İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/118 E. 2023/874 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/118
Karar No
2023/874
Karar Tarihi

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/118 Esas - 2023/874 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/118 Esas KARAR NO : 2023/874

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/02/2023 KARAR TARİHİ : 20/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.08.2022 tarihinde davalı... ... ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından 05/04/2022 - 05/04/2023 tarihlerini kapsayan 53016962 poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış olduğunu, poliçe kapsamında İMM Kombine Limiti'nin 500.000,00 TL olduğu, manevi tazminata yönelik sorumluluğun ise limitin %20'si ile sınırlı olduğu değerlendirilerek 100.000,00 TL olduğunun anlaşılmış olduğunu, sigorta şirketinden talebin 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili ...'ın eşinin öldüğü kaza anına bizzat tanık olmuş olduğunu, müvekkilinin yaşadığı psikolojik travmanın etkisi ile ilaçlarla ayakta durabilmekte olduğunu, müvekkilinin bundan sonra tek başına çocuklarının sorumluluğunu üstlenmek zorunda ve artık hayatındaki herşey ile tek başına mücadele edecek olduğunu, aynı durumun çocuklar için de geçerli olduğunu, çocukların da annelerini çok sevmekte olduğunu, bundan sonraki hayatlarını artık annesiz geçirecek olduğunu, açıklanan nedenlerle 25/08/2022 tarihinde meydana gelen tek taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkillerinin uğradığı manevi zararlar için kazada hayatını kaybeden ...'ın, eşi ... için 150.000,00 TL, çocukları ..., ..., ... için 100.000,00'er TL ve anne ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinin teminat limiti gözetilerek davalının sigorta şirketinden teminat limiti kadar davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğu çerçevesinde tazmin edilmesi, artan kısım için sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara müşterek ve müteselsilen tahmil edilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafların dilekçesinde müvekkilleri yönünden ileri sürdüğü konuların ve taleplerin hiçbirinin kabul edilemez olduğunu, şöyle ki; davaya konu olayın oluşundan da anlaşılacağı üzere müvekkili ...'in kendi iradesi dışında bir kaza meydana gelmiş olduğunu, kaza sonucunda kaza tespit tutanağı düzenlenmiş olup burada müvekkilinin tam kusurlu olarak gösterilmiş olduğunu, bu kaza tespit tutanağının polislerce düzenlenmiş olup her ne kadar müvekkilinin tam kusurlu gösterilse de haricen kusur durumuna ilişkin rapor alınmasının gerekmekte olduğunu, olay anında müteveffanın durduğu yer itibariyle yayaların kusur durumunun değerlendirilmemiş olduğunu, ceza yargılaması sürecinde de adli tıp kurumundan kusura ilişkin rapor alınmamış olduğunu, dava dilekçesinde belirtildiği şekliyle müvekkili ...'in araç başında uyuduğuna ilişkin bir ibare olmadığını, bu durumun ceza dosyası incelendiğinde ortaya çıkacak olduğunu, olayın öncesinde ve sonrasında müvekkilinin uyumasını gerektirecek ya da yorgun olacağı bir durum olmadığını, kaza tespit tutanağı da incelendiğinde müvekkiline bir kusur sebebinin yüklenememiş sadece dikkat ve özen yükümlülüğü denmiş olduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen şekilde hız ya da başka bir kural ihlali tespit edilememiş olduğunu, rapor alınması gerekmekte olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş miktarda olduğunu, takdir edilecek manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmalı olduğunu, alınacak kusur raporundan sonra da kusur oranının değişeceğinin düşünmekte olduğunu, değişmese bile müvekkilinin kazadaki durumu düşünüldüğünde elinde olmayan değiştiremeyeceği bir sebeple meydana gelen kazada istenilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu görülecek olduğunu, müvekkilinin tutuklu yargılaması sonucu yaptığı işleri bitirememesi devam edememesi dolayısıyla maddi olarak zor durumda kalmış olduğunu, bu miktardaki bir ödemenin müvekkilinin ve ailesi için tam anlamıyla maddi bir yıkım haline gelecek kendisi ve çocuklarının muhtaç duruma gelecek olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle davacıların hukuki dayanaktan yoksun dava taleplerinin itirazları nedeniyle reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıların üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamış olmakla birlikte, dosya kapsamına alınan 17/07/2023 tarihli dilekçesi ile, davacı tarafça dava tarihinden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş düzeyde olduğunu ve zenginleşme amacı taşıdığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. 15/05/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davalı sürücü ...'in meydana gelen olayda, % 100 (Yüzde yüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, kaza tarihi olan 25/08/2022 tarihinin poliçe vadesi içinde ve dava konusu manevi tazminatın poliçenin İMM Kombine Limit 500.000,00TL sigorta bedeli içinde kloz/özel şartı kapsamında toplam limitin %20'si ile sınırlı olarak 100.000,00TL limit ile sınırlı teminat kapsamında olduğu, davalı sigorta şirketi Orient Sigorta A.Ş.'nin 53016962 poliçe numaralı Otosor Orient Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında teminat altına alınan manevi tazminat taleplerinin 100.000,00 TL ile sınırlı olduğu bildirilmiştir. ... 15.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/292 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; "...olay tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerinde seyir halindeyken uyumak suretiyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu 129. Sokak kesişiminde bulunan dosya kapsamındaki fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere yaya kaldırımı üzerinde bulunan otobüs durağında beklemekte olan .... ... ... ve ...'a çarptığı, neticesinde ... ... ve ...'ın vefat ettikleri, 25/08/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağında ... plakalı sayılı aracı ile kaza mahallindeki samimi beyanında; Fatih Sultan Mehmet Bulvarı'ndan seyirle Sincan istikametine 129. Sokak kavşağını geçince bir an bilinmeyen bir sebeple aracının kontrolünü kaybederek sağa manevrayla yaya kaldırımına çıkarak aracının ön kısmıyla EGO 20638 nolu otobüs durağına çarparak durakta bekleyen ..., ... ... ... Otobüs Durağı'nda bekleyen yayalar ..., ... ... ... ihlallerinin görülmediğine yer verildiği, ..." belirtilerek sanık ...'in Taksirle Birden Fazla İnsanın Ölümüne Neden Olma suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Dava; ölüm ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup, kaza tespit tutanağı uyarınca sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek otobüs durağında bekleyen müteveffa ...'ın da içerisinde bulunduğu yayalara çarpması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...'in tamamen kusurlu olduğunun belirlendiği,... 15.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/292 Esas sayılı ilamı ile sanık ...'in taksirle birden fazla insanın ölümüne neden olma suçu sabit görülerek,hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporu ile, davalı sürücü ...'in meydana gelen olayda, % 100 (Yüzde yüz) oranında tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği, sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen aracın diğer davalı ... adına kayıtlı olup, davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihini kapsar şekilde genişletilmiş kasko sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğu, iş bu poliçenin İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Klozu başlıkılı bendinin "...Manevi tazminat talepleri, poliçede yer alan kaza başına bedeni ya da maddi bedeni ayrımsız limitinin içinde kalmak kaydıyla mezkur limitin %20'sine kadar teminat dahildir." şeklinde düzenlendiği, İMM Kombine Limitinin 500.000,00 TL olduğu, iş bu limitin %20'si olan 100.000,00 TL ile sınırlı olarak manevi tazminat taleplerinin teminata dahil edildiği görülmüştür. 6098 TBK'nun 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Yasanın 51. maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olayın oluş şekli, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in tamamen kusurlu olduğu, Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporu, kaza tespit tutanağı ve ceza yargılamasında hükme esas alınan maddi vaka belirlemesinin birbiri ile uyumlu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davalı ...'in meydana gelen zarardan araç işleteni sıfatıyla sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ihtiyari mali sorumluluk sigorta genel şartlarında teminat kapsamında manevi tazminat talepleri teminat altına almış olması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, kazada davacı ...'ın eşi, davacılar ..., ... ve ...'nun anneleri, davacı ...'ın evladı olan ...'ın vefat etmiş olması, davacıların kazada eş, anne ve evlatlarını kaybetmeleri nedeniyle çektikleri acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak, takdiren davacı ... için 150.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 100.000 TL poliçe limiti tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Davacıların dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuru yapmadıkları anlaşılmakla, tamamlanabilir dava şartı olduğu gözetilerek, yargılama sırasında davalı sigorta şirketine başvuru yapılması amacı ile süre ve imkan tanınmış olup, davacılar tarafından yapılan başvuru neticesinde, sigorta şirketine ait 26/07/2023 tarihli yazı ile taleplerinin kabul edilmediği görülmüştür. Dava tarihinden önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığından, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin dava tarihi olan 16/02/2023 tarihi olduğu, diğer davalılar yönünden haksız fiil hükümlerine göre, kaza tarihi olan 25/08/2022 tarihi olduğu kabul edilerek, hükmedilen tazminata iş bu tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-DAVANIN KABULÜ İLE; -Davacı ... için 150.000,00 TL -Davacı ... için 100.000,00 TL -Davacı ... için 100.000,00 TL -Davacı ... için 100.000,00 TL -Davacı ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 100.000 TL poliçe limiti tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ve dava tarihi olan 16/02/2023 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 2-Alınması gerekli 34.155,00 TL harçtan peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.447,25 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.707,75 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 24.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 3.871,00 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 11-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.280,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı Orient sigorta vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2023

YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: Bilirkişi Ücreti : 3.000,00 TL Posta Masrafı : 665,50 TL Başvurma Harcı : 179,90 TL Vekalet Harcı : 25,60 TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/118, K. 2023/874, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-118-e-2023-874-k-df1d2b9f8e7b