İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/134 E. 2025/176 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/134
Karar No
2025/176
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/134 Esas KARAR NO : 2025/176

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2023 KARAR TARİHİ : 01/07/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ticaret unvanından da görüleceği üzere davacı, orijinal ismi ile ... yani Türkçe adı ve Türkiye'de maruf hali ile "..." eserinin yazarı ...'nin anısını ve çalışmalarını/eserlerini korumak amacı ile kurulmuş olup, delillerle destekleneceği üzere Fransızca; ..., İngilizce; ..., Türkçe; ... ülkemiz de dahil dünyanın her yerinde tanınmış marka statüsünde olduğunu, .../.../ ...(bundan böyle dilekçemizde ağırlıklı olarak “...” olarak refere edilecektir); Fransız yazar ve ... tarafından yazılan ve ...'te yayımlanan bir hikaye olduğunu, söz konusu eser, ...'ta bir otel, odasında yazılmış olup; kitapta yazar ...'nin çizimleri de yer almakta olduğunu, söz konusu eser yayınlandığı ilk zamandan bu zamana kadar pek çok bale, opera, tiyatro oyunu, sinema filmine konu olduğunu, esere ve eserde yer alan çizimlere ilişkin Fransa, Japonya, Güney Kore, Brezilya, Danimarka, Katalonya vb. dünya genelinde pek çok farklı ülkede sergi ve müze faaliyeti gerçekleştirilmekte olduğunu, Davacıya ait marka dünya çapında Kanada; Almanya, Endonezya, Japonya, Marakeş, Singapur, Güney Kore; Tayvan, Tayland, ABD vb. pek çok ülkede tescilli olduğu gibi aynı zamanda ... ve ... nezdinde de tescilli olduğunu, Davacıya ait ... markası ile markanın Fransızca dilindeki karşılığı olan ... markaları en eskisi 1994 yılından beri olmak üzere uzun yıllardır TÜRKPATENT nezdinde tescilli olup tescile ilişkin belgeler ekte sunulmakta olduğunu, Davacının Türkiye'deki editörü/yayıncısı ... firmasından alınan bilgiye göre; ... (...) kitabına ilişkin tüm baskı/yayınlardan (orijinal basım, özel basım, çizimlerin açıldığı basım vb. dahil olmak üzere) 2011 yılında Türkiye'de 60.000 kopyası satılmış olduğunu, davacı tarafından bu hususun teyit edildiği Fransızca e-posta ekte sunulmakta olduğunu, ayrıca söz konusu kitapların ülkemizde okunması için Türkçe çevirileri yapılmakta olduğunu ve kitaplar ... adı ile ve üzerinde esere ait ayırt edici şekil unsurları ile yayınlanmakta olduğunu, Gerek “...” gerekse “...”, “...” ibareleri bakımından Uludağ Sözlük, Ekşi Sözlük, İTÜ Sözlük gibi ülkemizde çok yaygın ve bilinen forum sitelerinde pek çok yorum yer almakta olduğunu, hem orijinal dilinde hem de dilimizdeki versiyonu ile ülkemizde pek çok yoruma konu olmuş olması, söz konusu eserin ve dolayısıyla bu eser üzerindeki markanın ne denli yüksek bir bilinirliğe haiz olduğunu göstermekte olduğunu, aynı hususu teyit etmesi bakımından ekte; Türkiye'nin tirajı en yüksek gazete ve dergilerinde, bunların bloglarında ve de çok tanınmış yayın evleri tarafından yayınlanmış haber ve makalelere yer verilmiş olduğunu, Davacıya ait markanın tanınmışlığı ve bu tanınmışlıktan dolayı 3. kişilerin aynı/benzer marka başvurularının reddine karar verilmesi gerektiğine dair iddialarının TÜRKPATENT kararlarıyla da sabit hale gelmiş olduğunu, Davalı ..., davacıya ait ... markasını ve bu markanın farklı dillerdeki çevirilerini yani; "İngilizce; ... , Fransızca; ... , Almanca; ..." Portekizce; ... versiyonlarını marka olarak tescil ettirmek üzere TÜRKPATENT nezdinde başvuruda bulunduğunu ve piyasada davacı markasına tecavüz teşkil edecek ve haksız rekabet yaratacak şekilde kullanımlarda bulunmakta olduğunu, ve davalı tarafından TÜRKPATENT nezdinde yapılan izinsiz ve haksız marka başvuruları dilekçe ve ekte sunulduğunu, davalı, davacıya ait ... markasını ve markanın İngilizce, Fransızca, Almanca ve Portekizce dillerindeki versiyonlarına ilişkin izinsiz olarak TÜRKPATENT marka tescil başvurusunda bulunmuş olduğunu, bu markaların bir kısmı tescil edilmiştir, bir kısmi ise tescil harcı ödenmediğinden tescil edilmemiş olduğunu, Davalı yan, TÜRKPATENT nezdinde haksız ve hukuka aykırı marka başvuruları dosyalamakla ve tesciller elde etmiş olmakla kalmamış, aynı zamanda markaların yer aldığı ürünleri ... isimli internet sitesi vasıtasıyla ticari olarak satışa sunmakta ve haksız kazanç elde etmekte olduğunu, Davalı tarafından ... internet sitesinde ... markasının ... ürünleri üzerinde kullanılarak ticari amaçla satışa sunulduğu tespit edilmiş olduğunu, ... internet sitesinde ... markasını ihtiva eden zeytinyağı ürünleri satışa sunulmakta ve internet sitesinde iletişim kısmında ...'da mukim bir adres yer almakta olduğunu, zira davalı tarafından kucukprens.com.tr alan adı almakla kalınmamış, markanın İngilizce ve Almanca dillerindeki versiyonlarını oluşturan alan adları da elde edilmiş olduğunu, ....de (Almanca web sitesi) ... (İngilizce web sitesi) bu web siteleri de incelendiğinde içeriklerin birebir ... internet sitesi içerikleriyle aynı olduğu görülmekte olduğunu, bu web siteleri de incelendiğinde içeriklerin birebir ... internet sitesi içerikleriyle aynı olduğu görülmekte olduğunu, Yapılan tüm tespitler itibariyle, davacı şirket tarafından davalı firmaya 28 Mart 2023 tarihinde ... 38. Noterliği vasıtasıyla bir ihtarname gönderilerek davacıya ait markanın izinsiz ve haksız kullanımının derhal durdurulması ve tüm kullanımların derhal kaldırılması/sona erdirilmesi talep edilmiş olduğunu, ... 38. Noterliği vasıtasıyla gönderilen ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ekte Mahkememize sunulmakta olduğunu, davalı yan tarafından ... 32. Noterliği vasıtasıyla gönderilen ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarname cevabı ile ihtarnamelerine, olumsuz yanıt verildiğini, davalının davacı şirkete ait marka hakkını ihlal ve haksız rekabet yaratan eylemlerinin durdurulması için Mahkememiz nezdinde işbu davanın açılması taraflarınca zorunlu hale gelmiş olduğunu, Davalı tarafından elde edilen seri markaların SMK 6/9, 6/4, 6/5 kapsamında hükümsüzlüğüne karar verilmesini gerektiğini, Davalı taraf, davacının tanınmış marka ailesini kötüniyetli olarak birebir kopyalamış olduğunu ve bilerek davacıya ait markaların tanınmışlığından faydalanmaya çalışmakta olduğunu, Bu kapsamda, çok köklü bir geçmiş ve dünya genelinde yaygın bir kullanıma-tanınmışlığa sahip olan .../ .../... markası çok meşhur ve özgün, orijinal bir marka olmakla birlikte, ticaret sektöründe de çok yakından...tanınmakta olduğunu, bu bakımından, açıktır ki, Davacı geçmişi ve .../ .../... markası, davalı tarafından yakından tanınmakta, bu bağlamda tanınmışlığından haksız olarak yararlanılmaya çalışılmakta ve markanın itibarına zarar verilmekte olduğunu, Davalının gerek internet ortamındaki gerekse fiili kullanımları davacı şirkete ait önceki tarihli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmekte olduğunu, bu nedenle davalının tüm kullanımlarının ivedilikle durdurulması gerekmekte olduğunu, Davalı firma, davacının tanınmış markasını izinsiz olarak ürettiği ürünleri Türk piyasasında tanıtmakta, pazarlamakta ve farklı ülkelere ihraç etmekte olduğunu, dolayısıyla davalının gerçekleştirmekte olduğu üretim, satış, pazarlama, ithalat, ihracat fiillerinin 6769. Sayılı Kanun'un 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden olduğu sabit olduğunu, HMK 403. maddesi uyarınca davanın esasına girilmeden ve dava dilekçemiz davalıya tebliğ edilmeden evvel; Davacıya ait tanınmış “...” markası ile bu markanın İngilizce, Fransızca, Almanca ve Portekizce dillerindeki versiyonu olan “...”, “...”, “...”, “...” ibarelerinin davalı yan tarafından izinsiz olarak kullanıldığı aşağıda sıralanan internet siteleri/sosyal medya hesaplarının bilişim uzmanı bilirkişi marifetiyle incelemesi suretiyle tespitine ve tespit sonucunda elde edilecek sonuçların Mahkeme dosyasına konmasına; - ... - ...-uretimi - ... - ... -... - ... - ... - ... -... - ... Delil tespiti talepleri kapsamında, bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme neticesinde elde edilecek delillere göre davalının ihlal, tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin durdurulması için ihtiyati tedbir istemlerinin öncelikle ve ivedilikle incelenip sonuçlandırılarak; "Davacı şirketin önceki tarihli marka haklarını ihlal ve bu haklara tecavüz teşkil eden davalıya ait “...”, “...”, “...”, “...”, “...” ibareli tüm ürünlerin üretiminin, satışının, ihraç ve ithali ve dağıtımının her türlü tanıtım vasıtasında, materyallerinde, ve - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... -... - ... - ... Yukarıda sayılı internet sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında, işyerinde, üretim tesisinde, atölyesinde kullanılmasının durdurulması için tedbir kararı verilmesine ve bu konuda verilecek ihtiyati tedbir kararının infazı için ilgili İcra Müdürlükleri'ne ve Gümrük Müdürlükleri'ne, ve dahi erişimin engellenmesine yönünde Bilgi Teknolojileri Kurumu'na müzekkere yazılmasına, Davacı şirketin önceki tarihli haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan, davalıya ait “...”, “...”, “...” ,“...”, “....” ibareli ürünlere, ambalajlarına, bu ürünün üretilmesinde kullanılan ürün ve kalıplara ve markanın kullanıldığı tüm tanıtım materyallerine (tabela dahil) tedbiren el konulmasına, Davalı tarafından işletilmekte olan; - ... - ... - ... İnternet sitelerine dava sonuçlanıncaya kadar erişimin engellenmesine ve bu yönde Bilgi Teknolojileri Kurumu'na müzekkere yazılmasına, Davalı adına tescilli; ... başvuru numaralı “...” .... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “... ” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” Markalarının 3. kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu amaçla Türk Patent ve Marka Kurumu'na müzekkere yazılmasına, Davalının, davacı şirketin önceki tarihli marka haklarını ihlal ve bu haklara karşı tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin tespiti, durdurulması ve önlenmesine, Davalı adına tescilli; ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “....” ...başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “... ” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” Markalarının hükümsüzlüğüne ve Türk Patent ve Marka Kurumu sicilinden terkinine, Davalı tarafından işletilmekte olan .... internet sitesinin iptaline, ... ve ... internet sitelerine Türkiye'de erişimin engellenmesi kararı verilmesine, Davacı şirketin önceki tarihli marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına; davacı şirkete ait hakları ihlal eden davalıya ait “...”, “...”, “...” ,“...”, “...” markalı tüm ürünlere, reklam vasıtalarına, materyallere el koyularak muhafaza altına alınmasına, imhasına ve internet üzerindeki tüm kullanımların durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı tarafından Mahkememizi yanıltmak amacıyla açık olarak belirtilmemişse de davacının huzurdaki davayı açmaktaki temel amacı gönderdiği ihtarname ile yıldıramadığı davalıyı birden çok dava tehdidi ile korkutarak yıldırmaya çalışmaktan başka bir şey olmadığını, zira davalı ile davacı firma arasındaki temel uyuşmazlık esasen davacıya ait Türk patent nezdindeki tescilli; ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “ ...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “... ” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” ... başvuru numaralı “...” İbareli markaları hükümsüz kılmak suretiyle bu sınıflarda kendi adlarına Marka tescil etme çabasından başka bir şey olmadığını, Davacı ya huzurdaki davaya mesnet olarak gösterdiği tüm markaları tescilli oldukları sınıflarda SMK m. 19/2 uyarınca ciddi bir şekilde kullandığını ispat etmesi gerektiğini, Davalı ... hususiyetle zeytinyağı sektöründeki başarılarıyla tanınmış itibarlı bir iş adamı olduğunu, davacı yarın davalıya ilişkin kötü niyetli Marka mütecavizi ithamları gerçeği yansıtmamakta olduğunu, Vikipedi Türkçe ve İngilizce sayfaları davacı yanın müteveffa yazar ve eseri ile ilgili bazı açıklamalara doğrulamamakta olduğunu, nitekim görüleceği üzere 210 farklı dile çevrilmiş söz konusu eser artık tüm dünyaya mal olmuş konumdadır ancak söz konusu eserin tüm dünyaya ait olması 31.07.2014 tarihinden itibaren kelimenin tam anlamıyla gerçekleşmiş olduğunu, Eserin yazarı ...'te vefat etmiş ve ölümünün üzerinden 70 yıl geçmesi ile birlikte yazarın tüm haleflerinin eser üzerinde tüm telif hakları sona ermiş eser kamuya mal olmuş olduğunu, Sayın Mahkemenin malumu olduğu üzere fikri mülkiyet hukukunun süre yönünden getirilen bu sınırlama ile amaç eserin sahibine ve mirasçılarına yeteri kadar koruma sağladıktan sonra topluma mal olması sağlamakta olduğunu, zira fikir ve sanat eserlerinin bir fonksiyonu da toplumun sanatsal zenginliği artırmaktan ibaret olduğunu, Sayın mahkemenin de malum olduğu üzere bu aşamadaki ilk bakılması gereken 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri kanundaki ilgili maddeler olduğunu, Fsek madde 26/1 de açıkça eser sahibine tanınan mali hakların zamana bağlı olduğu ifade edilmiş olduğunu, Fsek madde 27/1 koruma süresinin eser sahibinin ölümünden sonra ancak 70 yıl devam edeceği 70 yılın dolmasından itibaren ise yine madde 26'ya birde ise herkesin eser sahibine tanınan mali haklardan faydalanabileceği hüküm altına alınmış olduğunu, her ne kadar karmakarışık ve çelişkili olsa da davacı yan davalıya ait tescili markalar hakkında SMK madde 6/4, 5,6 ve 9 kapsamında doğrudan SMK madde 6/1 kapsamında ise dolaylı olarak hükümsüzlüğü talebinde bulunmuş olduğunu, bu kapsamda dilekçenin devamında davacının SMK'nın ilgili maddeleri kapsamında temelsiz iddiaları yan yanıtlarımız yer vermiş olduğunu, Bilindiği üzere benzerlik değerlendirmesini ilk koşulu markaların tescili oldukları sınıfların birbirine benzerliği iken ikinci olarak aranılan şart markaları meydana getiren unsurlar yönünden markaların benzer olup olmadığı olduğunu, dolayısıyla markaların” benzerliği de değerlendirilirken bu iki usul sıralı olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup ancak ve ancak her iki koşulda gerçekleşmiş ise markalar arasında irtibat olduğuna karar verilebilecek olduğunu, başka bir değişle iki markanın yalnızca sınıflarının benzer olması bu markaların irtibat tehlikesi taşıdığı söylenebilmek için yeterli bir sebep olmadığını, bu çerçevede sayın mahkeme somut uyuşmazlık değerlendirirken de markaları meydana getiren işaretlerin bütün üzerinden ve özellikle ayırt edici unsurları dikkate alınarak suretiyle bir tespit yapılması gerekmekte olduğunu, Davalı ...'nın tescilli markaları hususiyetle ... da ki ürünler ve .... Sınıftaki perakende satış hizmetleri için tescil edilmiş olduğunu, Davacı'nın davalı markalarının için gerekçe gösterdiği markalardan yalnızca bir tanesi sadece ... sınıfta bazı ürünler bakımından tescilli vaziyette olduğunu, bu çerçevede izahdan vareste biçimde anlaşılacağı üzere davacı yanın dava dilekçesinde belirtilen görsel ibareli markası ile davalıya ait "...", "...", "...","..." ibare markalar arasında SMK madde altı-bir kapsamında herhangi bir benzerlik söz konusu olmadığını, zaten sicil kayıtlarında da anlaşılacağı üzere söz konusu markaların benzer olmadığı davacı yanın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından da incelenmiş ve markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığı yönünde görüş bildirerek müvekkil markaların tescil edilmesine karar vermiş olduğunu, Davacıya davasının birbiriyle çelişen bir diğer kısmı da davalıya ait olduğu iddia edilen Marka kullanımlar ilişkin asıl iddialara oluşturmakta olduğunu, nitekim davacı web sitelerini ilişkin bir takım taleplerde bulunmuşsa da yukarıda gerekçeli açıklamaları kapsamında davacı yanın bu talepleri anlamsız hale gelmiş olduğunu, zira davacının ilgili sınıfı teşkil eden ... sınıf kapsamında herhangi bir tescili markası bulunmadığından kendi markalarına dayanarak Müvekkile ait tescilli markalar kapsamında gerçekleştirilen faaliyetleri gerek SMK gerekse FSEK kapsamında durdurması mümkün olmadığını, işbu davanın esasına girmeden önce davacı yanın müteveffa yazar ...gerçek haleflerinin izniyle faaliyet gösterdiğini tartışmasız açık Türkçe delillerle ispat etmesinin istenmesine söz konusu temsil yetkisinin ispat edilmemesi halinde davanın hukuki yarar yoksulluğundan dava şartı doksanlığı reddine, işbu dava esasen davalıya ait markaların hükümsüzlüğü davası olduğu davalı da yerleşim yerinin İzmir olması nedeniyle huzurdaki davanın yetkili mahkemesinin SMK madde 156'ya altı kapsamında ... Fikri Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu açık olduğunu, bu sebeple tıpkı dava şartı doksanlı itirazların da olduğu gibi davanın esasına girilmektin yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, bu çerçevede yargılamanın selameti bakımından her şeyden önce işbu davanın Mahkememizce incelenerek en azından Marka hükümsüzlüğü ve fikri mülkiyet / Marka hakkında tecavüz davası olarak ayrı dosyalara tefrik edilmesine, Davacı yanın yabancı bir dernek olması ve Türkiye'de yerleşik bir adresi bulunmadığından yukarıda madde metinlerine yer verilen HK madde 84 ve MÖHUK madde 48 kapsamında davalının olası zararları yargılama giderleri ve vesair harçlarını teminat bakımından teminat yatırılmasını, davacı yani dava dilekçesinde müvekkil markaların hükümsüzlüğe gerekçe olarak gösterdiği tüm markaların SMK madde 19/2 ile SGK madde 25/7 çerçevesinde kullanmama def'inden bulunduğunu belirterek ilgili tüm mal ve hizmetler bakımından kullanıp kullanmadığını tespitine, "...", "...", "..." ve benzeri ifadeler hakkında davacı yanın mali hakları FSEK madde 26 ve 27 kapsamında yazarın ölümü üzerinden geçen 70 yıllık sürenin dolması itibari ile sona erdiğini tespitine, Davacı SK kapsamında davalı markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin tüm taleplerinin cevap dilekçelerindeki gerekçeli açıklamalar kapsamında bütünüyle reddine, Davacı davalının kullanımlarına ilişkin tecavüz iddialarının davacı yanı ilgili 29. sınıfta tescili markası bulunmaması nedeniyle bütünüyle reddine, Dosya kapsamında 10.07.2023 tarihinde alınan internet tespit raporunun birtakım eksiklikler içermesine nedeniyle sayın mahkemenin gerekli görmesi halinde yeniden rapor alınmasına, Mahkememiz tarafından savunması alınmak duruşması olarak verilen ihtiyari tedbir kararın itirazlar kapsamında duruşma olarak kaldırılmasına davacıya davalı muhtemel zararların tazmini bakımından teminat yatırılması, Davacının dava dilekçesine ve sair beyanlarında yer alan tüm haksız ve hukuksuz talepleri ile huzurdaki davanın bütünüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmalığın; Davanın Davalı adına tescilli; - ... başvuru numaralı “...” - ... başvuru numaralı “...” - ... başvuru numaralı “... -. ...başvuru numaralı “...” - ... başvuru numaralı “...” - ... başvuru numaralı “... ” - ... başvuru numaralı “...” - ... başvuru numaralı “...” - ... başvuru numaralı “...” - ... başvuru numaralı "...” - ... başvuru numaralı “..." Tescil nolu markaların hükümsüzlüğü, davalı eyleminin marka hakkına tecavüzü, haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması önlenmesi , ihtiyati tedbire hükmedilmesi , el koyma ve erişim engellenmesi taleplerine ilişkin olarak (Davalı tarafından işletilmekte olan ... internet sitesinin iptaline, ... ve ... internet sitelerine Türkiye'de erişimin engellenmesi kararı verilmesi, müvekkil şirketin önceki tarihli marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına; müvekkili şirkete ait hakları ihlal eden davalıya ait “...”, "...”, ...” ,"...”, “...” markalı tüm ürünlere, reklam vasıtalarına, materyallere el koyularak muhafaza altına alınmasına, imhasına ve internet üzerindeki tüm kullanımların durdurulmasına,) taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi ... 10.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... alan adlı web sitesinde yapılan incelemede site tescil bilgilerinde; Alan adının...A.Ş. firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ...tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOJS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, Alan adının 23.02.2022 tarihinde kayıt ettirildiği ve 22.02.2024 tarihine kadar kayıtlı olduğu, Site erişim ve yer sağlayıcısının “... Ltd.” olduğu site alan adında ve içeriğinde “...” ibaresinin yer aldığı, Sitede ... markalı zeytinyağlarının tanıtımının ve satışının yapıldığı, Sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde; Adresinin “Isarorpl ...”, e-mail adresinin ...olduğu, tespit edildiği, ...URL adresinde yer alan hesabında yapılan incelemede Hesap adının “....” olduğu, Hesabın Şubat 2022 tarihinde oluşturulduğu, Hesapta ... açıklamasının yer aldığı, Hesapta firma web sitesinin ... olduğu, Hesaptan 20.02.2022 tarihi itibariyle 31 adet paylaşım yapıldığı, Hesapta ... markalı ... ürünlerinin paylaşıldığı tespit edildiği, ... alan adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede Site tescil bilgilerinde; Alan adının ... firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı sahibi kişi bilgileri, com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOJIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmak Alan adının 02.06.2022 tarihinde kayıt ettirildiği ve 02.06.2024 tarihine kadar kayıtlı olduğu, Site erişim ve yer sağlayıcısının “... Ltd.” olduğu görüldüğü, site alan adında ve içeriğinde “...” ibaresinin ver aldığı, Sitede ... markalı zeytinyağlarının ve makarnalarının tanıtımının ve satışının yapıldığı, Sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde; Adresinin “...”, email adresinin ..., İletişim numarasının ...olduğu tespit edildiğini,....de alan adlı web Site tescil bilgilerinde; Alan adının ... firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOJS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, Site erişim ve yer sağlayıcısının “.. Ltd.” olduğu görülmüştür. Site alan adında ve içeriğinde “...” ibaresinin yer aldığı, Sitede ... markalı zeytinyağlarının tanıtımının ve satışının yapıldığı, Sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde; Adresinin “...”, Email adresinin ...de olduğu tespit edildiği görüş ve kanaatine varmıştır. Bilirkişiler ..., ..., ... ve .. 07.06.2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...”internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 07.01.2023 tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak içeriklerin ... olduğu ve “...” adıyla “...” ürün tanıtım ve satışların yapıldığı internet sitesi olarak kullanıldığı, “... " ibaresi çeviri uygulaması ile çevirisi yapıldığında Türkçe anlamının “...” olduğu, Davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin “...” adresinde davalı tarafından geçmiş dönemlerde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda İlgili internet sitesinin 2023 yılındaki arşiv, kayıtlarına ulaşıldığı ve davalı tarafından “..." adıyla “...” ürün tanıtımları ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı tespit edildiği, Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen ...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ancak ilgili URL adresinde girildiğinde yine davaya konu olan “...” isimli internet sitesine yönlendirilmiş olunduğu, internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak içeriklerin Almanca olduğu ve “...” adıyla “...” ürün tanıtım ve satışların yapıldığı internet sitesi olarak kullanıldığı, “...” ibaresi çeviri uygulaması ile çevirisi yapıldığında Türkçe anlamının “...” olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 23.02.2022 tarihinin kayıt olunduğu, Davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin *...” adresinde davalı tarafından geçmiş dönemde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda İlgili internet sitesinin sağlıklı olarak sadece 01.08.2023 tarihli arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve davalı tarafından “...” adıyla “...” ürün tanıtım ve satışların yapıldığı internet sitesi olarak kullanıldığı tespit edildiği, Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...”internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, ilgili alan adına güncel olarak girildiğinde hazır site ve hosting hizmeti sunmakta olan “...'” isimli siteye ait bilgilendirme sayfasının çıkmış olduğu ve bilgilendirmede ise ilgili alan adında güncel olarak web sitesinin bulunmadığına dair mesajın çıkmakta olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 04.06.2022 tarihinin kayıt olunduğu, Davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin “...” adresinde davalı tarafından geçmiş dönemlerde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda İlgili internet sitesinin 2023 yılındaki arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve davalı tarafından internet sitesinin İngilizce içerikler olarak “..." adıyla “... ürün tanıtımları” ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı, “...” ibaresi çeviri uygulaması ile çevirisi yapıldığında Türkçe anlamının “..." olduğu, Belirtilen tanımlamalar ve bilgiler ışığında, “..." “..." ele alındığında tüm dünyada tanınmış bir marka olduğu değerlendirildiği, tanınmış markaları kullanan üreticilerin var olan tanınmışlıktan yararlanmayı hedeflediği öngörüldüğü, Davaya dayanak yapılan ... tescil no.lu şekil markasının .... sınıfta, ... tescil no.lu “...” markasının ... sınıflarda, ... tescil no.lu “..." Markasının .... sınıfta, ... tescil no.lu “...” markasının ... ve .... Sınıflarda,... tescil no.lu “..." markasının... sınıflarda, ...tescil no.lu şekil markasının ...sınıflarda, ... tescil no.lu “..." markasının ... sınıflarda, ...tescil no.lu “...” markasının .... sınıfta,...tescil no.lu “...” Markasının .... sınıfta davacı adına tescil edilmiş olduğu, Hükümsüzlüğü talep edilen .. tescil no.lu “...” markasının ... Sınıfta, ... tescil no.lu “..." markasının ... sınıflarda, ... tescil no.lu “...” markasının .... sınıfta, ... tescil no.lu "...” markasının .... sınıfta, ... tescil nolu “...” markasının .... sınıfta, ... tescil no.lu “... ” markasının ...sınıflarda,... tescil no.lu "...*şekil" markasının .... sınıfta,...tescil no.lu “...” markasının ... sınıflarda, ... tescil no.lu “...” markasının .... sınıflarda, ... tescil no.lu “...” markasının...sınıflarda, ... tescil no.lu “...” markasının ... sınıflarda tescil edilmiş olduğu, Dava konusu “..." ibaresi ve karakterin çiziminden oluşan şekil unsurunun edebiyat dünyasında bilinen bir eser olmanın yanı sıra, eser üzerindeki mali hakların henüz sona ermediği dönemde davacının bu ibare ve şekil unsurunu muhtelif sınıflarda marka olarak tescil ettirdiği ve kullandığı; “..." ve şekil unsurunun bilinirliği edebiyat eserinden doğmakta ve markasal kullanımla devam etmekte olduğundan -davacı markalarının Türkiye'de tescilli olduğu dikkate alındığında- dava konusu markaların SMK m. 6/4'e uyarınca hükümsüzlük koşulları olduğunun kabul edilebileceği, Davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğunu (markaları yedekleme, şantaj vs. amaçlarla tescil edildiğini) gösterir bir delil sunulmamış olmakla SMK m. 6/9'a dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, Davacı adına önceki tarihlerde farklı dillerde tescil edilmiş olan “..." ibaresi ile şekil unsurlarından oluşan markalarının SMK m. 6/4 uyarınca bilinen markalar olduğu tespit edilmiş olmakla, davacı markaları tescilli olmadıkları mal ve hizmetler yönünden de korunduklarından, somut olayda marka hakkına tecavüz koşullarının olduğunun kabul edilebileceği, Davacı adına önceki tarihlerde farklı dillerde tescil edilmiş olan “...” ibaresi ile şekil unsurlarından oluşan Markalarının. marka hakkına tecavüz koşullarının olduğunun kabul edilebileceği durumunda, Davacı SMK'nın 150 ve 151'inci maddelerinde düzenlenen tazminat talebi şeklini belirtmemiş olup, Dosya da yeterli veri olmadığından tazminat hesabı yapılamamış, işlenen tecavüz fiili sonucunda Davacı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği, görüş ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişiler..., ... ... ve... 24.02.2025 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; Dosya üzerinde yaptığımız inceleme neticesinde, kök rapordaki açıklamalara karşı beyan ve itirazlar incelendiği, söz konusu itirazların kök raporda vardıkları sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı sonuç ve kanaatine varmışlardır. Davacı vekili 18/06/2025 tarihli davalarının geri alınması taleplerini içerir dilekçesi ile "Taraflar arasında 10.04.2025 tarihinde imza olunan sözleşme uyarınca, davaya konu markaların tümü davalı tarafça, davacı müvekkiline devir olduğunu, anılan markaların devrinin sicile yansıtılması için gerekli müracaat TÜRKPATENT nezdinde dosyalandığını, bu meyanda, yukarıda esas numarası belirtilen hakimliğiniz dosyasında müvekkilinin açmış olduğu işbu davayı geri almaya karar verdiğini, HMK 123. Maddesinde davanın geri alınması müessesi ”Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” şeklinde düzenlendiğini, işbu dilekçelerinin davalıya tebliğ edilmesini; akabinde davamızın geri çekilmesine dair taleplerinin kabulü ile yerine getirilmesine ilişkin gerekli usuli işlemlerin yapılmasına karar verilmesini, huzurdaki davaya ilişkin vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını" talep etmiştir. Davacı vekili 27/06/2025 tarihli dilekçesi ile "Taraflar arasında 10.04.2025 tarihinde imza olunan sözleşme uyarınca, davaya konu markaların tümü davalı tarafça, davacı müvekkiline devir olunduğunu, anılan markaların devrinin sicile yansıtılması için gerekli müracaat TÜRKPATENT nezdinde dosyalandığını, Mahkememize sunulan 18.06.2025 tarihli dilekçeleri ile davalarının geri çekilmesine dair talebimizin kabulü ile yerine getirilmesine ilişkin gerekli usuli işlemlerin yapılmasına karar verilmesinin talep edildiğini, tarafların sulh sözleşmesinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirebilmesi ve davalı markalarının TÜRKPATENT nezdinde müvekkiline devri işlemlerinin yerine getirilmesi için mahkememizce işbu dosya kapsamında verilen 13.06.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ile bu hususta TÜRKPATENT’e müzekkere yazılmasını" talep etmiştir. Davalı vekili 30/06/2025 tarihli dilekçesi ile "Mahkememizin işbu dava dosyası kapsamında davacı ve vekilleri ile yapılan şifahi görüşmeler kapsamında davanın geri alınması konusunda mutabık kalındığını, bu çerçevede HMK m.123 kapsamında davanın geri alınmasını kabul ettiklerini önemle bildirdiklerini, yine şifahi görüşmelerimizde tüm tarafların işbu davada karşılıklı olarak yargılama gideri, vekalet ücreti gibi hiçbir ad altında ek ödeme talep etmeyecekleri konusunda da anlaşmaya varıldığını, bu çerçevede huzurdaki davanın HMK m.123 kapsamında geri alınmasını kabul ettiklerini bildirir; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini ve kararda şifahi anlaşmalar ve sunulmuş/sunulacak yazılı beyanlar kapsamında herhangi bir tarafa vekalet ücreti yükletilmemesi ve yapılan tüm masrafların yapan taraf üzerine bırakılmasını ve kullanılmayan masrafların masrafı yatıran tarafa iade edilmesine hükmedilmesini" talep etmiştir. Davacı vekili davalı hakkındaki davasını geri aldığını bildirmiş, davalı vekili de geri alma beyanını kabul ettiğini bildirmiş olmakla; bu davalı yönünden açılan davada HMK 123. madde gereğince ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA karar verilerek yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: 1-Davacı davalı hakkındaki davasını geri aldığını bildirmiş olmakla; açılan davada HMK 123. madde gereğince ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-615,40 TL ilam harcının peşin alınan 179,90-TLharçtan mahsubu ile eksik kalan 435,50-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Taraf vekillerince talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Mahkememizin 13/06/2023 tarihli tensip zaptının 3 nolu ara kararınca davalı markaları üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına, bu hususta TPMK'ya müzekkere yazılmasına,, 5-Taraf vekillerince talep edildiğinden yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde taraflara iadesine, Dair karar tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE karar verildi. 01/07/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/134, K. 2025/176, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2023-134-e-2025-176-k-a6e8e9b8542c