İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/25 E. 2026/17 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/25
Karar No
2026/17
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/25 KARAR NO : 2026/17

DAVA : Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) DAVA TARİHİ : 02/02/2023 KARAR TARİHİ : 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.Dilekçeler Aşaması Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının TPE nezdinde tescilli "...", "... ", markası ve benzer şekilde tescilli başkaca markalarıyla; uzun yıllardır eğlence, yiyecek ve içecek sağlanması sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gibi Türkiye'nin pek çok yerinde 20'ye yakın işyeri bulunduğunu, davalıların ise yine aynı sektörlerde müvekkilinin tescilli markalarına tecavüz eder nitelikte... ibarelerini kullanarak müvekkilinin markası ile karışıklık yaratacak surette hizmet sunmaya devam ettiklerini, davalı tarafından müvekkilinin markasına tecavüz eder nitelik ... kullanımını ... adresinde ve ...adresindeki şubelerinde devam ettirdiğini, yine, ".../" adresli instagram sayfasında, "..." adresli facebook sayfasında, “..."adresli sayfada, “...“ — adresli — sayfada da kullandıklarını, tüm açıklamaları sebebi ile öncelikle mahkemenin alacağı ön bilirkişi raporu uyarınca ve uygun göreceği teminat karşılığında SMK m. 159 uyarınca ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile davacının markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer markalarının kullanımının tedbiren Önlenmesini, davalıya ait ...ve ... adresli işyerlerinde müvekkilinin ... sayılı “...” ve diğer markalarına tecavüz teşkil eden katalog, broşür, ambalaj, resim, marka, işaret tabela ve ibarelerin herhangi bir ürün, ilan, poşet, reklam basılı evrak ve sair malzeme üzerinde kullanmasının tedbiren önlenmesine ve bu şekilde kullanılmış olan ürünler ve basılı evraklar varsa bunların toplatılmasına ve emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, ”. .../" “..." “..." "..." “..." “...", "...“ — adresli — internet sitelerine erişimin tedbiren engellenmesine, “Davalının, müvekkil adına tescilli markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin SMK m 149 kapsamında tespitine, men'ine, ref'ini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilli cevap dilekçesinde özetle; Davacı Şirket "..." ve " ... " markaları hakkında tescili bulunduğu iddiası ile davalı Şirket'in... markalarının marka hakkına tecavüz ettiğini iddia ederek, tecavüzün tespiti ve engellenmesini talep etmektedir. Bu iddia gerçeğe aykırı olup, İstanbul ilinde "..." markasını ilk kullanan ve bilinir hale getiren Müvekkil Şirket olup, Davacı Şirket iddiaları gerçeğe aykırıdır. Ek:1 de sunduğumuz Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı 18.11.2020 tarihli Davacı Şirket tarafından 2020 yılında Müvekkil markasına yapılan itiraza ilişkin karar incelendiğinde "Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir." ibaresinin yer aldığı görülmektedir. Uzman heyet tarafından yapılan incelemede Davacı Şirket tüm tescillere ilişkin bu şekilde bir değerlendirme mevcutken Davacı Şirket tedbir talebinin reddi gerektiği açıktır. Kaldı ki Müvekkil Şirket'in yeniden yaptığı marka başvurusu da ... ve ... numaraları ile devam ettiğini, davalı şirket tarafından yeniden marka başvurusu yapılmış olup,...ve ...başvuru numaraları ile inceleme devam ettiğini, bu inceleme sonucu tescilin yapılması halinde Davalı Şirket başvuru tarihinden itibaren marka hakkına sahip olacağından, işbu davada bu başvurulara ilişkin süreçler beklenmesi gerektiğini, dosyada alınan bilirkişi raporu tamamen Davacı Şirket tescillerini esas almışsa da, ticari örf ve adetlerin önemini , Müvekkil Şirket piyasa bilinirliğini dikkate almadığını, Davacı Şirket aslında Müvekkil Şirket'ten eğlence sektörüne ağırlık vermesi ile ayrıldığını, Davalı Şirket mekanları ... ve ...'nda olup, özellikle üniversiteli gençlere hitap eden kokteyl barlar olduğunu, bu kapsamda Müvekkil müşteri kitlesinin sıradan bir tüketici gibi algılanmaması gerekmekte olup, tüm müşteriler Müvekkil Şirket'in uzun yıllardır sektörde olan ve şuan sadece İstanbul'da barları olan bir işletme olduğunu bildiğini, şu kadar ki müvekkil ile aynı konseptte birçok ilde "..." adı ile barlar açılmakta olup, Müvekkil Şirket marka tescilini sağlayamadığı için müdahale edemediğini, ama bugüne kadar marka tescillerinin reddedilmesinin sebebi Davacı Şirket değil "..." oyuncakları olduğunu, öncelikle davacı ihtiyati tedbir talebinin reddini, davalı şirketin marka tescil taleplerinin sonucunun bekletici mesele yapılmasını, Davacı davasının reddini Yargılama gideri ve vekalet ücretinin Davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Dosya da mübrez bilirkişi raporu uyarınca SMK m. 159 uyarınca ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile, müvekkilin markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer markalarının kullanımının tedbiren önlenmesini, Davalıya ait ...ve ... adresli işyerlerinde müvekkilin ... sayılı “...” ve diğer markalarına tecavüz teşkil eden katalog, broşür, ambalaj, resim, marka, işaret tabela ve ibarelerin herhangi bir ürün, ilan, poşet, reklam basılı evrak ve sair malzeme üzerinde kullanmasının tedbiren önlenmesini ve bu şekilde kullanılmış olan ürünler ve basılı evraklar varsa bunların toplatılmasını ve emin bir yerde muhafaza altına alınmasını, Davalının müvekkilin markasına tecavüz teşkil eden internet kullanımlarının yer aldığı; "..." "..." "..." "..." "..." "..." "...", "..." adresli internet sitelerine erişimin tedbiren engellenmesini, neticeten davalının, müvekkil adına tescilli markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin SMK m. 149 kapsamında tespitine, men'ine, ref'ine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, Karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 2. Cevap dilekçesinde Haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. II.DELİLLER TPMK Kayıtları ... numaralı markaların, tescil belgelerinin, başvuru ve tescil tarihlerinin, ürün listelerinin, varsa yenileme tarihlerinin, devir ve lisans belgelerinin, renkli ise renkli suretlerinin ve halen geçerli olup olmadığının celp edildiği görülmüştür. Bilirkişi Raporları HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen marka vekili ... tarafından 02/03/2023 tarihinde sunulan sonuç kısmında özetle; ... sosyal medya hesabının ... Şeklinde profil resmi bulunduğu, 275 gönderi yapıldığı, 6066 takipçisi olduğu,ilk gönderinin 23 Ocak 2016 tarihinde son gönderinin 28 Ocak 2023 tarihinde yapıldığı, gönderilerde ... şeklinde kullanım tespit edildiğine, ... sitesinin İstanbul'daki faaliyetlerini durdurmasından kaynaklı herhangi bir paylaşıma ulaşılamadığına, ...sosyal medya hesabının ... şeklinde profil resmi olduğu, ... adresinin verildiği,... iletişim numarasının verildiği, son paylaşımının 28 ocak 2023 tarihinde yapıldığı, yapılan paylaşımlarda... şekil şeklinde kullanım tespit edildiğini, ... paylaşım sitesinde ...şekil şeklinde profil ismi kullanıldığı,.. adresinin verildiği, ... telefon numarasının paylaşıldığı,... linklerinin verildiğine,...sosyal medya hesabının yazı+şekil profil resmi bulunduğu, 07 gönderi vanıldığı 1846 takipcisi olduğu, ilk gönderinin 07 Haziran 2017 tarihinde, son gönderinin 04 Şubat 2023 tarihinde yapıldığı, gönderilerde Resim+Jokerno5 şeklinde kullanım tespit edildiğine,...sosyal medya hesabının resim+yazı şeklinde profil resmi olduğu, ... adresinin verildiği.... iletişim numarasının verildiği. son paylaşımın 04 Şubat 2023 tarihinde yapıldığı, yapılan paylaşımlarda ... şeklinde ...sitesinin ... faaliyetlerini durdurmasından kaynaklı herhangi bir paylaşıma ulaşılamadığına, .... paylaşım sitesinde...şeklinde seklinde profil ismi kullanıldığı.... adresinin verildiği, ...telefon numarasının paylaşıldığına, Davacı ve davalı markalarının karşılaştırılması sonucu, kısmi görsel ve işitsel benzerliklerinin bulunduğu, faaliyet alanlarına bakıldığında, aynı sektörde aynı tüketici kitlesine hizmet verdikleri, davalı faaliyetlerinin, davacının tescilli markalarının kapsamında olduğu(... Sınıf “yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri), davacının ... ibaresi seri markalarının bulunması, davacı markasının yoğun kullanımından kaynaklı yüksek ayırt edici gücü birlikte ele alındığında; taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai hizmet alıcıları nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği, verilen hizmetin kaynağının aynı işletme olduğu veya aralarında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da iltibas ihtimali yaratacağı nedenleriyle, davalı tarafından hem sosyal medya aracılığıyla hem de şubelerindeki marka kullanımlarının, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen marka patent vekili ... ve Gıda Mühendisi ... tarafından 16/10/2024 tarihinde sunulan sonuç kısmında özetle; Sayın Mahkemenin 26.06.2024 Tarih ve 5 nolu ara kararıyla; Dava, cevap/ beyan dilekçeleri, TPMK marka tescil kayıtları, mevcut bilirkişi raporu ve taraf delilleri tetkik edilerek tüm dosya kapsamında yapılacak inceleme ile davalı eyleminin Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri kapsamında hem "..." hem de "..." kullanımları yönünden davacının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği, kullanımlar arasında iltibas / karıştırılma ihtimali oluşturup oluşturmadığı, ortalama müşteri ve tüketiciler açısından karıştırılma ihtimali yaratıp yaratmadığı hususlarının irdelenmesi ve davalı itirazlarının mevcut olduğu önceki bilirkişi raporundaki tespitlerden hangilerine üstünlük tanındığının gerekçeli olarak somutlaştırılması amacı ile ayrıntılı, gerekçeli yargılama ve kanun yolu aşamalarında raporun hukuka uygun şekilde nitelendirilebilmesi bakımından İstinaf ve Yargıtay uygulaması da dikkate alınarak ” rapor hazırlama” şeklindeki görevlendirmesine istinaden; davacı firma için yapılan tespitleri Davacı firmanın tespit edilen bilirkişi marifetiyle ilk paylaşımının ... olarak 30 Eylül 2008 ve 11 Ekim 2008 yıllarında yaptığı, Davacının kendisine ait ...sayfada da 2008 yılında faaliyetlerine başladığı beyan ettiği, Davacının markası ile ...merkezli birçok ilçede Ülkece ünlü isimlerin konserlerini düzenlediği ve bu alanda hizmet verdiği bölge nüfusları düşünüldüğünde Ülke nüfusunun büyük yoğunlukta yaşadığı bölgeler olduğu , davacının hizmet verdiği sektör olarak konser düzenlediğinden, sadece hizmet verdiği şehirler dışından birçok ortalama toplum düzeyinde bilet almak için davacı firmasından haber olacağı düşünüldüğünde, belirtilen sektör de davacının tanınmışlığının yüksek olacağı, davacı markasının müzik sektöründe bilinirliği olan bir marka olduğu kanısı oluştuğunu, dosyaya ibraz edilen davacı delilleri ve Bilirkişi marifetiyle yapılan incelmeler neticesinde; “...” ibareli markasının kültür ve eğlence hizmetleri (... sınıfta) alanında sektöründe bilinir bir marka oluğu kanaatine varılmıştır. Davalı firma için yapılan tespitleri Dosya Muhteviyatı ve bılırkışiı maritetiyle yapılan incelemeler neticesinde Davalı firmanın tanınmış marka/ sektörel tanınmışlığının bulunmadığı Dosya muhteviyatında davalı tarafından delil olarak sunulan ... gazetesi 09.01.2005 tarihli yazısında “... ilk açtığında 21 yaşında olduğuna dair yazının paylaşıldığı.” , bu paylaşımdan İşletmenin alkollü ve yeme içme yapıla bilen ayrıca oyun oynana bilen cafe olarak hizmete verdiğinin , ...sayfasında “...” ismi ile paylaşım olduğu ancak bu ismin davalı işletmesine ait olup olmadığı husu net tespit edilemediğini, paylaşımların ise 02.02.2003 tarihinde ilk paylaşımın yapıldığı ...— sayfasında “...” paylaşımın olduğu ilk paylaşımın 29.01.2015 olduğu tespit edildiği, sosyal medye kullanımları ... sayfasında davalının yazı+şekil şeklinde ... şeklinde kullanımın olduğu tespit edilmiştir. Davalının sayfada ilk paylaşımını 7 mayıs ... sayfasında davalının ... Seklinde markasal kullanımın olduğu tespit edilmiştir. Sayfada davalının yeme içme ve alkolü bir işletme olduğu tespit edilmiş olunup, Sayfada davalının 13 Mayıs 2015 tarihinde kullanıcılar tarafında markanın kullanıldığına dair paylaşım yapıldığı tespit edilmiştir. "https: ..." adresli instagram sayfasında, — Davalının ilk paylaşımının 17.06.2017 Tarihinde yaptığı. Tespit edilmiştir.Davacı tarafa ait Türk Patent ve Marka Kurumuna ait bilgiler incelendiğinde; ... numaralı “...” ibareli markanın 05.01.2006 tarihinden itibaren .... Sınıfta tescilli olduğu, markanın 2019 yılında devir alındığı,... numaralı “...” ibareli markanın 08.05.2014 tarihinden itibaren ... Sınıfta tescilli olduğu, markanın 2019 yılında devir alındığı, ...numaralı “....” ibareli markanın 30.06.2014 tarihinden itibaren ... Sınıfta tescilli olduğu, markanın 2019 yılında devir alındığı, ...numaralı “...” ibareli markanın 07.12.2015 tarihinden itibaren ... Sınıfta tescilli olduğu, markanın 2019 yılında devir alındığı, ... numaralı “...” ibareli markanın 04.12.2015 tarihinden itibaren .... Sınıfta tescilli olduğu, markanın 2019 yılında devir alındığı,... numaralı “..." ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı ...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarih Sınıfta tescilli olduğu ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu, ...numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu, ...numaralı “..." ibareli markanın ... tarihinden itibaren .... Sınıfta tescilli olduğu, ...numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren .. Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren .... Sınıfta tescilli olduğu ...numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ... Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren... Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ... Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren .... Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ... Sınıfta tescilli olduğu, ...numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu,...numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ... Sınıfta tescilli olduğu, ...numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren ... Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 21.10.2020 tarihinden itibaren.... Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı ...Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 14.04.2020 tarihinden itibaren .... Sınıfta tescilli olduğu,... numaralı “...” ibareli markanın 18.11.2020 tarihinden itibaren ... Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 12.08.2020 tarihinden itibaren... Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 18.10.2021 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren .... Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.12.2019 tarihinden itibaren...Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “... ” ibareli markanın 19.03.2020 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu, .... numaralı Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 23.02.2021 tarihinde başvuru yapıldığı, yayıma gelen itiraz sonucu tescilsiz olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 03.05.2021 tarihinden itibaren ... Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı “...” ibareli markanın 18.10.2021 tarihinden itibaren .... Sınıfta tescilli olduğu, ...numaralı “..." ibareli markanın 08.07.2022 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu, ...numaralı “...” ibareli markanın 29.07.2022 tarihinden itibaren... Sınıfta tescilli olduğu, ...numaralı “... Sınıfta tescilli olduğu, ... numaralı...” ibareli markanın 29.07.2022 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu,... numaralı “...” ibareli markanın 13.06.2023 tarihinden itibaren ...Sınıfta tescilli olduğu, ” ibareli markanın 04.08.2020 tarihinden itibaren ...” ibareli markanın 14.04.2020 tarihinden itibaren ...ibareli markanın 29.07.2022 tarihinden itibaren... Davalı tarafa ait Türk Patent ve Marka Kurumuna ait bilgiler incelendiğinde; ... numaralı “...” ibareli markaya 02.11.2022 tarihinde .... Sınıfta başvuru yapıldığı, yayım kararına DAVACI TARAFTAN itiraz geldiği, itiraz kabul tümden ret kararı sebebiyle dosyanın tescil ... numaralı “...” ibareli markaya 02.11.2022 tarihinde ... Sınıfta başvuru yapıldığı, yayım kararına DAVACI TARAFTAN itiraz geldiği, itiraz kabul tümden ret kararı sebebiyle dosyanın tescilsiz olduğu, ... numaralı “...” ibareli markaya 02.11.2022 tarihinde ... Sınıfta başvuru yapıldığı, yayım kararına DAVACI TARAFTAN itiraz geldiği, itiraz kabul tümden ret kararı sebebiyle dosyanın tescilsiz olduğu, ... numaralı “...” ibareli markaya 24.01.2020 tarihinde .... Sınıfta başvuru yapıldığı, yayım kararına DAVA DIŞI TARAFTAN itiraz geldiği, itiraz kabul tümden ret kararı sebebiyle dosyanın tescilsiz olduğu, ... numaralı “...” ibareli markaya 24.01.2020 tarihinde ... Sınıfta başvuru yapıldığı, yayım kararına DAVA DIŞI TARAFTAN iraz geldiği, itiraz kabul tümden ret kararı sebebiyle dosyanın tescil ... numaralı “...” ibareli markaya 28.08.2015 tarihinde ... Sınıfta başvuru yapıldığı, yayım kararına DAVA DIŞI TARAFTAN itiraz geldiği, itiraz kabul tümden ret kararı sebebiyle dosyanın tescilsiz olduğu, Davacı tarafa ait 2019 yılı öncesinde bulunan ve iş bu dosya kapsamında değerlendirilen tüm markaların devir alındığı, devir alınan markalar üzerinde davacının hak talep edebileceği, devir işleminin kuruma sunulan yazılı şekli ile geçerli bir devir olduğu, Davacı tarafa ait marka dosyalarına davalıdan daha önce başvuru yapıldığı, ilk tescilin 2006 yılında sağlandığı, davalı tarafa ait marka tescil talebinin ilk olarak 2015 yılında yapıldığı, fakat iş bu dosya kapsamında incelenmesi talep edilen, davalıya ait olan “...” ibareli markalar üzerinden herhangi bir tescili olmadığı, Davacı ve davalıya ait değerlendirilen markaların görsel, renksel ve markanın oluşturulma şekli dikkate alındığında karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, fakat sektörlerinin yakın ve ilişkili olması sebebi ile orta düzey tüketici açısından karıştırılma ihtimalinin varlığından söz edilebileceği, davalının kullanımlarına ilişkin görseller ve eski kayıtlarda da incelendiğinde, kötü niyetin varlığından söz edilemeyeceği, Davacıya ait markanın bir bütün olarak ... olarak bilinirliğinin bulunması, davalının markasının sektörel kayıtlar incelendiğinde uzun yıllardır ... ana unsurlu marka olarak kullanması sebebiyle, davalı yanın marka kullanımlarının davacı yana ait markalar şartlarını oluşturmadığı sonuç ve kanatine varılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen marka patent vekili ... ve Gıda Mühendisi ... ve mali uzman ... tarafından 14/05/2025 tarihinde sunulan sonuç kısmında özetle; Ticari belge incelemesinde Davacı taraf için, Davacı şirket ile dava dışı şirketler arasında organik bağ görüldüğü işbu kullanımların davacı lehine delil olabileceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Eğlence mekanı tarzında, canlı müzik, konser, yeme-içme mekanı olduğu, Raporda sunulan örneklerin haricinde yoğun, ciddi ve kesintisiz kullanımı ispat eder yeter sayıda ticari belge bulunduğu, Görülen kullanımların “....” “...” unsurlarını birlikte ve ayrı ayrı markasal kullanım olarak yansıttığı, Sunulan belgelere göre ilk kurumsal kullanımın 02.07.2008 tarihinden kurulan .. Ş başladığını ve 2008 basım yılı olan faturalardaki antetin kuruluştan itibaren kesintisiz ve süreklilik kullanımı gösterdiği, Davalı taraf için, Davalı tarafın ...konseptinde ticari faaliyete başladığı ve ilk önce şahıs işletmesi ruhsatına haiz olduğu, Eğlence mekanı tarzında, canlı müzik, yeme-içme, bar mekanı olduğu, “...” emarı içeren ilk kullanım evrakının 05.12.2005 tari yeri ruhsatının sayılabileceği, ancak işbu kullanımın şekiltmarka şeklinde bir kullanımdan ziyade ancak işyeri tabela (dükkan) adı şeklinde olduğu, 2007 dönemi vergi levhasındal yeri adının şel marka şeklinde bir kullanımdan ziyade ancak işyeri tabela (dükkan) adı şeklinde olduğu, Sunulan en eski faturanın 2017 olduğu, fatura üzerindeki kullanımın ...» şeklinde olduğu, Kurumsal şirket yapılanmasına ise 28.02.2012 tarihinde geçildiği, Sektör bilirkişisi incelemesinde; Yukarıda açıklanan sektörel esaslar, mevzuat hükümleri ve mesleki değerlendirmeler ışığında; Taraflar arasında kullanılan işaretlerin sektörel bağlamda karıştırılma ihtimali taşıdığı, Bu karışıklığın, özellikle gıda ve içecek sağlanması gibi güvene dayalı hizmet sektörlerinde, tüketici algısında hizmet kalitesi ve güvenilirlik açısından olumsuz etkiler doğurabileceği, ...Yönetim Sistemi prensipleri gereğince, tüketici algısında oluşacak güven kaybının hizmet sağlayıcılar açısından telafisi güç zararlar doğurma potansiyeli taşıdığı, Bu sebeple, hizmet sunucuları arasındaki marka kullanımında ayırt edici niteliklere azami özen gösterilmesi gerektiği, Markasal inceleme sonucunda, Gerçek hak sahipliği iddiaları bakımından, her ne kadar davalılar 2002 yılından bu yana kullanımlarından dolayı gerçek hak sahipliği ileri sürülmüş ise de, dosyada birkaç gazete haberi, Eksi Sözlük yorumu ve işyeri açma ruhsatı dışında davalıların davacının ilk tescil tarihi olan 2006 yılından önce davaya konu markalarını kullanmak suretiyle ilgili tüketici nezdinde ayırt edici kıldıklarını gösteren bir bilgi veya belge olmadığından gerçek hak sahipliğinin ispat edilememiş olduğu; Sessiz kalma yoluyla hak kaybı bakımından, davalıların dosyaya sunulu 2002 tarihli birkaç habere konu “...” kullanımlarının ne şekilde olduğu tespit edilememekle birlikte, Mahkemece daha önce re'sen alınmış olan bilirkişi raporlarında yapılan davalıların sosyal medya hesapları üzerindeki incelemeler ve tespitlerden, davalıların ... adlı Instagram hesabındaki ilk gönderinin 23 Ocak 2016 tarihinde, ...adlı Instagram hesabındaki ilk paylaşımın 17 Haziran 2017 tarihinde yapılmış olduğu; ...adlı ... hesabındaki ilk paylaşımın 7 Mayıs 2017 tarihinde yapılmış olduğu, ...'de ... adlı bar için kullanıcıların 2015-2016 yıllarında paylaşımlar yapmış olduğunun görüldüğü; dolayısı ile, davalıların davaya konu markalarını 2015-2016 tarihlerinde kullandıkları ve bu kullanımların ..., ..., ... gibi çevrimiçi platformlarda yer aldığı; huzurdaki davanın 2023 yılında açılmış olduğu; tarafların aynı/benzer alanlarda faaliyet gösterdikleri nazara alındığında davacının davalının anılan kullanımlarından haberdar olmasının kendisinden beklenebileceği; sessiz kalma yoluyla hak kaybı hususunda takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; Davalı kullanımına konu işaretlerin davacı markaları ile yüksek seviyede benzer olduğu; davalı kullanımlarının gerçekleştirildiği faaliyet alanının davacının markalarının tescilli olduğu ve aynı zamanda tanınmış olduğu mal ve hizmetlere dair olduğu; bu bakımdan, yüksek seviyede benzerlik arz eden davalı kullanımlarının davacı markaları ile tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali yaratmasının yanı sıra markalarının tanınmışlığından da haksız faydalanma sonucunu doğuracağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava; Davalının, davacının tescilli markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin bulunup bulunmadığı, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına yönelik istemler yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığına ilişkindir. IV. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/06/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, ... E.,...K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih,... E., ... K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T., ... nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan; “Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında; Davalının içerisinde farklı şekillerde -ters harf kullanımı, rakam eklenerek, +görsel kullanımı,- "..." ibaresi geçen "..." şeklindeki kullanımlarının davacının "...", "... " markaları ve benzer şekilde tescilli başkaca markalarıyla -ayrıntısı TPMK kayıtlarında yer aldığı üzere- karşılaştırıldığında; Davacı adına tescilli markalarının ana ibarelerinin "..." olduğu, davalının "..." şeklindeki kullanımlarının ana unsur olarak "..." ibaresinin kullanıldığı, davalı kullanımına konu işaretlerin davacı markaları ile yüksek seviyede benzer olduğu; davalı kullanımlarının gerçekleştirildiği faaliyet alanının davacının markalarının tescilli olduğu ve aynı zamanda tanınmış olduğu mal ve hizmetlere dair olduğu, her iki tarafın da aynı sektörde çakıştığı, bu bakımdan, yüksek seviyede benzerlik arz eden davalı kullanımlarının davacı markaları ile tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali oluşturduğu, bu sebeple davalı taraf kullanımları ile davacı taraf marka hakkına tecavüz oluşturduğu kanaati mahkememizde hasıl olmuştur. Davalı tarafın "..." ibaresi geçen kullanımları yönünden gerçek hak sahipliği iddialarının incelenmesinde ise; Marka üzerindeki hak, markanın oluşturulması ile doğmakta; markayı ilk kullanan veya tescil ettiren kişi marka üzerinde hak sahibi olmaktadır. Marka daha önce kullanılmadan tescil ettirilmiş ise, markayı tescil ettiren kişi tescil ile hak sahibi olmaktadır. Ancak, eğer marka bir kişi adına tescil edilmesinden önce bir başka kişi tarafından kullanılmış ise, markayı önceden kullanan kişinin marka üzerinde hak sahibi olduğu kabul edilmekle kişi, gerçek hak sahibidir. Tescil sisteminde marka üzerindeki hak, markanın seçilmesi, tescil edilmesi ve sonrasında marka hukukuna özgü şekilde kullanılması ile kazanılmakta; kullanma sisteminde ise bir markayı tescilden önce kullanan ve buna ayırt edicilik kazandıran kişi marka üzerinde hak sahibi olmaktadır. Nitekim, SMK madde 6/3’e dayalı olarak önceki gerçek hak sahibinin sonraki tescilleri engelleyebilme, tescil edilmiş ise hükümsüz kılınması mümkündür. Kanaatimizce SMK madde 6/3 düzenlemesindeki kritik nokta; tarafın gerçek hak sahipliği olgusuna dayanabilmesi için ibareyi ilk defa “kullanan” olması değil, söz konusu ibareyi ilk defa “kullanmak suretiyle ayırt edici hale getiren” kişi olması olacaktır. Nitekim yukarıda yer verildiği üzere, eskiye dayalı kullanımın tescilden üstün tutularak gerçek hak sahibinin korunması şeklindeki SMK’daki düzenleme bir işareti ilk kez kullanan ve ona bilinirlik kazandıranın meydana getirdiği ekonomik değerden başkasının haksız ve sebepsiz yararlanmasının engellenmesi amaçlanmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E.,...K. Sayılı "...Olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesinde düzenlenen "gerçek hak sahipliği" ilkesi uyarınca, marka tescilinden önce tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden markaya konu işaretin veya ibarenin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanımı ve bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandıranlar, markaya konu işaretin veya karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzerinin başkalarınca marka başvurusuna konu edilmesi halinde marka tescil başvurusuna itiraz etme ya da markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır. Ayrıca söz konusu önceye dayalı kullanımların, marka başvurusuna karşı çıkılan tarafın kullanımlarından da önce olmalıdır. Bununla birlikte, KHK'nın 8/3. maddesi, markanın münferit kullanımları ile marka tescil kapsamı dışında kalan mal ve hizmetler yönünden kullanımlar önceye dayalı hak sahipliği vermeyecektir..." ilamında da gerçek hak sahipliğine ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir. Bütün açıklamalar kapsamında davalı tarafın önceye dayalı kullanımları ile gerçek hak sahipliği iddiası değerlendirildiğinde; her ne kadar davalı taraf 2002 yılından bu yana "..." ibareli kullanımları bulunduğu bu sebeple gerçek hak sahibi olduklarını ileri sürmüş ise de, dosyada birkaç gazete haberi, Ekşi Sözlük yorumu ve işyeri açma ruhsatı dışında davalı tarafın davacının ilk tescil tarihi olan 2006 yılından önce davaya konu markalarını kullanmak suretiyle ilgili tüketici nezdinde ayırt edici kıldıklarını gösteren bir bilgi veya belge bulunmadığında, davalı tarafın gerçek hak sahipliği iddiası dosya arasındaki deliller ile ispatlanamadığı, bu kapsamda gerçek hak sahibi olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı tarafın davacı nezdinde sessiz kalma sebebiyle hak kaybı oluştuğu iddialarının değerlendirilmesinde ise; 6769 sayılı SMK kapsamında sessiz kalma yoluyla hak kaybı SMK'nun 25.maddesi 6.fıkrasında düzenlenmiştir. Madde metninde hak kaybının yalnızca hükümsüzlük davasına konu olabileceği yönünde düzenleme bulunmakta ise de; tecavüz davalarında da sessiz kalma sebebiyle hak kaybına uğranılacağına dair yüksek derece mahkeme kararları bulunmaktadır. Sessiz kalmaya ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E., ...K. Ve 14/06/2022 tarihli kararında “...İlke olarak hak sahibi olan davacı, hareket tarzı ile hakkın ihlaline zımnen müsaade ettiği takdirde, davalının senelerden beri kullandığı ve tanıttığı markanın iptalini talep edemez. Hukuka aykırı davranışın önlenmesine veya hukuka aykırı duruma son verilmesine ilişkin talebin kullanılmasını çok geciktiren kimsenin, MK'nun 2.maddesinde anlamını bulan dürüstlüğe aykırı davranıp davranmadığının değerlendirilmesi gereklidir. Zira haklı başka bir gerekçe olmadığı sürece, uzun süre tecavüze sessiz kalarak üçüncü kişiler nezdinde güven yaratan kişilere hükümsüzlük davası açma hakkı tanınmaması gerekmektedir...” şeklinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin...E.,...K. Ve 04/11/2025 tarihli "...aynı zamanda SMK'nın 29. maddesi uyarınca davacıya ait markalar ile davalıya ait ticaret unvanı arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, burada da ticaret unvanının tescil tarihi ile dava tarihi arasındaki 7 yıllık sürenin sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluşması için yeterli olduğu, davalıya ait...internet alan adının 04.12.2013 tarihinde tescil edildiği, internet alan adının tescil tarihi ile dava tarihi arasındaki 7 yıldan fazla sürenin sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluşması için yeterli olduğu..." şeklindeki kararları ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun...E., ...K. Ve 09/12/2020 tarihli kararında da "...Hakka konu ticari ad ve işareti iyi niyetli bir şekilde kullanan kişiye karşı dava açma hakkını uzun süre kullanmaması ve ihlallere sessiz kalarak, ticari ad ve işareti koruma hakkını yitirmesi...” şeklinde değerlendirmelere yer verilmiştir. Yargıtay’ın kararlarında belirtildiği gibi, sessiz kalma yoluyla hak kaybına yol açacak davranış, kişinin önceki davranışlarıyla çelişkili davranış yasağı teşkil etmesinden kaynaklanabilir. Bir diğer ifade ile, eğer karşı tarafta dava açılmayacağına ilişkin bir güven uyandırılmadıysa (açıkça veya örtülü bir şekilde), artık sessiz kalma yoluyla hak kaybından bahsedilmesi MK m.2’ye aykırıdır. Yargıtay kararlarına göre, dürüstlük kuralının bir görünüş biçimi olan güven nazariyesi ve önceki davranışlarla çelişkili davranış yasağına aykırı olarak uzun süre dava açmayan kişi, hakkını kötüye kullanmış olup, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrar. Bunun sonucunda dava açma hakkını kaybettiği kabul edilir. “Sessiz kalma yoluyla hak kaybı” ilkesi, SMK öncesinde doktrin ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilmekte iken, SMK ile ilk defa “hükümsüzlük” kapsamında düzenlenmiştir (m.25/6). Ancak Yargıtay, MK m.2’ye dayanarak, marka ihlal hallerinde de sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesini uygulamaktadır. Dolayısı ile, uzun süreli sessiz kalma yoluyla hak kaybı, Yargıtay uygulaması ile hukukumuza yerleşmiş olup, marka tecavüzü davaları bakımından yasal dayanağı MK’nin 2. maddesidir. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay incelendiğinde; davalıların ... adlı ... hesabındaki ilk gönderinin 23 Ocak 2016 tarihinde,... adlı ... hesabındaki ilk paylaşımın 17 Haziran 2017 tarihinde yapılmış olduğu;... adlı ... hesabındaki ilk paylaşımın 7 Mayıs 2017 tarihinde yapılmış olduğu, ...'de ...adlı bar için kullanıcıların 2015-2016 yıllarında paylaşımlar yapmış olduğunun görüldüğü; davalıların davaya konu markalarını 2015-2016 tarihlerinde kullandıkları ve bu kullanımların Instagram, ..., ... gibi çevrimiçi platformlarda yer aldığı; huzurdaki davanın 2023 yılında açılmış olduğu; tarafların aynı/benzer alanlarda faaliyet gösterdikleri nazara alındığında davacının davalının anılan kullanımlarından haberdar olmasının kendisinden beklendiği, kaldı ki davalı tarafın işletme adreslerinin eğlence sektörünün son derece dinamik ve tanınırlığın yüksek olduğu ..., ... gibi adreslerde olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının yaklaşık 8 yılı aşkın bir süre sessiz kaldığı tespiti ile dava açma hakkını kaybettiğine kanaat getirilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: 1-DAVANIN REDDİNE 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın peşin alınan 179,90.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 552,10.-TL 'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 12.000,00.-TL bilirkişi ücreti 150,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 12.150,00.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair karar Davacı vekili ve Davacı vekili yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 21/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/25, K. 2026/17, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2023-25-e-2026-17-k-5ec5f5908f91