İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/136 E. 2025/238 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/136
Karar No
2025/238
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/136 Esas KARAR NO : 2025/238

DAVA : Kullanmama Nedeniyle Markanın İptali DAVA TARİHİ : 15/06/2023 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2025

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1938 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulmuş, bilinen ve tanınan dış giyim koleksiyonuna sahip şirketlerden biri olduğunu, müvekkilinin pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de birçok marka tescilinin bulunduğunu, bu anlamda ..,..,.,... ve ... sayılı markaların TPMK nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının TPMK nezdinde müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ... ve ... sayılı marka tescillerinin bulunduğunu, yapmış oldukları araştırmalara göre davalının söz konusu bu markaları tescilden itibaren kanunda öngörülen beş yıllık süre içerisinde kullanmadığını, keza işbu davanın açıldığı tarihe kadar da davalının markaları ciddi ve kesintisiz bir şekilde kullanmadığını iddia ederek, davalı adına ... ve ... sayılar ile tescilli markaların kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkil şirketin, 1985 yılından bu yana erkek giyim üzerine faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin yıllardır tescilli seri markaları kapsamında satış, pazarlama ve tanıtım yaptığını, müvekkili şirketin tescilli "..." markası 03 / 09 / 18 / 24 / 25 / 26 / 35. Sınıflarda tescilli olup uzun yıllardır tescilli olduğu sınıfta kullandığını, müvekkilinin tamamen erkek giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, özellikle erkek takım elbise ürünlerinin satış ve pazarlamasını yaptığını, davacı firma ise kadın ve erkek giyim sektöründe faaliyet göstermekle birlikte tamamen spor giyim üzerine satış ve pazarlama yaptığını, hal böyle iken iki firmanın faaliyet konuları ve tanınmışlıkları da birbirinden oldukça farklı olduğunu, davacının iddialarının aksine müvekkilinin, adına tescilli ... sayılı markayı katalog, görsel ve faturalarda kullandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı adına ... ve .... sayılar ile tescilli markaların kullanılmama nedeniyle iptali taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,..,..,...,.... tescil numaralı markaların davacı adına, iptali talep edilen ... tescil numaralı markanın ilk defa 20/09/2005 tarihinde davalı adına tescil edildiği, 20/09/2015 tarihinden itibaren ise tescilin 10 yıl müddetle yenilendiği anlaşılmıştır. Davalı adına 07/12/2011 tarihinde tescil edilen .... sayılı markanın ise müddet olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 9. Maddesi uyarınca, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Mülga 556 Sayılı KHK'nın 14. Maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptaline ilişkin gerekçeli kararın 06 Ocak 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanması ile 6769 Sayılı SMK'nın 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında, 10/01/2017 tarihinden sonra açılan iptal davalarında, 5 yıllık sürenin hesabında aradaki bu günlük 4 günlük boşluk nedeni ile 6769 Sayılı SMK'nın yürürlüğünden önceki dönemde geçen sürenin de hesaba katılması gerekir. Zira 06/01/2017 tarihine kadar markanın kullanılmamasının bir yasal yaptırımı mevcuttur ve marka sahipleri de bunu bilmektedir. Türkiye'nin taraf olduğu Paris Sözleşmesi'nin 5/c maddesi ile TRIPS Anlaşmasının 19. Maddesinde de, markanın kullanılması koşulu düzenlenmektedir. Her ne kadar 6769 Sayılı kanunda, bir geçici madde ile 4 günlük boşlukla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de, 06/01/2017 tarihinden önceki kullanmama sürelerinin yok sayılması mümkün değildir. Sonuçta halen yürürlükteki yasal düzenlemeye göre tescilden itibaren 5 yıl kullanılmayan marka iptal edilir. SMK'nın 26. Maddesinin SMK önceki dönemde tescil edilmiş, fakat kullanılmayan markalar yönünden de uygulanması, kanunların geçmişe yürümeme ilkesine de aykırı değildir. Zira geçmişe etki yasağı mutlak olmayıp, hak sahiplerinin belirli bir hukuki duruma olan güveni objektif olarak haklı ise geçmişe etki yasağından söz edilemez. (Bakınız Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. Bası, S.983 vd) Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/11/2020 tarih ve 2020/1133 Esas 2020/5023 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır. Yine, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, kullanmama nedeniyle iptal davasında markayı kullandığını ispat külfeti marka sahibi davalıya aittir. Davalının yerleşim yeri itibarıyla Adana ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bildirilen internet adresleri, taraf iddia ve savunmaları, davalı ticari defterleri incelenerek davalı adına tescilli ... ve ... tescil nolu markaların tescilli oldukları her bir emtia yönünden kullanmama nedeniyle iptal koşullarının oluşup oluşmadığı, iptal koşullarının hangi tarihten itibaren oluştuğuna ilişkin rapor düzenlenmesi için talimat yazılmış, talimat yolu ile aldırılan 28/06/2024 tarihli rapor ile, davalıya ait 2010-2011-2012-2013-2014 ve 2015 Ticari Defterlerinin; Yukarıdaki tasdik şerhi yazılı defterlerin 213 sayılı VUK’nun 221-222-223-224-225 sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığı; ayrıca TTK’nın 64. Ve 222. maddesine uygun olarak kapanış tasdiki işlemlerinin de yaptırılmış olduğu, bu defterlerin VUK’nun 215. ve 219. maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı; davalının 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 ve 2023 Ticari Defterlerinin E-DEFTER kapsamında olduğu; Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca müştereken çıkarılan 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliği gereğince davacı e-defter kapsamında olup, ilgili dönemlere ilişkin e-defter ve berat dosyasının oluşturulma ve berat dosyalarının GİB sistemine yüklenme süresinde yüklemiştir. 6102 sayılı TTK m.64’de ise elektronik defter ile ilgili olarak; Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması hâlinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmaz. Bu defterlerin VUK’nun 215. ve 219. maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı; davalı tarafa ait 2005 39952 tescil numaralı markaya ilişkin olarak; tüm dosya kapsamı, özellikle davalının dosyaya sunmuş olduğu faturaların değerlendirilmesi sonucu, düzenlenen faturalarda kullanılan ... ibaresinin Sınai Mülkiyet Kanununu aradığı markanın kullanılması kriterlerine uygun bir kullanım olmadığı; markanın kullanmama sebebi ile iptali koşullarının markaların tescil tarihi olan 20.11.2006'dan 5 yıl sonra 20.11.2011 tarihinde gerçekleştiği, 6767 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 9. Maddesi gereği kullanımın ispat edilemediği ve markanın kullanmama sebebi ile iptali koşullarının tüm sınıflar yönünden gerçekleştiği belirtilmiştir. Davalı tarafın bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya yeniden resen oluşturulan heyete; dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bildirilen internet adresleri, taraf iddia ve savunmaları ve önceki rapor ile eki belgeler değerlendirilmek suretiyle; davalı adına tescilli ... ve ... tescil nolu markaların tescilli oldukları her bir emtia yönünden kullanmama nedeniyle iptal koşullarının oluşup oluşmadığı, iptal koşullarının hangi tarihten itibaren oluştuğuna ilişkin rapor düzenlenmesi için tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan ve sunulan 18/04/2025 tarihli rapor ile, İptali talep edilen .... tescil numaralı markanın 03, 09, 18, 24, 25, 26 ve 35. sınıflarda davalı adına tescil edilmiş olduğu ve halen geçerliliğini koruduğu, iptali talep edilen ... tescil numaralı markanın 35. sınıfta davalı adına tescil edilmiş olduğu ancak markanın sahibi adına hüküm ifade etmediği, marka tescilinin geçersiz olduğu, ticari vesika niteliği taşıyan bilgi ve belgelerin incelenmesinde ciddi ve yoğun kullanım emarelerinin görülmediği, iptali talep edilen ... tescil no.lu markanın tescilli olduğu mal ve hizmetlerde dava tarihinden geriye beş yıl içerisinde ciddi şekilde kullanıldığı ispat edilememiş olduğundan marka iptal koşulları olduğunun kabul edilebileceği belirtilmiştir. Davalı tarafın bilirkişi raporuna itirazı nedeniyle dosya itirazları karşılar ve özellikle davacının SMK'nın 26.maddesinde düzenlenen ilgili kişi olup olmadığına dair davacı markası da dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından sunulan 19/09/2025 tarihli ek rapor ile, ticari vesika niteliği taşıyan bilgi ve belgelerin incelenmesinde ciddi ve yoğun kullanım emarelerinin görülmediği, kök raporumuzdaki görüş ve kanaatlerimizin devam ettiği, tarafların kök rapora karşı beyan ve itirazları değerlendirilmiş olup, söz konusu itirazların kök raporda varılan sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacı tarafça ..,..,..,..,... tescil numaralı markalarında yer alan şekil ibaresi ile benzerlik gösteren ... ve ... tescil numaralı markaların iptalini talep ettiği, ancak .... tescil numaralı markanın tescilinin geçersiz olduğu anlaşılmış, bu marka yönünden açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. İptali talep edilen ... tescil numaralı markaya ilişkin davalının ciddi kullanımı olup olmadığı hususunda bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede; davalının delil olarak sunduğu faturaların üzerinde dava konusu edilen ... markasının yanı sıra davacıya ait diğer markaların da yer aldığı, ancak faturalar içeriğinde ... markası ile alakalı ürünlerin yer almadığı, davalı tarafça sunulan katalogların 2006-2007 tarihlerine ilişkin olduğu, yerinde yapılan incelemelerde ... markasının kullanımına rastlanmadığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında dava konusu edilen ... tescil numaralı markanın dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde ciddi kullanımının bulunmadığı ve iptal koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça markaların kullanmama nedeniyle iptal edilebilecekleri ilk tarih itibariyle yani dava tarihinden önceki bir tarih itibariyle iptallerine karar verilmesi talep edilmiş ve 30/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda 20/11/2011 tarihi itibariyle iptal koşullarının oluştuğu belirtilmiş ise de; davalı tarafın rapora itirazları ciddi görülerek görevlendirilen yeni bilirkişi heyetince 16/04/2025 tarihli raporda yer verilen tespitler ile hangi tarih itibariyle davalının markayı ciddi nitelikte kullanıma son verdiğinin tespit edilmesinin mümkün olmaması hususu göz önünde bulundurularak dava tarihi itibariyle iptaline karar verilmiştir. Davacının markalarındaki şekil unsuru ile dava konusu ... ibareli markadaki şekil unsurunun benzerlik göstermesi nedeniyle davacının iptal davası açmasında hukuki yararı olduğu anlaşılmış, netice itibariyle ... tescil numaralı marka yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Dava konusu ... tescil nolu marka dava tarihinden önce müddet olduğundan bu marka yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 615,40 TL ilam harcından, 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile, 435,50 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 359,80 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 785,00 TL tebligat - tezkere masrafı ve 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.785,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul - ret oranına göre hesaplanan 5.392,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 8-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/136, K. 2025/238, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-136-e-2025-238-k-07c03535f1ed