İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/312 E. 2026/52 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/312
- Karar No
- 2026/52
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/542 Esas KARAR NO :2026/51
DAVA:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/09/2023 KARAR TARİHİ:27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından sunulan dilekçede; davacı müvekkil şirketin, ...’de bulunan ve mülkiyeti kendisine ait fabrika arazisi içerisinde açılmış yer altı su kuyusundan, üretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere ve yalnızca ihtiyaç kadar su temin ettiği, çıkarılan suyun önemli bir kısmının içecek üretiminde kullanıldığı, üretim sürecinden arta kalan sınırlı miktardaki suyun ise bahçe sulaması, fabrika temizliği gibi alanlarda değerlendirildiği, kanalizasyona verilen atık su miktarının toplam su kullanımının azami %40’ını geçmediğini, buna rağmen davalı kurum ... tarafından, kuyuya takılı sayaçtan tespit edilen toplam su kullanımının tamamı esas alınarak, sanki bu suyun tümü kanalizasyona deşarj edilmiş gibi 'Atık Su Bedeli' adı altında düzenli şekilde fatura tahakkuk ettirildiği, bu suretle müvekkil şirketten, fiilen sunulmayan bir hizmet karşılığında bedel talep edildiği, dilekçede yer altı suyunun çıkarılması ve üretimde kullanılması aşamalarında davalı idareden herhangi bir hizmet alınmadığı, alınan tek hizmetin yalnızca kanalizasyona fiilen verilen sınırlı atık su miktarıyla sınırlı olduğu, buna rağmen çıkarılan suyun tamamı üzerinden atık su bedeli tahakkuk ettirilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan itirazların ve arabuluculuk başvurusunun sonuçsuz kaldığı, yaklaşık iki yılı aşkın süredir hatalı ve fahiş şekilde düzenlenen faturalar nedeniyle müvekkil şirketin fazladan ödeme yapmak zorunda bırakıldığı, bu kapsamda fazla ödenen bedellerin tespiti ve iadesi ile bundan sonraki dönemlerde yalnızca kanalizasyona fiilen verilen atık su miktarı esas alınarak faturalandırma yapılması gerektiğini, belediyelerin ancak kanunla açıkça öngörülmüş hizmetler karşılığında bedel talep edebileceği, fiilen sunulmayan bir hizmet karşılığında atık su bedeli alınmasının Anayasa’nın 73. maddesi ile kamu gelirlerine ilişkin yasal düzenlemelere aykırılık oluşturduğu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin emsal kararlarında da yalnızca kanalizasyona fiilen deşarj edilen su miktarı üzerinden atık su bedeli tahakkuk ettirilebileceğinin kabul edildiği ileri sürülerek, müvekkil şirketin kuyu suyunun tamamı üzerinden atık su bedeli ödemekle yükümlü olmadığının tespitinin talep edildiğini, tüm bu açıklanan nedenler ile davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu müvekkili İdarece düzenlenen fatura, ilgili yönetmeliklere ve hukuka uygun olduğunu, 2560 sayılı ... Kanunu madde 23 hükmü gereği, su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılması ile çevreyi kirletmeyecek tedbirlerin alınması ve aldırılması ile ilgili tarifelerin hangi kriterlere göre saptanacağı ve bu şekilde saptanan bedellerin hangi usul ve esaslara göre tahsil edileceğini belirlemek üzere “Tarifeler Yönetmeliği” nin düzenlendiğini, ancak müvekkilinin 2560 sayılı yasa ile kurulmuş bir kamu kurumudur. Yaptığı iş ve işlemlerde hukuk kurallarına göre hareket etmek zorundadır. Davacıya tahakkuk ettirilen fatura bedeli de hukuka ve ilgili yönetmeliklere uygun olarak hazırlandığını, usulüne uygun düzenlenen fatura bedelini davacı ödemekle yükümlü olduğu, müvekkili 2560 sayılı yasa ile kurulmuş bir kamu kurumu olduğunu, yaptığı iş ve işlemlerde hukuk kurallarına göre hareket etmek zorunda olduğu davacıya tahakkuk ettirilen fatura bedelinin de hukuka ve ilgili yönetmeliklere uygun olduğunu, Atık Su Bedeli, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 23. maddesinde "Su satışı, Kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, foseptik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifelerin uygunlandığını, bu tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile, amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirilmeyen) yenileme, ıslah ve tevsi masrafla ve tarifelerin tespiti ile tahsilatla ilgili Usul ve Esaslar bir yönetmelik ile belirlenir.'' hükmüne dayanılarak hazırlanan ... Abone Hizmetleri Uygulama Yönergesinin 15, 16 ve 17. maddelerinde, Kanalizasyon sistemini kullananların abonelik şartları ve atık su bedelinin kurumlarınca belirlendiği tarifeye göre alınacağı açıkça belirtilmiş olup, kuyu suyu kullanan aboneler ile kurumları arasında bu işlemlerin bir sözleşmeye dayandırılacağı, ... abonelerden alınacak su ve kullanılmış suların uzaklaştırılması bedelinin hesaplarken abonenin tükettiği kadar suyu kirleteceği esas alındığını, yani abone ne kadar su almışsa (içme suyu şebekesi, kuyu ya da tanker) aynı miktardaki suyu uzaklaştıracağı düşünüldüğünü, konutlar dahil hiç bir su tüketim noktasında kullanılan suyun %100'ü kanalizasyon şebekesine dönmediğini, bu suyun bir kısmının yemek bir kısmının yemek, çay, çamaşır yıkama gibi işler esnasında zemine sızarak yer altı suyuna karıştığını, bu oran her bir abone için farklılık göstereceği gibi her abone için de aylara ve mevsimlere göre farklılık göstereceğini, dolayısıyı ile KSUB adı ile tahsil edilecek bedelin hesaplanmasında esas alınacak debi tesise giren su olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacının ödenmemiş faturalarının bulunduğu, tüm bu açıklanan nedenler ile davanın reddine, yargılama giderleriyle ücret-i vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizin 05/03/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, Bilirkişinin 20/11/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak, "Mevcut uygulamada, kanalizasyon hizmetinden yararlanan her kuyu abonesi tükettiği kadar suyu kirleteceği kabul edilerek bunların uzaklaştırılması için atık su bedeli ödemekle yükümlüdür. KSUB İstanbul ili sınırları içinde ...'ye ait kanalizasyon hattının mevcut olduğu yerlerde şebeke hattını kullanan veya bir şekilde atıksularını kanala deşarj eden abonelerden alınan bedeldir. ... Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliğinin 19. Maddeye göre. ... ile sözleşme yapmak şartıyla yeraltı ve yüzeysel suları temin ederek kullanan abonelere Kullanılmış suların uzaklaştırılması bedeli tarifesi uygulanır. 2872 sayılı Çevre Kanunun 11. Maddesinde “Atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atık su miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz.” Denilmektedir. Belediyenin hizmetinden faydalanan aboneler bir şekilde bu hizmet karşılığını öderler. Kuyu suyu kullanımında, kullanılan su ... kanalı hizmetinden yararlanıyorsa, bu hizmet karşılığında kuyudan tüketilen su, kaynağının çıkışına takılan sayaç ile ölçülür. KSUB tarifesinden tahakkuk dönemlerindeki su tüketim miktarına göre Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması Bedeli tahakkuk ettirilir. -Kısaca,tüketilen su miktarı üzerinden ksub bedeli tarifesi ( Su bedeli birim fiyatının yarısı ) üzerinden KSUB BEDELİ alınır. Kuyu suyundan tüketilen su, atılan su olarak kabul edilmektedir. Tüketilen su, atılan su olarak kabul edilemediğinde, farklı üretime sahip kuyu abonelerinde, tüketilen su ile atılan suyun ayrıştırılması yada % şeklinde oran verilmesi teknik olarak oldukça zor olup, pratik olarak mümkün değildir. Genel olarak kanalizasyona deşarj edilen suyun miktarının tespiti yerine , KSUB bedeli birim fiyatının makul bir değer de olması daha uygulanabilir bir yöntemdir. ... tarafından KSUB bedeli birim fiyatı, Su birim fiyatın yarısı olarak alınmaktadır. Davacının dilekçesinde belirttiği, kanalizasyona giden gidere takılması ile gerçeğe uygun ve alınan hizmeti karşılar miktarda fatura tahakkuku yapılması teklifi uygulaması teknik olarak zor bir yöntem olmaktadır. Bu uygulama çözüm odaklı değildir. Şöyle ki; — Firmaların kanalizasyona giden atıksu giderine debi metre takılması, atıksuyun bir kanaldan deşarjı olması halinde mümkündür. Bu durum uygulandığında, talep eden değişik gruptaki firmaların tümünde uygulanması gerekir ki, bu işlem deşarj kanalı haricinde deşarj hattı olup olmadığı hususunda bypass hattının olup olmadığı denetiminin mutlaka yapılmasını gerektirir. Bypass hattının denetimi ve bypass tespiti işlemi, deşarj hatları yeraltında olduğundan kolay bir işlem olmayıp, tespiti de oldukça zordur. O yüzden uygulanabilirliği — teknik olarak mümkün olmamaktadır. Tüm bu nedenlerle; KSUB bedelinin hesabında, kuyuya takılan sayaçta okunan tüketim miktarına hesaplanması teknik olarak uygun bir yöntemdir." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememizin 18/03/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, Bilirkişilerin 21/04/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak, "A- Raporda açıklanmış olan nedenlerden ve belirtilmiş olan yasal yükümlülüklerden yola çıkarak olayın meydana gelmesinde; 1- ... Gelen Müdürlüğü, mücavir alan içerisindeki görevlerini yerine getirebilmesi için su ve atık su tarifelerini düzenleme yetkisini 2560 sayılı ... Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunla almış bulunmaktadır. 2-Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere KSUB (Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması Bedeli) tüketilen su miktarı kadar suyun kirletileceği esas alınmaktadır. (Yargıtay 13. H.D. E.2009/6339, K.2010/12000).." yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Bilirkişi raporlarının taraflara ayrı ayrı tebligat çıkartıldığı, taraf vekillerinin raporlara karşı beyan ve itiraz dilekçelerini dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür. GEREKÇE Davaya konu uyuşmazlık konusunun, davacının kanalizasyon hizmetinden faydalandığı net oranın tespiti ile fazladan tahsil edilen bedelin iadesi istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusunun davalı tarafında değerinden fazla kesilen fatura tutarından kaynaklandığı anlaşılmakla beraber bahse konu uyuşmazlık bakımından davalı tarafından verilen hizmet ve kesilen faturalar yönünden inceleme yapılmak üzere alanında uzman bilirkişiler dosya kapsamında görevlendirilmiş olup, bilirkişilerce yapılan incelemede , su tüketim noktalarında kullanılan suların tamamının atık su olarak kanalizasyona dönmediği, tüketiceilerce bu suların çeşitli işlemler ile kullanıldığı tespit edilmekle, hangi işlemde ne kadar atık suyun kullanıldığının tespitinin yapılma işleminin mevsimsel ve diğer değişkenler neticesinde net belirlenemeyeceğinde davalı kurum belirli bir fiyat politikası ile bu tutarları tüketiciye yansıttığı tespiti yapılmış olup , dava konusu olayda da davalı tarafından belirlenen standart fatura birim ücreti ile fatura oluşturulduğundan davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine mahkememizce ulaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.537,38-TL'nin talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan; 150,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 150,00.-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2023 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, 8-Davacı tarafından yatırılan nakit teminatın HMK'nın 392/2. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmadığı takdirde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır