İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/332 E. 2025/308 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/332
Karar No
2025/308
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/332 Esas KARAR NO : 2025/308 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/04/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; S.S....Sigorta Kooperatifi tarafından Rent A Car Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ''...” plakalı müvekkiline ait aracın 19.01.2023 tarihinde ... plakalı araca çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın kaza tarihi itibarı ile S.S....Sigorta Kooperatifi tarafından... numaralı kasko poliçesiyle sigortalı olduğunu, hasar dosyası kapsamında müvekkiline 03.03.2023 tarihinde yalnızca 55.234,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, yedek parça bedelleri üzerinden davalı sigorta şirketince tedarik edilmemiş olmasına rağmen fahiş ve haksız iskonto uygulandığını, müvekkili tarafından ayrıca başka ekspertiz incelemesi yaptırıldığını ve müvekkili aracında oluşan gerçek zararın 125.096,19-TL olarak belirlendiğini, arz ve izah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, 100,00 TL bakiye hasar bedeline ilişkin tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt(avans) faizi ile birlikte tahsiline, ekspertiz rapor ücretinin eksper ücret tarifesince belirlenerek yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Davacı /sigortalının kazadan sonra hasar ihbarında Bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından atanan eksper tarafından aracın hasar tespiti kasko sigorta poliçesi şartları gereğince düzenlendiğini, eksper raporu doğrultusunda sigorta şirketi tarafından poliçede mevcut muafiyet ve klozlar gereğince toplam 03.03.2023 tarihinde 55.234,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın hukuki yarar yokluğundan dolayı reddi gerektiğini, kasko poliçesinde mevcut muafiyet ve klozlar gereğince zarar hesaplanmasının gerektiğini, ekspertiz ücretinin makul gider olmadığını, davacının temerrüt başlangıç tarihinin kaza tarihinden itibaren talebinin hukuka aykırı olduğunu, izah edilen nedenlerle, davacının poliçe şartlarında mevcut kloz ve muafiyetlere uygun olarak gerçek zararı ödendiğinden davanın esastan reddine, eksperlik ücreti talebinin dava şartı yokluğundan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, sigorta şirketine yapılan başvuru dilekçe ve belgeleri, kasko poliçesi ve hasar dosyası, ekspertiz raporu, trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim merkezi kayıtları, KABİS kayıtları, bilirkişi tarafından hazırlanan 26/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporu, dosyamız arasındadır. Mahkememizce verilen ara karar kapsamında otomotiv bilirkişisi tarafından hazırlanan 26/01/2024 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde; "Sayın Mahkemenin nihai kararı ve taktirinin, aracın hasar bakımından gerçek zararının Orjinal Parça şekilde onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının KDV Hariç 61.146,44 TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV Hariç 24.450,00 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar onarım bedelinin KDV Hariç 85.596,44 TL, KDV Dahil 101.003,88 TL olabileceği, ANCAK davalı sigorta şirketinin 03.03.2023 tarihinde davacı vekiline 55.234,00 TL hasar tazminat ödemesi yapması nedeniyle, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye hasar bedelinin KDV Hariç 30.362,44 TL (85.596,44 TL – 55.234,00 TL); KDV Dahil 45.769,88 TL (101.003,88 TL – 55.234,00 TL) olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği, " şeklinde kanaat belirtildiği ve davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik olarak itirazlarda bulunduğu, davacı vekilinin ise rapora yönelik olarak beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce verilen 13/02/2024 tarihli ara kararı kapsamında davalı vekilinin bilirkişi raporuna yaptığı itiraza yönelik olarak bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişinin 29/03/2024 havale tarihli ek raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde; "Hasar bedeli yönünden; Dosya kapsamına davalı vekili tarafından sunulan KÖK rapora itiraz dilekçesi ve ekinde ki saha uzman raporu, fotoğraflar irdelenip, incelendiğinde; tarafımızca KÖK raporumuzda kırık olarak tespit edilen ÖN PANJUR’ un hasar sonrası davalı sigorta şirketi saha uzmanı tarafından yapılan kontrollerde değişmediğinin, SAĞ ve SOL SALINCAKLARIN değişmediğinin tespit edildiği, KÖK raporumuzda ÖN PANJUR, SAĞ ve SOL SALINCAK dahil olarak yapılan hasar onarım bedeli hesaplamasında bu sebepten dolayı değişikliğe gidildiği, Sayın Mahkemenin nihai kararı ve taktirinin, aracın hasar bakımından gerçek zararının Orjinal Parça şekilde onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının KDV Hariç 52.616,26 TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV Hariç 24.050,00 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar onarım bedelinin KDV Hariç 76.666,26 TL, KDV Dahil 90.466,19 TL olabileceği, ANCAK davalı sigorta şirketinin 03.03.2023 tarihinde davacı vekiline 55.234,00 TL hasar tazminat ödemesi yapması nedeniyle, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye hasar bedelinin KDV Hariç 21.432,26 TL (76.666,26 TL – 55.234,00 TL); KDV Dahil 35.232,19 TL (90.466,19 TL – 55.234,00 TL) olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği " şeklinde kanaat belirtildiği ve davacı vekilinin değer arttırım dilekçesi ile bilirkişi raporuna yönelik olarak beyanlarını ibraz ettiği, davalı vekilinin ise bilirkişi raporuna yönelik olarak itirazda bulunduğu, davacı vekilinin değer arttırım dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkememizce verilen ara karar kapsamında taraf vekillerinin de itirazlarının incelenmesi suretiyle bu kez dosyanın sigorta alanında uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, bilirkişinin 12/12/2024 havale tarihli raporunun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde; "Aracın hasar bakımından gerçek zararının Orijinal Parça şekilde onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının KDV Hariç 52.616,26 TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV Hariç 24.050,00 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar onarım bedelinin KDV Hariç 76.666,26 TL, KDV Dahil 90.466,19 TL olarak hesaplanması durumunda; Poliçede Rent A Car klozu gereği %2 genel muafiyet 279.000,00 x % 02 = 5.580,00.-TL ( Araç Rayiç değeri eksper tarafından 279.000,00 TL tespit edilmiştir.), KDV Hariç 76.666,26 TL x tedarik parça muafiyet kloz muafiyeti % 40 = 30.666,50 TL 90.466,19 TL – 5.580,00 TL- 30.666,50 TL = 54.219,69 Tl Sigortacı 55.234,00 TL ödediğinden, 55.234,00 – 54.219,69 = - 1.014,31 TL, ödenecek tazminat olmayacaktır. " şeklinde kanaat belirtildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik olarak itiraz ve beyanlarını ibraz ettiği, davalı vekilinin ise bilirkişi raporuna yönelik olarak beyanda bulunduğu görülmüş olup, mahkememizce dosyadaki nihai değerlendirilmenin mahkememize ait olduğu, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirttiği hususların bir kısmının re'sen değerlendirilecek itirazlardan, bir kısmının ise aksi iddia edilmekle birlikte karşılandığı kanaatine varılan itirazlardan olduğu, bu kapsamda raporun gerekli teknik incelemeyi içerdiği kanaati ile itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme neticesinde; 19/01/2023 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası sonucunda davacıya ait...plakalı araçta hasar oluşup oluşmadığı, hasar oluşmuş ise oluşan hasar bedelinin belirlenerek, davacıya davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapıldı ise davacının bakiye hasar tazminin bulunup bulunmadığı hususunun belirlenecek hasar bedeli tazminatında kasko poliçesi çerçevesinde davalı şirkettin sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkin olduğu tespit edildi. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... plakalı, ...1.5 DCI 90 Marka/Tip, 2017 Model, Hususi Otomobil, davalı... Sigorta tarafından,... Nolu Rent A Car Kasko Sigorta Poliçesi (RKP) ile, 06/10/2022 - 06/10/2023 tarihleri arasında davacı adına sigortalandığı, 19/01/2023 tarihinde meydana gelen kazanın sigorta poliçesi içerisinde kaldığı, taraflar arasında akdedilen,... Sigorta tarafından düzenlenen...Nolu kasko sigorta poliçesi, rent a car kasko Sigorta poliçesi olarak düzenlendiği bu poliçede muafiyet hükümlerinin düzenlendiği,aracın 19.01.2023 Tarihinde, ...Nolu Kiralık Araç Sözleşmesi ile,... Araç Kiralama tarafından ...T.C. Kimlik Nolu...a kiralandığı anlaşılmıştır. Sigorta poliçesi incelendiğinde, sigortacının onayı alınmaksızın parçaların servis tarafından temin edilmesi durumunda toplam onarım bedelinden % 40 muafiyet uygulanacağı belirtildiği ve aracın hasar tarihindeki rayiç değeri üzerinden % 2 oranında genel muafiyet, uygulanacağının hüküm altına alındığı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 11/1.maddesi hükmü uyarınca sigorta poliçeleri, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından ilgili sigorta branşı için yayımlanan genel şartlara uygun olarak düzenlenmeleri ve ancak bu şartlara aykırı olmamak suretiyle özel şart içermeleri gerekmektedir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarında, kasko Sigortası Poliçelerinin kapsam ve konusu belirlenmiş, “A.6. Muafiyetler” maddesinde, “Sigorta poliçesinde, tespit olunan bir miktara veya hasar ile sigorta bedelinin belli bir oranına kadar olan zararın sigortacı tarafından tazmin edilmeyeceği kararlaştırılabilir. Denilmek suretiyle, sigorta sözleşmelerde muafiyetlerin bulunabileceğinin düzenlendiği, dolayısı ile taraflar arasında akdidilen sigorta sözleşmesinde yer alan muafiyetin her iki taraf açısından bağlayıcı olduğu, uyuşmazlığa konu trafik kazası nedeni ile kazada zarar gören ve değişimi uygun görülen parçaların tedarik siparişi verilmesi adına servis yetkilisi ile görüşüldüğü ancak parçaların tedariği kabul edilmediği anlaşılmış ve değişimi uygun görülen parçaların, sigortacının onayı alınmaksızın, servis tarafından temin edildiği tespit edilmiştir. Bu hali ile sigortacının onayı alınmaksızın parça tedariki nedeni ile %40 muafiyetin uygulanacağının sigorta sözleşmesi ile sabit olduğu,...plakalı aracın onarımının orijinal parçalarla değişimi halinde araçtaki toplam hasar onarım bedelinin KDV Dahil 90.466,19 TL olarak hesaplanması durumunda; genel muafiyet oranı %2 ve sonrasında %40 muafiyet uygulandığında 54.219,69 TL davacının hasara yönelik alacağının bulunacağı, davalı Sigortacı tarafından toplam 55.234,00 TL hasar bedeli ödendiği, dolayısı ile davacının hasara yönelik bakiye bir alacağının bulunmayacağı, davalı sigortanın ödeme yapacağı bir hususun oluşmayacağı, nazara alınarak açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar ve ilam harcı olan 615,40.-TL harcın peşin alınan 179,90.-TL harç ve tamamlama harcı olan 604,00.-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik harç olan 168,50.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00.-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4- Davalı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesap edilen ve takdir olunan 30.000,00.- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5- Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6- Kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/03/2025

Katip ... E imza

Hakim... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/332, K. 2025/308, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-332-e-2025-308-k-4cac722c5e7b