İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1059 E. 2025/79 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1059
Karar No
2025/79
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1059 Esas KARAR NO : 2025/79 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 29/01/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin...İş Makinaları ve Bakım unvanı ile İzmir ilinde iş makinaları tamir ve bakım işi yapmakta olduğu, bu minvalde... özel servis ve...teknik servisi olarak hizmet verdiği, dava dışı... tarafından davalı şirketten "..." model iş makinesi satın alındığı ve söz konusu makinenin arızalanması üzerine ilgili makinenin tamiri için müvekkil iş yerine başvurulduğu, müvekkil ise davalı yana söz konusu iş makinesinin garanti kapsamında olup olmadığının sorulduğu ve davalı yanın olumlu cevabıyla söz konusu iş makinesini yedek parça, işçilik olmak üzere KDV dahil 46.245,60-TL bedelli 05/10/2023 tarih ... fatura sayılı fatura kapsamında söz konusu iş makinesi arızası tamir edildiği, söz konusu iş makinesinin müvekkil tarafında tamiri sonrasında söz konusu fatura tanzim edilerek davalı yandan ödeme talep edildiği ancak davalı yan söz konusu iş makinesinin arızanın garanti kapsamında olmadığını, aynı zamanda işçiliğin de karşılanmayacağının bildirilmesi üzerine davalı borçlu hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı davalının borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı ile müvekkil şirket arasında “Satış Sonrası Hizmetler Sözleşmesi Ve Satış Sonrası Hizmetler ... ... Numaralı Sözleşmenin Teknik Şartnamesi” imzalandığı, esas sözleşmenin "Hizmetler" başlıklı 6.maddesinde açıkça davacı servisin makinelerle ilgili tüm satış sonrası hizmetleri (periyodik bakım, arıza tespiti, bakım- onarım) ve diğer hizmetleri (müşteriye ilk teslimdeki kontroller-montaj-montaj keşfi) vermekle yükümlü olduğunun belirtildiği, davacı tarafça makinedeki arızanın garanti kapsamı içinde kaldığının müvekkil tarafından iddia edilmişse de bu husus gerçeği yansıtmadığı, Motor kataloğu üzerinden arıza ve parça tespitini yapan davacı servisin, belirlediği arızanın ve parçaların garanti kapsamında olmadığını bilmediği iddiasının kabul edilemeyeceği, müvekkili tarafından davacıya açıkça makinedeki arızanın garanti kapsamında olduğuna dair yazılı bir bildirim yapılmadığı, taraflar arasında imza edilen sözleşme uyarınca makinelerdeki hatalı kullanımdan veya garanti dışı arızaların onarım faturaları müşterilere kesilecek olup müvekkil şirketin bu husustan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının açık olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. DELİLLER: -İzmir ... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosya sureti, -İzmir Vergi Dairesi Başkanlığının 16/01/2024, 21/05/2024 tarihli yazısı ve eki, -İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 17/01/2024, 16/07/2024, 26/07/2024 tarihli yazısı ve eki, -İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 29/04/2024 tarihli yazısı ve eki, -İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 29/04/2024 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...'in 02/07/2024 tarihli raporu, -Bilirkişi ...ın 24/09/2024 tarihli raporu, -Bilirkişi...un 13/12/2024 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına istinaden 46.245,60 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 26/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 22/11/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davalı ile aralarında ticari hizmet sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davalının müşterilerine servis hizmeti verildiği, bu kapsamda dava dışı müşterinin servis hizmetinin yerine getirildiği, servis bedelinin garanti kapsamında davalı tarafından karşılanması gerektiği, ancak davalının haksız şekilde yapılan işin garanti kapsamında olmadığını savunduğu ve ödeme yapmaktan kaçındığı, davalı tarafından takibe yapılan itirazın haksız olduğu iddiası ile davalının takibe konul alacak yönünden itirazın iptalini talep ettiği, davalının ise taraflar arasında hizmet sözleşmesi ve teknik şartname bulunduğu, sözleşmeye göre garanti koşullarının bulunup bulunmadığını davacının denetlemesi gerektiği, davacıya yapılan hizmetin garanti kapsamında olduğuna dair herhangi bir bildirim yapılmadığı, söz konusu servis hizmeti sebebi ile davacıya borcunun bulunmadığını savunduğu, taraflar arasında ticari hizmet ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olup, uyuşmazlığın davacı tarafından dava dışı üçüncü kişiye verilen servis hizmet bedeline ilişkin fatura bedelinin davalıdan taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca talep edilip edilemeyeceği, talep edilebilecek ise miktarının ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan tacir araştırmasında davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu, tacir sayılan kişilerden olduğu, her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir. Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise takibe konu fatura alacağın ticari defterlere ne şekilde yansıdığı ile varlığı ve miktarına ilişkin olarak taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda öncelikle 19/04/2024 tarihli celsede davalıya 2023-2024 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ve kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davalının ara kararı doğrultusunda yasal süresi içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 02/07/2024 tarihli raporunda, davalının incelemeye konu defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacı tarafından takibe dayanak gösterilen faturaya ilişkin olarak davalı tarafından iade faturası düzenlendiği ve davalı defterlerine kaydedildiği, davalının söz konusu fatura sebebi ile davacıya borcunun bulunmadığı, cari hesap nedeniyle davacının 2024 yılı başında davalıya 2.351,86 TL borçlu göründüğü yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce 19/07/2024 tarihli celsede ise davacı vekiline dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2023-2024 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davacının yasal süresinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde mahallinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 24/09/2024 tarihli raporunda, davacının incelemeye konu defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacı tarafından dava konusu işe ilişkin olarak 05/10/2023 tarihli fatura düzenlendiği, bu faturaya ilişkin davalı tarafından 13/11/2023 tarihli iade faturası düzenlendiği, daha sonra davacı tarafından 29/12/2023 tarihinde aynı tutarlı yeni bir fatura düzenlendiği, bu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu, 31/10/2023 tarihi itibariyle davacının cari hesap nedeniyle davalıya 22.073,77 TL borçlu göründüğü yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce 20/11/2024 tarihli celse ara kararı ile dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişiden tarafların iddia ve savunmaları, davacı tarafından sunulan onarıma ilişkin bilgi ve belgeler ile mail yazışmaları ve davalının cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu satış sonrası hizmetler sözleşmesi irdelenmek suretiyle davacının dava dışı üçüncü kişiye vermiş olduğu hizmetin garanti kapsamında olup olmadığı, garanti kapsamında ise davacının bu hizmet karşılığında talep edebileceği alacak miktarının ne olduğu hususlarında rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişinin 13/12/2024 tarihli raporunda, davaya konu ... mini ekskavatörün davacı ... (... İş Makinaları Tamir & Bakım) firması tarafından dava dışı üçüncü kişiye vermiş olduğu motor revizyonu hizmetin garanti kapsamı içinde kaldığı ve verilen hizmet karşılığı düzenlendiği anlaşılan 17.10.2023 tarih ... nolu fatura bedelini talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Somut olayda; davacının davalıya makine kurulum, onarım ve servis hizmeti verdiği, davacı ile davalı arasında 13/06/2022 tarihli...A.Ş Satış Sonrası Hizmetler Sözleşmesi ile Teknik Şartnamesi bulunduğu, bu sözleşmenin 14.maddesinde İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı, tarafların tacir olmasına göre HMK'nun 17 vd.maddeleri uyarınca taraflar arasındaki münhasır yetki sözleşmesi şeklindeki kaydın geçerli olduğu, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ve İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetkili olduğu ileri sürülmüş ise de, ileri sürülen bu yetki itirazının taraflar arasındaki yetki sözleşmesine uygun olmadığı, bu halde İİK'nun 50, TBK'nun 89 ve HMK'nun 6 ve 10 maddeleri uyarınca genel ve özel yetkiye ilişkin diğer hükümlerin dikkate alınması gerektiği, buna göre para alacağından kaynaklanan uyuşmazlıkta davacının yerleşim yeri icra daireleri olan İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğu, davalının yetki itirazının yerinde olmadığı, davacı tarafından dava dışı ...isimli şahsa verilen hizmete ilişkin olarak yedek parça ve işçilik bedeline ilişkin davalı adına garanti kapsamında olduğundan bahisle fatura düzenlendiği ve faturanın takibe konu edildiği, davalının söz konusu servis hizmet bedelinin karşılanabilmesi için arızanın garanti kapsamında olması gerektiğini ancak söz konusu arızanın garanti kapsamında olmadığını savunduğu, her ne kadar mahkememizce alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda söz konusu servis hizmetinin garanti kapsamında kalan bir işlem olduğu ve servis hizmet bedelinin fatura tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğu yönünde görüş bildirilmişse de, taraflar arasındaki satış sonrası hizmetler sözleşmesinin 7.maddesinde "Servis, ... tarafından yazılı bir şekilde açıkça yetkilendirilmedikçe,... adına veya hesabına hiçbir yükümlülük altına giremeyeceği gibi,... adına hiçbir irade açıklamasında bulunamaz, teminat ve garanti veremez. Servis'in diğer görev ve sorumlulukları sözleşme ekinde yer alan teknik şartnamede ayrıntılı olarak düzenlenmiştir." şeklindeki hüküm ile yine taraflar arasında satış sonrası hizmetler sözleşmesi teknik şartnamesinin 2.7, 2.8 maddelerinde " Servis ziyaretleri esnasında, ürünün garanti sürecinin sonlandırılması gereken bir durumu fark ettiğinde, bunu ...e bildirir. (bakımı zamanında yaptırılmamış, kullanıcı hatası ile zarar görmüş, kazaya karışmış, kendi insiyatifi ile ...den temin edilmemiş bir parça, ataşman vb malzeme kullanmış vb) Üründe tespit edilmiş olan her türlü malzeme hatasının (parça ve işçilik) ve ayrıca bu hataların başka parçalara verdiği hasarın muhtemel onarımının ücretsiz olarak gerçekleştirilmesi, hatalı parçaların onarım ve değiştirme gereğini müşteriye bilgi vererek karar altına alma hakkı...e aittir. SERVİS'in ...n onayını almaksızın İlgili işlemleri yapması halinde, ...in söz konusu maliyetleri kabul etmeme hakkı saklıdır." şeklinde servisin görev ve sorumluluklarının detaylı şekilde taraflarca kararlaştırıldığı, bu hükümlere göre müşterinin servis hizmeti veren davacıya başvurusu üzerine davacı tarafından servis raporunun düzenlenerek davalıya bilgi verilmesi gerektiği, davalı tarafından onay verilmesi halinde garanti kapsamında müşteriye ücretsiz hizmet verilebileceği, ancak somut olayda davacı tarafından davalının açık onayının alınmadığı, davacı tarafından bir kısım mail yazışmaları sunulmuş ise de söz konusu yazışmalarda davalı tarafından onay verildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, yine davacı tarafından onayın sözlü olarak verildiği bildirilmiş ise de mahkememizce bu hususta davacı vekiline 29/01/2025 tarihli celsede yemin delilinin hatırlatıldığı, ancak davacı vekilinin yemin deliline başvurmayacağını bildirdiği, buna göre dosya kapsamı itibariyle davacı tarafından davalının söz konusu servis hizmetine ilişkin açık onay verdiği hususu ispatlanmadığından davacının söz konusu fatura bedelini taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca talep edemeyeceği, ayrıca söz konusu olayda davalı yararına iş görülmesi söz konusu olmadığından vekaletsiz iş görme hükümlerinin de uygulanma olanağının bulunmadığı, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin kapsamına göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, davalı tarafından davacının kötüniyetli hareket ettiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 558,53 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 56,87 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesi uyarınca davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2025

Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1059, K. 2025/79, T. 29.01.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1059-e-2025-79-k-039c49cde901