki aracın da ihale bedellerinden farklı rakamlara gerçek satışının yapılmış olduğu görülmüş olmakla, her ne kadar sözleşmede ihale bedeli ile ikinci teklif arasındaki farkın istenebileceği düzenlenmiş ise de, gerçek zararın talep edilmesi gerektiği, gerçek zarardan fazlasının talebinin davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağı, davalı tarafın teklif sunduğu ihale bedeli ile, davacı tarafından araçların dava dışı üçüncü kişilere gerçek satışı arasındaki farkı talep edebilmesinin hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine varılmıştır. Buna göre de: ... Plakalı Araca İlişkin olarak davalı tarafın teklifi olan 8.478.687 TL ile aracın davacı tarafından takip tarihinden ve dava tarihinden sonra 01.03.2024 tarihinde 7.300.000 TL bedel ile satışı arasındaki fark olan (8.478.687,00 - 7.300.000,00) 1.178.687,00 TL'nin bu araç yönünden gerçek zarar olduğu ve bu miktarı talep edebileceği anlaşılmıştır. ... Plakalı Araca İlişkin olarak davalı tarafın teklifi olan 1.318.687 TL ile davacı tarafından takip tarihinden ve dava tarihinden sonra 31.07.2023 tarihinde 1.400.000 TL bedelle satışı arasında fark olmayıp, aksine bu araç yönünden davacının daha fazla bir bedel ile bu aracı satmış olduğundan bu araç için talep edebileceği bir bedel olmayacağı kanaatine varılmıştır. Netice olarak, davacı tarafın sadece ... plakalı araç yönünden talep edebileceği bedel olduğu ve davalı tarafın icra takibine itirazının 1.178.687,00 TL üzerinden pital edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalıların ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı icra dosyasında 1.178.680 TL yönünden yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ... yönünden herhangi bir üyelik sözleşmesi imzalanmadığını belirterek husumet itirazında bulunulmuş ise de davalı ...'nun, üyelik şifresini diğer davalı ... ile paylaşarak üyeliğin kullanımını ...'ye devrettiği, dava konusu araçların ihale süreci tamamen davalı ... tarafından yürütüldüğü, bu hususların dosyaya sunulmuş olan watsap yazışmalarından ve dosya bütününden anlaşılabildiği, bu nedenle de TBK hükümleri de dikkate alınarak davalı ...'nun üyeliğini kullanımına bağlı olarak her iki davalının da sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 1-Davalıların ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı icra dosyasında 1.178.680 TL yönünden yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, 2-Belirlenen asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, 3-Fazla talebin reddine, 4-Belirlenen asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanan % 20 oranındaki 235.736,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Reddedilen kısım yönünden davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine, 6-Davacının munzam zarara ilişkin talepleri yönünden (usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından ve mevcut dava itirazın iptali davası olduğundan) karar verilmesine yer olmadığına, 7-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 80.515,63 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 20.157,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 60.358,62 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına, 8-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 20.157,01 TL peşin harç ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 20.362,51 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 954,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 26.000,00 TL bilirkişi kök ve ek rapor ücretleri olmak üzere toplam 26.954,75 TL'nin kabul ve ret oranları gözetilerek 19.036,30 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 10-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 11-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 182.802,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 78.446,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 940,06 TL davacı taraftan, 2.259,94 TL'sinin davalı taraftan, tahsili ile hazine adına irad kaydına, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/02/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/380, K. 2026/114, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-380-e-2026-114-k-4f45aa4d8aa6