İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/21 E. 2025/36 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/21
- Karar No
- 2025/36
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/21 Esas KARAR NO : 2025/36 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/01/2023 KARAR TARİHİ : 22/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin araç kiralama şirketi olup ... plakalı aracın 23.08.2022 kaza tarihi itibariyle maliki olduğunu; 23.08.2022 tarihinde 2 numaralı davalıya ait ve 1 numaralı davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı aracın karıştığı çift taraflı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini; kaza sonrası trafik ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağında davalı sürücünün KTK 56/1-a ve maddesinde yazılı kuralı ihlal ederek kazaya %100 kusurlu şekilde sebebiyet verdiğini, müvekkiline ait araç sürücüsünün ise kazaya etken herhangi bir kural ihlali bulunmadığının tespit edildiğini; bu kaza nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zarardan; kazaya %100 kusurlu olarak sebep olan 1 numaralı davalı araç sürücüsünün TBK md. 49 ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' maddesi ve 2 numaralı davalı araç malikinin KTK'nın 85.maddesinde düzenlenen araç sahibinin kusursuz tehlike sorumluluğu hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu; davalının %100 kusurlu şekilde sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde müvekkili şirkete ait aracın tamir kabul etmeyecek şekilde ağır hasar gördüğünü; pert hali ile satışının yapıldığı tarihe kadar kiralanamadığını ve işletilememiş olmakla kazançlardan mahrum kalındığını; dolayısıyla müvekkilinin bu kaza nedeniyle uğradığı iş durması-kazanç kaybı süresinin ve bedelinin tespit edilerek, davalıdan tazmin edilmesi gerektiğini beyanla 23.08.2022 tarihli kaza sebebiyle pert olan ... plakalı araçta meydana gelen iş durması - kazanç kaybı süresinin ve bedelinin bilirkişi marifetiyle tespitini ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak açtıkları 100,00 TL iş durması - kazanç kaybı bedelinin 23.08.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olayın -kaza tespit tutanağı uyarınca- 23.08.2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın lastiğinin patlaması sebebi ile sağ şeritte gerekli güvenlik ve uyarı önlemlerini almaksızın "durduğu" sırada meydana geldiğini; herhangi bir arıza veya trafik kazası nedeniyle karayolunda sürülemeyecek araçların yol, hava ve trafik durumu ile gece ve gündüz oluşuna göre nizami park ve kuyruk ışıkları yakılmadığı, yakılamadığı veya yakılması halinde dahi 150 metre mesafeden diğer araç sürücüleri tarafından açıkça görülemediği takdirde, bozulan aracın ön ve arkasına uygun yerlere diğer araç sürücülerinin 150 metre mesafeden açıkça görebilecekleri şekilde birer kırmızı yansıtıcı veya kırmızı ışıklı cihaz konulması gerektiğinin mevzuatta açıkça yer aldığını; davaya konu kazada davacının aracını sağ şeride çektikten sonra dörtlü ikaz lambalarını yakmadığı gibi lastiğinin patlaması sebebi ile aracın ön ve arka tarafında diğer araç sürülülerinin yeterli mesafeden açıkça görebileceği şekilde reflektör koyulmamış olduğunu; trafik güvenliğinin açıkça tehlikeye atılmış olduğunu; yolun iki şeritli olması ve emniyet şeridi bulunmaması sebebiyle, yolda duran aracın şeritlerden birini tamamen kapatması halinde -trafik akışı düşünüldüğünde- trafik güvenliğinin ne denli etkileneceğinin şüpheden uzak olduğunu; gerek kazaya ilişkin fotoğraflarda gerekse de kaza tutanağında davacının trafik güvenliğini sağlamak için gerekli ve yeterli önlemleri aldığını kanıtlar nitelikte bir evrak veya beyan bulunmadığını; kaza tespit tutanağında, diğer davalının KTK'nın 56/1-a maddesi uyarınca şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymadığı gerekçesiyle asli kusurlu olduğunu belirtilmiş olduğunu; ancak davaya konu kazanın araçlar seyir halindeyken değil; davacının arıza sebebiyle yolda durduğu sırada ve gerekli önlemleri almaması sebebiyle meydana geldiğini; bu kapsamda, müvekkili şirketin aracını kullanan diğer davalının KTK kapsamında şerit izleme ve değiştirme kurallarına aykırı davranmadığını; aksine davacının maliki olduğu araç sürücüsünün gerekli önlemleri almaması söz konusu kazaya sebebiyet verdiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...'ya uslüne uygun tebligat gönderilmesine rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememizin 22/11/2023 tarihli celsesinde dosyanın 1 otomotiv ve trafik kazaları alanında uzman - kusur tespiti de yapabilecek makine mühendisi bilirkişisine tevdi ile dava konusu kaza nedeni ile davacının kazanç kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarı ve davalıdan talep edip edemeyeceği ayrıca meydana gelen kaza nedeniyle tarafların kusur oranları hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 13/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Sayın Mahkemece verilen görev çerçevesinde, dosya içeriğinin, dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda, 1. Davalı ... Anonim Şirketinin Maliki Olduğu ... Plakalı Ticari Aracın Sürücüsü Diğer Davalı ...’nın; 23.08.2022 tarihli iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 84/d ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin Madde 157/a-4’de belirtilen asli kusurlardan “Arkadan Çarpma” kusuru nedeniyle ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu, KUSUR ORANINININ %100 (Yüzdeyüz) olduğu; 2. Davacının Maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ... ’nın; 23.08.2022 tarihli iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 59’da belirtilen “Yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır.” Kuralını aracının lastiğinin patlaması nedeniyle ihlal etmemiş olduğu anlaşıldığından, gerisinden gelen aracın kendi aracına çarpması sırasında herhangi bir kural ihlali olduğuna dair somut delil dosya kapsamında bulunmadığından, ATFI KABİL KUSURUNUN bulunmadığı ve KUSURSUZ olduğu; 3. Davacının maliki olduğu ... plakalı aracın kullanılamaması nedeniyle aracın pert total süreci için belirlenen 90 (doksan) iş günü için kaza tarihi itibariyle toplam 34.400,00TL ticari kazanç kaybının oluşacağı; 4. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1. maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüs unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar….. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” denilmekte olup; davalı sürücü ...’nın tarafımca belirlenen kusur oranının %100 olması nedeniyle, ... plakalı araç maliki diğer davalı ... Anonim Şirketinin de ilgili kanun maddesi gereğince oluşan toplam zarardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; kanaatlerine varılmış olup, Hukuki takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, iş bu Bilirkişi Raporu tarafımdan tanzim ve imza edilmiştir. Arz Olunur. " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 03/04/2024 tarihli celsesinde dosyanın daha önce rapor hazırlayan trafik kazaları konusunda uzman bilirkişinin yanına eklenecek 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile; bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının ticari defterleri, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının kaza tarihinde dava konusu aracı veya bu araca maudil nitelikteki araçları hangi bedelle kiraladığı, davacının kazanç kaybının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise ne miktarda oluştuğu, davacının yapmaktan kurtulduğu masraf bulunup bulunmadığı var ise belirlenecek bedelden mahsubu hususlarında ek rapor tanzim edilmesinin ayrıca kök rapora yapılan itirazların değerlendirilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 02/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Sayın Mahkemece verilen görev çerçevesinde, dosya içeriğinin, dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda, 1. Davalı ... Anonim Şirketinin Maliki Olduğu ... Plakalı Ticari Aracın Sürücüsü Diğer Davalı ...’nın; 23.08.2022 tarihli iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 84/d ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin Madde 157/a-4’de belirtilen asli kusurlardan “Arkadan Çarpma” kusuru nedeniyle ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu, KUSUR ORANINININ %100 (Yüzdeyüz) olduğu; 2. Davacının Maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ... ... ...’nın; 23.08.2022 tarihli iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 59’da belirtilen “Yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır.” Kuralını aracının lastiğinin patlaması nedeniyle ihlal etmemiş olduğu anlaşıldığından, gerisinden gelen aracın kendi aracına çarpması sırasında herhangi bir kural ihlali olduğuna dair somut delil dosya kapsamında bulunmadığından, ATFI KABİL KUSURUNUN bulunmadığı ve KUSURSUZ olduğu; 3. Davacının maliki olduğu ... plakalı aracın kullanılamaması nedeniyle aracın pert total süreci için belirlenen 90 (doksan) iş günü için kaza tarihi itibariyle, davacı şirket tarafından sunulan muadil araç sözleşmesi gereğince, toplam 90günx 600,00.-TL= 54.000,00.-TL ticari kazanç kaybının oluşacağı; 4. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1. maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüs unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar….. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” denilmekte olup; davalı sürücü ...’nın tarafımca belirlenen kusur oranının %100 olması nedeniyle, ... plakalı araç maliki diğer davalı ... Anonim Şirketinin de ilgili kanun maddesi gereğince oluşan toplam zarardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; kanaatlerine varılmış olup, Hukuki takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, iş bu Bilirkişi Heyet Ek Raporu tarafımızdan tanzim ve imza edilmiştir. Arz Olunur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 25/09/2024 tarihli celsesinde dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdi ile; hem bilirkişi kök raporunda hem de bilirkişi ek raporunda belirtilen günlük kiralama bedelleri ile ve kaza tarihi ile davacının benzer bir aracı satın alabileceği makul süreye göre hesaplama yapılmasının istenilmesine, ayrıca davacının yapmaktan kurtulduğu bir gider bulunup bulunmadığı var ise bunun da yapılacak hesaplamadan mahsup edilmesinin istenilmesine, ayrıca davalı tarafların itirazları doğrultusunda gerekirse terditli biçimde itiraz dilekçelerinde belirtilen önlemlerin alınıp alınmadığının kusura ne gibi bir etkisi olacağının raporda gerekirse terditli biçimde tartışılmasına karar verilmiş olup 14/12/2024 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle: "Sayın Mahkemece verilen görev çerçevesinde, dosya içeriğinin, dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda, tarafımızca tanzim edilen 13.12.2023 tarihli kök rapor ve 02.05.2024 tarihli 1.ek raporda yer alan kanaatlerimize ek olarak; 1. Gerek 13.12.2023 tarihli kök rapor gerekse 02.05.2024 tarihli 1.ek raporda yer alan kusur yönünden değerlendirmelerde herhangi bir kanaat değişikliği bulunulmadığı; 2. Sayın Mahkemenin, 25.09.2024 tarihli görevlendirmesinde, davalı tarafların itirazları doğrultusunda gerekirse terditli biçimde itiraz dilekçelerinde belirtilen önlemlerin alınıp alınmadığının kusura ne gibi bir etkisi olacağının da, raporda belirtilmesi talep edilmiş olup, bu hususun değerlendirilmesi sonucunda; a. Davacının Maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ... ... ...’nın; 23.08.2022 tarihli iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen emniyet tedbirlerini almamış olduğu durumda, TALİ KUSURLU olduğu, KUSUR ORANINININ %25 (Yüzdeyirmibeş) olduğu; b. Davalı ... Anonim Şirketinin Maliki Olduğu ... Plakalı Ticari Aracın Sürücüsü Diğer Davalı ...’nın; 23.08.2022 tarihli iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, kaza mahalli Rize ili Merkez İlçesi, Taşlı Dere Mahallesi Rize Merkez ilçesinden ... ilçesi yönünde D010-23 Devlet karayolu km25+100 metrede, görüşünün açık olduğu ve yolun düz olduğu, her ne kadar davacı sürücü tarafından gerekli emniyet tedbirleri alınmamış olsa da, dikkatli sürüş ile kazayı önleyici tedbir almasının mümkün olduğu anlaşıldığından, ASLİ KUSURLU olduğu, KUSUR ORANINININ %75 (Yüzdeyetmişbeş) olduğu; 3. Davacının dava konusu aracının pert total olması sonucunda dava konusu aracının yerine benzer bir aracı satın alması için gerekli makul sürenin 45 gün olacağı, bu süre için kaza tarihi itibariyle 17.100,00TL bedel ile muadil araç kiralaması yapabileceği, zorunlu giderlerinin 1.852,75TL olacağı ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacının Araç Mahrumiyet Zararının 15.247,25TL olacağı; 4. Sayın Mahkemenin, tarafımızca belirtilen kusur değerlendirmelerinde, takdirini terditli kusur değerlendirmesi yönünde kullanması halinde, kusur oranına göre davacının talep edebileceği Araç Mahrumiyet Zararının; davacının dava konusu aracının pert total olması sonucunda dava konusu aracının yerine benzer bir aracı satın alması için gerekli makul süreye göre, 11.435,44TL olacağı; kanaatlerine varılmış olup, Hukuki takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, iş bu Bilirkişi Heyeti 2.Ek Raporu tarafımızdan tanzim ve imza edilmiştir. Arz Olunur. " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekili 25/12/2024 havale tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile 100-TL'den harçlandırdıkları kazanç kaybı bedelini 11.435,43 TL'ye yükselterek işbu bedelin haksız fiil tarihi olan 23.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, trafik kazası neticesinde davacının aracının pert olması nedeniyle, pert tarihinden aracın pert olarak satışının yapıldığı tarihe kadar araçtan mahrum kalınması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlık kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, davacının zararının miktarı ve davalılardan talep edip edemeyeceği, davanın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı ve mahkemenin yetkili olup olmadığı noktalarındadır. Somut olayda; davacı şirket araç kiralama şirketi olup ... plakalı aracın 23.08.2022 kaza tarihi itibariyle maliki olduğu, 23.08.2022 tarihinde, davalı şirkete ait ve davalı ... 'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Müvekkile ait ... plakalı aracın karıştığı çift taraflı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiği, davacıya ait aracın ağır şekilde hasar görmüş olup, onarımının ekonomik olmayacağı değerlendirilerek pert sayılmasına karar verildiği, bu nedenle söz konusu araç onarılmayarak sigorta tarafından yapılan ihale neticesinde ağır hasarlı mevcut hali ile satışı yapılmak durumunda kalındığı gerekçesi ile davacının kaza tarihinden satışın yapıldığı güne kadar, sigorta eksper inceleme süreçleri, sigorta ihale süreçleri ve noter satış süreçleri nedeniyle aracını kiraya veremeyerek kira gelirlerinden mahrum kaldığı iddia edilmiş ve buna ilişkin zararın tazmini istenilmiştir. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Davalı taraf her ne kadar yetki itirazında bulunmuş ise de ; davalı vekilinin mahkememizin yetkisine itirazının HMK 16. Maddesi gereğince haksız fiil nedeniyle zarara uğradığını ileri süren davacının yerleşim yerinin mahkememiz yargı çevresinde bulunması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve dosyanın esastan incelenmesine geçilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, müzekkere cevapları celbedilmiş, taraf vekillerine meydana gelen kaza nedeniyle davacıya sigorta tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığı yapılmış ise hangi sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı hususunda beyanda bulunmak üzere süre verilmesine, beyanda bulunulduğunda ilgili bilgi belgelerin celbi için ilgili sigorta şirketine müzekkere yazılmasına karar verilmiş ilgili müzekkere cevapları dosyaya kazandırılmış akabinde dosyanın 1 otomotiv ve trafik kazaları alanında uzman - kusur tespiti de yapabilecek makine mühendisi bilirkişisine tevdi ile dava konusu kaza nedeni ile davacının kazanç kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarı ve davalıdan talep edip edemeyeceği ayrıca meydana gelen kaza nedeniyle tarafların kusur oranları hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 15/12/2023 tarihli rapor ile " 1. Davalı ... Anonim Şirketinin Maliki Olduğu ... Plakalı Ticari Aracın Sürücüsü Diğer Davalı ...’nın; 23.08.2022 tarihli iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 84/d ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin Madde 157/a-4’de belirtilen asli kusurlardan “Arkadan Çarpma” kusuru nedeniyle ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu, KUSUR ORANINININ %100 (Yüzdeyüz) olduğu; 2. Davacının Maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ... ... ...’nın; 23.08.2022 tarihli iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 59’da belirtilen “Yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır.” Kuralını aracının lastiğinin patlaması nedeniyle ihlal etmemiş olduğu anlaşıldığından, gerisinden gelen aracın kendi aracına çarpması sırasında herhangi bir kural ihlali olduğuna dair somut delil dosya kapsamında bulunmadığından, ATFI KABİL KUSURUNUN bulunmadığı ve KUSURSUZ olduğu; 3. Davacının maliki olduğu ... plakalı aracın kullanılamaması nedeniyle aracın pert total süreci için belirlenen 90 (doksan) iş günü için kaza tarihi itibariyle toplam 34.400,00TL ticari kazanç kaybının oluşacağı; " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Kök raporun dosyaya sunulması sonrasında mahkememizce davacının araç kiralama işi ile meşgul olduğu da dikkate alınarak davacı vekiline defterlerini sunmak için süre verilmiş, verilen süre dolduktan sonra dosyanın daha önce rapor hazırlayan trafik kazaları konusunda uzman bilirkişinin yanına eklenecek 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile; bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının ticari defterleri, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının kaza tarihinde dava konusu aracı veya bu araca maudil nitelikteki araçları hangi bedelle kiraladığı, davacının kazanç kaybının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise ne miktarda oluştuğu, davacının yapmaktan kurtulduğu masraf bulunup bulunmadığı var ise belirlenecek bedelden mahsubu hususlarında ek rapor tanzim edilmesinin ayrıca kök rapora yapılan itirazların değerlendirilmesinin istenilmesine karar verilmiş 03/05/2024 tarihli ek rapor ile " Davacının maliki olduğu ... plakalı aracın kullanılamaması nedeniyle aracın ...süreci için belirlenen 90 (doksan) iş günü için kaza tarihi itibariyle, davacı şirket tarafından sunulan muadil araç sözleşmesi gereğince, toplam 90günx 600,00.-TL= 54.000,00.-TL ticari kazanç kaybının oluşacağı" şeklinde değerlendirme yapılmış, hem bilirkişi kök raporunda hem de bilirkişi ek raporunda belirtilen günlük kiralama bedelleri ile ve kaza tarihi ile davacının benzer bir aracı satın alabileceği makul süreye göre hesaplama yapılmasının istenilmesine, ayrıca davacının yapmaktan kurtulduğu bir gider bulunup bulunmadığı var ise bunun da yapılacak hesaplamadan mahsup edilmesinin istenilmesine, ayrıca davalı tarafların itirazları doğrultusunda gerekirse terditli biçimde itiraz dilekçelerinde belirtilen önlemlerin alınıp alınmadığının kusura ne gibi bir etkisi olacağının raporda gerekirse terditli biçimde tartışılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 16/12/2024 tarihli ek rapor ile " 1. Gerek 13.12.2023 tarihli kök rapor gerekse 02.05.2024 tarihli 1.ek raporda yer alan kusur yönünden değerlendirmelerde herhangi bir kanaat değişikliği bulunulmadığı; 2. Sayın Mahkemenin, 25.09.2024 tarihli görevlendirmesinde, davalı tarafların itirazları doğrultusunda gerekirse terditli biçimde itiraz dilekçelerinde belirtilen önlemlerin alınıp alınmadığının kusura ne gibi bir etkisi olacağının da, raporda belirtilmesi talep edilmiş olup, bu hususun değerlendirilmesi sonucunda; a. Davacının Maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ... ... ...’nın; 23.08.2022 tarihli iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen emniyet tedbirlerini almamış olduğu durumda, TALİ KUSURLU olduğu, KUSUR ORANINININ %25 (Yüzdeyirmibeş) olduğu; b. Davalı ... Anonim Şirketinin Maliki Olduğu ... Plakalı Ticari Aracın Sürücüsü Diğer Davalı ...’nın; 23.08.2022 tarihli iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, kaza mahalli Rize ili Merkez İlçesi, ... Mahallesi Rize Merkez ilçesinden ... ilçesi yönünde ... Devlet karayolu km25+100 metrede, görüşünün açık olduğu ve yolun düz olduğu, her ne kadar davacı sürücü tarafından gerekli emniyet tedbirleri alınmamış olsa da, dikkatli sürüş ile kazayı önleyici tedbir almasının mümkün olduğu anlaşıldığından, ASLİ KUSURLU olduğu, KUSUR ORANINININ %75 (Yüzdeyetmişbeş) olduğu; 3. Davacının dava konusu aracının pert total olması sonucunda dava konusu aracının yerine benzer bir aracı satın alması için gerekli makul sürenin 45 gün olacağı, bu süre için kaza tarihi itibariyle 17.100,00TL bedel ile muadil araç kiralaması yapabileceği, zorunlu giderlerinin 1.852,75TL olacağı ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacının Araç Mahrumiyet Zararının 15.247,25TL olacağı; 4. Sayın Mahkemenin, tarafımızca belirtilen kusur değerlendirmelerinde, takdirini terditli kusur değerlendirmesi yönünde kullanması halinde, kusur oranına göre davacının talep edebileceği Araç Mahrumiyet Zararının; davacının dava konusu aracının pert total olması sonucunda dava konusu aracının yerine benzer bir aracı satın alması için gerekli makul süreye göre, 11.435,44TL olacağı" şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Somut olay bakımından tüm dosya kapsamı itibari ile inceleme yapıldığında taraflar arasında meydana gelen kaza nedeniyle davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu ve kusuru ile sebebiyet verdiği kazadan kaynaklanan zararı tazmin ile yükümlü olduğu, diğer davalı araç malikinin de işleten sıfatı ile araç sürücüsünün kusuru oranında meydana gelen zararı tazmin ile yükümlü olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile kusur duruma göre terditli değerlendirme yapıldığı ve davacı tarafça da 11.435,43-TL üzerinden dava değerinin artırıldığı görülmekle davacının davasının değer artırım dilekçesindeki tutar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Yapılan kontrolde davacının dava dilekçesi ile birlikte kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talebinde bulunmuş olduğu görülmekle , davalı işletenin de tacir olması sebebiyle kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmek sureti ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 11.435,43-TL araç mahrumiyet bedeli - kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 23/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 781,15 TL harçtan peşin alınan 373,49 TL harcın ( 179,90 TL dava açılırken + 193,59 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 407,66 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına. 3- Davacı tarafından yatırılan 373,49 TL harcın ( 179,90 TL dava açılırken + 193,59 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 11.435,43-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 5- Davacı tarafça yapılan 205,50 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 279,75 TL müzekkere ve tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.485,25 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalı taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 8- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2025
Katip ... ¸
Hakim ... ¸