İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/331 E. 2025/146 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/331
- Karar No
- 2025/146
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/331 Esas KARAR NO : 2025/146
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2023 KARAR TARİHİ : 19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma ..Tic. Ltd. Şti. Yapı malzemeleri üretip satan bir firma olduğunu, satış yaptığı firmalardan çek alan ve bu çekleri ödeme yapacağı firmalara göndererek ticaretini yürüttüğünü, müvekkili firmaya, ... Ltd. Şti firması tarafından keşide edilen "... Bankası, ... Şubesine ait 10/04/2023 keşide tarihli 30.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı çek" ticari ilişkinin olduğu ... firması tarafından cirolanarak müvekkili firmaya verildiğini, müvekkilinin kendisine ... firması tarafından cirolanan çeki bir süre elinde tuttuğunu, daha sonra yine ticari ilişkinin bulunduğu / alışveriş yapılan ... firmasına cirolanarak ödeme olarak ... ile kargolandığını, Kargo firması ile ilgili çekler gönderildiğini, kargo içerisinde bulunan çekler ... firmasına teslim edildikten sonra kargo poşetinin ağzının kesilmiş olduğu anlaşılması üzerine ... firması kargoya müracaat ettiğini, mevcut durum tutanak altına alınmış ve çeklerin çalındığı/ kaybolduğunun anlaşıldığını, yetkili hamil müvekkili tarafından ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ... Esas sayılı dosya ile çeklerin iptali için dava açıldığını ve dava konusu çeke ilişkin ödemeden men yasağı konulduğunu, dava aşamasında Ticaret Sicil Gazetesi ilanları yapılmış ancak çeklerin ödeme günü gelmesi üzerine dava konusu çekin davalı şirket tarafından bankaya ibraz edildiğini, ödemeden men yasağı nedeniyle ödeme yapılmaksızın davalıya iade edildiğini, banka tarafından mahkemeye yazılan müzekkere sonucu dava konusu çeke ilişkin istirdat davası açmak üzere müvekkili firmaya 2 hafta süre verildiğini dava konusu çekin müvekkili firmanın elinden rızası hilafına aykırı olarak çıktığını, müvekkilinin davalı firma ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkili firma ...Ltd. Şti., ...'da bulunan .... Ltd. Şti.'nden malzeme alımı yaptığını, malzeme alımını cari olarak yapan müvekkilinin dönem dönem alacaklı firmaya çek cirolayarak gönderdiğini, iptal davasına ve işbu davaya konu çekin de cari hesap karşılığında cirolanarak ....Tic. Ltd. Şti.' ne gönderilmek üzere kargoya verildiğini, kargonun teslim edilmesi üzerine düzenlenen 15/12/2022 tarihli tutanağa göre "kargo poşetinin ağzı kesilmiş ve içerisindeki gönderinin bulunmadığı, içerisinde çek olduğunu" beyan ettiğini, mevcut durumdan açıkça anlaşılacağı üzere müvekkili tarafından cari hesaba istinaden çek ile ödeme yapıldığını, mevcut çekler cirolanarak alıcıya gönderilmek üzere kargolanmış ancak dava konusu ve dava dışı diğer çek alıcıya ulaşmaksızın kargoda kaybolduğunu, çeklerin kaybolması üzerine çek iptali için .... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ... Esas sayılı dosya ile dava açıldığını ve ödemeden men yasağı alındığını, çekin ödeme gününün gelmesi ilgili çek bankaya "... Şti." tarafından ibraz edildiğini, ödemeden men şerhi olduğu için ödeme yapılmaksızın hamile teslim edildiğini, bankaya ibraz edilen dava konusu çekteki ciro silsilesi incelendiğinde müvekkili tarafından beyaz ciro ile cirolanan çekin daha sonra 3 farklı firmaya cirolandığını, son olarak davalı firmaya cirolandığını, ciro silsilesinde müvekkilinin cirosu sonrasında "... Şti.''nin cirosu olduğunu, ancak müvekkili firmanın işbu firma ile herhangi bir ticari ilişkisi ve alışverişi mevcut olmadığını, müvekkili firmaya ait ticari defterler ve "... Ltd. Şti." ve ciro silsilesindeki hiçbir firma ile ayrıca çeki ibraz eden mevcut hamil "... Ltd. Şti." ne ait ticari defterler incelendiğinde ticari ilişkinin bulunmadığının anlaşılacağını, davalının dava konusu çeki edinmede ağır kusurlu olduğunu, kötü niyetle iktisap ettiğinin de işbu suretle anlaşılacağını, dava konusu olmayan bir ancak çek iptali davasına konu olan bir diğer çekte aynı şekilde, işbu çek arkasındaki ciro silsilesindeki şirketlerin mevcut olduğunu, son olarak başka bir firmaya cirolandığını, ciro silsilesindeki şirketlerin gerçekte var olup olmadıkları, gerçek bir ticari şirket olup olmadıkları dahi bilinmediğini, yapılan şifahi araştırmalarda da müvekkili ile ibraz eden hamil şirket arasında ciro silsilesindeki şirketin gerçek bir ticari faaliyet yürüttükleri dahi tespit edilemediğini, Bilindiği üzere; TTK madde 792 'nin açık olduğunu, kanun hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere tacirlerin basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğü olduğunu, davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, ciro silsilesindeki diğer cirantaların gerçek bir ticareti mevcut olup olmadığına bakmaksızın mevcut çeki uhdesine aldığını, bu nedenle davalı şirketin, dava konusu çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin işbu çeklerin gerçek yetkili hamili olduğunu, müvekkilinin ... Ltd. Şti. Firması ile ticareti bulunmakta olduğunu, malzeme satışı gerçekleştirdiğini, Müvekkili ile müvekkile cirolayan ... firmasının cari hesap olarak çalıştığını, ... müvekkilinden yaptığı alımlara karşılık işbu çeki cirolayarak müvekkiline teslim ettiğini, sunulan faturalardan ve müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgeler incelendiğinde mevcut durumun anlaşılacağını, müvekkili şirketin elinde iken kaybolan çekin gerçek yetkili hamili olduğunın izahtan vareste olduğunu, TTK 790. maddeye davalının ispat yükümlülüğü bulunduğunu, Yargıtay ve BAM kararlarında örnek olarak; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk dairesi ... E. ... K. Sayılı 12.03.2020 tarihli kararının ve Hukuk Genel Kurulu ... E. ... K. Sayılı 13.06.2012 tarihli kararın bulunduğunu, dava konusu çekin müvekkili firmanın elinde rızası hilafına aykırı olarak çıktığını, müvekkilinin çekin rızası dışında elinden çıkması nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunacağını, davanın açılması öncelik olduğundan henüz suç duyurusunda bulunulmadığını, müvekkili tarafından kaybolmuş veya hata sonucu elden çıkan eşya üzerinde tasarruf suçundan şikayette bulunulacağını, tüm bu nedenlerle ...Bankası, ... Şubesine ait 10/04/2023 keşide tarihli 30.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı çekin davalıdan istirdatı ile müvekkiline iadesi ve müvekkilinin davalı firmaya borcu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerine yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Cevap: Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalının cevap herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası, ... Ltd. Şti. ile davacı arasındaki 2022 ve 2023 yıllarına ait faturalar ve cari hesap örnekleri, ...Tic. Ltd. Şti.' ne kesilen fatura örnekleri, 15/12/2022 tarihli sürat kargo tutanağı, çek örneği celp edilmiş incelenmiştir. Davacı tanığı ...'nın 01/02/2024 tarihli duruşmada; '' Benim taraflarla herhangi bir akrabalığım veya ortaklığım bulunmamaktadır, davalı şirketi tanımam, herhangi bir ticari alışverişim olmamıştır. Ben ... ilinde ikamet ediyorum. İş yerim buradadır, davacı ile tedarikçi firması olduğundan dolayı tanıyorum. Davacıdan duşa kabin tedarik ediyorum, onun müşterisiyim. Ben ... ile yaptığımız alışverişten kaynaklı bir 30.000,00 bedelli bir de 50.000,00 TL bedelli çeki ciro yolu ile aldım. Sonrasında bu çekleri davacı ... Şirketine cirolayıp verdim. Aramızda birden çok çek alışverişi oldu. Ancak bu iki çekin çalındığı bilgisi bana geldi. Ben ... şirketini tanımıyorum. Sonrasına ilişkin herhangi bir bilgim yoktur. '' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı tanığı ...'ın 15/03/2024 tarihli duruşmada; '' Ben davacı şirkette yaklaşık 14 yıldır muhasebe biriminde çalışmaktayım, ...A.Ş hakkında herhangi bir bilgim yoktur, şirketimiz ile bu şirket ile arasında herhangi bir ticari ilişki yoktur, dava konusu çekin davalı şirket eline ne şekilde geçtiğine, davalı şirketin çekin iktisabında ağır kusurlu olup olmadığına yada kötü niyetli olup olmadığına dair herhangi bir bilgim yoktur, benim olaya ilişkin bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur '' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Dava, menfi tespit ve çek istirdat istemine ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı ... A.Ş.nin işbu dava açıldıktan sonra, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararı ile 18/01/2024 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, iflas nedeniyle tasfiye işlemlerinin İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün... s. İflas dosyasında basit tasfiye usulüne göre ve iflas dairesi tarafından yürütüldüğü tespit edilmiştir. Mahkememizce, eldeki dava dosyası için iflas müdürlüğüne tebligat yapılmış, taraf teşkili sağlanmıştır. Davacı ...Ltd. Şti. ... Bankası A.Ş. ...şubesine ait ... keşide tarihli ... seri numaralı ve 30.000 TL bedelli çek aralarındaki ticari ilişki uyarınca dava dışı ... Ltd. Şti.den ciro yoluyla iktisap etmiş, akabinde yine ticari ilişki kapsamında dava dışı ... Ltd. Şti. ye verilmek üzere cirolayarak ... firmasına teslim etmiştir. Çek üzerindeki imza davacı cirantaya ait olup, imza inkar edilmemektedir. Bilakis, çek cirolandıktan sonra kargoya verildiği kabul edilmektedir. ...1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı kıymetli evrakın iptali davası ile dava dilekçesi ekinde sunulan kargo tespit tutanaklarından içerisinde dava konusu çekin bulunduğu kargo gönderisinin ağzı kesilerek içerisinden çekin kimliği meçhul şahıslar tarafından alındığı, çekin dava dışı ... Ltd. Şti.ye ulaşmadan kaybolduğu, iptal davasında çeke ödemeden men yasağı kararı verildiği, akabinde çekin kanuni ibraz süresi içinde davalı hamil ...A.Ş. tarafından tahsil edilmek üzere bankaya ibraz edildiği, ancak ödeme yasağı kararı sebebiyle hamile çek bedelinin anlaşılmıştır. Davacı tarafından açılan kıymetli evrakın iptali davasında, dava konusu çek hamilinin ortaya çıkması üzerine davacıya istirdat davası açmak üzere süre ve imkan verilmiştir. Eldeki menfi tespit ve çek istirdat davası açılmıştır. Dava konu çek incelendiğinde; ...Bankası A.Ş., ... şubesine ait, ... seri numaralı 10/04/2023 keşide tarihli ve 30.000 TL bedelli olduğu, keşidecisinin ..., lehtar ve ilk cirantanın ... Ltd. Şti., ikinci cirantanın ... Ltd. Şti., üçüncü cirantanın davacı ...Ltd. Şti., dördüncü cirantanın ... Ltd. Şti., beşinci cirantanın ... Ltd. Şti., altıncı cirantanın .... A.Ş. ve son olarak hamilin ....A.Ş. olduğu görülmüştür. Dava konusu çekte ciro silsilesi düzgün olup kopukluk yoktur. Davacı çekte üçüncü ciranta, davalı ise hamildir. O halde, şeklen düzgün ciro silsilesine göre çekin meşru hamili davalıdır. Menfi tespit davası bakımından; Davacı ciranta çekteki imzasını inkar etmemektedir. Bilakis, çek cirolandıktan sonra dava dışı şirkete kargoyla gönderildiği belirtilmiştir. Bununla birlikte, davacı, dava konusu çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığını ileri sürmektedir. Davacı vakıa olarak; çekin kargoda çalındığını, ciro silsilesinde yer alan şahısları tanımadığını, ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalı hamilin çeki nasıl iktisap ettiğini (sözleşme, mal alım - satım vs.) açıklayamadığı hususlarına dayanmıştır. Davalı, süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığından yasal olarak inkar eden konumundadır. Ciranta olarak dava konusu çekte imzası bulunan davacı, çek bedelinden sorumludur. Ancak, davalı hamilin çekin iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olması halinde çek bedelinden sorumlu olmayacaktır. Bu noktada, ispat külfeti kuşkusuz davacı taraf üzerindedir. Bilindiği üzere, çeki elinde bulunduran hamilin çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldıracaktır. Bu itibarla, şeklen düzgün ciro silsilesine göre çeki elinde bulunduran iyi niyetli hamile karşı taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, hatta bu noktada ticari defterlerin incelenmesi gerektiği iddiası dahi ileri sürülemez / dinlenmez. (İSTANBUL BAM 43. H.D. ...E., ...K.). Yerleşik Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere, TTK 790. madde hükmüne göre davacının, davalı iyi niyetli hamil ile ticari ilişkisinin bulunmaması kötü niyetin veya ağır kusurun ispatı için yeterli değildir. (YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ ... E. ... K.) Davalı şirket yetkilileri hakkında dava konusu çekin hırsızlanması noktasında herhangi bir soruşturma dosyasının mevcut olup olmadığı, bu suretle davalının çekin iktisabında hırsızlık durumunu bilen (kötü niyetli) ya da hal ve şartlara göre bilmesi gereken (ağır kusurlu) durumda olup olmadığı araştırılmış, ancak davacı tarafından dava konu çek ve olay hakkında şikayette bulunulmadığı ve soruşturma dosyasının mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Davacı, tanık deliline de dayanmış, bildirilen tanıklar dinlenmiştir. Ancak, davalı hamilin çekin iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğuna dair tanıkların görgüye dayalı herhangi bir bilgisinin olmadığı anlaşılmıştır. Hasılı, davacı tanık delili ile de iddiasını ispat edememiştir. Bu çerçevede, davalı hamilin, dava konusu çekin kargoda çalındığı bildiği (kötü niyetli) yahut hal ve şartlara göre bu durumu bilmesi gerektiği (ağır kusur) halde hırsızlığa konu çeki bilerek iktisap ettiği, diğer söyleyişle çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ederek ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğu davacı tarafından ispat edilememiştir. O halde, çek üzerindeki ciranta imzası davacıya ait olduğundan davacının, davalı hamile karşı imzaların istiklali prensibi çerçevesinde çek bedelinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Çek istirdat davası bakımından; Çekin istirdadına karar verilebilmesi için davacının, çekin elinden rızası dışında çıktığı ve ayrıca davalı hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir (TTK 792). Davacı, çekin hamili olduğunu, müşterisine vermek üzere çeki ciroladığını, ancak bu aşamada çeki kaybettiğini ve rızası dışında elinden çıktığını ifade etmiş, davalı hamilin çekin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu ileri sürerek çekin istirdadını talep etmiştir. Yasal düzenlemeye bakıldığında: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 792. maddesinde " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür" denilmiştir. O halde, çekin istirdadı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, elinden rızası dışında çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Davacı, davalı hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğuna noktasında davalının basiretli tacir olmaması ve aralarında ticari ilişkinin bulunmaması vakıalarına dayanmıştır. Davalının tacir sıfatının bulunmaması çekin iktisabında kötü niyetli olduğunu ya da iktisapta ağır kusurunun bulunduğunu ispat için yeterli değildir. Tacir sıfatının olup olmaması, bu bağlamda salt olarak TTK 792.maddesi hükmü uyarınca çekin iadesini gerektirmez. Öte yandan; çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldıracaktır. Bu itibarla, şeklen düzgün ciro silsilesine göre çeki elinde bulunduran iyi niyetli hamile karşı taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, hatta bu noktada ticari defterlerin incelenmesi gerektiği iddiası dahi ileri sürülemez / dinlenmez. (İstanbul BAM 43. H.D. ...E., ... K.). Kaldı ki, davacı ile davalı hamil arasında başkaca cirantalar mevcuttur. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere, TTK 790. madde hükmüne göre davacının, davalı iyi niyetli hamil ile ticari ilişkisinin bulunmaması kötü niyetin veya ağır kusurun ispatı için yeterli değildir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ... E.... K.) Açıklanan nedenlerle, somut olayda, davalı hamilin çekin iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğu davacı tarafından ispat edilememiştir. Yapılan açıklamalar karşısında, davalı hamilin çekin iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğu davacı tarafından ispat edilemediğinden ve ciranta olarak imzası / cirosu uyarınca çek bedelinden sorumlu olduğundan davacının menfi tespit ve çek istirdat taleplerinin ayrı ayrı ve tümden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Davacının menfi tespit ve çek istirdat taleplerinin ayrı ayrı ve tümden REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 103,07 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/02/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır