İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/246 E. 2026/353 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/246
- Karar No
- 2026/353
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/246 Esas KARAR NO : 2026/353
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2023 KARAR TARİHİ : 14/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davacının 31.10.2020 tarihinde evden ekmek almak amacıyla çıktığını, ... Caddesi Kavşağına geldiğinde karşıdan karşıya geçmeye çalışırken kırmızı ışık ihlali yapan aracın çarpması sonucu ağır yaralandığını, çarpan aracın olay yerinden kaçtığını ve tespit edilemediğini, Davacının olaydan sonra ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi aldığını, Kazaya şahit olan ...'ın vermiş olduğu ifadede aracın çok süratli olduğunu ve davacıya çarparak olay yerinden uzaklaştığını, trafik kazası tespit tutanağına göre tek kusurlu tarafın faili meçhul aracın olduğunu, Davacının kazadan dolayı psikolojik travmanın hayatını olumsuz etkilediğini, işbu kazanın davacının hayatının kaza öncesindeki gibi olamayacağını, davacının maddi ve manevi olarak kayba uğradığını, Davalı taraf ile davacı taraf arasındaki arabuluculuk görüşmeleri sağlanmış ancak anlaşmanın sağlanılmadığını, Davacının ve ailesinin Türkiye'ye turist olarak geldiğini, Davacının henüz reşit olmadığını, bu nedenle bir yerde çalışmadığını ve kazanım elde edemediğini, davacının velisinin de çalışmadığı için kazanım elde edemediğini, belirtilen delillerin kabul edilmesini, Sürekli Sakatlık Tazminat Bedeli için 500,00 TL, Geçici Maluliyete İlişkin Tazminat Bedeli için 500,00 TL, Geçici Bakıcı Giderleri için 500,00 TL olmak üzere Toplam 1.500,00 TL Tazminat Bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, davacının adli yardım talebinin kabul edilmesini, Yargılama masrafları ve Vekalet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davacının yabancı uyruklu olduğu için yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zararını karşılamak üzere mahkemenin belirlediği teminatı yatırılması gerektiğini, Aksi halde davanın usulden reddinin gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığını, kusurunu ve ZMMS poliçesi yaptırma yükümlülüğü somut delillerle ispat edilemez ise talebin reddedilmesi gerektiğini, taraflardan he birinin hakkını dayandırdığı olgularının varlığını ispatlamasının gerektiğini, ispat yükünün kendi lehine hak çıkaran tarafta olduğunu, Davacı tarafından sunulan 01.12.2020 tarihli T.C. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana bilim Dalı yetkili bir hastane olmadığını, düzenlenen raporun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, başvuranın kalıcı maluliyet oranının tespit edilebilmesi için zaruri olan 12 aylık stabilizasyon sürecinin gerektiğini, Söz konusu rapor kaza tarihinden bir sene geçmeden düzenlenmiş olduğunu, maluliyet tespiti yapmanın uygun olmadığını, bu nedenle davanın başvuru şartı eksikliği nedeniyle reddinin gerektiğini, davalı tarafın gerekli bilgi ve belgeleri talep etme hakkının olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının dosyada zararları gösteren belgeleri sunmadığını, davacının bakıcı tutulduğuna ilişkin delil ve belge sunmadığını, davacı tarafından ortaya çıkan zararın bakıcıya yapılan ödemeye bağlı olarak davacının mal varlığının azaldığını, davacının delil sunmadığı için davalının cevap verme ve karşı delil sunma hakkını kullandığını, davacının resmi veya yetkili bir hastaneden özel gereksinim değerlendirmesi raporu alması gerektiğini, davacı tarafın, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığını, kusuru var ise yüzde olarak kusurunun açıkça tespit edilmesi gerektiğini, davalının sorumluluğunun 31.10.2020 tarihinde geçerli olan teminat limiti ve kazaya sebep olan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın açtığı davanın reddinin ve reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı tarafın karşılamasını, tespiti halinde davanın iddia konusu araç sürücüsüne ve sigorta şirketine ihbarını arz ve talep etmiştir. Dava; trafik kazası nedeni ile sürekli işgöremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının ... hesabından tazmini istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nın 91.maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc'yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 Sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı) ... Hesabı, plakası tespit edilmeyen bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. Adli Tıp Kurumu'nun Mahkememize sunmuş olduğu 08/11/2024 tarihli 2 sayfadan ibaret raporunda özetle; Sürücüsü ve plakası belirlenememiş araç sürücüsünün %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, 2011 doğumlu yaya ... ... ...’in yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %30 (yüzde otuz) oranında etken olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın Mahkememize sunmuş olduğu 12/11/2025 tarihli 3 sayfadan ibaret Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyelerince hazırlanan Adli Kurul raporunda özetle; ... ... ...'in 31/10/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası oluşan arızalarının ekli tıbbi evrak incelenmesi ve yapılan muayenesi neticesinde; 20/02/2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri kullanılarak kişinin özür oranı hesaplandığında, bu oranın %8 ve sürekli olduğu, tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 6 ay süre ile geçici iş göremezliğe neden olduğu, iyileşme dönemi içerisinde 1 ay tam gün bakıcı ihtiyacı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişinin düzenlediği 05/01/2026 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; Delillerin ve hukuki durumların takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere 31/10/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; Davalının, sürücüsü ve plakası belirlenememiş araç sürücüsünün %70 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ... ...’in: a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 10.106,82 TL olup Davacının kaza tarihinde 9 yaşında olması ve bir işte çalışmaması nedeniyle yukarıda “Davacının Geçici İş Göremezlik Dönemi” başlığı altında ayrıntılı olarak izah edilen hususlara göre davacının geçici iş göremezlik tazminatına hak kazınıp kazanmayacağı hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %8 maluliyeti ile ilgili maddi zararının 1.166.251,99 TL olduğu, c)Davacının sakatlık teminatı kapsamında olan geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararı 410.000,00 TL.lık poliçe limitini aştığından; Geçici ve Sürekli iş gücü kaybı zararından; Davalının sorumluluğunun 410.000,00 TL lık limit ile sınırlı olacağı, c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının 2.060,10 TL olduğu, Davacının sağlık gideri teminatı kapsamında olan bakıcı gideri zararının limit içinde kaldığı, d)Başvuru tarihine göre davalı bakımından temerrüt tarihinin 13.07.2022 olarak belirlendiği, e)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 14/01/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ... adına; Sürekli Sakatlık Tazminat Bedeli için 410.000,00 TL, Geçici İş Göremezlik Tazminat Bedeli için 10.106,82 TL, Bakıcı gideri Tazminat Bedeli için 2.060,10 TL olmak üzere, toplam 422.166,92 TL Maddi Tazminat Bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan Tahsili ile davacı asile ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; 31/10/2020 tarihinde yaya olan davacıya plakası tespit edilemeyen aracın çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, karşı aracın ve sürücüsünün tespit edilemediği anlaşıldığından davalı ... Hesabının sorumluluğu bulunduğu, davacının malul kaldığı, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, ATK trafik ihtisas dairesi raporu ile trafik kazasında plakası tespit edilemeyen aracın %70 oranında kusurlu olduğu, davacının %30 oranında kusurlu olduğu, raporun denetime açık olduğu anlaşıldığından kusur tespiti yönünden hükme esas alındığı, ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'dan maluliyete ilişkin rapor alındığı, kaza tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 8 olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, 1 aylık bakıcı ihtiyacı bulunduğunun tespit edildiği, buna göre aktüerya hesabı yapılması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının hesaplandığı, sürekli işgöremezlik zararının 1.166.251,99 TL olduğu anacak davalının yasal sorumluluk limitinin 410.000,00 TL olduğu, davacının 18 yaşından küçük olduğu ve bir işte çalıştığı ispat edilmediğinden geçici iş göremezlik talebinin reddine, bakıcı gideri zararı yönünden 2.060,00 TL zararının bulunduğu tespit edildiği, davacının bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırdığı, davalı tarafından davacının tazmin talebinin 04/01/2023 tarihinde reddedildiği anlaşıldığından bu tarih itibariyle davalının temerrüt şartlarının oluştuğu, davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davasına bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile 410.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 2.060,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 412.060,00-TL maddi tazminatının temerrüt tarihi olan 04/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Karar ve ilam harcı 28.147,81-TL nin peşin alınan ve ıslah suretiyle ikmal olunan 7.389,44-TL den düşümü ile kalan 20.758,37-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 7.569,34-TL peşin, başvuru ve ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 74,70-TL'nin davacıdan, ret edilen miktar oranlanarak takdiren 3.045,30-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 13.120,75-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 12.806,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 65.929,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 10.106,92-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır