İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/305 E. 2025/762 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/305
Karar No
2025/762
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/305 Esas KARAR NO : 2025/762

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/05/2023 KARAR TARİHİ : 07/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davalının, Müvekkili Şirketin ... bölgesinde bayiliğini müvekkili şirket kayıtları incelendiğinde, davalının 2022 yılı itibariyle Cari Hesap borcu bulunduğunu, ... alımlarındaki düşüşün sözleşmenin 24-b maddesinde kararlaştırılan miktarları aşan olağanüstü düşüşler olduğunu, bunun üzerine davalıya ilk olarak ... 19. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilmiş, ancak davalı tarafından ihlallerin giderilmemesi üzerine bu sefer sözleşmenin 24/b maddesi gereğince ... 19. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesi haklı olarak feshedildiğini, davalının cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödemediğini, müvekkili şirkete ait ticari defter incelemesinde müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğunun görüleceğini, davalı sözleşme uyarınca müvekkili şirkete iade etmediği tüplerin bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşme uyarınca davalıya toplam 23 adet 12 kg siboplu, 24 adet 2 kg lık, 6 adet 24 kg lık, 3 adet 45 kg lik olmak üzere toplam 56 adet tüp halen davalıda olduğunu, davalının elinde bulunan tüp sayılarına ilişkin ekstre ve teslim edildiğine dair evrakların delil listesinde sunulduğunu, işbu huzurdaki dava ile Müvekkili Şirkete ait olan ve davalılara teslim edilen fakat sözleşme sonunda sözleşme hükümleri uyarınca iade edilmeyen tüplerin iadesini, iadenin mümkün olmaması halinde ise fiili ödeme tarihlerindeki maliyet bedellerini talep edildiğini, davalı sözleşmenin 28. maddesi uyarınca akdin feshine sebep olduğu için 50.000 euro cezai şart tazminatını ödemekle yükümlü olduğunu, Fesih ihtarnamesinin davalıya keşide tarihi (temerrüde düşt tarih) olan 16.08.2022 tarihinde TC Merkez Bankası döviz kuruna göre TL olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, hesaplandıktan sonra ıslah edilmek üzere şimdilik temerrüt tarihi itibarı ile 1.000,00-TL cezai şart tazminatının davalıdan alınması gerektiğini, davalının sözleşmenin 2/.maddesi uyarınca hesaplanacak kar mahrumiyeti tazminatından sorumlu olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının ödemesi gereken kar mahrumiyeti tazminatının ... A.Ş'den maliyet bedellerinin istenerek tespiti ve diğer delillerinin toplanmasının akabinde ıslah edilmek üzere kar mahrumiyeti tazminatı için şimdilik 1.000,00 TL talep ediğini, huzurdaki uyuşmazlık ile ilgili olarak arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ise de 03.04.2023 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağı neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, açıklanan sebeplerden dolayı ıslah ve talep artırım dilekçesi sunulmak üzere, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL Cari Hesap alacağını, 1.000,00 TL iade edilmeyen tüp bedeli alacağını, 1.000,00 TL Kar Mahrumiyeti alacağı ve 1.000,00.-TL Cezai Şart Tazminatı alacağına temerrüt tarihi olan 16.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacak istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 02/07/2019 tarihli Bayilik sözleşmesi kapsamında belirtilen edimlerin, taraflarca gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, davacı tarafından sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının davalıdan cari hesap alacağı, cezai şart, kar mahrumiyeti ve depozito alacağı talep edebilmesi için gerekli şartlarının oluşup oluşmadığı, öyle ise miktarı hususunda toplanmaktadır. Mahkememizin 03/10/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir, ticaret mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklar ve nitelikli hesaplama uzmanı ve sektör bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 26/02/2024 tarihli raporda özetle; "A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2020- 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Raporumuzun 4.b bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı, B- Davacının Cari Alacağı den: Taraflar arasındaki sözleşmenin 16/7 Maddesi gereğince “Taraflar arasındaki alacak ve borçların miktarının tespitinde ...'ın evrak, bordro, rapor, defter vs. kayıtlarının muteber olacağını, bu kayıt ve evraka, hiçbir sebep ve suretle itiraz hakkı olmayacağını, delil olarak münhasıran bunlara dayanılacağını Bayi kabul ve taahhüt eder” hükmü ile Davacının defter kayıtlarına göre davacının 28.02.2022 tarihi itibari ile cari hesaptan kaynaklanan 1.549,18 TL alacağının olduğu, bu alacağın davacıya ödenmesi gerektiği, C- Kar Kaybı Alacağı Yönünden: Sözleşmenin erken feshi nedeniyle kalan 23 ay için kar kaybının alacağının 277.424,00 TL olduğu (seçenekli hesaplamaya göre 3 aylık kar kaybı için 36.185,74 TL kar kaybı alacağının olduğu) D - Cezai Şart Alacağı Yönünden : 50.000 EUR alacağın Türk Lirası karşılığının 912.795,00 TL cezai şart alacağının olduğu, E - Faiz Yönünden: Sayın Mahkemenin kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; davacının 90.593,20 TL faiz alacağının olduğu, (seçenekli hesaplamaya göre 3 aylık kar kaybı olması halinde toplam faiz alacağının 72.049,25 TL olduğu) Davacı alacağı seçenekli olarak özetlendiğinde; 1. Seçeneğe göre davacının 1.282.361,38 TL alacağının olduğu,... 2. Seçeneğe göre davacının 1.022.579,17 TL alacağının olduğu,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Mahkememizin 28/05/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 27/08/2024 tarihli ek raporda özetle; "A- Davacının Cari Alacağı Yönünden: Taraflar arasındaki sözleşmenin 16/7. Maddesi gereğince “Taraflar arasındaki alacak ve borçların miktarının tespitinde ...'ın evrak, bordro, rapor, defter vs. kayıtlarının muteber olacağını, bu kayıt ve evraka, hiçbir sebep ve suretle itiraz hakkı olmayacağını, delil olarak münhasıran bunlara dayanılacağını Bayi kabul ve taahhüt eder” hükmü ile Davacının defter kayıtlarına göre davacının 28.02.2022 tarihi itibari ile cari hesaptan kaynaklanan 1.549,18 TL, 56 adet iade edilmeyen tüp bedelinden kaynaklanan 19.000 TL alacağının olduğu, C- Kar Kaybı Alacağı Yönünden: Sözleşmenin erken feshi nedeniyle kalan 23 ay için kar kaybının alacağının 277.424,00 TL olduğu (seçenekli hesaplamaya göre 3 aylık kar kaybı için 36.185,74 TL kar kaybı alacağının olduğu) ANCAK Sayın Mahkemenin davalı iddiasını karşılar yönde hüküm kurması halinde seçenekli olarak hesaplanan davacının kar kaybı alacağından en fazla %45 oranında indirim yapabileceği, takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, D - Cezai Şart Alacağı Yönünden : 50.000 EUR alacağın Türk Lirası karşılığının 912.795,00 TL cezai şart alacağının olduğu, ANCAK Sayın Mahkemenin davalı iddiasını karşılar yönde hüküm kurması halinde seçenekli olarak hesaplanan davacının cezai şart alacağından en fazla 045 oranında indirim yapabileceği, takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, E - Faiz Yönünden: Sayın Mahkemenin kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; davacının 90.593,20 TL faiz alacağının olduğu, (seçenekli hesaplamaya göre 3 aylık kar kaybı olması halinde toplam faiz alacağının 72.049,25 TL olduğu) ANCAK Sayın Mahkemenin davalı iddiasını karşılar yönde hüküm kurması halinde seçenekli olarak hesaplanan davacının faiz alacağından en fazla %45 oranında indirim yapabileceği, takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı alacağı seçenekli olarak özetlendiğinde; 1. Seçeneğe göre davacının 1.301.361,38 TL alacağının olduğu,... 2. Seçeneğe göre davacının 1.011.579,17 TL alacağının olduğu,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Mahkememizin 22/04/2025 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 16/10/2025 tarihli 2. ek raporda özetle; "Kök raporda davacı alacağı hesaplanmış olup, davalı şirketin gerek aktif varlığı, gerekse satış cirosu ve karlılık oranına bakıldığında davacı şirketin cezai şart alacağının davalı şirketin mahvına sebebiyet vereceği, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere %45 oranında indirim yapabileceği değerlendirilmiştir... " sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Davacı vekili 31/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi ile ıslah taleplerini içerir dilekçeyle, davanın 558.772,17-TL üzerinden karar verilmesi talepli dilekçe sunulduğu ve buna ilişkin harcın yatırılmış olduğu görülmüştür. Taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 24/b hükmüne göre: “Bayinin,... 'dan herhangi bir dönemde, 30 gün süre ile hiç ... almaması, ... alımlarında, bir önceki yılın aynı ayına ait ... alımlarından 9020'den fazla düşüş olması, sözleşmenin bayi tarafından ihlali anlamına geldiğini, ...'a iş bu sözleşmeyi tek taraflı olarak haklı sebeple bildirimsiz derhal fesih hakkı verdiğini bayi peşinen kabul ve taahhüt eder”, Alınan raporun mali inceleme bölümünde, davalının ... alımlarında belirtilen orandan daha fazla düşüşler yaşandığı tespit edildiğinden, davacının anılan hüküm uyarınca sözleşmeyi feshetmesi haklı olmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesine göre: “Bayiye depozito teminatı karşılığında verilecek çeşitli ölçülerde tüplerin (tüp tabiri, tüp ve valfini birlikte ifade eder) mülkiyeti ...'da kalır...”. Sözkonusu hüküm uyarınca verilen tüplerin mülkiyeti davacıya ait olduğundan, sözleşmenin feshiyle birlikte tüplerin davacıya iade edilmesi gerekmektedir. Nitekim bu husus sözleşmenin 21/a hükmünde “Bayi, sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun feshi üzerine derhal mevcut yahut müşterilerinde veya tali bayilerinde bulunan dolu ve boş depozitolu veya depozitosuz tüpleri ...'a iade ve teslim etmekle yükümlüdür. Bayi, bu yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde, iade etmediği tüplerin fiili ödeme tarihlerindeki maliyet bedellerini ...'a nakden ödemeyi kabul ve taahhüt eder” şeklinde açıkça belirlenmiştir. Davacı tarafından verilen tüplere ilişkin olarak sunulan evraklarda davalının imzası bulunmamaktadır. Ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 16/f hükmüne göre “Taraflar arasındaki alacak ve borçların miktarının tespitinde ...'ın evrak, bordro, rapor, defter vs. kayıtlarının muteber olacağını, bu kayıt ve evraka, hiçbir sebep ve suretle itiraz hakkı olmayacağını, delil olarak münhasıran bunlara dayanılacağını Bayi kabul ve taahhüt eder” hükmü uyarınca, davacının sunmuş olduğu evraklara göre depozito bedelinin tespit edilmesi gerekmektedir. Davalının karşı bir delil sunmaması ve ticari defterlerini de ibraz etmemesi sonucu HMK. m. 222/5 hükmü de varılan sonucu desteklemektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 28. maddesine göre: “Bayinin akde muhalefeti dolayısıyla akdin feshine sebebiyet vermesi veya bayilik sözleşmesi ile belirlenen sürenin bitiminden önce bayi tarafından sözleşmenin feshi halinde 27. maddeden ayrı olarak 50.000 (Ellibin) EURO'yu ...'a cezai şart olarak ödemeyi peşinen kabul etmiştir”. Söz konusu hükümde cezai şart miktarı, kar kaybından bağımsız olarak düzenlendiğinden ve sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden, anılan cezai şart miktarının da davacıya ödenmesi gerekmektedir. Yine, fesih ileri doğru hüküm ifade eden bir irade beyanı olduğundan, sözleşmenin feshine kadar sözleşme yürürlükte bulunduğundan, bu süre içerisinde oluşan cari hesap alacağının da davacıya ödenmesi gerekmektedir. Davacının diğer bir talebi de kar kaybına ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 27. maddesine göre: “... akdin ihlali sebebiyle sözleşmeyi feshettiği takdirde veya bayilik sözleşmesi ile belirlenen sürenin bitiminden önce bayi tarafından sözleşmenin feshi halinde..., bayiden, maruz kaldığı zarar, ziyan ve sözleşmenin süresinin sonuna kadar hesap edilmek üzere, mahrum kaldığı kâr karşılığı tazminatı talep edebileceğini Bayi peşinen kabul ve taahhüt eder”. Yine sözleşmeni 30/a hükmün göre: “İşbu sözleşme 03.07.2024 tarihine kadar beş yıl süre ile muteber olup, sözleşme ile belirlenen sürenin bitiminden üç ay öncesinde taraflarca bayiliğin devamı için sözleşme yenilenmez ise sürenin bitiminde bayılik sözleşmesi sona erer”. Taraflar arasındaki sözleşmenin 27. maddesinde açıkça “sözleşmenin süresinin sonuna kadar hesap edilmek üzere” ifadesine yer verildiğinden kanaatimizce kar kaybının sözleşmenin sonuna kadar hesaplanması gerekmektedir. Ancak Sayın Mahkeme görevlendirme kararında “davacının fesih sonrası aynı bölgede aynı şartlarla yeni bir bayilik ilişkisi kurabilmesi için gerekli olan makul süre göz önünde bulundurularak, davacının talep edebileceği ... Muhtemel kar mahrumiyeti” nin hesaplanmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede bayilik sözleşmesinin üç aylık fesih ihbar süresiyle sona erdirilebileceği kabul edildiğinden, Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak bilirkişilerce, somut olay açısından davacının kar kaybını talep edebileceği makul süre üç ay olarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda kök ve ek bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun, denetime elverişli şekilde düznelendiği, Mahkememizce itibar edilebilir bulunduğu, raporda yapılan tespitler ve yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında davalının ... alımlarında sözleşme ile kararlaştırılan orandan daha fazla düşüşler yaşandığı tespit edildiğinden davacı tarafından sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığı, davalı tarafça bölgedeki doğal gazdan dolayı satışların düştüğü savunulmuş ise de ikinci ek raporda da açıklandığı üzere şubata kadar alımın olduğu ancak sonrasında direkt sıfırlandığının anlaşıldığı, bu yüzden bu savunmanın itibar edilebilir bulunmadığı, buna göre davacının davalıdan cari hesap alacağı, cezai şart, kar mahrumiyeti ve depozito alacağı talep koşullarının oluştuğu, ancak talep edilen cezai şart miktarının davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceği dikkate alınarak cezai şart alacağından TBK 182/3 maddesi gereğince yüzde 45 oranında indirim yapılarak ve yerleşik içtihatlere göre de kar kaybı için 3 aylık sürenin makul olduğu kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kabulüne, -Toplam 1.549,18 TL cari hesap alacağının; 1.000,00 TL sinin temerrüt tarihi olan 23/08/2022 tarihinden, kalan 549,18 TL sinin ıslah tarihi olan 31/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Toplam 19.000,00 TL iade edilmeyen tüplerden kaynaklı depozito alacağının; 1.000,00 TL sinin temerrüt tarihi olan 23/08/2022 tarihinden, kalan 18.000,00 TL sinin ıslah tarihi olan 31/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Toplam 502.037,25 TL cezai şart tazminatının; 1.000,00-TL sinin temerrüt tarihi olan 23/08/2022 tarihinden, kalan 501.037,25 TL sinin ıslah tarihi olan 31/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Toplam 36.185,74 TL kar mahrumiyet tazminatının; 1.000,00-TL sinin temerrüt tarihi olan 23/08/2022 tarihinden, kalan 35.185,74 TL sinin ıslah tarihi olan 31/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2-Karar tarihine göre alınması gereken 38.169,73 TL harçtan peşin ve ıslah olarak alınan toplam 9.654,90- TL harcın mahsubu ile bakiye ‭28.514,83 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 89.403,55 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 25,60-TL vekalet harcı, 9.654,90- TL peşin +ıslah harcı, 12.500,00 TL bilirkişi ücreti, 244,25 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 22.604,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. .07/11/2025

Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/305, K. 2025/762, T. 07.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-305-e-2025-762-k-7320c51721ac