İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/215 E. 2026/9 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/215
- Karar No
- 2026/9
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/215 Esas KARAR NO : 2026/9
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 14/12/2023 KARAR TARİHİ : 04/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle: müvekkillerinin 1986 yılında yayıncılık hayatına başladığını ... grubunun aynı marka ibaresi ile sınavlara hazırlık amaçlı kitaplar çıkarmaya başladığını, daha sonra ... ve ... adında Türkiye’nin en çok satan dergilerini yayınlamaya başladığını, bugün ... ve ... eğitim sistemini takip eden okullar, kurslar ile ülkenin dört bir yanında ve Kıbrıs’ta 214 şube ve 6000 üzerinde öğretmenle hizmet verdiğini, TPMK nezdinde ... ibareli 69 adet muhtelif mal ve hizmet sınıflarına ait tescilli markasının bulunduğu, ... markasının ayrıca ... sayı ile tanınmış marka olarak koruma altına alındığını, davalının ...(...) adı altında "..." adresinde hizmet veren eşya, ofis, ev, antika, villa taşımacılığı alanında faaliyet gösteren bir firma olduğu, tanınmış markanın tüm mal veya hizmet sınıfları için korunma sağladığı, davacının markasının tanıtımı için yüksek performans göstererek, yoğun bir reklâm kampanyası yürüttüğü, markanın toplumun büyük bir kesiminde bilinir hale gelmesini sağladığı, başka biri tarafından farklı mal veya hizmetler için dahi olsa o markanın kullanılması halinde, tanınmış markanın imajından bir bedel ödemeden ve haksız yere yararlanma sonucu ortaya çıkacağı, davalı haksız kullanımlarının ... Cumhuriyet Başsavcılığının... Soruşturma Numaralı dosyası ile ...1. FSHHM... D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, ... 3.FSHHM ...Esas sayılı dosyası ile tecavüzün tespitinin talep edildiğini,... 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyası ile davalı hakkında ... kararı verildiği ve kararın kesinleştiğini, davalı ile davacı şirket arasında herhangi bir ticaret ilişkisi veya franchise anlaşması bulunmadığını, davalının marka ihlaline sebebiyet veren eylemleri sebebiyle davacıyı zarara uğrattığını, davalının, davacının ülke çapında tanınmış marka haline gelen ... markasını, davacının marka ve logosunu hem firmanın iş yerinde, hem nakliye faaliyetini gerçekleştirdiği aracın üzerinde, hem de... adlı web sitesinde haksız ve kötü niyetli olarak kullanmak suretiyle haksız yarar elde ettiğini, davalının davacıya ait ... tescil numaralı markalarında bulunan logoyu aynen kopyaladığı, söz konusu logoyu "..." şeklinde, nakliye faaliyetlerini gerçekleştirdiği aracın üzerinde kullandığını, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete yol açtığını, Sınai Mülkiyet Kanunu Md. 151/2’ deki seçimlik haklardan (a) fıkrasının seçimi ile “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir”in belirlenerek şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminat talebi ile dava açmıştır. Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Bilirkişinin sunduğu 09/12/2024 tarihli raporunda özetle; davalıya ait olarak belirtilen www.finalevdenevenakliyat.com alan adlı web sitesinin güncel durumda kapalı durumda olduğunu, bu alan adı hakkında incelemeler dosya kapsamındaki ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D.İş Sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporundaki tespit edilen görüntüler üzerinden sürdürüldüğünü, buna göre firma iletişim bilgilerinde; firma adresinin “...”, Firma iletişim numarasının ... olduğunu, Web sitesinde yeralan “Hizmetlerimiz” başlıklı bölümde...bölgelerinde “...” ve “...” iş alanlarında faaliyet gösteridği, Tespit raporunda ... alan adının Whois sorgusu yapıldığını, yapılan incelemede... alan adının davalı ... adıma kayıtlı olduğunu, alan adının 28.11.2019 tarihinde kayıt edildiğini, davacı ... Şti. adına tescilli ve ...” ibaresini veya şeklini esas unsur olarak içeren davacının ... sayılı markaları ile davalının ... ve “& ibareli kullanımlarının aynı/benzer olduğunu, davalı kullanımlarının davacı tescilli markaları ile aynı sınıf kapsamında bulunduğunu, davacı markaları ile davalı kullanımları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının vergi mükellefiyetinin olup olmadığının varsa gelir beyanlarının Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkere yazılarak sayın Mahkemece dava dosyasına celbi sonrasında SMK 151/2b uyarınca hesaplama yapılabileceğini, aksi halde tazminat miktarı takdirinin TBK 50.md uyarınca sayın mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. Bilirkişinin sunduğu 11/05/2025 tarihli raporunda özetle; kök raporda davalı eylemlerinin davacı markasına tecavüz oluşturduğu kanaatinin oluşmasından mütevellit Sayın Mahkemenin bu kanaatte takdire ulaşması neticesinde davacının yoksun kalınan kar talebinde bulunabileceğini, davacının SMK 151/2-a maddesi uyarınca yoksun kalınan kar hesabı yapılması talebinde bulunduğunu, davacının kök rapor ve ek raporda ticari defter incelemesinin yapıldığını, e-defter mükellefi olduğunu, ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğunu, takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere defterlerin sahibi lehine takdiri delil niteliğine haiz olduğunu, davalının gerek şahıs gerekse şirket ortaklığı (tüzel kişilik) şeklinde vergi mükellefiyetinin bulunmadığını, davacının ticaret sicil kayıtları incelendiğinde ana faaliyet konusunun Eğitim-Basın Yayın üzerine olduğu görülmekle beraber ana sözleşmesinde davalının tecavüz eylemine konu nakliye işinin de davacının faaliyet konuları arasında olduğunu, davacının 2019-2023 yılları itibariyle gelir tablosu verileri incelendiğinde; 2020 yılında satışlarında ve brüt satış karında azalma meydana geldiğini, diğer yıllar verilerin artış eğiliminde olduğunu, 2020 yılında satışlarında meydana gelen azalmanın davalının tecavüz eyleminden kaynaklanamayacağını, bu nedenle de SMK 151/2-a maddesi uyarınca yoksun kalınan kar (maddi tazminat) hesaplanamayacağını, manevi tazminatın sayın mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. KANAAT VE GEREKÇE Uyuşmazlığın davacıya ait "..." markalarının ... tescil numarasıyla tanınmış marka olarak kabulü nedeniyle davalının aynı isimli evden eve nakliye firmasının davacının markasına tecavüz teşkil edip etmediğinin tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile birlikte 151/2-a uyarınca belirsiz alacak niteliğindeki maddi ve manevi tazminat ve hükmün ilanı taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir. İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir. Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır. Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde bulundurulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımının tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara, 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde tüketiciler tarafından karışıklığa sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa dönüldüğünde davacının "..." adlı markasının TPMK nezdinde seri olarak bir çok tescilinin mevcut olduğu davacının kullanımının TPMK nezdinde ...tescil numarası tanınmış marka olarak kabul edildiği anlaşılmıştır. Davacının ¸" şeklin davalı tarafından kullanılması ve davalının alan adının Davacı .... Şti. adına tescilli ve ...” ibaresini ve şeklini esas unsur olarak içeren davacının .... sayılı markaları ile davalının ... ve şekil ibareli kullanımlarının tecavüz oluşturup oluşturmadığına ilişkin yapılan yargılamada; ... 1.FSM ...değişik iş sayılı 13/05/2022 tarihli değişik iş kararı ile alınan 25/05/2022 tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre Tespit edilen davalı tarafın ... alan adı ile evden eve nakliyat kullanımları yönünden davacının "..." markasına yönelik, tespit talep eden yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu”; rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Bu tespitin HMK m.400 ve devamı gereğince delil niteliği bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından tescili ve tanınmış markanın davalı kullanımları ile benzerlik taşıdığı kullanımların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer oldukları, davalı kullanımının her ne kadar davacının faaliyet alanları ile benzerlik göstermediği anlaşılsa da davacının markasının tanınmış marka olması ve davalının davacıya ait "şekil" birebir aynı olarak kullanması ve marka adını kullanması anlaşılmakla davalıya ait kullanımların eskiye dayalı bir hak sahipliği ve hukuki dayanağının bulunmadığı ve marka sahibinin iznine dayanmadığı, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince, davalının kullanımlarının davacıya ait "..." ibareli marka ve "şekil" ile "..." alan adı kullanımının davacının sınai mülkiyet kanunca korunan hakkına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına ve giderilmesine, davalı tarafın davacıya ait "..." ibareli marka ile iltibaslı olan kullanımlarının önlenmesine karar verilmiştir SMK ile birlikte Davacı tarafın maddi tazminat talebi yönünden davacının ticari defter ve belgeleri ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, mali bilirkişinin davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yaptığı inceleme neticesinde; Davacının 2019-2023 yılları itibariyle gelir tablosu verileri incelendiğinde; 2020 yılında satışlarında ve brüt satış karında azalma meydana geldiği, diğer yıllar verilerin artış eğiliminde olduğu, 2020 yılında satışlarında meydana gelen azalmanın davalının tecavüz eyleminden kaynaklanamayacağı, bu nedenle de SMK 151/2-a maddesi uyarınca yoksun kalınan kar (maddi tazminat) hesaplanamayacağı şeklindeki kök rapor ve ek rapor dikkate alınmak suretiyle davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir, manevi tazminat talebi yönünden davacının tescilli marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davalının davacının markasını, marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı, dolayısıyla eyleminde kusurlu olduğu bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalı "..." ve şekil ibareli kullanımının davacıya ait " ....ŞTİ. " adına tescilli ve "... " ibaresini ve şeklini esas unsur olarak içeren davacının ... sayılı tescilli marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile, bu tecavüzün durdurulmasına ve giderilmesine, marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, 2-SMK 151/2-b uyarınca talep edilen maddi tazminat talebinin reddine, 3-10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 751.41-TL karar harcından peşin ve tamamlama ile yatırılan toplam 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 481.56-TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline ile hazineye irat kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tecavüz talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-Maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/2 uyarınca davalı yararına hesap olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından peşin yatırılan 539,70-TL harcın (başvuru+peşin harç) davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan: 16.000-TL bilirkişi ücreti, 254.00-TL posta gideri ve ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş dosyasında yapılan 2.800-TL Bilirkişi ücreti ve 51.0-TL posta masrafı olmak üzere toplam 19.105,00-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap olunan 17.385,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120-TL arabuluculuk sarf ücretinin kabul ve ret oranına göre hesap olunan 2.808-TL' sinin davalıdan, 312,00-TL'sini davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 11-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/02/2026
Katip ... ¸
Hakim ... ¸