İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/253 E. 2024/570 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/253
- Karar No
- 2024/570
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/206 Esas - 2024/716 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/206 Esas KARAR NO : 2024/716 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2023 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/11/2024 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, Davacının elektrik sektöründe imalat ve montaj işleri yaptığını, davalının ihtiyacı doğrultusunda yapılan teklif formu kapsamında bir kısım malzeme üretip teslim ettiğini, ödeme yapılmadığını, davalı aleyhine .... .... .... esası ile icra takibi yaptıklarını, davalının borca itirazı üzerine .... .... .... .... .... ... kuk Dairesi tarafından kaldırıldığını, bu kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılamada ... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada davanın kabulüne, 29.101,31 asıl alacak üzerinden itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına karar verildiğini bu kararın kesinleştiğini, ilamda belirlenen alacağın 22/11/2021tarihinde davacı şirkete ödendiğini, icra dosyasında her ne kadar takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi işletilerek hesapları yapılmış ise de borcun muaccel olduğu tarih ile alacağın tahsil edildiği tarih arasında geçen sürede işçilik ve enerji fiyatlarında, döviz, faiz vb. değerlerin enflasyon oranlarındaki artış sebebiyle davacının temerrüt faizini aşan bir zarara uğradığının açık olduğunun TBK'nın 122. Maddesi gereğince fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL zararın davalıdan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunmuş, yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirtmiş, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, kısmi dava açılamayacağını, davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesini istemiş, esasa dair savunmalarında davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, munzam bir zarar iddiasını somut vakıalarla ispat etmesi gerektiğini, davalının icra dosyasını 2018 yılı sonunda 54.548,71 TL ödeme yaptığını, ayrıca davacının eylemleri sebebiyle davalının 7.050 EURO ceza ödemek zorunda kaldığını, davalının anayasal hakkı olan hak arama özgürlüğü kapsamında yargı merciilerine başvurduğunu, yargılama faaliyetlerinin uzamasından sorumlu olmadığını, davanın Adalet Bakanlığına ihbarına karar verilmesini talep ederek öncelikle davanın usulden reddine, zamanaşımı bakımından reddine ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... esas sayılı dosyası, (Kapatılan Ankara 32. İcra Dairesi 2015/8899) Ankara 1. Genel İcra Dairesi 2023/80311 takip sayılı dosyası , bilirkişi dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122 nci maddesi hükmüne dayalı munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu, davacının alacağının geç ödenmesi sebebiyle temerrüt faiziyle karşılanamayan munzam zarar alacağının bulunup bulunmadığı, davalının geç ödeme sebebiyle kusurunun bulunup bulunmadığı, ekonomik olumsuzluklar, enflasyon, emtia fiyatlarındaki artış, yüksek faiz, döviz kur farkı, paranın değerindeki düşüş vb. gibi olguların doğurduğu olumsuzluk halinin gerçek zarar sayılıp sayılmayacağı, davacının somut olgulara dayanması gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 10/11/2023 tarihli Mali Müşavir bilirkişi .... .... .... .... .... .... 'dan alınan bilirkişi raporunda,%20 icra inkar tazminatı düşülmeksizin munzam zararın 8.524,78 TL, somut olayda, icra inkar tazminatına hükmedilmiş olduğunu, munzam zarar "davalının temerrüde düşmekte kusurunun bulunup bulunmadığına" göre talep edilebileceğinden ve temerrüt yönünden somut olayda davalı kusuru, icranın inkarı olduğundan buna yönelik tazminata da hükmedilmiş olmakla, işleyecek faize icra inkar tazminatı eklendiğinde de sepet getirisi karşılanamıyor ise munzam zarardan söz edilebileceği düşünülür ise munzam zararın 3.309,64 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. 25/03/2024 tarihli Mali Müşavir bilirkişi ..... ..... .... .... 'dan alınan ek raporda bilirkişi raporunda, %20 icra inkar tazminatı düşülmeksizin munzam zararın 168.019,71 TL, munzam zarar "davalının temerrüde düşmekte kusurunun bulunup bulunmadığına" göre talep edilebileceğinden ve temerrüt yönünden somut olayda davalı kusuru, icranın inkarı olduğundan buna yönelik tazminata da hükmedilmiş olmakla, işleyecek faize icra inkar tazminatı eklendiğinde de sepet getirisi karşılanamıyor ise munzam zarardan söz edilebileceği düşünülür ise munzam zararın 162.065,74 TL, olarak hesaplanabileceği, nitelikli hesaplamalar bilirkişisi, borç para borcu haline dönüştüğünden işçilik ve maliyet unsurları sepete eklenmeksizin hesaplama yapılması gerekeceği görüşü ile A'daki hesaplamaya iştirak etmediğinden yapılan terditli hesaplama sonucunda, varsayımsal gelir sepetine göre terditli olarak, %20 icra inkar tazminatı düşülmeksizin munzam zararın 136.003,07 TL, somut olayda, icra inkar tazminatına hükmedilmiş olup, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmakla, munzam zarar "davalının temerrüde düşmekte kusurunun bulunup bulunmadığına" göre talep edilebileceğinden ve temerrüt yönünden somut olayda davalı kusuru, icranın inkarı olduğundan buna yönelik tazminata da hükmedilmiş olmakla, işleyecek faize icra inkar tazminatı eklendiğinde de sepet getirisi karşılanamıyor ise munzam zarardan söz edilebileceği düşünülür ise munzam zararın 130.049,10 TL, olarak hesaplanabileceği, belirtilmiştir. Munzam zarar, alacağını vaktinde borçludan alamayan alacaklının malvarlığında iradesi dışında meydana gelen ve temerrüt faizinin üzerinde bulunan zararı ifade etmektedir. Munzam zararın tazmini için munzam zarar ile borçlunun temerrüdü arasında uygun illiyet bağının mevcut olması, borçlunun kusursuzluk kanıtı getirememiş olması gerekir. Ayrıca alacaklı uğradığı bu zararı ispat etmek zorundadır. Soyut olarak alacağın zamanında ödenmemesi nedeniyle munzam zarara uğranıldığı iddiası munzam zararın tazmini için yeterli değildir. Yine ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklar tek başına munzam zararın ispatı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla davacının munzam zarara uğradığını genel ekonomik koşullar dışında somut vakalarla ispatlaması gerekir. (Yargıtay 4 . HD 2023/1888 E.,2023/6062K.)
Somut olayda; davacı vekilinin Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2015/8899 esas sayılı takip dosyası üzerinden davalı aleyhine yaptıkları takibe davalının itirazı üzerine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/501 Esası ile görülen itirazın iptali davasında itirazın 25.006,90 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedildiğini, kararın Ankara 27. Hukuk Dairesi tarafından kaldırıldığını, yeniden yapılan yargılamada .... .... .... .... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada davanın kabulüne, 29.101,31 asıl alacak üzerinden itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek kesinleşmesi sonrası alacağın 22/11/2021 tarihinde davacı şirkete ödendiğini, davalının zamanında ödeme yapmadığını ve başvurunun sürüncemede bırakıldığını belirterek munzam zararı olduğunu iddia etmiştir. Ancak davalı tarafından zamanında ödeme yapılmış olsaydı ödenen miktarın ne şekilde değerlendirileceği hususunda açıkça bir beyanda bulunulmamıştır. Yine davacı vekili, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle müvekkilinin somut olarak ne şekilde bir zarara uğradığını da açıklamamıştır. Bu hali ile davacı vekilinin munzam zarar talebi soyut iddialara ilişkin olup davacının zamanında ödeme yapılmaması nedeniyle munzam zararının doğduğu somut delillerle ispat edilememiştir. Bu açıklamalar ışığından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİ ile, 2-Alınması gereken 427,60-TL maktu harçtan, 179,00-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 248,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.000,00-TL üzerinden takdir edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda niteliği gereği kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır