İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/687 E. 2024/934 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/687
Karar No
2024/934
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/687 Esas KARAR NO : 2024/934 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 20/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının çek hesabı sahibi olduğu, ... Alibeyköy şubesine ait ... nolu çek ile yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti. Adına... bankası Zincirlikuyu Şubesine ait ...,...,...,...numaralı çek koçanlarının kaybolduğunu, kaybolan çek koçanlarının kötüniyetli 3. Kişilerin eline geçme ihtimali bulunduğunu, kaybolan çek koçanlarının ödeme yapılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek çekler için ödemeden men yasağı verilerek ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 13/12/2024 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 20/12/2024 tarihli celsesinde davacı asilin beyanında;" davaya konu ettiğim çeklerden Halkbankasına ait olan çek benim şahsım adına olan çek hesabından diğer çekler ise yetkilisi olduğum şirketin çek hesabına ait çeklerdir. Ben davayı kendim adıma açtım. Gerek kendi adıma gerekse şirket adına olan çeklerde yazı, imza bulunmamaktadır. Şirket adına olan çeklerde benim şahsımın ismi veya cirosuda yoktur. Davaya konu ettiğim çeklerin tamamı boş ve imzasız olarak kaybolmuştur, davanın kabulüne ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep ediyorum." dediği ve imzasının alındığı görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; 6102 sayılı TTK' nın 651. Maddesi uyarınca kıymetli evrak iptali istemine ilişkindir. Çek iptali davaları, özelliği itibari ile ...açılan davalardandır. Davacı tarafından dosyaya sunulan 03/12/2024 tarihli dilekçe ile davaya konu edilen çeklerin davacının ve davacının yetkilisi olduğu dava dışı ... Ltd. Şti. E ait olduğu, çeklerde davacının kendisi ve yetkisi olduğu şirketin çek hesabı sahibi olduğu, davacının talebine konu çek yapraklarının tamamının boş ve imzasız olduğunun beyan edildiği görülmüştür. Mahkememiz 1 no.lu celsesinde davacı tarafından " davaya konu ettiğim çeklerden Halkbankasına ait olan çek benim şahsım adına olan çek hesabından diğer çekler ise yetkilisi olduğum şirketin çek hesabına ait çeklerdir. Ben davayı kendim adıma açtım. Gerek kendi adıma gerekse şirket adına olan çeklerde yazı, imza bulunmamaktadır. Şirket adına olan çeklerde benim şahsımın ismi veya cirosuda yoktur. Davaya konu ettiğim çeklerin tamamı boş ve imzasız olarak kaybolmuştur, davanın kabulüne ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep ediyorum " şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Öncelikle davacının bizzat şahsı adına dava açtığı ...Alibeyköy Şubesine ait çekler yönünden yapılan değerlendirmede; davacının keşideci sıfatıyla bu davayı açtığı ve keşideci olduğunun davacının kendi kabulünde olduğu, bu hususta bir tereddüt bulunmadığı, ancak keşidecinin zayi nedeniyle çek iptali istemi hakkı bulunmadığı, zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkının 6102 sayılı TTK.651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişinin senede bağlı alacak hakkı olan yetkili hamil de olduğu, keşidecinin (hesap sahibinin) iptal kararı almakta hiç bir hukuki yararı bulunmadığı, dava konusu çekin davacının çek hesabına ait olduğu , TTK nun 651. maddesinde genel hüküm ve özel hüküm niteliğindeki TTK. nun 818-(1)s) maddesi yollamasıyla aynı kanunun 757. maddesi uyarınca ancak hamilin zayi nedeniyle çek iptali davası açabileceği, esasen zayi olmuş çek hakkında keşidecinin, ibraz süresi geçtikten sonra çekten cayabileceği veyahut hamile karşı menfi tespit davası veyahut da lehtara karşı menfi tespit ve/veya istirdat davası açması mümkün olduğu ve dolayısıyla bu halde davacının çek iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı dolayısıyla keşidecinin bu davayı açma hakkının bulunmadığı anlaşıldığından davacının kendi adına olun çek yönünden davanın reddi gerekmektedir. ( benzer nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/04/2018 tarihli 2016/10022 - 2018/2952 sayılı ilamı ). Davacının yetkilisi olduğu dava dışı ...Ltd. Şti. Ne ait olduğu bildirilen...Bankası Zincirlikuyu Şubesine ait çekler yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı mahkememizdeki beyanında davayı kendi adına açtığını, gerek kendi adına gerekse şirket adına olan çeklerde yazı, imza bulunmadığını, şirket adına olan çeklerde kendisinin şahsımın ismi veya cirosunun bulunmadığını beyan etmiştir. Bilindiği üzere; dava şartlarını düzenleyen HMK 114/e maddesi "davacının dava takip yetkisine sahip olmasını" bir dava şartı olarak ön görmüş bulunmaktadır. Dava takip yetkisi ise HMK'nin 53/1 maddesinde "talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi" olarak tanımlanmıştır. TTK'nin 757 ve devamı maddelerine göre açılacak çek iptali davasını aynı yasanın 651/2 maddesine göre ancak hamil açabilir. Yasanın düzenleme şekline göre keşideciye çek iptali davası açma hakkı tanınmamıştır. Davacının dava tarihinde ...Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğu beyan ettiği, davacının çekte lehtar veya ciranta olmadığı, çeki dava dışı şirket adına fiilen elinde bulundurduğu, zilyetliğinin dava dışı şirket adına olduğu, buna göre davacının bu çekler yönünden iş bu davayı kendisi adına açamayacağı, davanın çekin hamili olduğu iddia edilen keşideci şirket tarafından açılması gerektiği, bu hali ile de davaya konu bu çekler yönünden davacının aktif husumeti bulunmadığından bu çeklere ilişkin davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. (emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/1040 E., 2023/1061 K. Sayılı kararı) Öte yandan davacı dosyaya sunduğu dilekçelerinde ve mahkememiz duruşmasındaki beyanında davaya konu ettiği çeklerin tamamının boş ve imzasız olarak kaybolduğunu beyan etmiştir. Davacının beyanlarından iptali istenen belgelerin çek vasfını taşıması için gerekli unsurları bulundurmadığı, TTK md.757, 818 hükümlerinin uygulanmasını gerektirir hususları taşımadığı ve iptali istenen belgelerin çek vasfını taşımaması nedeniyle de reddine karar verilmesi gerekmiş ve açıklanan tüm nedenlerle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harç, dava açılırken peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, Dair, davacının yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2024 Katip ... E¸ Hakim ... E¸

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/687, K. 2024/934, T. 20.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-687-e-2024-934-k-664b39007be5