İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/343 E. 2026/178 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/343
- Karar No
- 2026/178
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/343 KARAR NO : 2026/178
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/05/2023 KARAR TARİHİ : 19/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili---- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkilinin, ithalatçı firması davalı -----plaka sayılı, ----- Şase numaralı --- model ------ marka minibüsü ------Noterliği’nin 01.09.2021 Tarih ve -------- yevmiye numaralı ‘Araç Satış Sözleşmesi’ ile 01.09.2021 tarihinde ticari yolcu taşımacılığı yapma amacıyla satın ve teslim aldığını, ancak alınan günden itibaren günümüze kadarki süreçte araçtaki arızalar bitmek bilmemiş olup aracın ayıplı olması nedeniyle araç bedelinden (hem satış hem de iç dizayn bedeli olmak üzere) indirim ve kazanç kaybının tazminini talep etme zarureti hasıl olduğunu, aracın tesliminden kısa süre sonra söz konusu araçta bitmek bilmeyen sıkıntı ve arızalar baş göstermeye başladığını, işbu problemler sonucu müvekkilince davalılara yapılan başvuruların neticesiz Müvekkilinin, 01.09.2021 tarihinde yukarıda özellikleri verilen minibüsü, satış faturasında da belirtildiği üzere bir takım iç dizaynı da yapılmak suretiyle toplam 218.233,35-TL’ye satın aldığını, ancak bu süreçten sonra söz konusu araçta birtakım sorun ve sıkıntılar olduğunu fark edip garanti kapsamında davalıya ait servise getirmek suretiyle müteaddit defa aracın tamiratıyla meşgul olmak zorunda kaldığını, her defasında bahsi geçen araç için iş emri açıldığını ve sorunun giderildiği söylendiğini, ancak söz konusu araç, müteaddit tarihlerde defalarca servise getirmesine rağmen hala söz konusu araçtaki sıkıntı ve problemler giderilemediğini, aracın satın alındığı tarihten bu yana söz konusu arızaların bitmek bilmemesi üzerine 23.11.2022 tarihinde hususi bilirkişi raporu alınmış ve alınan raporda; “Taşıtlarda debriyaj baskı göbeği, debriyaj çatalı, motor mesnedinin ve benzeri diğer bağlantılı parçaların arızası ''yolda kalma'', ''motorun çalışmaması'' gibi durumların meydana gelmesine, taşıtın iniş, yokuş, düz yolda sürülmesine, durup kalkma sırasında vites geçişlerinde sarsıntılı ve aşırı motor devirli gerçekleşmesine, motor devrinin normalin 3-4 katı üstü olmadan vites geçişlerinin meydana gelmemesine, motor sesinin aşırı yükselmesine, araçta Dur-kalk tan sonraki duruşlarda, aracın gösterge panelinde arıza hali sinyali vermesine, aracın kendini korumaya almasına, aracın şanzıman yağı sıcaklığının yükselmesine, şanzıman yağı sıcaklığı en az 15-20 dakika bekleme sonrası düştükten sonra hareket edilebileceği, taşıtın ticari bir araç olması yokuş yukarı seyirde durup kalkma anında aşırı şekilde geri kaymaya sebep olabileceği, bu durumun aracın, gaz pedalına ani yüklenmek gerektirebileceği, ani yüklenmenin arıza hali sinyali vermesine, aracın kendini korumaya almasına dayalı arıza halinin ortaya çıkmasına yol açacağı, taşıtın bu haliyle trafiğin sıkışık olduğu yollarda yokuş yukarı dur-kalk şeklinde kullanılmasının mümkün olmadığı ve hem aracın hem de içindekilerin güvenliğinin ortadan kalktığı, Yukarıdaki belirtilen durumlar nedeni ile aracın şehir içi trafikte dur kalk seklindeki seyrinin mümkün olmadığı, dolayısıyla aracın şehir içi trafikte kullanılmasının can ve mal güvenliği bakımından tehlikeli olduğu, Ticari kullanım şekli olan aracın, sahip olması gereken asgari konfor düzeyine sahip olmayıp sürücünün sürekli olarak vitese, vites kutusundan gelen sese, vites geçişlerinin zamanında ve uygun motor devrinde gerçekleşip gerçekleşmediğine dikkat etmesini gerektiği, Bu haliyle tespit konusu araçta ticari kullanım vasfına sahip özelliğini (konforunu) sağlamadığı, Bu yapısal problemin çözülmesi mümkün olmadığından ve aracın imalatından gelen bir olumsuz özellik olduğundan, araçtan faydalanamama hali süreklilik kazandığını, aracın kendisinden beklenmeyen arızaları vermesi, üretim kaynaklı eksikliklerin olması, araçta olmaması gereken hatalar taşıması, sebebi anlaşılamayan sorunlar çıkarması, vs. gibi imalat hatası durumların aracın satın alınması aşamasında anlaşılamayacağı, araç belirli bir süre kullanıldıktan sonra anlaşılabileceği gibi tespit konusu ---- plakalı taşıtın ''yolda kalması', ''motorun çalışmaması'' sonucu çekici marifetiyle servise götürülmesi, aracın ''motorunun ve şanzımanının indirilmesi, motorun garanti kapsamında blok halinde değişimi, motor numaralarının değişiminin ruhsata işlenmesi ile ağır motor revizyon gerektiren arızaları, motor ve şanzıman/vites kutusunda imalat hatası olması sebebiyle ARAÇ GİZLİ AYIPLIDIR.” tespitlerine yer verildiğini, bahsi geçen hususları da belirtmek suretiyle davalılara---- Noterliği'nin 29.11.2022 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve kazanç kaybı bedeli talep edilmiş olup davalılardan taleplere ilişkin herhangi bir cevap gelmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, dava konusu araç alındığı tarih itibariyle yapmış olduğu arızaların yanında davalılara yapılan başvuru sonrasında da arıza göstermeye devam ettiğini ve günümüz itibariyle de ettiğini, 04.01.2023 tarihinde araç tekrar arızalanmış olması sebebiyle müvekkil tarafından bir kez daha servise götürüldüğünü, serviste aracın turbosu, elektronavası değiştirilmiş, gerekli bakımları yaptırılmış ve motor alt kulağı, geldiğinde takılmak üzere sipariş edildiğini, daha sonrasında araçtaki arızalar düzelmediğini, aracın motorundan farklı sesler gelmeye devam ettiğini, vitesinde ve klima fanında problem çıktığını, bu sebeple müvekkilince 23.02.2023 tarihinde aracın tekrar servise götürüldüğünü, bunun üzerine aracın vites kumanda kutusu, kabloları, vites kontrol bağlama ayağı ve motor kulağında gerekli revizeler yapıldığını, söz konusu aracın en son 01.04.2023 tarihinde servise götürüldüğünü, tüm bunlara ilişkin servis kayıtlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, ancak davalı şirketlerden de celbini talep ettiklerini, günümüz itibariyle söz konusu araçtaki arıza durumu devam etmekte olup müvekkilinin halihazırda araca masraf yapmaya devam ettiğini, ayıp oranında satış bedelinden indirim ve kazanç kaybı talebinde bulunduklarını, aracın hem satış bedeli hem de iç dizayn bedeli olmak üzere toplam bedelinden ayıp oranında indirim yapılmasını talep ettiklerini, ayrıca müvekkilinin söz konusu aracı ticari olarak kullanmak üzere satın almış olup aracın serviste geçirmiş olduğu süre içerisinde uğramış olduğu kazanç kaybının da tazminini talep ettiklerini, müvekkilinin dava konusu minibüsü ticari yolcu taşımacılığında kullanmak üzere satın aldığını, ancak serviste kaldığı onca sürede aracı ticari işlerinde kullanamadığını, ekspertiz raporu alınmış olup rapor 14.10.2022 tarihinde düzenlendiğini, rapor tarihinden sonra bu tutar araçta arızaların devam etmesi nedeniyle arttığını, söz konusu aracın, aralıklarla 38 gün boyunca onarım gördüğü göz önüne alındığında TBK 227. Maddesinde belirtilen “Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.” Hükmüne istinaden mahkemece tahkikat aşamasında alınacak bilirkişi raporu ile belirlenecek kazanç kaybı tutarının da müvekkiline ödenmesi gerektiğini, arabuluculuğunda anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ile, fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6100 Sayılı HMK'nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davasının kabulü ile; toplanacak delillere göre tahkikat sonucunda alacakların tam ve kesin olarak belirli hale geldiğinde bedel artırım talebinde bulunmak ve tamamlama harcını yatırmak üzere şimdilik; davalılar tarafından müvekkiline satılan aracın ayıplı olması sebebi ile aracın satış bedelinden (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik) 1.000,00-TL indirim bedeli, aracın onarım süresinde kullanılamamış olması nedeniyle müvekkili nezdinde meydana gelen kazanç bedeli olan (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik) 1.000,00-TL kazanç kaybı bedeli olmak üzere şimdilik toplam 2.000,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesine, talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı-----vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan; "Dava konusu ---- plakalı----- marka minibüsün motor problemi nedeniyle üretim kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla; araç satış bedelinden şimdilik 1.000,00 TL indirim bedelinin, aracın onarım süresinde kullanılamaması nedeniyle doğan şimdilik 1.000,00 TL kazanç kaybı bedelinin tahsiline karar verilmesini" talep ve dava ettiğini, karşı tarafça dava dilekçesi ile iddia edilen tüm hususlar dayanaksız ve hukuka aykırı olup, kabul edilmez nitelikte olduğunu, müvekkili ---- Şirketi; ---- marka araçların ve bu araçların yedek parçalarının ithalatçısı olup, ----- marka araçların pazarlanması, dağıtımı ve bu araçlar için satış sonrası hizmetlerinin yetkili satıcı, yetkili servis ve yetkili yedek parça satıcıları kanalıyla sağlanması hususunda faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla Müvekkili Şirket, üretici/imalatçı ya da satıcı sıfatını haiz olmadığını, müvekkili Şirketin yalnızca ithalatçı/distribütör firma sıfatını haiz olup, huzurdaki davanın Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince Müvekkili Şirkete yöneltilmesi mümkün olmadığını, davacı yan, dava dilekçesi ile dava konusu aracın diğer davalı ---- satın alındığını beyan etmiş olup, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin taleplerin, bu firmaya yöneltilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini arz ve talep ettiklerini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davayı ve davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bir an için aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi, ayıplı maldan sorumluluğa ilişkin zamanaşımı süresinin dolmuş olması ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması nedeniyle, davacı yanın ayıp iddiası ile ilgili olarak Müvekkili Şirket sorumlu tutulamayacağını, dava konusu aracın güncel olarak 2 yıldan uzun bir süredir trafikte olduğu ve davacı yanın iddiaları dikkate alındığında, Müvekkili Şirkete süresinde bir bildirim yapılmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı yanın bedele ilişkin taleplerini, ithalatçı firma olan müvekkili şirkete yöneltemeyeceğini, dava konusu araçta müvekkili şirkete atfedilebilecek bir problem bulunmadığını, davacı yan ücretsiz onarım hakkını kullandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için araçta bir problem olduğu kabul edilse dahi davacı yan, kendisinin de ikrar ettiği üzere, yetkili servislerde yapılan işlemlere rıza göstermiş, diğer bir deyişle iddia olunan problem onarımla giderilmiş olup, davacı taraf 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesinde sayılan ücretsiz onarım hakkını kullandığını, davacı tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporuna itirazlarımızı sunmakla birlikte, yargılama esnasında alınmayan ve davacı yanın talebi doğrultusunda tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini, aracın birden çok kez servise götürülmesinin o aracın ayıplı olduğu anlamına gelmediğini, davacı yanın maddi tazminat (kazanç kaybı) talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı kazanç kaybını somut ve hakkaniyete uygun olarak ispat edemediğinden ve Müvekkil Şirketin kusurunu ispat edemediğinden, iş bu talebin her halükarda reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusunun otomobil olması nedeniyle, teknik üniversitelerin otomotiv ana bilim dalı öğretim üyelerinden bilirkişi heyeti oluşturulmasını ve Müvekkil Şirket’in de katılımı ile birlikte keşif yapılmak suretiyle iddia edilen hususların incelenmesini talep ettiklerini beyan ile, hukuka, usule ve Yargıtay kararlarına aykırı olarak ikame edilmiş olan huzurdaki davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini, arz ve talep etmiştir. Davalı ------ Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddini talep ettiklerini, huzurdaki davada yetkili mahkemenin ----- Mahkemeleri değil, ----Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddiniz talep ettiklerini, müvekkili şirket ile davacı yan arasında 01.09.2021 tarihinde----plakalı ----- minibüs ----marka ---- model aracın devri noktasında anlaşılmış olup; -----. Noterliği 01.09.2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile 218.233,35 TL karşılığında devir gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket ile davacı yan arasında gerçekleştirilen araç satım sözleşmesi akabinde; davacı yanca haksız ve hukuka aykırı bir şekilde aracın ayıplı olduğundan bahisle taraflarına ---- Noterliğinin 29.11.2022 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarda bulunarak 66.500 TL kazanç kaybı bedeli talep edildiğini, davacı yanca ihbar yükümlülüğüne süresi içerisinde uyulmamış olup; aracın devrini takiben yaklaşık 1 yıl 3 ay sonra taraflarına gönderildiğini, müvekkilinin araçta var olduğu iddia edilen ayıp sebebiyle bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafça 01/09/2021 tarihli ----- yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile------ Noterliğinde araç satın alındığını, satış sözleşmesinde de yazdığı üzere, alıcı bu aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve ekspertiz raporu almadan satın aldığını beyan ettiğini, müvekkili şirket sadece aracın iç dizaynını yapmış olup ne motor ne başka bir aksanına dokunmadığını, araç satıldığında sıfır bir şekilde olduğunu, sıfır araç satışından dolayı müvekkilinin sorumlu tutulması ihtimal dahilinde olmadığını, davacı yan aracın devri sırasında gözden geçirme ve kontrol yükümlülüğünü kullanmış olup; aracın devrinin bunun akabinde gerçekleştirildiğini, davacı yan araçta mevcudiyeti iddia edilen ayıpların müvekkil yanca kötü niyetli bir şekilde gizlendiğini iddia etmiş olsa da söz konusu hususun kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanca alınan taraflı bilirkişi raporu ile ; aracın gizli ayıplı olduğu ve davalı müvekkilin ayıptan sorumlu olduğu yönünde rapor tanzim edilmiş olsa da araçta oluşan motor arızalarının; sürücüden kaynaklandığını, sürücü tarafından uzun yola çıkılırken veya araç kullanımına başlanırken motor suyunun kontrol edilmesi gerektiğini, motor blok çatlağı aracın motor suyunun eksikliğinden kaynaklanabileceğini, aracın hararet göstergesi uyarı verdikten sonra araç kullanımına davacı yan tarafından devam edildiğini, aracın soğuması beklenmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından bu husus tanzim edilen rapor ile hiçbir suretle göz önünde bulundurulmamış olup işbu rapor salt bu nedenle dahi eksik ve hatalı olmakla hükme esas alınabilecek durumda olmadığını, davacı taraf tacir olup normal bir tüketicide dahi asla ayıbı kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçta hararet göstergesi yani hararet ikaz lambası yandıktan sonra yapılacak 1. Adım olarak aracın sıcak fanlarını açıp motoru soğutması akabinde de araç standart sıcaklığa ulaştıktan sonra motoru yani aracı kapatması gerektiğini bilmek zorunda olduğunu, davacı yanın sunduğu faturalar somut delil niteliğinde olmadığını, ''faturanın kesinlikle davacı yana ait olduğunu ''kanıtlar nitelikte düzenlenmiş bulunan faturalar olmadığını, motoru değişen aracın proje yaptırmaları zorunluluğu bulunduğunu, --- araştırmasında dahi, dava konusu araçtan daha iyi özelliklere sahip araçların günlük kira bedeli bile 200-800 TL arasında olduğunu, davacı yanın günlük 1750 TL talep etmesi bile kötü niyetin göstergesi olduğunu, kazanç kaybı, ticari amaçlarla kullanılan araçların kaza sonucu tamirde geçirdiği süre boyunca kullanılamaması veya işletilememesi sebebiyle yaşanan maddi kayıp olduğunu, ancak davacı tarafça talep edilen 38 günlük kazanç kaybı ispatlanmış olmadığını, kazanç kaybı bedeline hangi hususların dahil edildiği açıkça yazılmamış ve aracın kazancından düşülmesi gereken minimum benzin gideri gibi giderler dahi düşülmemiş basit bir rapor ile aracın bedelinin yarısından fazla olan tutarlar talep edildiğini, davacı yanca Kazanç kaybı eksper raporu ile 1750,00 TL x 38 : 66500,00 TL kazanç kaybı iddiası varken davanın 1000 TL üzerinden eksik harç yatırılarak açılması hakkaniyete aykırı olup harcın tamamlattırılması gerektiğini beyan ile, cevapların kabulü ile, huzurdaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddini, talebin kabul görmemesi halinde yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddini, davanın tüm talepler yönünden esastan reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini, arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava ; satım sözleşmesinden kaynaklı ayıp sebebi ile tazminat davasıdır. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, heyet bilirkişi kök raporu, heyet bilirkişi ek raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosyanın bir makine mühendisi bilirkişi, bir nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş 18/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davalı ------ŞİRKETİ ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, bu davalının sorumluluğunu sağlayacak biçimde davacının tüketici olarak değerlendirilemeyeceği, sözleşmenin nispiliği ilkesi kanundan doğan sorumluluk hükümlerinin dayanağı bulunmadığından bu davalı bakımımdan ayıptan kaynaklanan sorumluluk şartlarının oluşmadığı, Davalı------ŞİRKETİ bakımından satıcının sorumluluğu hükümlerine başvurulabileceği, Uzman görüşü alınarak yapılan tespitin 23.11.2022 tarihli olup, ayıp ihbarının 29.11.2022 tarihinde gerçekleştirildiği, ihbarın süresinde olduğunun Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı, Dava konusu ---- eski ---- yeni plaka sayılı aracın fabrika çıkış marka/tipi -------” tarafından iç yapısı 13+1+1 (Engelli) koltuklu mavi renkli (şehir içi hatlı) Minibüs haline dönüştürülmüş olduğu, ---. Noterliğince düzenlenmiş, 01/09/2021 tarih ve ----, Alıcısı (Davacı) ----atıcısı (Davalı)------ model aracın KASKO DEĞERİ 226.563,00 TL ve SATIŞ BEDELİ 218.233,35 TL olan Araç Satış Sözleşmesi fotokopisi bulunduğu, 25/04/2022 tarihli Yetkili Servis Kayıtlarından aracın km değeri 55676 iken komple motor değişiminin yapıldığının anlaşıldığı, söz konusu motor hasarı ile ilgili dosya kapsamında ayrıntılı teknik rapor bulunmadığı, davalı “----” tarafından iç yapı değişiminin/dizaynın aracın teknik arızalarına ve motor hasarına etkisi ile ilgili teknik kişilerce yapılmış bir tespitin bulunmadığı, mevcut dosya kapsamına göre davalı---- tarafından yapılan işlemin işin ehli kişilerce yapılan teknik bir tespitin bulunmadığı, Dosya kapsamındaki belgelerden aracın birçok kez yetkili servis kaydı (Garanti kapsamında parça değişimlerinin) olduğu ve bunlardan en önemlisinin araç 55676 km’de iken ortaya çıkan maliyeti yüksek motor değişimi olduğu, söz konusu hasarın aracın ekonomik ömrüne ve motor servis ömrüne göre kısa kullanım mesafesi içerisinde ortaya çıkması ve araçtan beklenilen faydalanmayı ortadan kaldırdığı, söz konusu hasarın giderilmesi için yapılan motor değişim işlemi dikkate alındığında, dava konusu aracın AYIPLI mal kapsamında olduğu, söz konusu ayıp, açık ayıp niteliğinde olmayıp, satın alanın satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre incelemesi ile anlayamayacağı nitelikte olduğu, belirli bir kullanım mesafesinden sonra ortaya çıkması nedeniyle GİZLİ AYIP niteliğinde olduğu, Sayın Mahkemece de ayıbın kabulü halinde; Ayıp nedeni ile indirilecek bedelin; [218.233,35 – (218.233,35 X 178.000,00/234.000,00)=] 52.226,78 TL hesaplandığı, Sayın Mahkemenin Kararı üzerine yazılan müzekkereye cevaben; davacı vekilinin 14/03/2024 tarihli dilekçesinde dava konusu aracın satışının yapıldığının belirtildiği, ancak dilekçe ekinde Noter Satış Belgesine rastlanılmadığı, Noter Satış tutarının aracın hasarlı-ayıplı değeri olmayacağına dair Yargıtay Kararlarının bulunduğu (YARGITAY -----, Yine bu dilekçe ekinde araç ilanlarına ait fotokopiler sunulmuş ise de; söz konusu ilanlara dikkatlice bakıldığında araçların orijinal minibüs (OKUL PAKETİ-PERSONEL PAKETİ gerçek servis minibüsleri) oldukları, dava konusu araç gibi “panelvandan şehir içi minibüse dönüştürülen” araçlar olmadıkları, bu nedenle de sunulan ilanların dava konusu araca emsal olamayacağı, KAZANÇ KAYBI YÖNÜNDEN: Dava konusu -----plaka sayılı---şehir içi minibüsü olduğunun anlaşıldığı, ancak dosya kapsamında aracın hangi hatta çalıştığına dair bir bilgiye rastlanmadığı, tarafımca yapılan araştırmalardan aracın ----- hattında çalıştığının anlaşıldığı, Kabul İş Emri-Servis formlarındaki süreler dikkate alındığında, aracın serviste kaldığı sürenin 38 gün olduğunun anlaşıldığı, Dava konusu aracın hasar-onarımı için (sandık motor değişimi işlemi ile diğer tüm serviste yapılan değişim ve onarım işlemleri için) gereken makul sürenin 38 gün olabileceği (Tablo 3), onarım için gereken makul süre zarfında aracın kullanılamamasından doğan net kazanç kaybının ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere serbest piyasa koşullarında kaza tarihi itibariyle 42.670,00 TL olabileceği, (Davacı vekili tarafından talep edilen 38 gün süre ve Kazanç Kaybı ile ilgili herhangi bir belge-tespit sunulmadan Kazanç Kaybı Raporunda talep edilen günlük kazanç “1.750,00 TL” ve 38 gün X 1.750,00 TL/gün (talep edilen kazanç) = 66.500,00 TL tutara yukarıda ayırıntılı olarak açıklanan gerekçelerle uyulmamış olup, nihai kararın elbette sayın mahkemede olduğu ) şeklinde sonuç bildirmiştir. Kök bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, tarafların sunmuş oldukları beyan itiraz dilekçeleri çerçevesinde tarafların itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için kök raporu düzenleyen bilirkişi heyetine dosya yeniden tevdii edilmiş, 15/09/2025 tarihli heyet bilirkişi ek raporunda özetle; mevcut verilerin tarafların kök rapora beyan ve itrazları doğrultusunda mevcut dosya kapsamına göre yeniden değerlendirilmesi sonucu; Davalı ----- ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, bu davalının sorumluluğunu sağlayacak biçimde davacının tüketici olarak değerlendirilemeyeceği, sözleşmenin nispiliği ilkesi kanundan doğan sorumluluk hükümlerinin dayanağı bulunmadığından bu davalı bakımımdan ayıptan kaynaklanan sorumluluk şartlarının oluşmadığı, Davalı -----ŞİRKETİ bakımından satıcının sorumluluğu hükümlerine başvurulabileceği, Uzman görüşü alınarak yapılan tespitin 23.11.2022 tarihli olup, ayıp ihbarının 29.11.2022 tarihinde gerçekleştirildiği, ihbarın süresinde olduğunun Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı, Dava ---- aracın fabrika çıkış marka/tipi -----renkli araç olduğu, aracın davalı----- tarafından iç yapısı 13+1+1 (Engelli) koltuklu mavi renkli (şehir içi hatlı) Minibüs haline dönüştürülmüş olduğu, ---- Noterliğince düzenlenmiş, 01/09/2021 tarih ve ------ y.nolu, Alıcısı (Davacı) --- ----, Satıcısı (Davalı) ------ model aracın KASKO DEĞERİ 226.563,00 TL ve SATIŞ BEDELİ 218.233,35 TL olan Araç Satış Sözleşmesi fotokopisi bulunduğu, 25/04/2022 tarihli YETKİLİ SERVİS Kayıtlarından aracın km değeri 55676 iken komple MOTOR DEĞİŞİMİNİN yapıldığının anlaşıldığı, söz konusu motor hasarı ile ilgili dosya kapsamında ayrıntılı teknik rapor----” tarafından iç yapı değişiminin/dizaynın aracın teknik arızalarına ve motor hasarına etkisi ile ilgili teknik kişilerce yapılmış bir tespitin bulunmadığı, mevcut dosya kapsamına göre davalı ------ tarafından yapılan iç yapı değişimi/dizayn işleminin işin ehli kişilerce yapılan teknik bir tespitin bulunmadığı, Dosya kapsamındaki mevcut bilgi-belgelerden aracın birçok kez yetkili servis kaydı (Garanti kapsamında parça değişimlerinin) olduğu ve bunlardan en önemlisinin araç 55676 km’de iken ortaya çıkan maliyeti yüksek motor değişimi olduğu, Söz konusu motor değişimi gerektiren hususun aracın ekonomik ömrüne ve motor servis ömrüne göre kısa kullanım mesafesi içerisinde ortaya çıkması ve araçtan beklenilen faydalanmayı ortadan kaldırdığı, söz konusu hasarın giderilmesi için yapılan motor değişim işlemi dikkate alındığında, dava konusu aracın AYIPLI mal kapsamında olduğu, söz konusu ayıp, açık ayıp niteliğinde olmayıp, satın alanın satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre incelemesi ile anlayamayacağı nitelikte olduğu, belirli bir kullanım mesafesinden sonra ortaya çıkması nedeniyle GİZLİ AYIP niteliğinde olduğu, Sayın Mahkemece de ayıbın kabulü halinde; Ayıp nedeni ile indirilecek bedelin; [218.233,35 – (218.233,35 X 178.000,00/234.000,00)=] 52.226,78 TL hesaplandığı, Davalılar vekilince şeklinde itirazın bulunduğu anlaşılmakla, Kök Raporda da belirtildiği üzere ve yukarıdaki (Sayfa 5-6) yetkili servis ekran görüntülerinden de anlatılacağı üzere aracın 30-31 adet servis kayıtları-motor değişimi de dahil tüm işlemlerin yetkili serviste yapılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden yapılan itirazların somut dayanağının bulunmadığı, Davalılar vekilince itirazın bulunduğu anlaşılmakla, kök raporda da belirtildiği üzere dava konusu aracın 25/04/2022 tarihli Yetkili Servis Kayıtlarında km değerinin 55676 olduğu, dosya kapsamındaki belgelerden aracın birçok kez yetkili servis kaydı (Garanti kapsamında parça değişimlerinin) olduğu ve bunlardan en önemlisinin araç 55676 km’de iken ortaya çıkan maliyeti yüksek motor hasarının olduğu, söz konusu hasarın aracın ekonomik ömrüne ve motor servis ömrüne göre kısa kullanım mesafesi içerisinde ortaya çıkması ve araçtan beklenilen faydalanmayı ortadan kaldırdığı, söz konusu hasarın giderilmesi için yapılan motor değişim işlemi dikkate alındığında, dava konusu aracın AYIPLI mal kapsamında olduğu, bu yönden somut bir belge-teknik bir tespit sunulmadan yapılan itirazların somut dayanağının bulunmadığı, Davalılar vekilince dava konusu aracın itirazın bulunduğu anlaşılmakla, Kök Raporda da belirtildiği üzere dava konusu aracın emsallerinin piyasa değerine ilişkin dosya kapsamındaki veriler, yetkili servisler, oto galeri teklifleri ve ikinci el satışına yönelik internet siteleri üzerinden yapılan araştırmalar sonucunda ayıpsız emsal özelliklere sahip aracın, dava konusu satış tarihindeki 2.el ortalama fiyatının serbest piyasa koşullarında 234.000,00 TL civarında olabileceği (Kök Rapor, Tablo 1, E. Fotoğrafları) başta motor değişimi ve diğer servis kayıtları dikkate alındığında, serbest piyasa koşullarında dava konusu alım tarihindeki 2. el piyasa değerinin/ayıplı değerinin ortalama 178.000,00 TL civarında olabileceği (KÖK Rapor, Tablo 2) tespit edilmiş olup, KÖK RAPORDAKİ TESPİTLERDE EMSAL ARAÇ ÖRNEKLERİ VE PİYASA ARAŞTIRMALARI SONUCU ORTAYA ÇIKAN DEĞERLER DİKKATE ALINARAK TESPİT YAPILMIŞ OLUP, YARGITAY KARALARINDA DA BELİRTİLDİĞİ ÜZERE KÖK RAPORDAKİ TESPİTLERİN DAYANAĞI OLARAK DENETİME ELVERİŞLİ TABLO VE DENETİME ELVERİŞLİ İLANLAR SUNULMUŞ OLUP, bu yönde de yapılan itirazların somut dayanağının bulunmadığı/isabetsiz olduğu değerlendirilmiştir. Davalı------Vekilince itiraz dilekçesinde “Bu ahvalde, ayıp iddialarını ve değer kaybı meydana geldiğini kabul manasına gelmemek kaydıyla, bilirkişiler tarafından gerçekleştirilen HATALI DEĞERLENDİRME İLE TESPİT EDİLEN DEĞER KAYBININ hukuken kabulü mümkün değildir. Kaldı ki, bilirkişinin söz konusu değerlere nasıl ulaştığı belirtilmemiştir. Bilirkişi tarafından değer kaybı meydana geldiği ve değer kaybı değerine ilişkin gerçekleştirilen tespit ve hesaplamalara da itiraz ederiz.” Belirtilmiş ve EKİNDE YARGITAY KARARLARI SUNULMUŞ ise de; Ancak yukarıda da detaylıca açıklandığı üzere; itiraz dilekçesinde hesaplandığı belirtilen “DEĞER KAYBI” İLE İLGİLİ BİR DEĞERLENDİRME OLMADIĞI, UYUŞMAZLIK KONUSUNUN DEĞER KAYBI İLE İLGİLİ OLMADIĞI, BU İTİRAZIN NEDENİNİN ANLAŞILAMADIĞI, itiraz dilekçesi ekinde sunulmuş YARGITAY KARARLARINDA BELİRTİLDİĞİ ŞEKİLDE KÖK RAPORDA DAVA KONUSU ARACIN SATIŞ TARİHİNDEKİ AYIPSIZ DEĞERİ ve SATIŞ TARİHİNDEKİ AYIPLI DEĞERİ TESPİT EDİLEREK, AYIP NEDENİ İLE BEDELDEN İNDİRİM MİKTARININ NİSPİ METOTLA HESABI YAPILMIŞ OLUP, SÖZ KONUSU HESAPLAMA YÖNTEMİNİN YARGITAY KARARLARINDA BELİRTİLEN HESAPLAMA YÖNTEMİ İLE UYUMLU OLDUĞU, KAZANÇ KAYBI YÖNÜNDEN: KÖK RAPORDA; Dava konusu----- plaka sayılı aracın, --- marka/tip, --- model araç olduğu, aracın ----- şehir içi minibüsü olduğunun anlaşıldığı, ancak dosya kapsamında aracın hangi hatta çalıştığına dair bir bilgiye rastlanmadığı, tarafımca yapılan araştırmalardan aracın “------” Minibüs hattında çalıştığının anlaşıldığı, Kabul İş Emri-Servis formlarındaki süreler dikkate alındığında, aracın serviste kaldığı sürenin 38 gün olduğunun anlaşıldığı, Dava konusu aracın hasar-onarımı için (sandık motor değişimi işlemi ile diğer tüm serviste yapılan değişim ve onarım işlemleri için) gereken makul sürenin 38 gün olabileceği (Tablo 3), onarım için gereken makul süre zarfında aracın kullanılamamasından doğan net kazanç kaybının ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere serbest piyasa koşullarında kaza tarihi itibariyle 42.670,00 TL olabileceği, ŞEKLİNDE BELİRTİLDİĞİ, KÖK RAPOR SONRASINDA; Sayın Mahkemenin müzekkeresi üzerine; ----- Hizmetleri Şube Müdürlüğünden gelen cevap yazısında “---- plakalı ticari aracın .. ---- adına kayıtlı olduğu ve ---- hattında çalıştığı görülmüştür.-----plakalı ticari araca ait 01.09.2021 tarihi itibariyle düzenlenen Minibüs Çalışma Ruhsatnameleri ve ekran görüntüleri yazımız ekinde gönderilmektedir.” Şeklinde belirtildiği, Yazı Ekindeki ekran görüntüleri incelendiğinde; Kök raporda da belirtildiği üzere ---- hattında çalıştığının anlaşıldığı, Kök Raporda da ----- hattında çalıştığı kabul edilerek değerlendirme yapıldığı, Kök Raporumuzdaki bu yöndeki tespitlerin aynen geçerli olduğu, somut bir belge-tespit sunulmadan itiraz edilmiş ise de, nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu, şeklinde sonuç bildirilmiştir. BEDEL ARTIRIMI: Davacı vekili 08/12/2025 tarihli dilekçesi ile aracın satış bedelinden indirim bedeli talebini 52.226,78 TL'ye, kazanç kaybı bedelini 42.670,00 TL'ye artırmış, bakiye harcını yatırmış ve dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın satım sözleşmesinden kaynaklı ayıp sebebi ile bedelde indirim ve tazminat talepli olduğu, 18/10/2024 tarihli kök ve 15/09/2025 tarihli ek bilirkişi heyeti raporların gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce hükme esas alındığı, davaya konu aracın davacı tarafından davalılardan ----- alındığı, diğer davalı ---- ise davaya konu aracın ithalatçısı olduğu, davalı ---- ) ile davacı arasında satım ilişkisi bulunmadığı, davacının davaya konu aracı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun anlamında “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” satın almadığı bu sebeple tüketici olarak nitelendirilemeyeceği, aracın istanbul şehiriçi minibüs hatlarında çalışmak üzere alındığının dosya kapsamında sabit olduğu, iç dizaynının da kullanım amacı olarak buna uygun hale getirildiği ve bu şekilde kullanıldığı, kanundan kaynaklanan sorumluluk olarak ortaya çıkan ithalatçının yani somut olayımızda devirden sonra ---- sorumluluğunun tüketici işlemleri bakımından ortaya çıkabileceği, buna karşılık davalı ---- bakımından belirtilen sorumluluğun doğmasını sağlayacak bir hukuki durumun bulunmadığı, zira ithalatçı olan ------ ile ile davacı arasında sözleşmesel bir ilişkisi bulunmadığı gibi sorumluluğun doğmasını gerektiren başkaca bir beyan ve tekeffüle de rastlanılmadığı, diğer davalı------Yönünden yapılan değerlendirmede ise bu davalı ile davacı arasında satım işlemi gerçekleştiği ve buna yönelik olarak gerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun satım hükümlerinin gerekse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerini uygulanmasının gerekeceği, teknik bilirkişice yapılan tespit ve değerlendirmelerde davacı aracındaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu durumda ayıbın “derhal” satıcıya bildirilmesi gerekeceği, davacı tarafından çekilen 29/11/2022 tarihli ihtarname ile durumun davalıya bildirildiği, ayrıca ayıbın birden fazla kez servise götürülme ve nihayetinde sandık motor değişimine gidilmesi ile ortaya çıktığı, nihayetinde ise 23.11.2022 tarihli uzman görüşü ile ortaya çıktığı anlaşılmakla mahkememizce ayıp ihbarının süresinde olduğunun kabul edildiği, ezcümle davacının sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği sadece davalı ------- talepte bulunabileceği, ezcümle davacının 52.226,78-TL bedelden indirim ve 42.670,00-TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 94.896,78-TL talep edebileceği mahkememizce kabul edilip benimsenmiş ve açılan davanın bu bedel üzerinden kabulüne karar verilmiş, davacının dava dilekçesinde davasını belirsiz alacak davası olarak açtığı ve faiz talep etmediği, 08/12/2025 tarihli dilekçesininde bedel artırım dilekçesi olduğu ıslah dilekçesi olmadığı, davacının dava dilekçesi ile talep etmediği faiz kalemini ıslah dilekçesi ile talep edebileceği ancak bedel artırım dilekçesi ile talep edemeyeceği anlaşılmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 94.896,78 TL'nin davalı ------- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, Davalı ----- Şirketi'ne karşı açılan davanın REDDİNE, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 6.482,40 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 179,90 TL peşin harç ile 1.587,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.766,9 harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 4.715,50 TL'nin davalı ------ Şirketi'nden tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ------ Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ------Şirketi vekili için takdir olunan 2.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ Şirketi'ne verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.200,00 TL'nin ------ Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ Davacı tarafından harç olarak yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ile 1.587,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.946,8 TL'nin davalı ------Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 20.000,00 TL Bilirkişi ücreti ve 380,75 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 20.380,75 TL'nin davalı ------ Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.