İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/174 E. 2025/518 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/174
- Karar No
- 2025/518
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/174 Esas KARAR NO: 2025/518 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2023 KARAR TARİHİ: 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalılardan -----sevk ve idaresinde olan---- plakalı aracının sol ön kısımlarını, davacının aracına çarpmış ,bu çarpmanın etkisiyle de ----plakalı araç, sürücü---- sevk ve idaresindeki----- plakalı aracın sol yan alt kısımlarına çarpmış ve davacıya ait ---- bu çarpmalar neticesi orta refüje savrulmuş, daha sonrâda ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın arka kısımlarına çarparak takla atmak suretiyle durduğunu, bu çoklu kaza nedeniyle davacının --- plakalı aracının üst ve alt taraftan ağır hasar gördüğünü, ------- değişik iş dosyasında aldırılan rapora göre, davacıya ait aracın toplam hasar ve zararın onarım bedellerinin orijinal parça ve işçilik ve KDV dahil toplamda tahminen 764.105 TL olduğu anlaşıldığını, davacının uğramış olduğu zararın tazmini maksadıyla iş bu davayı açtıklarını, fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile iş bu belirsiz alacak davasın kabulü ile, masraflarının ve avukatlık ücretlerinin karşı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ----------- vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin kısa süreli kiralayan olduğu ve ---- işleteni olduğu --- plakalı aracın hem---- bulunmasından ötürü davacının hasar ve değer kaybı yönündeki iddia ve taleplerinin muhattapları ------- olduğunu, dolayısıyla davacının taleplerini sigorta şirketi ve işleten şirket yerine müvekkile yöneltmesinin izahtan vareste olup ve müvekkili yönünden davanın reddi karar verilmesi gerektiğini, dava konusu maddi hasarlı kazaya ilişkin trafik kazası tespit tutanağıyla belirlenen ve müvekkiline yüklenen kusur oranları hatalı olduğundan taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf her ne kadar usule aykırı şekilde belirsiz alacak davası ile dava ikame etmiş ise de; tespit davasında belirlenen 764.105,00-TL hasar bedelinin fahiş olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil yönünden haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak davacı tarafından ikame edilmiş işbu davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebiyle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise haksız davanın esastan redddine; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı --- vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayda kaza sırasında kullanılan----plakalı araç hakkında hem ----- poliçesi hem de genişletilmiş kasko poliçesi mevcut olduğunu, bu nedenle sigorta poliçesinin muhattabının -------- olduğu ve aracın kaza anında sigortalı olduğunun sabit olduğunu, buna rağmen davacının taleplerini sigorta şirketinden talep etmek yerine müvekkile yöneltmeleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu kaza sırasında kullanılan araç hakkında ihtiyari mali sorumluluk sigortası mevcut olduğunu, dosyaya arz olunan ------------- incelendiğinde, davacıların talebi olan miktarın sigorta limitleri dahilinde olduğu da açıkça görüleceğini, 2918 sayılı KTK.nun 91.maddesine göre: “İşletenlerin, bu Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”, yine aynı yasanın 24/1. ve 91/5. maddelerine göre, sigortası bulunmayan araçların trafiğe çıkması yasak olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nın getiriliş amacı, trafik kazaları nedeniyle üçüncü kişilerin uğrayacakları zararların kolayca temin edilebilmesi ve zarardan sorumlu işletenin kaza riskine karşı ekonomik bakımdan korunması olduğunu, ---- müzekkere yazılarak poliçe numaraları belirtilen -------ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, Kanun ve Yargıtay İçtihatları dolayısıyla müvekkil yönünden haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilmiş bu davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddini, bu talebimizin kabul görmemesi halinde ise sonuç olarak esastan redddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---vekili cevap dilekçesinde özetle; ---- plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde -----tarihleri arasında --------- sigortalı olduğu, davayı kabul anlamına gelmemek kaldıyla; müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlanacağını, sigortacı ise, KTK ve Genel Şartlar mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğini, böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararların, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işletenin sorumlu bulunması gerektiğini, dolayısıyla KTK.86.madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, --------sayılı kararı bu yönde olduğunu, kaldı ki KTK Madde hükmünce 86 hükmünce işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın kazanın meydana geldiğini ispat ederlerse sorumluluktan kurtulacağı, -----------sayılı kararı bu yönde olduğunu, KTK m.86 gereğince şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, dosya delilleri ile ortaya konulduğu üzere dava konusu olayın gerçekleşmesi bakımından sigortalı araç sürücüsünün hiçbir kusuru bulunmadığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini, nihai olarak, tüm haksız istemler ile, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu uğranılan zararların tahsiline ilişkin açılan alacak davasıdır.Dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında davacı tarafça; fazlaya dair hertürlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile işbu belirsiz alacak davasının kabulü ile ,davacının aracının yeniden tamir edilip trafiğe çıkartılmasına kadar yapılacak olan masrafların, eski haline getirilmesi ile ilgili işçilik ücretlerinin, aracın yapımında kullanılacak olan parça bedellerinin, yapılacak olan tamiratlar sonrası araç da meydana gelen değer kaybı bedelleri toplamının şimdilik 100.000,00 TL sının davalılardan sigorta şirketi dışındakilerden kusurları oranında, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak işleyecek olan avans faizleri ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi talep edilmiş, ilk celse Mahkememizce 100.000,00 TL alacak miktarının hangi alacak kalemlerine ilişkin olduğu hakkında açıklama yapması için davacı vekiline süre verilmiş, 22/09/2023 tarihli beyan dilekçesi ile; kaza sonucu hasarlanan aracın yeniden onarım halinde onarım için her türlü işçilik ve parça bedelleri ve eski hale getirilmesi için onarım bedeli için şimdilik 50.000.TL, kaza sonrası araç kullanılmaz hale gelmişse şimdilik 40.000 TL araç bedeli, kaza sonrası aracın hasarlarının giderilmesi halinde onarım sonrası değer kaybı olarak şimdilik 10.000.TL talep ettiklerini bildirmiştir.Davaya konu trafik kazası ---- tarihinde, davacıya ait ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ----tarihleri arasında -----plaka sayılı araçlar arasında meydana gelmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi ------ rapor içeriğine göre; dava konusu olayın---- Kanunu kapsamında trafik kazası olduğu, davalı yan ---- Plakalı otomobil aracın şoförü olan---------2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun Madde 46, Madde 54 ve Madde 84'ü ihlal ettiği nedeni ile asli olarak %75 kusurlu olduğu, davacı yana ait----plakalı aracın şoförü olan -------- 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun Madde 52'yi ihlal ettiği nedeni ile ---- plakalı otomobil araç şoförü----- tali olarak %25 kusurlu olduğunu, dava dışı ---- Plakalı aracın şoförü olan ---- kazanın oluşumunda üzerine atfı kabul kusuru bulunmadığı, dava dışı ----- Plakalı aracın şoförü olan ----- kazanın oluşumunda üzerine atfı kabul kusuru bulunmadığı,------- plakalı aracın davaya konu kaza nedeni ile ağır hasarlı pert total kabul edildiği, taraflar arasında mutabakat sağlandığı, aracın tam zayi kabul edildiği, sigorta şirketi ile anlaşıldığı ve banka hesaplarına mutabakat sağlanan fiyatların ödenmiş olduğunun görüldüğü, tam zayi ağır hasarlı pert total kabul edilmesi nedeni ile aracın piyasa rayiç değerinin ödenmiş olması nedeni ile ilaveten hasar onarım bedeli ve değer kaybı ödemesi yapılmasının beklenmeyeceği, hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davacı yana ait ----- plakalı aracın hasar onarım tutarının sigorta eksperince belirlenmiş fiyat olan yedek parça ve işçilik dahil fiyat olan 156,972.02 TL nin kadri maruf ve kabul edilebilir olduğu, onarım aşamasında belirtilen tutarın yukarı yönde değişmesinin muhtemel olduğu, toplam hasar onarım tutarının aracın piyasa rayiç değerine yakın olması nedeni ile ekonomik olmayacağı, davaya konu araç olan ----- plakalı aracın ağır hasarlı pert total kabul edilmesi gerektiği, sigorta şirketi görevlendirmesi üzerine hasar tespiti yapan sayın eksper -------- tarafından hazırlanan eksper raporundan ve davalı sigorta şirketi ile davacı yan tarafı arasında imzalanan mutabakatnamelerden anlaşıldığı üzere davacı yana ait ----------Plakalı aracın piyasa rayiç değerinin 330.000 TL olarak belirtildiği, sovtaj bedelinin 181.300 TL olarak belirtildiği, piyasa rayiç değerinden sovtaj bedeli tenzil edildiğinde hasar bedelinin 148.700 TL olarak belirtildiği görülmüş olup, davalı yan yani sigorta şirketinin sigortalısı yan sürücünün kusur oranı olan %75 e denk gelen tazminat bedelinin 111.525 TL olduğu ve bu tutar üzerinden poliçe limiti olan 50.000 TL nin davacı yan araç sahibine ödeme yapıldığının anlaşıldığını, kaza tarihi olan 2022 yılı Nisan ayı içerisinde yapılan piyasa araştırmasında davaya konu otomobil aracın piyasa rayiç değerinin kazasız hasarsız hali ile 400.000,00 TL olduğu, davaya konu kaza sonucu oluşan hasarlı hali ile ( sovtaj bedeli) taraflar arasındaki mutabık kalınmış ve -------- tarafından teklif verilen fiyat olan 181.300,00 TL olduğu, sonuç itibari ile davacı yanın tazminat tutarının; piyasa rayiç değeri olan 400.000 TL den sovtaj bedeli olan 181.300 TL tenzil edildiğinde kalan tutar olan 218.700 TL olduğu, belirlenen tutar olan 218.700 TL nin davalı yan araç sürücüsünün kusuru olan %75 'e denk gelen tutarının 164.025 TL olduğu anlaşıldığı, davalı sigorta şirketince ödenmiş olan 50.000 TL tenzil edildiğinde ise bakiye tazminat bedelinin yani pert farkının 114.025 TL olduğu beyan etmiştir. Bilirkişi ek rapor içeriğinde özetle; ------- Plakalı aracın davaya konu kaza nedeni ile ağır hasarlı pert total kabul edildiği, taraflar arasında mutabakat sağlandığı, aracın tam zayi kabul edildiği, sigorta şirketi ile anlaşıldığı ve banka hesaplarına mutabakat sağlanan fiyatların ödenmiş olduğu görülmüştür. tam zayi ağır hasarlı pert total kabul edilmesi nedeni ile aracın piyasa rayiç değerinin ödenmiş olması nedeni ile ilaveten hasar onarım bedeli ve değer kaybı ödemesi yapılmasının beklenmeyeceği, hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davacı yana ait ------- aracın hasar onarım tutarının sigorta eksperince belirlenmiş fiyat olan yedek parça ve işçilik dahil fiyat olan 156.972.02 TL nin kadri maruf ve kabul edilebilir olduğu, onarım aşamasında belirtilen tutarın yukarı yönde değişmesinin muhtemel olduğu, toplam hasar onarım tutarının aracın piyasa rayiç değerine yakın olması nedeni ile ekonomik olmayacağı, davaya konu araç olan ---- plakalı aracın ağır hasarlı pert total kabul edilmesi gerektiği, dava dosyası içerisinde bulunan ------ tarafından gönderilen belgede kök rapor hazırlanırken davacı yana ait aracın hasar kaydı TRAMER kaydı bulunmadığı tespit edildiği, Sayın mahkeme tarafından dosyaya kazandırılan yine aynı ------- tarafından düzenlenen hasar kaydı belgeleri dikkate alındığında bahse konu aracın piyasa rayiç değerinin değişmesi gerektiği kanaatine varılmış olup, davacının hiç bir kurumdan ödeme almadığı hususu da dahil edildiğinde bu yönde yeni hesaplamalar yapılması gerektiği anlaşıldığı, kaza tarihi olan ----- ayı içerisinde yapılan piyasa araştırmasında davaya konu otomobil aracın piyasa rayiç değerinin dava dışı bir adet kaza hasar kayıtlı hali ile 370.000,00 TL olduğu, davaya konu kaza sonucu oluşan hasarlı hali ile ( sovtaj bedeli) taraflar arasındaki mutabık kalındığı ve -------- tarafından teklif verilen fiyat olan 181.300,00 TL olduğu, sonuç itibari ile davacı yanın tazminat tutarının; piyasa rayiç değeri olan 370.000 TL den sovtaj bedeli olan 181.300 TL tenzil edildiğinde kalan tutar olan 188.700 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından hiç bir bedel ödenmemiş ise davacı yan zararının 188.700 TL nin davalı yan araç sürücüsünün kusuru olan %75 'e denk gelen tutarının 141.525 TL olduğu, kök raporda rayiç bedel ve hasar tazminatı yönünden belirtilen görüş ve kanaati değişmesinin nedeni kök raporda ------- tarafından dosyaya sunulan belgede davacı yan aracın hasar kaydı olmaması, ek raporda ise hava yastıkları patlamış, motor kaputu ve ön çamurlukların değiştiği ---- yılında hasar kayıtlı halinin dosyaya sunulması ile rayiç bedelin değişeceği ve davacı yanın davalı sigorta şirketinden hiç bir ödeme almamış olması nedeni ile olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili 21/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; araç bedeli olarak talep edilen 40.000.TL sını 101.525 TL artırmak suretiyle ----- sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde tahsiline, diğer davalılar yönünden davamızın kabulüne, olay tarihinden bu yana işleyecek olan avans faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline , mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine, değer kaybı ile diğer taleplerin atiye terk edildiği beyan edilerek talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; ---- tarihinde, davacıya ait ----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ----- tarihleri arasında ----- ile sigortalı ---- plakalı aracın karıştığı kazada, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı yan ------ Plakalı otomobil aracın şoförü olan ----- asli olarak %75 kusurlu olduğu, davacı yana ait ----- plakalı aracın şoförü olan ----- tali olarak %25 kusurlu olduğu, buna göre, 25/04/2022 tarihinde meydana gelen kazanın,------- kusurundan (haksız fiilinden) kaynaklandığı, ----- plaka sayılı araç sürücüsünün olayda yukarıda açıklandığı şekliyle kusurlu olması nedeniyle; ------araç sigortacısı davalı Sigorta Şirketi; Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olması, ----- araç maliki ----- araç maliki olması nedeniyle araç işleteni olmasından kaynaklı KTK madde 85 kapsamında tehlike sorumluluğu bulunması, ----- plaka sayılı araç sürücüsü ---- araç sürücüsü olması nedeniyle TBK madde 49 kapsamında haksız fiil sorumluluğu bulunması, ------ sayılı kararında da belirtilen kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve zararın tümünün olayda gerçekleştiği, davacı aracında kaza nedeniyle meydana gelen hasar neticesinde araç bedelinin 188.700,00 TL, davalı araç sürücüsü kusuruna isabet eden miktarın ise 141.525,00TL olarak tespit edildiği, dosya kapsamında davacı araç maliki tarafından imzalanan bir ibraname belgesi bulunmakta ise de; davalı sigorta şirketinden alınan cevaba göre davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının anlaşıldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin 50.000,00 TL olması nedeniyle bu miktar yönünden sorumlu olduğu, diğer davalıların hesaplanan tüm bedelden sorumlu olduğu kabul edilmiş, değer kaybı ve hasar onarım bedeli yönünden ise davacının talebinde haklı olmadığı rapor ile anlaşıldığından (davacının talep artırım dilekçesinde değer kaybı ve diğer taleplerini atiye terk ettiğini beyan etmiş olup karar aşamasında sehven fark edilmemiş, bu husus karar yazım aşamasında fark edilmiş olup Hukukumuzda atiye terk şeklinde bir kurum olmayıp bu beyanın feragat/ davanın geri alınması/ dava dosyasının işlemsiz bırakılması kurumlarından hangisi olduğunun açıklattırılması gerektiğinden ve bu işlem sehven yapılmamış olduğundan gerekçede belirtmek gerekmiş, kısa karara uygun yargılama giderleri hesaplanması yapılmıştır.) bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder. Sigorta şirketi açısından, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu sürenin sonra erdiği gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. ------- Somut olayda davalı sigorta şirketine başvurunun yapıldığı tam tarihin tespit edilemediği fakat davacı vekilince başvurunun 28/06/2022 tarihinde yapıldığının ileri sürüldüğü, davacı tarafın talebi gözetilerek bildirilen tarihin 8 iş günü sonrasının 08/07/2022 olarak tespit edildiğinden belirlenen tarihlerden itibaren davalı aracı şirket adına kayıtlı olduğundan avans faize hükmedilmiştir. Davalı gerçek kişi ve şirket yönünden ise temerrüt tarihi haksız fiil tarihidir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; 141.525,00 TLnin; davalı sigorta şirketi yönünden ----- temerrüt tarihinden, davalılar----- yönünden kaza tarihi ----- tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti 50.000,00 TL sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, değer kaybı ile hasar -onarım bedeli talebinin reddine, 2-Alınması gerekli karar harcı 9.667,57 TL’den peşin olarak yatırılan 1.707,75 TL'nin ve davacı tarafından yatırılan 1.733,80 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.441,55 TL'nin mahsubu ile 6.226,02TL bakiye harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile(davalı sigorta şirketinin poliçe sorumluluğu 50.000,00 TL olduğundan toplam kabul içerisindeki sorumluluk oranı%35 olmakla 2.179,10 TLile sorumlu olmak kaydıyla) hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 1.707,75 TL peşin harç ve 1.733,80 TL ıslah harcı toplamı olan 3.441,55 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta şirketi 1.204,54 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 205,50 TL ilk dava masrafı, 3.250,00 TL bilirkişi, 368,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.824,00 TL yargılama gideri ile deli tespitine ilişkin giderlerin yargılama gideri olması gözetildiğinde; -------- değişik iş sayılı dosyasında yapılan reddiyat fişinden tespit edilen giderler(1.500,00TL bilirkişi ücreti, 69 TL posta masrafı) 1.569,00TL toplam 5.393,00TLnin %70 kabul oranına göre 3.775,10 TLsinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (Sigorta şirketi 1.321,28 TL sinden sorumlu olmak kaydıyla) davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına, 5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00. TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (Sigorta şirketi 10.500,00 TL sinden sorumlu olmak kaydıyla) davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul oranına göre 2.240,00 TLsinin davalılardan (Sigorta şirketi 784,00TL sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili, 960,00TLsinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ----Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin, davalı ---- vekilinin, Davalı ------ yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025