İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/176 E. 2024/354 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/176
Karar No
2024/354
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/176 KARAR NO : 2024/354

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/03/2023 KARAR TARİHİ : 22/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereğince işin ihale ile davalı şirketlere verildiğini, dava dışı işçinin ... tarihinde emekliliğe hak kazanmasından dolayı görevinden ayrıldığını, idareye yapmış olduğu yazılı başvuru neticesinde dava dışı işçi ...’ya Kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti olan ... TL’nin ... tarihinde ödendiğini, dava dışı işçiye ... tarafından ödenen bedellerin, dava dışı işçinin davalı şirketler nezdinde çalışmış olduğu dönemlere ilişkin sorumlulukları olan ... TL kıdem tazminatı tutarının rücuen tahsiline ilişkin iş bu davanın açılma zorunluluğunun doğduğunu beyanla; dava dışı ...’ya ödenen ve dava dışı işçinin davalılarda çalıştığı döneme ilişkin sorumlulukları olan toplam ... TL kıdem tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı defiinde bulunduklarını, husumet ve muvazaa itirazlarının bulunduğunu, dava dışı işçinin aslında başından itibaren davacı kurumun çalışanı olduğunu, kıdem tazminatından yüklenicinin değil asıl işveren davacı kurumun sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olacağına dair bir düzenlemenin bulunmadığını, rücu imkanı olduğu kabul edilse dahi yarı yarıya sorumluluğun olacağını, faize ve başlangıcına itiraz ettiklerini beyanla; davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalıların tacir olması ve davacının da Yargıtay 23. HD'nin 2014/6963 esas, 2015/6992 karar sayılı ilamı gereği bu davada tacir sıfatına haiz olması nedeniyle mahkememiz davada görevlidir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Bu belirtilen genel kurallar ışığında, dosyaya bakıldığında; Taraflar arasında davacı asıl işveren ile davalı alt işveren ilişkisi mevcuttur. Rucü edilebilecek miktarın tespiti açısından taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ve eki şartnamelerde hüküm bulunması halinde bu hüküm dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerekir. Hüküm bulunmaması halinde ise davalı alt işverenin kendi dönemiyle sınırlı olmak üzere davacı asıl işveren ile yarı oranında sorumlu olduklarının kabulü gerekir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2013/19323 Esas, 2016/2426 Karar sayılı ilamı) İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarında, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır, davalının son işveren olması da bu sonucuda değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatının ancak son işverenden rücuen tahsilini talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarında ise, işçinin çalışmış olduğu dava dışı ve davalı alt işverenler, davacı üst işverene karşı, kendi dönemleri ile sınırlı olmak üzere sorumludurlar. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/28892 Esas, 2016/5818 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/868 Esas, 2016/5316 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2014/45619 Esas, 2016/3965 Karar sayılı ilamı) Bu genel ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, deliller toplanmış, mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. 21.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... tarafından Personel Çalıştırılmasına Dayalı “Su sayacı okuma, bağlama, kesim kontrol ve buna bağlı hizmetlerden oluşan muhtelif saha işlerinin yaptırılması” Hizmeti alımı işi için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine uygun ihaleye çıkıldığı, Dava dışı işçi ...’nın dosya kapsamında mevcut olan belgelerden davalılar ile yapılan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yüklenici firmalarda çalıştığı, ... tarihinde 696 sayılı KHK gereği sürekli işçi kadrosuna(kamu işçiliği) geçiş yaptığı ve ... tarihinde emeklilik nedeni ile iş akdinin kıdem tazminata almaya hak kazanacak şekilde sona erdiğinin tespit edildiği; Dava dışı işçi ...’nın ...-... tarih aralığında Davacı ... ile Hizmet Alım Sözleşmesi imzalamış yüklenici firmalar nezdinde çalışmış olduğu, ...-... tarih aralığında ...’de, ...-... tarih aralığında ...’de çalışmış olduğunun tespit edildiği, dava dışı işçiye çalıştığı sürelere istinaden net ... TL Kıdem Tazminatı ve net ... TL yıllık izin ücreti olmak üzere ... tarihinde toplam ... TL’nin davacı ... tarafından ödendiğinin görüldüğü; Somut uyuşmazlıkta rücu talebine konu kıdem tazminatının kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanmaması, ... tarafından kendi yaptığı hesap sonucu tespit edilen kıdem tazminatının ödenmiş olması da dikkate alınarak; rücu edilebilecek kıdem tazminatının hesaplanması gerektiği son dönem içtihatlarda yer aldığı ancak işçilik alacaklarından kaynaklı nitelikli hesaplamalar alanının uzmanlık alanım dışında olması nedeni ile iş bu dosya kapsamında kıdem tazminatı hesabı yapılamadığı mevcut dosya kapsamına göre sadece ... tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı tutarı dikkate alınarak rücu hesabı yapıldığı, Davalı yükleniciler yönünden; Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve eki idari şartnamelerde, sözleşme giderlerine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olduğuna dair düzenleme, sözleşmelerde kıdem tazminatından sorumluluğun asıl işveren idarede olduğuna dair düzenlemenin mevcut olmaması ve Yargıtay’ın yukarıda paylaşılan güncel içtihatları dikkate alınarak dava dışı işçiye Davacı ... tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemesinden davalı şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak tam sorumlu olduğu, takdirin mahkemede olduğu belirtilerek, ilgili firmaların tam ve yarı sorumluluk tutarları alternatifli olarak hesaplandığı bildirilmiş ve yapılan hesaplamalar sonucu; Davalı ...’nin ödenen net kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden, yarı yarıya sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödeme tarihinin ... olduğu, Davalı ...’nin ödenen net kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden, yarı yarıya sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödeme tarihinin ... olduğu, Davalı ...’nin ödenen net kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden, yarı yarıya sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödeme tarihinin ... olduğu, Davalı ...’nin ödenen net kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden, yarı yarıya sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödeme tarihinin ... olduğu, Davalı ... ve ... firmalarının İş Ortaklığında geçen süre için her iki firmanın birlikte ödenen net kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden, yarı yarıya sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödeme tarihinin ... olduğu, Tam sorumluluk esasına göre rücu edilebilecek toplam tutarın ... TL, yarı yarıya sorumluluk esasına göre rücu edilebilecek toplam tutarın ... TL olduğu, Davacı ... tarafından rücusu talep edilen tutarın ... TL olduğu hususları bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır. Mahkememizce rapor gereği, işçilik alacaklarından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi de eklenerek, itirazların da değerlendirilmesi için ek rapor aldırılmıştır. 24/01/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Dosya kapsamına göre ... tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı tutarı ve hesaplamaları dikkate alınarak yapılan rücu hesabının kök raporda tam ve yarı sorumluluk tutarlarının alternatifli olarak hesaplanarak gösterildiği, Davalı yüklenicilerin kök rapora itirazları yönünden; ... tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı tutarı ve hesaplamalarının dayanakları, işçinin devir tarihindeki ücretleri dosya kapsamında bulunmamakla birlikte yerleşik içtihatlarda rücuya konu edilebilecek kıdem tazminatının hesabında fesih tarihindeki ücretin dikkate alınmasının değerlendirildiği dikkate alınarak fesih tarihinde çıplak brüt ücret üzerinden yapılan kıdem tazminatı hesaplamasının iş bu ek raporda gösterildiği, davalı şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak tam sorumlu olduğu ;Davalı ...’nin ödenen net kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden, yarı yarıya sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödeme tarihinin ... olduğu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü konusundaki hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı ...’nin ödenen net kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden, yarı yarıya sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödeme tarihinin ... olduğu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü konusundaki hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı ...’nin ödenen net kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden, yarı yarıya sorumluluk esasına göre ...’sinden sorumlu olduğu, ödeme tarihinin ... olduğu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü konusundaki hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı ...’nin ödenen net kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden, yarı yarıya sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödeme tarihinin ... olduğu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü konusundaki hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı ... ve ... firmalarının İş Ortaklığında geçen süre için her iki firmanın birlikte ödenen net kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden, yarı yarıya sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödeme tarihinin ... olduğu, Tam sorumluluk esasına göre rücu edilebilecek toplam tutarın ... TL, yarı yarıya sorumluluk esasına göre rücu edilebilecek toplam tutarın ... TL olduğu, Davacı ... tarafından rücusu talep edilen tutarın ... TL olduğu hususları belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır. Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporlarının , hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi ek raporu dikkate alınarak; Davanın kısmen kabulüne, ... TL'nin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin, davalı ...'nden, ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin, davalı ...'nden müteselsilen olmak üzere; ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; Alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, ... TL'nin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin, davalı ...'nden, ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin, davalı ...'nden müteselsilen olmak üzere; ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; Alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden müteselsilen; Alınarak, hazineye gelir kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden müteselsilen; Alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık oranı gereği ... TL'sinin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden müteselsilen; Alınarak, davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden müteselsilen; Alınarak, hazineye gelir kaydına, arta kalan ... TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin davalı ...'nden müteselsilen; Alınarak, davacıya verilmesine, 9-Davalılar ..., ... ve ... kendilerini tek ve ortak vekil ile temsil ettirdiklerinden, haklılık durumu gereği ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ... ve ...'ne eşit oranda verilmesine, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ...'un yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/176, K. 2024/354, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-176-e-2024-354-k-86ef540f5f8d