İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/112 E. 2026/73 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/112
Karar No
2026/73
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/112 KARAR NO : 2026/73

DAVA : FSEK-Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini DAVA TARİHİ : 18/05/2023 KARAR TARİHİ : 26/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin eserleri ve başarılarıyla ülke çapında tanınan, çevresinden ve işi etrafında muhatap olduğu herkesten saygı ve takdir gören, yasal yükümlülüklerini her zaman yerine getiren ve hukuka saygılı birisi olduğunu, Grafik tasarım sanatçısı olan müvekkilinin, çalışmalarıyla ulusal basın organları başta üzere pek çok yayın kuruluşu tarafından bilinir, tanınır ve saygı ile teveccüh görür biri niteliğinde olduğunu, davalılar, müvekkili tarafından çizilmiş ve meydana getirilmiş eserleri kopyalayıp ticari faaliyetlere konu ederek ve Davacının hiçbir onayı ya da icazeti olmaksızın kullanarak aşağıda ayrıntılarıyla izah edileceği üzere Davacının zararına ve mağduriyetine neden olduğunu, bu zarar ve mağduriyet halen sürmekte olup haksız fiil niteliğindeki eylemlerin yarattığı zarar ile mağduriyetin ortadan kaldırılması ve tazmin edilmesi gayesiyle işbu dava dilekçesi kaleme alınmış olduğunu, Tasarımların Fikri Mülkiyetinin müvekkiline ait ve davacının özgün eseri niteliğinde olduğu sabit olduğunu, açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilinin, Yeşilçam olarak bilinen 20. yüzyıl Türk sineması karakterlerinin grafik tasarımla çizilerek iki boyutlu yeni birer eser haline getirilmesinde ülkemizin gurur vesilesi olduğunu, açıkladıkları nedenlerle davalıların, müvekkilinin fikri haklarına tecavüz niteliğindeki eylemlerinin derhal tedbiren, karar aşamasında ise mütemadiyen durdurulmasına, davalıların bu faaliyetler için ticari işletme ya da şirket kurmuş olup olmadığı, sahibi veya ortağı olduğu işletme veya kuruluş varsa burada kimlerle birlikte ortak niteliğinde hareket ettiğinin tespit edilmesine, davalıların şahsi ve ticari banka hesaplarının tespit edilmesine ve tecavüz niteliğindeki eylemlerin başlangıç tarihinden itibaren hesap dökümlerinin ilgili kurum ve kuruluşlardan celp edilmesine, bu davaya konu olan haksız fiil ve fikri mülkiyet hakkına tecavüz niteliğindeki ticari faaliyetlerden elde edilebilecek ortalama gelirin ne olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesine, yapılacak araştırma ve tespitler neticesinde ıslah hakları saklı tutulmak üzere şimdilik 1.000,00.-TL maddi tazminatın ve manevi tazminat tutarı olarak 50.000,00.-TL'nin davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin almış olduğu arşivde davacının eserlerinin de olduğunu öğrendikten sonra da hiç bir şekilde bu eserlerle alakalı bir işlem yapmadığını, bu nedenle müvekkilinin dava dilekçesinde iddia edildiği gibi davacının eserlerine tecavüz niteliğinde hiç bir davranışı da olmadığını, davacının istemiş olduğu maddi ve manevi tazminat talepleri oldukça fahiş olduğunu, müvekkilinin davacının eserlerinden hiç bir kazanç elde etmediğini, davacının eserlerini de davacının sosyal medyasından kopyalamış olmadığını, davacının eserlerini kopyalayıp ticaret aracı olarak kullanan kişi bu eserleri arşiv yapıp müvekkiline satan ... isimli şahıs olduğunu, davacının eserlerine tecavüz eden ve davacının sınai mülkiyet haklarını ihlal eden kişi de ... isimli kişi olduğunu, müvekkilinin de bu davanın aslında mağduru olduğunu, müvekkilinin davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz etmek ve onun eserlerini kopyalayıp satmak gibi bir düşüncesi ve kastı söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili hakkında açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 14/05/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Bilişim teknik açıdan; davacı tarafından sunulan ve davalıya ait olduğu belirtilen ilgili “...” internet web sitesinin ve davaya konu “20” adet sayfa adreslerinin/linklerinin güncel olarak açık ve faaliyette olmadığı, internet web sitesinin ve davaya konu sayfa adreslerinin/linklerinin güncel olarak açık ve faaliyette olmadığı tespit edilmesi üzerine, davaya konu görsellerin / tasarımların geçmiş tarihlerde ilgili “...” internet sitesinde yayında olup olmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin hiç arşivlemesinin bulunmadığı, davaya konu belirtilen "...” internet web sitesinin güncel olarak açık ve faaliyette olmamasından ve geçmiş arşiv sisteminde ilgili linklerin arşivlerinin bulunmamasından dolayı davacı tarafından dosyaya sunulan CD içeriği incelenmiş olup CD içeriğinde bahsi geçen sitenin ilgili linklerine ait ekran görüntülerin bulunduğu, dava konusu tasarımların ilgili internet sitesinde geçmişte yayınlanmış ve satışlarının yapılmış olunduğu anlaşıldığı, davaya konu görsel / tasarım için satış ilanı verildiği beyan edilen “...” isimli ... mağaza hesabına ait sunulan linklerin / sayfaların güncel olarak yayında olmadığı, ilgili linklerin / sayfaların güncel olarak açık ve faaliyette olmamasından dolayı, davacı tarafından dosyaya sunulan CD içeriği incelenmiş olup CD içeriğinde bahsi geçen ... mağaza hesabı ile ilgili “21” adet farklı linklerine ait ekran görüntülerin bulunduğu, dava konusu tasarımların ilgili facebook mağaza hesabından geçmişte yayınlanmış olduğu anlaşıldığı, davaya konu görsel / tasarımların yayınlandığı beyan edilen “...” isimli “...” ... hesabına ait sunulan linklerin /sayfaların güncel olarak yayında olmadığı, ilgili linklerin / sayfaların güncel olarak açık ve faaliyette olmamasından dolayı, davacı tarafından dosyaya sunulan CD içeriği incelenmiş olup CD içeriğinde bahsi geçen ... hesabı ile ilgili “8” adet farklı linklerine ait ekran görüntülerin bulunduğu, dava konusu tasarımların ilgili İnstagram hesabından geçmişte yayınlanmış olduğu anlaşıldığı, davaya konu görsel / tasarım için satış ilanı verildiği beyan edilen “...” isimli “...” ... hesabına ait sunulan linklerin / sayfaların güncel olarak yayında olmadığı, ilgili linklerin / sayfaların güncel olarak açık ve faaliyette olmamasından dolayı, davacı tarafından dosyaya sunulan CD içeriği incelenmiş olup CD içeriğinde bahsi geçen ... hesabı ile ilgili “9” adet farklı linklerine ait ekran görüntülerin bulunduğu, dava konusu tasarımların ilgili Tiktok hesabından geçmişte yayınlanmış olduğu anlaşıldığı, davaya konu görsel / tasarımlar için satış için yayınlandığı beyan edilen “sara dijital baskı” isimli Trendyol pazaryeri mağaza hesabına ait sunulan linklerin / sayfaların güncel olarak yayında olmadığı, ilgili linklerin / sayfaların güncel olarak açık ve faaliyette olmamasından dolayı, davacı tarafından dosyaya sunulan CD içeriği incelenmiş olup CD içeriğinde bahsi geçen ... mağaza hesabı ile ilgili “20” adet farklı linklerine ait ekran görüntülerin bulunduğu, dava konusu tasarımların ilgili ... mağaza hesabından geçmişte yayınlanmış ve satışların yapılmış olduğu anlaşıldığı, dosyada yapılan incelemeler neticesinde davalılar tarafından sunulan bahsi geçen ekran görüntüleri detaylarına bakıldığında davalıların beyan etmiş olduğu gibi “...” isimli bir kişiye ait sosyal medya paylaşım sitesinden “...” başlıklı bir paylaşımın “03 Mayıs 2021” tarihinde yapıldığına dair ekran görüntüsünün bulunduğu ve ilgili arşivin fiyatının 250 TL olduğu paylaşımda yazılı olduğu, “21 Nisan 2021" tarihinde “..." isimli kişinin dosya paylaşımı yöntemiyle “Resim” türündeki dosyaların paylaşılmış olduğu, “26 Nisan 2021" tarihinde davalı “..." ile paylaşımları yapmış olan “..." arasından yapılmış bulunan yazışmaların olduğu, yazışma özetinde ise “Davalının ilgili arşivi almak istediğini ancak telif hakkı sorunu olup olmayacağını sorduğu”, ... isimli kişinin ise cevaben “Herkesin sattığını ancak özellikle futbol takımların tehlikeli olduğunu ve ayrıca istedikleri için yapmakta olduğunu ama nasıl cesaret ettiklerini anlamadığını” şeklinde beyan edildiği, “26 Nisan 2021" tarihinde ise davalı ... tarafından ... isimli kişiye banka aracılığı ile 250 TL olarak para transferinin yapıldığına dair Banka Dekont bulunduğu görüldüğü, ancak dosyaya sunulan ve yukarıda “Ekran-1 ile Ekran: ekran görüntülerinde her ne kadar davalılar tarafından bahsi geçen ... isimli şahıstan resim arşivi satın alındığı anlaşılmakta ise de, ...'dan satın almış oldukları resim arşivlerinde davaya konu tasarımlara ait çizimlerin olup olmadığının dosyaya sunulan ekran görüntülerden anlaşılamadığı, FSEK açıdan; davacı eserlerinin lisans yada mali hak devir sözleşmesi olmaksınız kullanımının FSEK maddi hakların ihlali kapsamında değerlendirilebileceği her bir eser için bu bedelin 3.211,00 TL (üçbinikiyüzonbirtürklirası) olabileceği, kaç tasarımın kullanıldığı ve kullanılan tasarımların kaçta kaçının tamamen davacıya ait olduğunun dosya muhteviyatından tespitinin mümkün olmadığı, eserlerin sanatsal açıdan irtibat kurulabilmesi ve tamamen davacının tarz, stil ve teknik yönünden eserleridir denilebilmesi için akademisyen grafik tasarımcı incelemesi gerektiği ancak heyetimizde bu konuda uzman olmaması nedeni ile bu konuda bir inceleme yapılamadığı bildirilmiştir. 10/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacıya ait çizimlerin Davalı tarafından izinsiz kullanıldığı iddiası sunulan deliller çerçevesinde değerlendirildiği, tüm eserlerde değişiklik yapıldığı görüldüğü, bu yüzden davacının çizimlerinin izinsiz kullanımından ötürü kendisine 20 adet eser için 77.100 TL lisans bedelinin ödenmesine kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 04/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: 20 adet dijital illüstrasyonun davacı ...'e ait olduğu yönündeki önceki tespit teknik olarak isabetli ve kanaat devam etmekte, davalı tarafından “...” adıyla satışa sunulan görsellerin davacı ...'e ait eserlerden türetildiği ve izinsiz kullanım teşkil ettiği kanaati korunduğu, FSEK 68 maddesi gereğince lisans bedeli üzerinden yapılan hesaplama kuralı ile önceki raporlarda ulaşılan 20 eser için her biri 99,50 USD lisans bedelli toplam 84.462 TL (03.12.2025 kuru 1 $ = 42,44 TL) lisans bedelinin ödenmesi gerektiği yönündeki kanaat aynen korunduğu bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: Davalıların, davacı tarafından çizilen ve meydana getirilen eserleri kopyalayarak ticari faaliyete konu ettikleri iddiasına dayalı, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili 11/09/2025 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 231.300,00 TL olarak ıslah etmiş, ıslah harcını yatırmıştır. ESER VASFININ DEĞERLENDİRİLMESİ: FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün "eser" niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün "sahibinin hususiyetini taşıması. ikincisi ise "kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan İlkine "sübjektif unsur" veya "esasa İlişkin şart", ikincisine ise "objektif unsur" veya "şekle ilişkin şart' denilmektedir. Subjektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için, bu ürünün onu meydana getiren kişinin "hususiyetini" taşıması gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer. Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; İlim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır. Davaya konu çizimlerin bilirkişi heyetince incelenmesinde; davacının çizimlerini bilgisayar destekli çizdiği, grafik tasarım programları kullanılarak yapılan çizimlerde Yeşilçam sinemasından tanınan oyuncuların portrelerinin yer aldığı, çizilen portrelerin gerçekçi ve portreleri çizilen oyunculara benzediği, kitap illüstrasyonları olarak tanımlanan bu çizim yönteminin çizgi roman teknikleri arasında son 30 yılda özellikle de bilgisayar tabanlı tasarım programlarının artmasıyla popüler hale geldiği, davacının da bilgisayar tabanlı tasarım ve çizim programlarını kullandığı, çizimlerin tamamı incelendiğinde özgün olduklarının belirtildiği anlaşılmıştır. Grafik eser: Bir fikir ya da sanayi ürününün tanıtımı, yani simgelenmesi amacıyla yapılmış çizimlerdir. Dava konusu çizimlerin görsel olarak kolay algılanabilir ve seçilebilir biçimde karakterize bir görünüm sergilediği, bu yönden öz biçim form ilişkisine uygun çizildiği, görsel anlatım diline sahip olduğu, yaratıcı bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan, üretilmesinde güzel sanatlar eğitimi gerektiren, mizahi yaratıcılık yönü güçlü, estetik değer ve sahibinin hususiyetini taşıyan fikri emek sonucu oluşan FSEK 4. madde kapsamında grafik eser/güzel sanatlar eseri olduğu kanaatine varılmıştır. ESER SAHİPLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: FSEK kapsamındaki uyuşmazlıklarda; "eser sahipliği" ya da hak sahipliği sıfatının re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda eser sahipliği veya hak sahipliği ile ilgili çeşitli karinelere yer verilmiştir. FSEK 11.maddesinde; "Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutat şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır, meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın" hükmü yer almaktadır. FSEK 12.maddesinde ise; "Yayımlanmış olan bir eserin sahibi 11 inci maddeye göre belli olmadıkça, yayımlayan ve o da belli değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına kullanabilir. Bu salahiyetler, 11 inci maddenin ikinci fıkrasındaki karine ile eser sahibi belli olmadığı hallerde konferansı verene veya temsili icra ettirene aittir. Bu maddeye göre salahiyetli kimselerle asıl hak sahipleri arasındaki münasebetlere, aksi kararlaştırılmamışsa, adi vekalet hükümleri uygulanır" hükmü yer almaktadır. FSEK sistematiğinde tescil ilkesinin kabul edilmemesi nedeniyle eser sahipliğinin tespitinde yukarıdaki karinelerin öngörülmesi uygulamada ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümünde yardımcı olmaktadır. Ayrıca eser sahipliği, bu karineler dışında her türlü delille de ispatlanabilir. Dava konusu çizimlerin; davacının portfolyosunda yer aldığı, dava konusu 20 adet çizimin davacı tarafından vücuda getirildiği, davacının FSEK 11.maddesindeki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu kanaatine varılmıştır. HAK İHLALİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: Davacıya ait olduğu tespit edilen 20 adet grafik eserinin üzerinde işleme yapıp karikatürize etmek suretiyle davalılar tarafından "..." adı altında satışa sunulduğu, eserlerin tamamında değişiklik yapıldığı, özellikle eserlerdeki davacıya ait logo kaldırılarak eserlerin renklerinde değişiklik yapıldığı, kompozisyonları baskı makinesine uyumlu olacak şekilde değiştirildiği ve eserlerin tamamına yazı eklendiği, Her ne kadar davalılar tarafından ... isimli şahıstan resim arşivi satın alındığı anlaşılmakta ise de, ...'dan satın almış oldukları resim arşivlerinde davaya konu tasarımlara ait çizimlerin olup olmadığının dosyaya sunulan ekran görüntülerden anlaşılamadığı kanaatine varılmıştır. MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: FSEK 68. maddesi hükmüne göre: (Değişik: ... md.) "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir." FSEK 68.maddesi kapsamında bu taleplerin ileri sürülebilmesi için mütecavizin kusurunun olması ya da zararın gerçekleşmiş bulunması şart değildir. Yargıtay İçtihatlarına göre; "...Eser sahibinin mali hakları korunurken sadece bu tecavüzün haksız fiil olduğu varsayımından hareket edilmeyecektir. Somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin edilirken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz kullananla sözleşme yapması halinde, bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel, bunun faizi 68. madde uyarınca açılacak davada dikkate alınacaktır..." Ayrıca rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif var ise başka bir deyişle rayiç bedel somuta indirgenmiş ise rayiç bedelin tespiti taraflar arasındaki sözleşme, teklif vs. ile tespit edilecektir. Mahkememizce itibar edilen 10/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere: yapılan hesaplamaya göre, FSEK 68/1 maddesine göre davacının talep edebileceği tutarının 77.100 TL olduğu ve bu tutarın 3 katını isteyebileceği, 3 katının da 231.300 TL olduğu anlaşıldığından, FSEK 68.maddesi uyarınca belirlenen 77.100,00 TL rayiç bedelin takdiren üç katı olan 231.300,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 230.300 TL alacak miktarının ıslah tarihi olan 11/09/2025 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tahsiline karar verilmiştir. MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: FSEK 70/1.maddesine göre; "Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir". Manevi hakların ihlali sebebiyle manevi tazminat davası açabilmek için, eser sahibinin kişilik haklarının da tecavüze uğramış olması şart değildir. Manevi haklarda eser sahibinin kişiliğini ilgilendiren yönler şüphesiz ki mevcuttur, ancak FSEK 70/1.maddesi manevi tazminat talebini kişilik haklarının ihlalinden bağımsız olarak hükme bağlamıştır. İki hükmün müeyyide bağladığı menfaatler birbirinden farklıdır'. Manevi haklara tecavüz aynı zamanda eser sahibinin kişilik haklarını da ihlal ediyorsa, manevi tazminat talebinde bu hususun açıkça belirtilip kanıtlanması veya BK 56.maddeye dayanan ayrı bir dava açılması gerekir. Diğer taraftan, manevi haklara tecavüz fiili, fikri hukuk çerçevesinde değerlendirilebilmekle beraber, kusurun niteliği, derecesi ve ağırlığı BK hükümlerine göre takdir olunmalıdır. Manevi tazminat şartları oluştuğundan; manevi tazminat talebinin kabulüne; 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-DAVANIN KABULÜNE, a-Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile FSEK 68.maddesi uyarınca belirlenen 77.100,00 TL rayiç bedelin takdiren üç katı olan 231.300,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 230.300 TL alacak miktarının ıslah tarihi olan 11/09/2025 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tahsiline, b- Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.215,60.-TL harcın peşin alınan 179,90.-TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 3.951,00.-TL olmak üzere toplam 4.130,90.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 15.084,70.-TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından peşin alınan 179,90.-TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 3.951,00.-TL olmak üzere toplam 4.130,90.-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Maddi tazminat davası yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 55.000,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Manevi tazminat davası yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 50.000,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 23.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 1.500,00.-TL posta ve tebligat gideri, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 24.705,50.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/112, K. 2026/73, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2023-112-e-2026-73-k-81e704d33f76