İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/160 E. 2026/186 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/160
- Karar No
- 2026/186
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/160 KARAR NO : 2026/186
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/03/2023 KARAR TARİHİ : 13/03/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile dava dışı ... Şirketi arasında 20/04/2021 tanzim tarihli Nakliyat Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, işbu sözleşme kapsamında 18/04/2021 yüklenme tarihinde ...'dan Türkiye'ye taşınacak dava dışı şirkete ait ve poliçe kapsamında sigortalı bulunan, davalı tarafından taşınan emtianın nakliyeci konumunda bulunan davalı şirketin sorumluluk sahasında hasara uğradığını, ekspertiz raporu ile meydana gelen hasarın niteliği ve miktarları yönünden tespit yapıldığını, sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan mezkur emtianın sovtaj tenzili neticesinde hasar bedelinin 6.7896,87 TL olduğunu, eksper raporuna göre belirlenen sigorta tazminatı bedeli müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, %10 poliçe ilave bedeli tenzili neticesinde 6.050,83 TL'lik mezkur ödeme ile TTK.m.147 hükümleri gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, davalı - taşıyıcı şirketin emtianın taşınması esnasında meydana gelecek zıya ve hasarlardan sorumlu olduğunu ve kendilerine bu hususta yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine borçlu davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu, gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin somut olayda taşıyıcı sıfatına haiz olmayıp, sadece taşıma işlerinin komisyoncusu olduğunu, taşıma görevini üstlenmemiş, sadece taşıyıcı bulup emtiayı taşıttığını, müvekkili işi dva dışı ... firması ile organize ettiğini, anılan firma da komisyoncu olarak rol üstlenmiş, taşımayı ...şirketi ile organize ettiğini, bu nedenle hasarda sorumluluğu bulunan ...şubesine davanın ihbarı gerektiğini, müvekkilinin ancak zilliyetliğinde buluan eşyanın zıyaından sorumlu tutulabileceğini, müvekkilinin zilyetliğinde iken malda hasar meydana gelmediğini , hiçbir aşamada malın zilyedi olmadığını, bu nedenle sorumluluk tevcih edilemeyeceğini, eksper raporunda hasarın nedeninin açık ve net bir şekilde ortaya konulmadığını, hasarın hava taşıma sürecinde meydana geldiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, eksper raporunun buna ispatlar nitelikle olmadığını, hasarın nedenin paketleme hatasından kaynaklandığını, davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceğini belirterek; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ...Şubesi ihbara karşı beyan dilekçesinde özetle; Taşıma işleminin müvekkili şirket tarafından usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirilmiş olup, herhangi bir kusurunun bulunmadığını, taşımaya konu ürünün dava dışı ... firması deposunda doğru şekilde muhafaza edilmediğinin saptandığını, bu hususun müvekkilinin sorumluluğunu ortadan kaldırdığını, Montreal Konvansiyonu'nun 31.maddesi gereği müvekkili şirkete hasar ihbarı yapılması gerektiği halde bunun yapılmadığını, bu kapsamda müvekkili şirketin sorumluluğuna ilişkin bir hüküm verilemeyeceğini, müvekkili şirketin taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığından hasara yönelik tazminata katlanma yükümlülüğü bulunmadığını, davaya konu edilen emtiaların taşıma işini üstlenen asıl taraf davalı olup, müvekkil tarafından söz konusu emtialar ile ilgili olarak hava yolu firması olunması sebebiyle ...'ndan,...'na transferi sağlandığını, taşıma sözleşmesinin doğrudan muhatabı olan davalı şirket tarafından taşıma işi üstlenilmiş ve fiili taşıyan sıfatı işbu davanın davalısına ait olduğunu, söz konusu taşıma işleminde müvekkil şirket tarafından yalnızca hava yolu ulaşımı gerçekleştirilmiş olup öncesi ve sonrasında taşımaya yönelik yapılan işlemler müvekkilin dahilinde gerçekleşen süreçler olmadığını, söz konusu emtianın ihracatçıdan alınarak ambalajlanması ve paketlenmesi, havalimanına getirilmesi ve diğer süreçler tamamen davalı olan sözleşmenin taşıyıcısına ait olan yükümlülükler ve sorumlulukları olduğunu, davalı taraf emtiada oluşan hasarın havalimanı transferi sırasında ve müvekkil şirketin kusurlu hareketi yahut ihmali sonucu meydana geldiğini ispat edemediği gibi, davaya konu hasarın taşımadan kaynaklı bir hasar olduğunu kanıtlayan herhangi bir delil de ibraz edemediğini, dolayısıyla müvekkil şirkete kusur atfedilemeyeceği aşikar olduğunu, müvekkili şirket taşıma işini Montreal konvansiyonu ve ilgili usuli kurallar çerçevesinde gerçekleştirdiğinden ve ayıp ihbarı müvekkil şirkete süresinde yapılmadığından müvekkil şirkete bir kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ...A.Ş vekili ihbara karşı cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ürünlerin müvekkili şirkete hasarlı olarak teslim edildiğini, bu durumun tutanak altına alındığını, müvekkili şirketin herhangi bir kusur ya da sorumluluğunun bulunmadığını, bu hususun eksper raporunda da belirtildiğini, davalının ihbar talebinin kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, ihbara karşı cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, hasar dosyası, poliçe, ekspertiz raporu, ihtarname, ... 6.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, fotoğraflar, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı... Dava konusu ... 6.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan emtia hasarı nedeniyle oluşan rucen alacağa ilişkin olarak davacı tarafından davalı- borçluya karşı 6.050,83 TL asıl alacak, 964,27 TL işlemiş faz olmak üzere toplam 7.015,10 TL alacak üzerinden 11/04/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 17/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 24/05/2022 tarihinde takibe, borca ve tüm ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, hasar dosyaları, poliçe ve nakliyat abonman sözleşmesi celp edilmiş, mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce konusunda uzman bilirkişi ...'dan alınan 26/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacının sigortacı sıfatı ile ödediği tazminatı rücu ettiği takip ve dava gözetildiğinde; Davacının ... sigortalısının risk alanında meydana gelen zarardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı, taşıma sürecinde olası hava kargo taşıma riskleri için sigorta yapan davacının ödemesinin hatır için olduğunun değerlendirildiği, davalı ... şirketinin taşıyıcı sıfatının sabit olmadığı, pasif husumetin dava dışı ..., ... ve ...firmalarına yöneltilmesi gerekirken hatalı yöneltildiğinin değerlendirildiği, meydana gelen hasar zararı iddiası için Montreal Konvansiyonu m.31 kapsamında 14 günlük bildirim süresi içinde hasar ihbarı gereği gibi yapılmadığı, karine olarak taşımanın tam ve sağlam tamamlandığının değerlendirildiği" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, tarafların kök rapora yönelik itirazları ile meydana gelen hasarda tarafların sorumluluğun değerlendirilmesi bakımından heyete sigorta alanında uzman ve elektrik mühendisi bilirkişi eklenmek suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişiler ..., ...ve ...'den alınan 28/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davacı Sigortacı ödemiş olduğu tazminat tutarı kadar Sigortalısının haklarına halef olmuştur. Türk Ticaret Kanununun 1472 Maddesinin | Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta ın yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiştir. Bu durumda davalı Sigortacının meydana gelen hasarda kusur/sorumluluğu bulunanlara rücu hakkı elde etmiş olup, işbu davayı meydana gelen hasarda davalı tarafın kusuru/sorumluluğu açısından açmış olduğu anlaşılmıştır. Hasarın meydana gelmesinde davalı ve/veya ihbar edilen tarafların sorumluluğunun /kusurunun bulunup bulunmadığı uzmanlık alanımda değildir.”26.11.2024 tarihli Kök Raporu hazırlayan Bilirkişi ...'nın görüşünde esasen bir değişiklik söz konusu değildir. Davacının sigortacı sıfatı ile ödediği tazminatı rücu ettiği takip ve dava gözetildiğinde;Davacının sigortalısı ... firmasına halef olmakla beraber, ödediği tazminatı ancak sorumluluğu olan kişilere yansıtabileceği, Taşımada akdi taşıyıcı ..., fiili taşıyıcı ... havayolları, hasar tespitini tek taraflı yapan ve yükün uçaktan teslim alınma sürecini yürüttüğü anlaşılan ... firmalarından birinin risk alanında meydana geldiği değerlendirilen hasar için davalı ... şirketinin taşıyıcı sıfatının sabit olmadığı, pasif husumetin dava dışı ...,... ve ... Havayolları firmalarına yöneltilmesi gerekirken hatalı yöneltildiğinin değerlendirildiği, Meydana gelen hasar zararı iddiası için Montreal Konvansiyonu m.31 kapsamında 14 günlük bildirim süresi içinde gönderilmiş olsa da, açıkça anlaşılan hasarda derhal tutanak, taşıma senedine şerh ve sair şekilde tespit, kargo hasar raporu ve sair belge tanzim edilmediği, dava dışı ... tarafından tek taraflı tutanak bakımından; karine olarak taşımanın alıcı için depoya teslim ile tam ve sağlam tamamlandığının değerlendirildiği, Taşıma sürecinde hasar eğer sırf yağmurla ambalajdan içeri sirayet etmiş ise, ambalaj yetersizliği söz konusu olmakla, taşıyıcıların da sorumluluktan kurtulma sebebi olduğu,19.04.2021 tarihinde havalimanında, uçak iniş ve yük aktarma saatinde yağmur yoğunluğu ve yüke ıslanma zararı verebilecek mahiyette olup olmadığının Meteoroloji birimlerinden sorulabileceği, eğer ağır bir yağmur var olmasına karşın ...yük boşaltma ve depoya alma sürecine devam etmiş ise, sorumlu olabileceği, ancak davalı konumunda olmadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında akdedilen taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan hasar nedeniyle davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin davalı yandan rücuen tahsili amacıyla ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, poliçe kapsamında sigortalanan emtianın, taşıma esnasında hasara uğraması nedeniyle sigortalısına yapılan ödemenin, rizikonun meydana gelmesinde kusuru bulunduğu ileri sürülen davalı şirketten rücuen tazminatına ilişkin olduğu, Davalının savunmalarının ise, dava hakkında husumet ehliyetinin bulunmadığı, meydana gelen hasar bakımından sorumluğunun bulunmadığı şeklinde olmakla; Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Rücuen tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, meydana gelen zararda kusurun kime ait olduğu ve davacının alacaklı olması halinde ne kadar alacak talebinde bulunabileceği hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır. Dava şartlarının somut olayda bulunduğu ve davalının ilk itirazların bulunmadığı anlaşılmakla davanın esastan incelenmesine geçilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından 09/03/2023 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğuna ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmemesi nedeni ile hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmış olup davacı tarafından açılan davanın anılan düzenleme karşısında yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için, sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka, ödediği bedel oranında halef olacaktır. ... Uluslararası karayolu taşımacılığında koşulları standardize ederek taşıyıcının sorumluluklarını belirleyen bir sözleşmedir. Bu sözleşme 1978 yılında ...'de yazılmış ve 1979 yılında Birleşmiş Milletler tarafından imzalanması için Dünya devletlerine gönderilmiştir. Ülkemiz 1995 yılında bu sözleşmeyi imzalayarak Uluslararası Karayolu nakliyesini bu sözleşmenin yükümlülükleri altında gerçekleştirmeye başlamıştır. Bu Sözleşme, Sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır. CMR Konvansiyonuna göre taşıyıcının sorumluluğu, "Bu Sözleşmenin uygulanması bakımından taşımacı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacaktır." şeklinde kabul edilmiştir. Taşıma mukavelesi bir sevk mektubunun düzenlenmesi ile gerçekleştirilir. Bu mektubun yokluğu usule aykırı oluşu veya kaybolması, bu Sözleşme hükümlerine tabi olacak olan taşıma mukavelesinin varlığı ve geçerliliğini etkilemez. Sevk mektubu üç nüsha halinde düzenlenerek gönderici ve taşımacı tarafından imzalanır. Sevk mektubunun düzenlendiği ülkedeki yasaları izin verdiği takdirde, bu imzalar matbaada basılabilir veya onların yerine gönderici ve taşımacının mühürleri kullanılabilir. Birinci suret göndericiye verilir. Ikinci yükle beraber gider. Üçüncüsü ise taşımacı tarafından saklanır. Taşınacak yüklerin başka taşıtlara yüklenmesi gerektiği, bunların ayrı çeşit yükler olduğu veya ayrı partilere bölünmesi durumunda gönderici veya taşımacı her çeşit ve parti yük için ayrı bir sevk mektubu isteme hakkına sahiptir. CMR Konvansiyonu 8. Maddesi "1.Yükü teslim aldığı sırada taşımacı şunları kontrol edecektir: a) Parça sayısı ve bunların üzerindeki marka ve numaralar bakımından sevk mektubundaki beyanların doğruluğu, b) Yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumu. 2. Taşımacı bu maddenin 1 inci paragrafında belirtilen beyanları kontrol etmek için gerekli makul araçlardan yoksun ise, sevk mektubuna çekincesini gerekçesi ile birlikte yazacaktır. Aynı şekilde yükün ve ambalajların görünürdeki durumu ile ilgili yazacağı çekincenin gerekçelerini de belirtecektir. Çekinceler, gönderici sevk mektubunda bu çekincelere bağlı kalacağını açıkça kabul etmiş olmadıkça göndericiyi bağlayıcı olmayacaktır. 3. Gönderici, yükün brüt ağırlığını veya bunların başka türlü ifade edilmiş miktarlarını, kontrol etmesini taşımacıdan isteme hakkına sahiptir. Ayrıca parçaların kontrol edilmesini de isteyebilir. Taşımacı kontrol giderlerini isteme hakkına sahiptir. Kontrollerin sonuçları sevk mektubuna yazılır." şeklinde kabul edilmiştir. Yine aynı konvansiyonun 9. Maddesinin "1.Sevk mektubu, taşıma mukavelesinin akdine, mukavelenin koşullarına ve yüklerin taşımacı tarafından kabulüne, karine teşkil eder. 2. Sevk mektubunda, taşımacı tarafından beyan edilmiş çekince yok ise aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda olduğu, sayılarının, marka ve numaralarının sevk mektubunda yazılı olanlara uyduğu varsayılır." şeklinde kabul edildiği görülmektedir. Gönderici, kişilere malzemeye ve diğer yüklere gelecek zarar ziyan ve hasardan, yükün kusurlu olarak ambalajlanmasından kaynaklanan masraflardan taşımacıya karşı sorumludur. Ancak, yükün kabulünde kusur açık seçik ise ve taşımacı tarafından biliniyor ise bu hususta bir çekince beyanında bulunmamış ise bu hüküm geçersizdir. Taşımacı ise, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Yine aynı konvansiyonun 23. Maddesinin "Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. 2. Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır. 3. Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır." şeklinde kabul edilmiştir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Baki, Kuru: Medeni Usul El Kitabı, Ankara 2020, C.I, s. 332). Mahkemenin de taraflar arasındaki dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve Mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 27.01.2016 tarihli ve ... Esas, ...Karar; 30.11.2021 tarihli ve ... Esas, ... Karar ve 24.02.2022 tarihli ve... Esas, ... Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Tüm bu açıklamalar neticesinde taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, var ise takip tarihi itibariyle davacının davalılardan alacak miktarının saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde kök ve ek raporların dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmış ve söz konusu raporların dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir. Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacının dava dışı ... Şirketi ile arasında ... no.lu ve 20/04/2021 tanzim tarihli Nakliyat Sigorta Poliçesinin bulunduğu, bu sözleşmeye istinaden düzenlenen 18/04/2021 yüklenme tarihinde ...'dan Türkiye'ye taşınacak dava dışı ... Şirketi'ye ait poliçe kapsamında sigortalı bulunan ürünlerin bir kısmının hasara uğraması nedeni ile davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödeme yaptığı ve ödenen bedelin davalının kusurlu taşımasında meydana geldiğini iddia ederek rücusunu talep ettiği olayla ilgili olarak; Dosyamız arasına alınan tüm evraklar ve bilirkişi raporları ile taraf beyanları uyarınca, davalının sadece işi taşıma işleri komisyoncusu sıfatı ile işleri organize ettiği, dosyada mevcut bulunan Hava Yük Senedi incelendiğinde davalının taşıyıcı sıfatının yer almadığının anlaşıldığı, dava dışı ....Ltd. Şti'nin taşıma işlerinin organizatörü olduğu ve ... Havayolları tarafından hava kargo taşıma işlemlerinin yapıldığı anlaşıldığından davalının somut olayda bizzat taşıyıcı sıfatının bulunmaması nedeni ile meydana gelen zarar bakımından kusur ve sorumluluğuna yukarıda yazılı bulunan mevzuat hükümleri gereği gidilemeyeceği anlaşılarak davalının meydana gelen zarar bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 552,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 7.015,10-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair taraf vekillerinin ve ihbar olunan vekillerinin yüzüne karşı verilen kararda HMK'nun 341. Maddesi uyarınca miktar bakımından istinaf sınırının altında bulunması nedeni ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13.03.2026
KATİP e-imzalıdır
HAKİM e-imzalıdır