İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1035 E. 2024/1196 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1035
Karar No
2024/1196
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1035 Esas KARAR NO : 2024/1196 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2023 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf, tarafınca ilamsız takip yoluyla başlatılan İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyasına 23.06.2023 tarihli dilekçe ile itiraz etmiş ve bunun üzerine icra takibi durduğunu, ancak davalı tarafın yapmış olduğu itiraz hukuki ve kanunu mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili şirket toptan alkol alım satımı işi yaptığını, davalı tarafa ekte sunulu faturalardan da görüleceği üzere faturada açıklamalı şekilde yazılan ürünler teslim edilmiş ancak herhangi bir şekilde ödemesi yapılmadığını, davalı tarafa teslim edilen ürünlere binaen aşağıda belirtilen faturalar kesildiğini, (06.02.2023 tarihli 1.604,30 TL lik fatura, 23.02.2023 tarihli 2.307,88 TL lik fatura, 31.01.2023 tarihli 5.880,17 TL lik fatura, 20.04.2023 tarihli 492,00 TL lik fatura, 13.03.2023 tarihli 2.307,88 TL lik fatura, 06.03.2023 tarihli 2.307,88 TL lik fatura, 03.05.2023 tarihli 361,15 TL lik fatura) davalı taraf söz konusu faturaya karşı yasal süresinde içerisinde herhangi bir itirazda bulunmayıp ve ticari defterlerine de faturayı işlediğini, söz konusu faturalar hem müvekkili hem de davalı tarafın ticari defterlere işlendiğini, davalı taraftan defalarca fatura bedelinin ödenmesi hususunda talepte bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, akabinde davacı tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası kapsamında icra takibi başlatılmış ve davalı taraf başlatılan icra takibinde, borca 23.06.2023 tarihinde haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... başvuru numarası,... arabuluculuk dosya numarası kapsamında görüşmeler yapılmış, anlaşmama ile sonuçlanmadığını, yukarıda izah ettiği üzere müvekkili faturada detaylı şekilde belirtilen ürünleri teslim etmesine rağmen davalı taraf ücret ödeme hususunda üstlendiği edimleri yerine getirdiğini, bu sebeplerden ötürü işbu davayı açmak hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemenizce re’sen tespit edilecek hususlar doğrultusunda; davanın kabulü ile borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, faturalar gereği teminatsız olarak borçlunun, bankada bulunan hesaplarına, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının (borçlunun) İzmir... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası kapsamındaki borcuna ilişkin yapmış olduğu 23.06.2023 tarihli itirazının iptali ile icra takibinin devamını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde borca itiraz edildiğinden %20’den aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekiline tensip zaptının ve dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davaya cevap vermediği görülmüştür. DELİLLER:- İzmir ... İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası, Faturalar, Taraflara ait ticari defterler, Bilirkişi, tanık, yemin, keşif, Yargıtay kararları ve sair yasal her türlü delil suretleri delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 02/10/2024 Tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... Sayın Mahkemenin ara kararı gereği dosya içeriği belgeler ile davacı yana ait yasal defter ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; -Davacının ile davalı arasında 2002 yılından gelen ve 2023 yılında sona eren mal alım satımına yönelik bir ticari çalışmasının mevcut olduğu, bu çalışma kapsamında davacının davalı adına takibe konu ettiği faturalar da dahil olmak üzere muhtelif e-arşiv faturalarının tanzim ederek bu faturaların elektronik ortamda davalı yana tebliğ edildiği, davalı tarafından davacının tanzim ettiği faturalara yönelik olarak 8 günlük yasal süre içinde ve sonrasında herhangi itirazda bulunulmadığı, veya mal iadesine yönelik herhangi bir iade işleminin olmadığı, iade faturasının tanzim edilmediği dikkate alındığında davacının davalıdan yasal defter ve dayanağı belgeleri kapsamında takip tarihi itibarıyla 10.550,456.TL tutarında bakiye alacağının mevcut olduğu tespit edilmiştir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 28/11/2024 Tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "...Ayrıntılarına rapor içeriğinde detaylı olarak yer verildiği üzere: Sayın Mahkemenin ara kararı gereği bu kez davalı yana ait yasal defterler ile dosya içeriği belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; -Davalı ...’a ait olup sayın Mahkeme kalemine sunulan yevmiye defteri ile dosya içeriği tüm belgeler tekrar bir arada ele alındığında davacı tarafından davalı yan adına tanzim edilen (e-Arşiv) ve elektronik ortamda davalıya tebliğleri yapılan emtia faturalarının davalının bu faturaları yasal defterlerine kaydetmediği, bu faturalara yönelik olarak davalının davacı yana yasal defterlerinde yer almadığı, davalının yasal defterlerine görte davacı yana herhangi bir borcununda bulunmadığı, -Davalının davacıya ya ait hernhangi bir entia faturasına yasal defterlerine kaydetmemiş iken davacı tarafından davalı yan adına tanzim edilen kdv hariç 5.440,60.TL bedelli, 30.01.2023 tarihli ... nolu takibe de konu edilen bu faturanın Ba formu içerisinde davacı lehine ilgili vergi dairesine beyan edildiği, -Davalı tarafından davacının tanzim ederek elektronik ortamda tebliğ ettiği e-Arşiv faturalarına yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı, bu yönde ibraz edilen herhangi bir belgenin de mevcut olmadığı görülmüş olup önceki raporda tespit edildiği şekli ile davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 10.550,45.TL tutarında bakiye alacağının olduğu hesaplanış olup takdir sayın Mahkemenindir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık takip ve dava konusu fatura içeriği malların davalıya verilip verilmediği, davalı tarafça fatura bedellerinin ödenip ödenmediği ve davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. 3-Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. Dava şartları yönünden yapılan incelemede genel ve özel bir dava şartı noksanlığı bulunmadığı, davalı hakkında yapılan vergi dairesi araştırmaları neticesinde davalının işlem tarihi itibariyle tacirlik düzeyi üzerinde hasılatının bulunduğu anlaşılmakla tacir sıfatını haiz olduğu ve uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği ve mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir. 4-Davacı tarafça gerek icra takibinde gerekse davada toplam bedelleri 15.571,26-TL olan 7 adet faturaya dayanılmıştır. 5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizin 21/03/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki tarafa ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş tarafların ibraz edilen ticari defterleri karşılıklı olarak incelemiştir. 6-Taraflara ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporunun birlikte incelenmesinde, -Taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi şeklinde sürdürüldüğü, -Davacı şirket ticari defterlerinde 2023 yılı açılışının 2.578,54-TL açılış bakiyesiyle gerçekleştirildiği, -2023 yılı içerisinde davacı defterlerine göre davacı tarafça 15.971,91-TL tutarlı 9 adet fatura düzenlediği, -Davacı ticari defterlerinde davalı tarafça toplamları 10.550,45-TL tutarlı 24 ödeme kalemi bulunduğu, -Davalının ibraz edilen yevmiye defterlerinde dava konusu faturaların kayıtlı olmadıkları, -Davalının vergi dairesine bildirilen Ba formları arasında 5.444,60-TL tutarlı(KDV Hariç) 1 adet belgenin yer aldığı, KDV eklenmesiyle bu beyanında davacı tarafça düzenlenen 5.880,17-TL bedelli 30/01/2023 tarihli faturaya ilişkin olduğu görülmüştür. 7-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. "1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davalı ... mahkememiz huzurunda alınan beyanlarında davacı şirketten mal aldığını inkar etmemiş, alınan mal bedellerinin ödendiğini savunmuştur. Davalının kabulünde olan mal alış ikrarına rağmen davalıya ait ticari defterlerde davacının düzenlediği fatura bedellerinin hiçbirinin kayıt altına alınmadığı ve davalının vergi dairesine Ba formu olarak beyan ettiği 5.880,17-TL bedelli faturanın dahi davalı defterlerinde yer almadığı dikkate alındığında davalı ticari defterlerinin itibar edilebilir nitelikte olmadıkları ve davalının da huzurda alınan beyanında mal alımını kabul etmiş olduğu gözetilerek davacı defterlerinde yer alan 7 adet fatura içeriği 15.571,26-TL bedelli malların davalıya teslim edildiği kabul edilmiştir. 8-Somut olayda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirketin açık hesap ilişkisinden kaynaklanan 10.550,45-TL bakiye alacağı bulunduğu görülmüş ise de davacı tarafça gerek takipte ve davada 7 adet faturaya dayanmış olması gerekse 2022 yılından 2023 yılına devreden 2.578,54-TL devir bakiyesine takip ve davada dayanılmamış olması nedeniyle açık hesap bakiyesinin işbu davada talep edilemeyeceği, davacının yalnızca 7 adet faturadan kaynaklanan 15.571,26-TL fatura bedelleri toplamından, davalının davacı defterlerinde kayıtlı ödemelerinin düşülmesi sonrasında kalan bakiyeyi talep edebileceği değerlendirilmiştir. Davalı ticari defterlerinde davalı tarafça gerçekleştirilen ödeme kayıtları toplamı 8.000,00-TL olarak tespit edilmiş olup, her ne kadar davalı tarafça davacıya fatura bedellerinin ödendiği savunulmuş ise de davalı tarafça sunulan ödemeye ilişkin cep telefonu ekran görüntülerinde yer alan ödeme kalemlerinde davacı şirkete yapılmış bir ödemeyi ispat eder nitelikte olmadıkları, davalı tarafça usulüne uygun olarak bir ödeme belgesi sunulmamış olduğu gözetilerek davalının davacı defterlerinde kayıtlı olan 8.000,00-TL miktarlı ödemesi muteber kabul edilmiş, davacının takip ve davada dayandığı 15.571,26-TL bedelli 7 adet faturadan, davalı tarafça gerçekleştirildiği davacı defterleriyle sabit olan 8.000,00-TL'nin mahsubu sonrası davacının bakiye 7.571,26-TL davacı alacağı bulunduğu gözetilerek davalı itirazlarının bu kısım yönünden iptaline karar verilmiştir. 9-Davacı alacağı faturaya dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasına sunulan davalı itirazlarının kısmen iptali ile takibin 7.571,26-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, 2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında hesaplanan 1.514,25-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 517,19-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,34-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 7.571,26-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 470,50-TL posta ve tebligat ücreti, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 4.240,35-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 2.061,79-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 1.517,04-TL'sinin davalıdan, 1.602,96-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2024 Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1035, K. 2024/1196, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1035-e-2024-1196-k-1c10833f2ab3