İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/1233 E. 2025/1173 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/1233
Karar No
2025/1173
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1233 Esas KARAR NO : 2025/1173

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/12/2023 KARAR TARİHİ : 29/12/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 31/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekillerine ait araca davalıların sorumluluğundaki aracın kusurlu bir şekilde çarpması sonucu gerçekleşen trafik kazasında müvekillerinin yaralandığını ve aracında maddi hasar oluştuğunu belirterek davalılardan maddi manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Kusur maluliyet ve tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı İdris Kara vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Kusur iddiasını kabul etmediklerini, davacının tazminat talep ettiği zararları ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 26/06/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı ile davalı ..... plakalı ticari taksinin sürücüsü, davalı ..... işleteni, davalı ..... ise ruhsat sahibi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası ve zmms şirketi arasında haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasına yönelik tarafların kusur durumu, davacı tarafın maluliyet durumu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler ile davacının maddi tazminat talep şartlarının oluşup oluşmadığı varsa miktarının hesaplanmasına ilişkin maddi manevi tazminat davasına ilişkin olduğu görülmektedir. 2918 sayılı KTK nun 85. maddesi gereği, bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ile bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, aynı yasanın 88. maddesi gereği de, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlarında müteselsilen sorumlu olacakları, bu durumda araç sürücüsünün kusuru oranında kendisinin haksız fiil esasına göre, araç sahibi ve sigorta şirketinin ise bu kusur oranından kusursuz sorumluluk ilkelerine göre sorumlu olacağı, 6098 sayılı TBK. madde 61 ve 62 ile müteselsil sorumluluk esaslarına göre; birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermeleri durumunda veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı, müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her birinin, TBK. madde 162 ve 163 göre, borcun tamamından sorumlu olacakları, TBK. madde 167 uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu haklarınında mevcut olacağı, davacının, dava dilekçesinde müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından talep edebileceği, Motorlu araç işletenler, motorlu araç kazalarında doğabilecek zararların giderilmesini sağlamak amacıyla KTK.nın 91.maddesi uyarınca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) yaptırmakla yükümlüdür. Davalı Sigorta şirketi söz konusu aracın ZMSS sigortacısıdır. Bu kapsamda Sigorta şirketi sigorta poliçesinde ve KTK'da belirlenen sorumluluk kalemleri ve poliçedeki maddi limit ile sınırlı olmak üzere, davalının kusuru oranında, davacının zararının tazmininden sorumlu olacağı bilinmektedir. Dosyanın yapılan incelemesinde; davacının dava dilekçesinde trafik kazasından kaynaklı yaralanması sebebiyle davalı gerçek kişinin kusurlu olduğunu söz konusu kaza neticesinde bedeni zararlar gördüğünü ameliyat geçirdiğini belirterek tedavi giderleri, kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zararını talep ettiği anlaşılmıştır. Gerçekleşen kaza sebebi ile adli makamlarca tahkikat yapıldığı, açılan ceza davası neticesinde İstanbul .... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ..... E .... K sayılı kararı ile davalı ......'nun taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Davacının sağlık raporlarının, hastane kayıtlarının ,araç kayıtlarına ilişkin belgelerin, sigorta poliçesinin, maluliyete ilişkin raporların, hasar dosyasının, SGK tarafından rücuen tazminat ödemesi yapılmadığına ilişkin ve somut olaya konu diğer belgelerin toplandığı ve SED araştırmasının celp edildiği anlaşılmıştır. Kusur durumuna ilişkin hazırlanan 03/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna gelen itirazlar neticesinde ek rapora tevdi edilmiş ve 15/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda "Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, yasaktır. Kuralı ile yine 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU TRAFİK KAZALARINA KARIŞANLAR İLE İLGİLİ KURALLAR MADDE 81/C-D ile aynı Kanun YÖNETMELİK MADDE 152/ C-Ç Bentlerinde belirtilen, Madde 81 — Trafik kazalarına karışanlar: C) Kazaya karışan kişiler tarafından istendiği takdirde kimliğini, adresini, sürücü ve tescil belgesi ile sigorta poliçe tarih ve numarasını bildirmek ve göstermek, D) Kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak, zorundadırlar. Kuralları ihlal edilmiştir. BİRİNCİ DERECEDE TAM KUSURLUDUR Oransal olarak (% 100 YÜZDE YÜZ KUSURLUDUR.) B — .... plaka sayılı otomobil sürücüsü ......” nun 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliğinde belirtilen kural ihlali görülmemiştir. KUSURSUZDUR." denilmek suretiyle davalı aracın %100 oranında kusurlu olduğu tespit olunmuş denetime elverişli rapora karşı ileri sürülen itirazlar reddolunarak yargılamaya devam olunmuştur. Kazanın meydana geldiği tarih 26/06/2022 olmakla, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından verilen20/05/2025 tarihli ATK raporunda "SONUÇ Mevcut tıbbi belgelere göre; ,..... ve ...... kızı, 21/04/1999 doğumlu, ..... ’un 26/06/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olayla illiyetli yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." demek suretiyle davacının maluliyetinin %0 olduğu, iyileşme süresinin ise 4 ay olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu rapora karşı sunulan itirazlar reddedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Aktüerya bilirkişisi raporu ile bahse konu talepler nedeniyle davacının zararının hesaplanması istenmiştir. 17/11/2025 tarihli denetime elverişli aktüerya bilirkişi raporunun sonuç kısmında "ATK .... İhtisas Kurulunun raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, Davacının maluliyeti olmaması hasebiyle ekonomik geleceğin sarsılması maddi zarar şartlarının oluşmadığı, hal böyle olunca; ekonomik geleceğin sarsılması maddi zarar hesabına yer olmadığı, ATK .... İhtisas Kurulunun raporunda davacının geçici olarak bakıcıya ihtiyacı olduğuna dair bir tespit bulunmadığından bakıcı gideri hesabına yer olmadığı, Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 33.374,59 TL olduğu, Davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılamadığı, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 01.03.2023 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 26.06.2022 kaza tarihi ve faiz nev'inin avans faizi olduğu," denilerek davacı tarafından talep edilebilecek maddi tazminat bedelleri belirlenmiştir. Tedavi giderlerine ilişkin davacı tarafından dava dilekçesinde açıklama bulunmamakta ise de hastane yol giderleri kapsamında iş bu tutarları talep edebileceği değerlendirilmekle birlikte a SGK tarafından gönderilen 13/06/2024 tarihli cevabi yazıda "Tedavi kayıtları ile ilgili (26/06/2022 tarihi itibariyle tarama yapılmıştır) ..... adına Kurumumuzla Sözleşmeli/Protokollü Sağlık Hizmet Sunucuları tarafından Kurumumuza fatura edilmiş ve Kurumumuz tarafından karşılanmış tutarları gösterir ..... Hastane dökümlerinin yazımız ekinde Mahkemenize sunulduğu, Kurumumuz tedavi giderleri ile ilgili ödemeleri Sağlık Hizmet Sunucularına ..... Hastane sisteminden fatura edilen işlemler üzerinden gerçekleştirdiği, ..... adına tedavi giderleri ile ilgili herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı hususunu." demek suretiyle davacı tarafından ayrıca bir ödemenin yapılmadığının belirtildiği, her ne kadar aktüerya bilirkişi raporuna karşı itirazında 2026 yılı kapsamında platin çıkarılmasına ilişkin giderlerin de hesaplanması istenmiş ise de henüz operasyonun gerçekleştirilmediği bu nedenle talep edilemeyeceği, davacı vekili tarafından sunulan değer arttırım dilekçesi ile yapılan hesaplamanın kabul edildiği, karar duruşmasında "Davacı asil tarafından sunulan itiraz dilekçesinin şu aşamada dikkate alınmamasını talep ederim " şeklinde beyanda bulunulduğu anlaşılmakla ek rapor alınmadığı ve tedavi ile bakım giderleri kapsamında talep edilen 250,00 TL maddi tazminatın davacının yapmış olduğu hayatın olağan akışına uygun ulaşın, yemek vb giderler kapsamında hak ettiği kanaatine varılmıştır. Davalı sigorta şirketi her ne kadar bir kısım ödemeler yaptığını ve bu nedenle tazminat yükümlülüğünden kurtulduğunu belirtmiş ise de ödemelerin yeterli olmadığının raporda tespit edildiği, işbu rapora karşı sunulan itiraz dilekçesinde davacının kask ve koruyucu ekipman takmadığını, kusura katılımının olduğunu iddia etmiş ise de davalının iddiasını ispata yarar herhangi bir evrak sunmadığından bu iddiasına itibar edilmemiştir. Davalı ..... her ne kadar kaza günü bahse konu aracı kendisinin kullanmadığını beyan etmiş ise de yapılan ceza yargılamasında dinlenen tanık beyanları ve soruşturma belgeleri ile cezalandırılmasına yönelik verilen hüküm dikkate alındığında davalının bu iddiasına itibar edilmemiştir. Davalı sigortaca geçici iş göremezlik teminatının poliçe kapsamında olmadığı iddia edilmişse de; İstanbul BAM......HD.nin .... E .... K Sayılı kararında da " TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı iş göremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). " gerekçesinde belirtildiği üzere sigorta şirketi geçici iş göremezlik, tedavi ve iyileşme giderlerine ilişkin tazminat talebinden sorumlu olduğu anlaşılmış olup itirazların reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı tarafından 04/12/2025 tarihinde dava değer artırım dilekçesi sunulmuş olup dava değeri arttırılmıştır. Davalılardan kazaya kusuruyla sebebiyet veren sürücü ile KTK.85/1 uyarınca araç maliki, işleten diğer davalı, sürücü ve ilgili aracın ZMS sigorta şirketi geçici iş göremezlik tedavi giderlerinden poliçe kapsamında sorumlu olduğundan (İstanbul BAM 40.HD. 2020/438 E. 2023/30 K.), maddi tazminat alacağının, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, bu bedele sürücü, malik ve işleten yönünden zararın doğduğu kaza tarihi olan 26/06/2022 tarihi itibariyle, sigorta şirketi yönünden ise başvuru tarihinden 8 iş günü sonra temerrüde düştüğü kabul edilerek 01.03.2023 tarihinden itibaren avans faizi (kazaya sebebiyet veren davalı aracının ticari araç olması nedeniyle) işletilmesine karar vermek gerekmiştir. Bu bilgiler ışığında davacı ile davalı gerçek kişi arasında gerçekleşen trafik kazası neticesinde talep edilen maddi tazminat hususuna ilişkin yapılan yargılama neticesinde davalının kusur durumu ve davacıda mevcut maluliyet doğrultusunda yapılan hukuka uygun ve denetime elverişli hesaplamalar neticesinde maddi tazminat talepleri yönünden kısmen kabule ilişkin karar verilmekle birlikte davacı tarafından talep edilen manevi tazminat talebinin incelenmesinde manevi zararın, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilme olduğu, duyulan acının, çekilen ızdırabın manevi zararın onun görüntüsü olarak ortaya çıkabileceği, manevi tazminatın, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşıdığı, manevi tazminatın, bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesinin gerektiği, takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar olması gerektiği, 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartların açıkça gösterildiği, bunların her olaya göre değişebileceğinden hakimin, bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermesi gerektiği dikkate alınmalıdır.

Somut olayda, davacının kazadan kaynaklı manevi tazminat isteminin kazanın meydana geliş şekli , yaralanma durumu, ATK'dan alınan maluliyet raporu, kusura ilişkin bilirkişiden alınan rapor, iyileşme süreçleri, paranın satın alma gücü, kaza tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazadan kaynaklı duyulacak üzüntü ve keder dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek kazanın haksız eylem olması sebebiyle yasal faiz ve kaza tarihleri temerrütte dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının sabit görülen 33.624,59 TL geçici iş göremezlik ve 250,00 TL tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminatının davalılar .... yönünden kaza tarihi 26.06.2022’den itibaren işleyecek avans faizi, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi 01.03.2023'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE Davacının sabit görülen 35.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüyle kaza tarihi olan 26.06.2022’den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıavalılar .....'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat açısından alınması gereken 2.313,97.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 28,35.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 2.285,62.-TL karar harcının davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat açısından alınması gereken 2.390,85.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 426,75.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.964,10.-TL karar harcının davalılar..... 'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcının davalılardan 28,35.-TL peşin harcın davalılardan 426,75 TL harcın ise davalılar ......'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti 5.217,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 17.217,00.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.091,91 TL'sinin davalılardan, 1.128,19 TL'sinin davalılar .....'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat açısından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 33.874,59.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat açısından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 35.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılar .....'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davalı .... taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat açısından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 250,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 10-Davalı ..... ve sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat açısından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 35.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 11-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 209,19.-TL'sının davalılardan 214,93 TL'sinin davalılar ..... 'dan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/12/2025

Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/1233, K. 2025/1173, T. 29.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-1233-e-2025-1173-k-f73ce6c8fdaf