İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/1152 E. 2025/1113 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1152
- Karar No
- 2025/1113
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1152 Esas KARAR NO : 2025/1113
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/12/2023 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan .... Şirketi 'nin maliki olduğu ...'nın kullandığı ... plakalı çekici aracın 11.01.2023 tarihinde saat 10.00 sıralarında İstanbul ili ... ilçesinde müvekkiline ait ... plakalı aracı çekerken, çektiği araçtan düşürerek hasarlanmasına neden olduğunu, ilgili kaza tutanağının dilekçeleri ekinde sunulduğunu, ilgili kazada müvekkilinin bir kusuru olmadığı gibi tüm sorumluluğun davalılarda olduğu kaza tutanağı ile de sabit olduğunu, davalıların ihtiyari mms poliçe sigortacısı .... Sigorta Şirketi olduğunu, ilgili sigortanın ... nolu poliçe kapsamında 10.05.2023 tarihinde ... açıklaması ile 18.835 TL hasar ödemesi, 21.07.2023 tarihinde ... açıklaması ile 15.000 TL değer kaybı ödemesi gerçekleştirmildiğini; ancak ilgili şirket gerek hasar ödemesini gerekse değer kaybını ödemesini kısmen yaptığını, bakiye kısımlar için işbu davayı açmak gerektiğini; müvekkilinin bağımsız ekspertiz şirketi ... Ekspertize başvurmuş ve ekspertiz ... tarafından hazırlanan rapor ile hasar bedelinin 46.883,99 TL olarak hesaplandığını, ekspertiz ücreti olarak 724,05 TL ödendiğini ve faturasının ekte sunulduğunu, davalının müvekkiline ait araca çarpması sonucu henüz sıfır ayarında olan, nerede ise hiç kullanılmamış müvekkilinin aracının baştan aşağıya onarım görmüş durumda olduğunu, nitekim aracın onarım bedelinin bağımsız eksper tarafından 46.883,99TL olarak tespit edildiğini, bu durumda müvekkiline ait araçta ciddi manada değer kaybına sebebiyet vereceği kabul edilmesi gerektiğini; müvekkilinin aracının davalının sebebiyet verdiği kaza sonrası uzun süre ile kullanılamadığını, müvekkilinin aracı kullanamadığı her gün için araçtan mahrumiyet bedeli talep etme zarureti doğduğunu, zira davalıların ihtiyari MMS sigortacısı kazadan 4 ay sonra ödeme yaptığını, yine yapılan ödeme ile aracın tamiri mümkün olmamış müvekkilin aracını kullanması uzunca süre mümkün olmadığını; müvekkilinin aracının hasar gördüğü olayda davalıların sorumlu olduğu ... plakalı aracın kusurlu olduğunun anlaşıldığını, kaza tutanakları suretinin ekte yer aldığını, kusur değerlendirilmesinde görüleceği üzere davalının % 100 tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar hiçbir şekilde tam olarak karşılanmamış olup hasar bedelinin tespiti ve tahsili ile değer kaybı tazminatının tespiti ve tahsili ve yine araç mahrumiyet bedelinin tespiti ve tahsili için bu davayı açma zarureti doğduğunu, müvekkilinin kendi aracındaki zararını kendisinin gidermek durumunda kaldığını, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar gerek olay yeri gerekse hasar fotoğrafları ile sabit olup zararın tespiti bağımsız ekspertiz şirketi ile de tespit edilmiş olduğu; müvekkiline ait aracın 2013 model, henüz 157.106 Km. de tabiri caizse sıfır ayarında , orijinal ve hatasız bir araçken, mevcut kaza sebebiyle aracın ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere nerede ise tüm parçalarının işlem gördüğünü, aracın görmüş olduğu işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağı kaçınılmaz bir gerçek olduğunu, kaza tarihinden uzun süre sonra eksik de olsa yapılan pert tazminat bedeline rağmen müvekkilinin arada geçen sürede aracını kullanmakta mahrum kalmış ve davalı araç sürücüsü ve sahibi nedeniyle aracını kullanamamış olduğunu, bu sebeple araç mahrumiyet bedeli taleplerinin bulunduğunu; belirterek arttırım hakları saklı kalmak üzere HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davalarının kabulü ile, 50,00-TL hasar bedelinin, 50,00-TL değer kaybı, 724,05 TL ekspertiz ücretinin, kaza tarihi olan 11.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinden poliçe teminat limitleri kapsamında) tazminine, 50,00 TL mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 11.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ... Anonim Şirketi ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tazminine, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı .... Hizmetleri A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, müvekkili şirkete ait ... plakalı çekicinin, ... plakalı araca 11.01.2023 tarihinde zarar verdiğini iddia ederek araç hasar bedeli, değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve ekspertiz ücreti talep etmiş, ancak bu talepler haksız ve dayanaksızdır; öncelikle dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk süreci işletilmemiş olması dava şartı noksanlığı oluşturduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca, davacının talep ettiği tazminat miktarlarını belirleyebilecek durumda olmasına rağmen belirsiz alacak davası açması hukuki yarar yokluğu teşkil ettiğini, trafik polisi talimatıyla UKOME kararı gereğince çekilmiş olup çekim işlemi güvenlik önlemleri alınarak gerçekleştirildiğini; bu yönüyle müvekkil şirketin hizmeti kusursuz ifa ettiği ve çekim sırasında doğrudan bir ihmal bulunmadığı, müvekkili arasında illiyet bağı olmadığı gibi, davacının yasak yere park etmesi kazanın esas sebebi olup, kusuru illiyet bağını kesecek nitelikte olduğunu, ayrıca, araçtaki hasarın kapsamı, değer kaybı ve mahrumiyet zararı davacının sunduğu belgelerle objektif şekilde ispatlanamamış; araç geçmişi, hasar durumu, piyasa değeri gibi kriterler dikkate alınmadan hazırlanmış belgeler üzerinden müvekkil sorumlu tutulmaya çalışıldığını, Yargıtay kararları uyarınca bu tür tespitlerin uzman bilirkişi incelemesiyle yapılması zorunlu olduğunu, mahrumiyet bedelinin hesaplanmasında da davacının defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, ayrıca, faiz başlangıcı olarak kaza tarihinin esas alınması hukuka aykırı olup, bu konuda müvekkile daha önce herhangi bir ihtar yapılmamıştır. Öte yandan, müvekkilin aracı ... Sigorta nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında olup, sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını, mahrumiyet bedeli yönünden ise ödeme yapılıp yapılmadığının sigorta nezdinde araştırılmasını, bu nedenlerle, davanın tümden reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili .. Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde özetle;başvuran taraf, ... plakalı araca ilişkin bakiye değer kaybı talebiyle başvuruda bulunmuşsa da, bu talep haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiği; zira söz konusu araç, ... numaralı ve 20/01/2022–2023 tarihleri arasında geçerli 3. şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olup, müvekkil şirketin sorumluluğu sadece poliçedeki azami teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı, ayrıca sadece gerçek zararla sınırlı olduğunu, kazaya ilişkin olarak müvekkil şirket davacıya, 21/07/2023 tarihinde 15.000 TL değer kaybı ve 25/10/2023 tarihinde 18.835 TL maddi hasar ödemesi yapmış, böylece poliçeden kaynaklanan yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini, bu doğrultuda, müvekkilin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, ayrıca, araçta gerçekten bir değer kaybı olup olmadığının ve varsa bunun miktarının teknik açıdan, aracın modeli, kilometresi, geçmiş kaza durumu, parçalar ve işçilik bedelleri dikkate alınarak uzman bir bilirkişi marifetiyle yerinde inceleme yapılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca ZMSS genel şartları uyarınca müvekkil şirketin başvuru tarihinden itibaren 8 gün içinde ödeme yükümlülüğü doğmakta olup, bu süre sonunda temerrüt oluştuğunu, tüm bu nedenlerle, başvuru sahibinin haksız tazminat talebinin reddine, aracın uzman bilirkişi tarafından yerinde incelenerek değerlendirilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin başvuran tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'nın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklanan araçta oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararına ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. 11/01/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumu ve dava konusu araçtaki hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararından kimin hangi oranda sorumlu olduğu, varsa davalıların ödemesi gereken bedelin ne kadar olduğu noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir. Gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumunun incelenmesinde; dosyaya konu edilen hasara ilişkin olayın;11/01/2023 tarih ve 9002 kaza sıra no.ile Bahçelievler Trafik Denetleme Büro Amirliğince düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tutanağından da açıkça belli olduğu üzere hasarı dava konusu edilen ... plakalı aracın park halinde bulunduğu yerden davalı sürücü ... yönetimindeki çekici ile kaldırılması sırasında çekici bıçaklarından kayarak kaldırıma düşmesi sonucu ... plakalı araçta hasar meydana geldiği anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 119., 120. ve 121. Maddeleri dikkate alınarak yapılan incelemede; aracın bulunduğu yer itibariyle kural dışı bir şekilde park edilmiş olduğu ve yine bu maddeler uyarınca da bulunduğu yerden yetkililerce kaldırılmasının kurallara uygun olduğu ancak aracın kaldırılması sırasında işlemi yapan görevlinin, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 121.maddesinin (A) bendinin 1.fıkrası uyarınca bu işlem sırasında gerekli özeni göstermediği kanaati oluşmuş olup işlemi yapan yetkili sıfatındaki davalı sürücü ...'nın tam (%100 oranında) kusurlu bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi kök ve ek raporuyla; hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararına yönelik hesaplama yapılmıştır. Dava dosyasındaki belgelerden, muafiyet tenzili ve ödenen bedelin mahsubu sonucu dava konusu araçta oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli hesaplanmıştır. Alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; kusur ve zarar iddiası dosyada mevcut deliller ve hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre ispatlanmış olup davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 10.165,00TL hasar bedeli, 6.939,00TL değer kaybı ve 724,05TL ekspertiz ücretinin davalılar ... A.Ş ve ... yönünden 11/03/2023 tarihinden itibaren, ... Sigorta A.Ş yönünden 06/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin hasar bedelinin 8.715,00TL'sinden, değer kaybı bedelinin 5.293,57TL'sinden poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 2-Araç mahrumiyet bedeli olarak 6.300,00TL'nin 11/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.648,18TL ilam harcından peşin alınan 269,85TL harcın 397,12TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 981,21TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 11.000,00TL bilirkişi ücreti, 123,75TL posta masrafının 269,85TL başvuru harcı, 269,85TL peşin harç, 397,12TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 12.060,57TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 24.128,05TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır