İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/261 E. 2024/886 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/261
- Karar No
- 2024/886
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/261 Esas KARAR NO : 2024/886 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 29/06/2018 KARAR TARİHİ : 08/10/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın, 22/02/2018 tarihinde şirket yetkilisi...'ın sevk ve idaresinde iken ...nın sevk ve idaresindeki ...plakalı araçla çarpıştığını ve meydana gelen kazada araç sürücüsü ...'ın vefat ettiğini, kaza nedeniyle müvekkili şirkete ait aracın hurdaya döndüğünü, müvekkili şikete ait aracı kullanan...'ın iş arkadaşları ile birlikte iş yemeğine gittiğini ve bir miktar alkol aldığını, daha öncesinde de bir çok kere alkollü araç kullanıp, tek bir kazaya dahi karışmadığını, çok fazla alkol almadığından herhangi bir endişe duymadan iş arkadaşları ile birlikte hep birlikte araca bindiklerini, kazadan sonra araçtaki hasarın tespiti amacıyla İzmir ... SHM'nin... D.iş sayılı dosyası ile rapor alındığını, olay gecesi sağanak yağış meydana geldiğini ve buna bağlı olarak kaza mahallindeki mezarlıktan gelen çamurların yolu daha kaygan hale getirdiğini, kaza esnasında yağan yağmurun kazanın oluşumunda etken olduğunu, yolun yüksek eğimli ve geçşek malzemelerden imal edildiğini, söz konusu bozuk satıh ve yol sebebiyle kaza mahallinde sürekli olarak kazalar olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kısme dava olarak şimdilik 1.000,00-TL hasar tazminatının kaza tarihi olan 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, İzmir ... SHM'nin ... D.iş ve İzmir... SHM'nin ... D.iş sayılı dosyalarında yapılan yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının işbu talep ve davasının her yönden haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirkete ait aracı kullanan sürücünün kaza anında tam 2,02 promil aşırı alkollü olarak, aynı zamanda %100 oranında asli ve tam kusurlu şekilde davaya konu ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizin 24/09/2019 tarih, ... Karar sayılı kararıyla dava konusu hasarın teminat dışı kaldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 15/03/2023 tarih ve ...Karar sayılı kararı ile "...Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacı araç sürücüsü müteveffa...'ın kanında yapılan ölçüm sonucunda kaza sırasında 2.02 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu kazanın oluşumunda alkolün etkisinin olacağı muhakkak olmakla birlikte, bilindiği üzere, hasarın kasko sigorta teminatı kapsamı dışında kalması için kazanın "münhasıran" alkolün etkisi ile gerçekleşmiş olması aranmakta olup, kazaya etken başkaca unsurlar da bulunması halinde, hasarın sigorta teminatı kapsamı içinde kalacağı muhakkaktır. Davadan önce İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Değ.İş dosyasından alınan tespit raporunda; "...kaza mahallinde yolun yer yer bozulması nedeniyle yama yapıldığı, yolun bir bölümünde de asfaltın bozulma nedeni ile hafif çökme yaptığının görüldüğü, yama yapılan yerlerde bombeler oluştuğu ve bu bombelerin hıza bağlı olarak sürücülerin direksiyon hakimiyetini kaybetmesine yol açabileceği kanaatinde olduğu..." yönünde görüş bildirildiği, kaza tespit tutanağına göre kaza günü havanın yağışlı ve zeminin ıslak olduğunun belirtilmiş olduğu, dosyaya kaza yerine dair fotoğraflar sunulduğu gibi, jandarmadan olay yerinde çekilen fotoğraflara dair CD'nin de getirtilip dosya içerisine konulmuş olduğu görülmekle birlikte, tüm bu delillerin hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda ayrıntılı olarak irdelenmediği görülmüştür. Bahse konu kök raporda, müteveffanın yasal sınır olan 0.50 promilin çok üzerinde alkollü çıkması nedeniyle, güvenli sürüş yeteneğinin bütünüyle ortadan kalkacağı bir seviye olduğu gerekçesi ile rapor düzenlendiği, raporun sonuç kısmında "...alkol kazanın oluşunda salt etkili olmasa bile yasa ve yönetmeliklerce belirlenen 0.50 promil oranının üzerinde olması nedeniyle.." denildikten sonra, "...kaldı ki sigortalı araç sürücüsünde mevcut alkolün kazanın oluşumunda salt ekili de olduğu..." denilerek kendi içinde çelişki oluşturulduğu, itiraz üzerine alınan ek raporda, kısmen yol durumuna dair değerlendirme yapılmış ise de, bu defa yağan yağmur, kayganlaşan yol ve yolda küçük çukurlar olduğuna dair tespitlerin ardından, tüm bu hususların kazanın oluşumunda etken olmadığı, salt alkolün etkisi ile kazanın meydana geldiği kanaatinde olduklarına dair görüş bildirildiği görülmekle, hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bahse konu kök ve ek raporların, tespit raporu ile de çelişkili olduğu gözetilmeksizin, mahkemece bu çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece, davacı vekilinin beyan dilekçelerine konu savcılık dosyalarının bir kısım belgeleri dosyaya eklenmiş ise de, bu dosyaların sonuçlarına dair tüm evraklar getirtilip bir değerlendirme yapılmadığı (takipsizlik ve buna itirazların akıbeti de dahil olmak üzere), jandarma komutanlığından kaza tarihindeki olay yeri inceleme fotoğrafları getirtildiği halde raporda ve kararda değerlendirilmediği, bahse konu yerde sürekli kaza olduğuna dair davacı taraf iddialarının irdelenmediği, bu hususta kaza yerine ilişkin ölümlü/yaralamalı/maddi hasarlı tüm trafik kazalarına dair kolluk bilgi ve belgelerinin getirtilip incelenmediği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılması gereken iş; somut uyuşmazlığın özelliğine ve ihtilafın yol/hava durumu şartlarına ilişkin olması da dikkate alınarak, tüm bu bahsedilen eksikliklerin tamamlandıktan sonra, tespit dosyası da incelenerek, yolun kaza anındaki ve sonrasındaki durumunun kazaya etken durumu irdelenmek suretiyle, İTÜ Fen Heyetinden veya ATK Trafik İhtisas Dairesinden -heyete mutlaka nörolog bilirkişi de dahil edilerek- yol/hava durumunun dava konusu kaza bakımından etken olup olamayacağına, alkol dışındaki başka etkenlerin de rol oynayıp oynamadığına dair, tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, gerekçeli ve çelişkileri giderecek nitelikte alınacak rapora ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmesinden ibarettir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir...." gerekçesi ile kaldırılması üzerine istinaf kaldırma ilamında gösterilen hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere dosya görülmekte olan esasa kaydedilmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonunda; 1-Bir özel hukuk ilişkisi olan kasko sigorta sözleşmesinin sigorta teminatı dışı kalan halleri düzenleyen poliçe genel şartlarının A.5.5. maddesine göre taşıtın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların kasko sigortası teminatı dışında kaldığı kabul edilmiştir. Ancak, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Böyle bir nedenle, hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü de TTK'nın 1409/2. maddesi hükmü uyarınca, sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, nöroloji uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine; aksi halde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (YHGK 23/10/2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 07/04/2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 02/03/2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14/12/2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları). 2-Mahkememizce öncelikle Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ve Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava konusu Buca-Kaynaklar, Atatürk Caddesi üzerinde 2015-2020 yılları arasında meydana gelen tüm trafik kazalarına ilişkin kayıtlar istenilmiş, dosyaya sunulan kaza tespit tutanakları ve yol ile ilgili temin edilen bilgi ve belgeler dikkate alınarak İTÜ Trafik Kürsüsü öğretim üyeleri ve nörolog bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden dava konusu kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda rapor alınmıştır. Mahkememizce İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda... Talimat sayılı dosyasından alınan 04/12/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "....Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda detaylı olarak arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda, heyetimizce, I- Hatalı Sevk ve İdare Yönünden Değerlendirme: a-... plaka numaralı davacı otomobilinin ölen sürücüsü...’ın hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili bulunduğu, b- ... plaka numaralı kamyonun dava dışı sürücüsü ...’nın, etkili herhangi bir kural ihlalinin, tedbirsizliğinin ve dikkatsizliğinin bulunmadığı, c- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın olayda etkili herhangi bir hizmet eksikliğinin ve olayda etkili herhangi bir yol kusurunun mevcut olmadığı, II- Alkol Yönünden Değerlendirme: ..., 2,02 promil alkol ile yasal sınırı 4 kat aşmış, güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiştir. Kendisinin hatalı sevk ve idaresinin, kazada, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 oranında etkili olduğu, kazanın oluşumuna etki edecek yol, hava durumu v.s gibi başkaca bir sebep de olmadığından, kazanın münhasıran alkol etkisinde meydana geldiği kanaatinin hasıl olduğu,..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Rapora karşı davacı vekili tarafından itirazlar sunulması üzerine, teknik yönden itirazların değerlendirilmesi için dosya yeniden aynı heyete tevdi edilmiş, İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda... Talimat sayılı dosyasından alınan 28/06/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yeniden yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, I. Hatalı Sevk ve İdare (Kusur) Yönünden Değerlendirme: 04/12/2023 tarihli Kök Raporda Hatalı sevk ve idare (Kusur) yönünden belirttiğimiz görüşümüzü değiştirmeyi gerektirecek bir durum bulunmadığı, II. Alkol Yönünden Değerlendirme: Kazanın, münhasıran alkol etkisinde meydana geldiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. 3-Mahkememizce Buca İlçe Jandarma Komutanlığı'ndan kazanın gerçekleştiği yol üzerindeki eski tarihli trafik kazalarına ilişkin kaza tespit tutanaklarının irdelenmesinde, kaza tarihi 22/02/2018 tarihi öncesinde gerçekleşen bazı trafik kazalarında; -26/06/2017 tarihli trafik kazasının kazaya karışan araç sürücülerinden...'ın sola dönüş yasağı kuralına riayet etmemesinden kaynaklandığı, -26/04/2016 tarihli trafik kazasının kazaya karışan araç sürücülerinden ...in kavşakta bekleyen araca arkadan çarpmasından kaynaklandığı, -13/02/2016 tarihli trafik kazasının araç sürücülerinden ...'in şerit değiştirme kurallarına riayet etmemesi ve ...'ın hız kurallarına riayet etmemesinden kaynaklandığı, -22/04/2016 tarihli trafik kazasının araç sürücüsü ...'nin ters yöne ve geriye doğru manevra yapması nedeniyle meydana geldiği, -15/02/2018 tarihli trafik kazasının kazaya karışan araç sürücülerinden ... plaja sayılı araç sürücüsünün araç hızını yol ve trafik şartlarına uygun ayarlamaması ve önde bulunan aracı takip mesafesine dikkat etmemesinden kaynaklandığı, -21/05/2017 tarihli trafik kazasının... plakalı araç sürücüsünün doğrultu değiştirme manevralarında hata yapmasından kaynaklandığı, -06/05/2017 tarihli trafik kazasının ...plakalı araç sürücüsünün aracın hızını yol, hava ve trafik şartlarına göre ayarlamamasından kaynaklandığı, -14/05/2017 tarihli trafik kazasının araç plakası tespit edilemeyen kamyonet sürücüsünün sola dönüş kurallarına aykırı davranmasından kaynaklandığı, -15/04/2017 tarihli trafik kazasının kazaya karışan araç sürücülerinin tepe noktalarına gelirken hızların azaltılmaması ve sola dönüş kurallarına riayet etmemelerinden kaynaklandığı, -15/04/2017 tarihli trafik kazasının kazaya karışan araç sürücülerinin yol kenarında duraklamamak ve takip mesafesine riayet yönünden kural ihlalleri nedeniyle meydana geldiği, -24/03/2017 tarihli trafik kazasının kırmızı ışıkta bekleyen araca arkadan çarpma suretiyle meydana geldiği, -07/12/2017 tarihli trafik kazasının... plaka sayılı araç sürücüsünün ani olarak sol şeride geçerek kavşaktan sola dönüş yapmak isterken manevra kurallarına uygun hareket etmemesi nedeniyle meydana geldiği, İncelenen diğer kaza tespit tutanaklarında da kazaların neredeyse tamamına yakınının sola dönüş kurallarına riayet edilmemesi, arkadan çarpma, ani manevralarla şerit değiştirme gibi sürücü hatalarından meydana geldiği, sürücü hatası bulunmaksızın yol veya çevresel etkenlerle meydana gelen bir kazaya dair tutanak bulunmadığı görülmüştür. 4-Dosyada 5 yıllık süre içerisinde meydana gelen ve kolluk kuvvetlerince düzenlenen tüm kaza tespit tutanaklarının mevcut olduğu ve mahkememizce yapılan incelemelerde kazaların sürücülerin temel trafik kurallarını ihlal etmelerinden dolayı kaynaklandığının görüldüğü, bir yol kusurunun kazaya sebebiyet verdiğinin kabulü için aynı yolda benzer nitelikte kazaların sıklıkla yaşanması gerektiği, dava konusu kazanın meydana geldiği yolun son derece işlek ve araç trafiğinin yoğun seyrettiği bir yer olması nedeniyle yol kusurunun mevcut olması halinde benzer şekilde çok sayıda kaza meydana gelmesinin gerekeceği ancak dosya kapsamında incelenen kaza tespit tutanaklarının tamamında sürücülerin kural ihlalleri gerçekleştirmesi, hız ve yol durumuna göre takip mesafelerini ayarlamamaları, dönüş kurallarına riayet etmemeleri gibi kusurları nedeniyle kazaların meydana geldiği, örneğin yolda seyre devam edilirken direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi şeklinde yoğunluklu bir kaza oluş şeklinin bulunmadığı, bu haliyle dava konusu yolda kazaya etki edecek yol kusuru bulunmadığı ve kazanın münhasıran alkol etkisi altında meydana geldiği yönündeki bilirkişi heyet raporunun yerinde olduğu, araç sürücüsü müteveffa...'ın kaza sonrası kanında tespit edilen alkol oranı ve kaza oluş şekline göre kazanın münhasıran alkol etkisi altında meydana geldiği yönündeki bilirkişi raporunun aksini gösterir kazaya etkisi olan bir hususun tespit edilemediği de dikkate alınarak, kazanın münhasıran araç sürücüsünün alkol etkisi altında araç kullanmasından dolayı oluştuğu değerlendirildiğinden hasarın teminat dışında kaldığının ispat edildiği değerlendirilmiştir. 5-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde araç sürücüsünün alkollü olması dışında etkili bir hususun bulunmadığı, araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle trafik kurallarına riayet etmemesi ve hızını yol ve hava şartlarına uygun olarak ayarlamaması nedeniyle meydana geldiği, bunun dışında kazaya etkili bir yol kusuru veya dış etken bulunmadığı anlaşıldığından teminat dışı kalan hasar nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.r HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 -TL harçtan peşin olarak alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacının sarf ettiği yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/10/2024
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır