İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/375 E. 2023/623 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/375
- Karar No
- 2023/623
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/453 Esas KARAR NO : 2024/722 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/06/2022 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; 21.05.2021 tarihinde, ... Mah. ... Sk. No: ... karşısı .../ İstanbul adresinde müvekkili şirketin mevcut yer altı güzergahında bulunan kablolar, davalı ... İdaresi tarafından yapılan çalışmalar sırasında haksız ve hukuka aykırı bir şekilde hasara uğradığını, Müvekkili tarafından haksız fiili gerçekleştiren davalıya hasar bedeli ödeme yazısı gönderildiğini, davalıdan hasar bedelinin ödenmesi talep edildiğini, davalı tarafından bugüne kadar müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafından gerçekleştirilen haksız fiil neticesinde davalarının kabulüne karar verilmesini, hasar tarihi olan 21.05.2021 tarihinde itibaren 1.646,6 TL müvekkili şirket alacağının T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uygulanan değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; HMK'da düzenlenen gider avansı tarifesine göre; taraf sayısının beş katı tutarında tebligat gideri ile dava dilekçesinde keşif ve bilirkişi deliline dayanılmış olduğunu, keşif harcı, ulaşım gideri, bilirkişi ücreti ve diğer ücretler için gider avansının yatırılması gerektiğini, bu eksikliğin davacı tarafından tamamlanmasını, aksi halde davanın açılmamış sayılacağının davacı tarafa ihtar edilmesini, Dava konusu olayda müvekkili İdareye herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, Dava konusu hasarlı olayda İdarenin sorumluluğu bulmadığından işbu davanın usul ve esastan reddi gerektiğini, davacının taleplerine karşı zamanaşımı itirazlarını beyan ettiklerini, Huzurdaki davada, meydana geldiği iddia olunan hasarla ilgili olarak Müvekkili İdareye kusur izafe edilmek suretiyle uğranılan zararın tazmini talep edildiğini, Uyuşmazlık Mahkemesinin dilekçeleri ekinde sunulu kararı nedeniyle huzurdaki davanın İdari Yargıda görülmesi gerektiğini, Bu nedenle Yargı yolu dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, Hasarlı olayın meydana geldiği tarihte ve sonrasında mahallinde yüklenici firma ... A.Ş. Firması "2020 Yılı ... Yapım, Bakım ve Onarım İşi (2).(Ek 3) kanal arıza çalışması çalışması yapıldığını, meydana gelecek kazalardan, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybından ve üçüncü kişilere verilecek her türlü zararlardan yüklenici doğrudan sorumlu olduğunu, Dolayısıyla, işbu davada Husumetin müvekkil idareye de yöneltilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu davanın husumetten yönünden reddi' ni gerektiğini, Öncelikle yargı yolu itirazımızın kabulünü, İdari yargı yolunun görevli olduğunun tespitini, Davanın öncelikle usule ayıkırılık itirazlarını nedeniyle reddini, Davacının davasının esastan ve tümüyle reddini, Davacının faiz isteminin tümüyle reddini, Davanın ... A.Ş Şirketine İhbarını, Davacının yargılama masrafı ve avukatlık ücreti isteminin reddini, yargılama masraflarının davacı/karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini vekil sıfatıyla talep etmiştir. İhbar olunan ... Anonim Şirketine, dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun yapılan tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: Bilirkişi kök ve ek raporları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; 21/05/2021 tarihinde, ... Mah. ... Sk. No: ... karşısı .../ İstanbul adresinde davacı şirketin mevcut yer altı güzergahında bulunan kablolara davalı/yahut yüklenici şirket yapılan çalışmalar sırasında hasar verilip verilmediği, davalının illiyet bağı kapsamında kusurlu olup olmadığı, davacının zarara uğrayıp uğramadığına ilişkindir. Elektrik Mühendisi ... ve İnşaat Mühendisi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 10/04/2023 tarihli raporunda özetle;"... Yukarıda davalı ve ihbar olunan şirketler bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmış, Hasar mahallinde taraflara ait rögar (baca kapağı) ve ek odaları yani alt yapı tesislerinin mevcut olduğu hususu sunulan kroki ve fotoğraf görselleri ile sabittir. Ek odası ve menholler davacı şirketin alt yapı tesislerine ilişkin işaret niteliği taşımaktadır. Davalı ... vekilinin cevap beyanlarından hasar mahallinde ihbar olunan yüklenici firmaca kazı çalışması yapıldığı beyan edilmiştir. Hasara sebep olan davalı / taşeron şirketlerin alt yapı kazı müsaadesi almadan kazıya başladıkları anlaşılmaktadır. Davalı idare/ ihbar olunan yüklenicisi şirketçe çalışma yapılan atık su ve yağmur suyu hat derinliği, davacının yer altı kablo güzergâhından daha fazladır. Davacıya ait yer altı kablo güzergahının tekniğine ve yönetmelik hükümlerine göre olması gerekenden daha yüzeyde olduğuna ilişkin yeter delil bulunmadığından, tutanağa davalı şirket yetkililerince herhangi bir şerh düşülmediğinden davacı taraf bakımından müterafik kusur şartlarının oluşmadığına, hasar ile davalı/ihbar olunan şirket eylemleri arasında illiyet bağı kurulabileceğine kanaat getirilmiştir. Hasar içeriğinin; hasara uğrayan kabloların (fiber optik) ve yer altı boru hattının hasara en yakın 2 menhol arasında yenilenmesi içerikli olduğu, hasarın onarımı için kullanılan emtiaların (kablo, boru, ek malzemesi vb.) kullanılması gerekli malzemeler oldukları ve hasar onarım bedelinin haddi layığında olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı şirketçe dosya kapsamına sunulan, “... A.Ş.” muhatap alınarak düzenlenen “Hasar Kabul” belgelerinden; Yeraltı güzergahına ilişkin çalışma yapılan telekom hattı için kullanılan malzeme ve onarımın yapıldığı adresin hasar tespit tutanağında belirtilen adres ile uyumlu olduğu, dolayısıyla davacı kurumca hasarın onarımında Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı KANITLANMIŞTIR. Bu nedenle hasara ilişkin 876,62 TL. tutarındaki işçilik bedeli hasar bedeline DAHİL EDİLEREK, Davacı şirketin dava tarihi itibariyle 1.646,60 TL. hasar tazmin talebinin olabileceği kanaatine varılmıştır. Hasara ihbar olunan taşeron/yüklenici firma sebep olmuş olsa bile davalı ... yetkililerinin yüklenici şirket çalışanları üzerinde gözetim ve denetim yükümlülüğü bulunduğu (3.Hukuk dairesi E.2007/16515 ve K.2007/17740) kanaatine varılarak, toplam davacı şirket zararından davalı ... Genel Müdürlüğü (%60 kusur oranı dahilinde) ve ihbar olunan ... A.Ş. nin (%40 kusur oranı dahilinde) sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmıştır...." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Elektrik Mühendisi ... ve İnşaat Mühendisi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 10/05/2024 tarihli ek raporunda özetle;"...III-SONUÇ OLARAK; Davalı vekilinin kök raporumuza itirazları yukarıda değerlendirilmiş olup, hukuki değerlendirme ve nihai karar sayın Mahkemenize ait olmak üzere, KÖK RAPORUMUZDAKİ KANAATİN AYNEN DEVAM ETTİĞİNE İLİŞKİN, Görüş ve kanaatimizi belirtir raporumuzu saygılarımızla arz ederiz. 10.05.2024 ..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Dava; haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı kamu kurumu olup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları kapsamında yapmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 16'ya göre; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir. 2560 sayılı ...nün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda, ... Genel Müdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllık çalışma ve yatırımlarının bilançolarda belirlenerek genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülünde düzenleneceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ... 'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir. Davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlığın da, yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden (HGK’nın 21/09/1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823 ile 29/11/1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararları), (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2023/375 E., 2023/623 K.) davalı tarafça yargı yolunun caiz olmadığı, davanın idare mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden usulden reddine karar verilmesine yönelik talepleri uygun görülmemiştir. 6098 sayılı T.B.K'nun 49. Maddesine göre "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğreti de Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları eylem hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylenden bir zararın doğması, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu unsurların varlığı halinde zarar veren zarara uğrayan kişi ya da kişilerin zararlarını karşılamak durumundadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Mahkememizce yapılan tüm yargılama ve değerlendirme neticesinde, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine göre; 21.05.2021 tarihinde ... Mah. ... Sokak, no: .../ İstanbul adresinde yapılan çalışma nedeniyle davacı şirketin alt yapısına dahil olan kablolara davalının yüklenici firması ... A.Ş. Su ve arıza çalışmalarının hasarın oluştuğu tarihte kazı çalışması yaptığı davalı kuruma yazılan müzekkere cevabı ile geldiği görülmüştür. Her ne kadar davalı tarafça, idarenin çalışmasından değil yüklenici firmanın çalışmasından kaynaklanması nedeniyle husumetin davalı idareye yöneltilemeyeceğinden bahisle davanın reddini talep etmiş ise de mahkememizce davalı vekiline hasara neden olduğu iddia edilen ihbar olunan ... İnşaat firmasının, davalı ... ile akdedilen sözleşmeler gereği yüklenici niteliğinde olması nedeniyle davalı ...'nin hasardan sorumlu tutulup tutulamayacağı hususunda davalı ...'nin sorumlu bulunmadığına dair delil ibraz etmediği bu nedenle yürütülen iş kapsamında davalının gözetim ve denetim yükümlülüğü bulunduğu, tanzim edilen bilirkişi raporlarıyla davalı ...'nin taşeron firması tarafından hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğuna dair tespitlerinin bulunduğu, her ne kadar raporda davalı şirket ile teşeron firma arasında kusur oranı paylaştırılmış ise de yapılan işin mahiyeti, dava dışı ihbar olunan şirketin davalının yüklenicisi olduğunun dosya kapsamından anlaşılması karşısında ve davalı idarece sözleşmenin sunulmaması ve yüklenici firması olduğunu ifade ettiği şirket tarafından hasarın meydana geldiği ancak husumetin kendilerine yöneltilemeyeceği beyanı karşında işveren olarak sorumlu bulunduğunun mevcut delil durumu ile anlaşıldığı bu nedenle zararın tamamından sorumlu tutulması gerektiği, zararın meydana gelmesinde dava dışı şirket ile davalının kusur oranlarının tespitinin davacının tazminini talep ettiği hasar bakımından önem arz etmediği, oluşan zarardan davalı ile dava dışı şirketin kusur oranlarının rücu talebi halinde aralarındaki sözleşme kapsamında değerlendirilebilecek olduğu, davalının hasardan dava dışı şirketin sorumlu olması gerektiğine dair iddiasını destekleyen delil sunmadığı, davalının hasarın tamamından sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, aksini ispatlayan belge sunulmadığı, tanzim edilen bilirkişi raporunun denetime elverişli, dosya içeri ile uyumlu, hükme esas alınabilecek yeterlilikte olduğu da göz önünde bulundurularak, davalı idarenin oluşan hasardan sorumlu olduğu, mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde yetkili ve görevli olduğuna dair yukarıda detaylı olarak yer verilen açıklamalar neticesinde davanın kabulü ile 1.646,60-TL'nin hasar tarihi olarak talep edilen 21/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda uygulanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 1.646,60-TL'nin hasar tarihi olarak talep edilen 21/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda uygulanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 427,60 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 3.440,00 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davanın tam kabul ile sonuçlanması nedeni ile davalı tarafından yapılan 1.264,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 1.646,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 6- Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA 7- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 8- Davacı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL ve başvurma harcı olan 80,70 TL toplam 161.40 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Devletçe karşılanan 1320 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 06/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır