İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/300 E. 2024/497 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/300
- Karar No
- 2024/497
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/300 Esas - 2024/497 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/300 Esas KARAR NO : 2024/497
BAŞKAN :... ÜYE :... ÜYE :... KATİP : ...
DAVACILAR : 1-... 2- .... DAVALI : 1- .... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. .... Av. ... DAVALI : 2- .... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 3- .... 4- .... 5- ... 6- ...
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 22/04/2003 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin ... de faaliyeti gösteren ... ... Ltd. Şti ne geçeril bir havale yaptığını ne de yapıldığı belirtilen havale işlemi nedeni ile müvekkilinin mevduatının ...'ne gönderilmemiş olduğunu paranını ... şubesinde ... ... Ltd. Şti adına açılan hesapta toplanıp davalı ... ve ... grup şirketleri yararına kullanıldığı ileri sürüldüğünü, müvekkilinin hesabının ...'ta faaliyet gösteren ... Ltd. Şti. Açılan hesapta değil de tasarrufun yatırıldığı şube nezdinde açılmış normal mevduat hesapları olarak görüldüğünü, bir güven kurumu olan bankanın müvekkilinin üzerinde yanlış izlenim uyandırarak bankacılık sistemine olan güvenini sarstığını, müvekkilinin yatırmış olduğu paranını 22/12/1999 tarihinde bankanını TMSF 'ye devri ile muaccel olmasına rağmen tahsil edilemediğini, müvekkilinin mağduriyetinin davalılardan alacağının müştereken ve müteselsilen tahsili ile ortadan kaldırılmasını istemiştir, davalı ... Ltd. Şti. ..., .... arasında fiili ve organik bağ olduğunu, bu hususun .... iddianamesinde bankanın ortak ve yöneticilerinin özellikle grup şirketlere kaynak temin edebilmek için ... şirketleri kurla yolunda gittikleri şekildeki iddiasında belirttiğini, alınan tanık ifadelerinin de aynı yolda olduğunu bu şirketin ...'e ait olup şirket kurularının da onun talimatı ile hareket ettiklerini, ..., ... Holding, ... A.Ş, ... ... Ltd.Şti. Arasında organik bağ ve işlemlerin davalılar arasında danışlı olarak gerçekleştirildiğinin inkar edilemez şekilde resmi belge ve bilgilerle açıklık kazandığını ileri sürmüştür, her ne kadar ... ... Ltd.Şti. ... kanunlarına uygun olarak kurulan bir şirketse de ...'ta bir faaliyetinin olmadığını, tüm işlemlerinin ... Genel Müdürlüğünde yürütüldüğünü, bankanın hakim ortaklarına kaynak sağlama amacını gerçekleştirdiğini, ... Ltd.Şti. nin kurulup faaliyete geçtiğinde ilk krediyi ... grubunun şirketi olan .... A.Ş. ye verdiğini bundan da hakim ortakların menfaat sağladığını müvekkilinin bankada daha önceden mevduatı olduğunu vadeyi uzatmak için bankaya müracaatı halinde ... hesabı açılması konusunda banka personelinin yanlış bilgilendirdiğini, hesap açmaya sevk edildiğini, kendisine daha önceden hazırlanmış matbu hesap açma havale talimatı imzalanmak sureti ile işlemler yapıldığını, hesapların müvekkilinin müşterisi bulunduğu şube nezdinde olduğunu, müvekkilinin mevduatının hiçbir zaman ...'deki ... ... hesabına aktarılmadığını, yapılan işlemlerin danışıklı işler olduğunu, bu işlemlerin BK 20. anlamında butlanla malul olup hukuken geçerli bulunmadığını ... hesabı açılması konusunda müvekkilinin yanlış bilgilendirildiğini Davalı TMSF nun sorumluluğunun olduğunu, müvekkili alacağının muaccel olduğu devrede bankanın önce ... A.Ş ile birleştiğini, oradan da ...'a devredildiğini, donuk krediler verilerek bankanın zarara uğratıldığını, zamanında müdahale edilmeyerek zarardan TMSF nun da sorumlu olduğunu, mevduat sahibi olan müvekkillini zarara uğratan işlemlerin birbirleri ile bağlantısı bulunan kişi ve kuruluşlarca beraberce yerine getirilmiş olduğundan davalılar arasında teselsül olduğunu belirterek müvekkilinin alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ... Holding A.Ş. vekili 20.05.2001 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının parasını ...'ta faaliyet gösteren tüzel kişiliği bulunan ... Bankası Ltd.Şti. ne ... A.Ş. aracılığı ile yatırdığını, paranın yatırıldığı bankanın ... ...'de olduğunu bu nedenle davacının davasını ...'de açması gerektiğini bildirerek yetki itirazında bulunulduğunu, ...'in banka yönetim kurulu üyesi olup, bankanın 31.8.2002 tarihi itibarı ile TMSF na geçtiğini, yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini, müvekkilinin ... ... nin kurucusu ve hissedarı olmadığını kendisine bu nedenle de husumet düşmeyeceğini belirtildiğini, davacının kendi özgür iradesi ile parasını ... ... Ltd.Şti. ne yatırdığını, şirketin ayrı tüzel kişiliği olup buraya yatırılan mevduattan dolayı müvekkili şirketin sorumlu olmayacağını, zira iddia edilen işlemlerle ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, mesnetsiz açılan davanın reddi gerektiğini davalı TMSF vekili, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davalı ... A.Ş nin tüzel kişiliğinin devam ettiğini, husumetin yanlış tevdii edildiğini, bu nedenlerle fonun ancak bir bankanın mevduat kabul etme ve bankacılık işlemlerini yapma izni kaldırıldıktan sonra kanun ve mevzuat gereği sigorta kapsamındaki tasarruf mevduatı hesap sahiplerine ödeme yapabileceğini, davacının hesabının ... olup dava konusu hesabın tasarruf mevduatı niteliği bulunmayan hesap olması nedeni ile tasarruf mevduatı sigorta fonundan bu alacağı talep etmesinin mümkün olmadığını, fonun bu tür kapsam dışı hesaplara ödeme yapmasının imkansız olduğunu belirterek bütün bu nedenlerden davanın reddini talep etmiştir. .... Dairesinin 28/11/2024 tarih .... sayılı kararında; Mahkemece, yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı ... ... Ltd. Şti. hakkındaki davasını atiye terk ettiği gerekçeleriyle, davalı ... ... Ltd. Şti hakkındaki davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı TMSF hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ...(...)A.Ş. ile ... Holding A.Ş. ve davalı yönetim kurulu üyesi ... hakkındaki şartları oluşmayan davanın reddine dair verilen karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili temyizi ile bozulduğunu, Davalı TMSF vekili bu kez karar düzeltme talep ettiğini, ... ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı TMSF vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerektiği şeklinde karar verildiğini Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, 13/06/2024 tarihli celse 1 nolu ara kararı uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı, söz konusu işlemden kaldırma sonrası yatırılmış bir harcın bulunmadığı görülmüş olup tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacıların davayı takip etmemesi akabinde dosyanın kaldırılması sonrası 3 aylık sürenin dolması nedeniyle Harçlar Kanununu 30. Ve 32. Maddesi ile HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis kılınmıştır. HÜKÜM : 1-Davanın açılmamış sayılmasına, 2--Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 427,60-TL maktu harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair tarafların yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024
Başkan .... ¸e-imza Üye .... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza