İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/102 E. 2025/472 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/102
Karar No
2025/472
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/102 Esas KARAR NO : 2025/472

DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2023 KARAR TARİHİ : 25/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketlerin bitkisel süt ürünlerinin üretimi ve satışı ile iştigal etmekte olduklarını, Müvekkili Şirketlerden ... A.Ş ile Davalı arasında, ... (kuru karışım) halinde kendisine tevdi edilen yarı mamul ürünün gerekli üretim süreçlerinin tamamlanması, "..." markası ile satışa arz edilecek hale getirilmesi için (su katma, pastorize etme, ambalajlama, sevke hazırlama vb..) 10.10.2018 tarihli Sözleşme akdedildiğini, ... A.Ş.'nin 31.05.2020 tarihinde, tarafların ortak mutabakatı ile 10.10.2018 tarihinde akdedilmiş sözleşmeye katıldığını, bu çerçevede ... A.Ş.'nin 10.10.2018 tarihli sözleşme tahtında davalı'dan doğmuş / doğacak tüm alacaklarını, tazminat ve cezai şart alacaklarını ve fer'ilerini ...Tic. A.Ş.'ye temlik ettiğini, davalı'nın 10.10.2018 tarihli sözleşme tahtında ediminin; ... (kuru karışım) halinde kendisine tevdi edilen yarı mamul ürünün gerekli üretim süreçlerinin tamamlanması ve satışa arz edilecek hale getirilmesi için (su katma, pastörize etme, ambalajlama, sevke hazırlama vb..) ambalajlanması olarak özetlenebileceğini, Huzurdaki davada görülen uyuşmazlığın söz konusu hizmetin ayıplı ifa edilmiş olmasından kaynaklandığını, Davalının aşağıda ayıplı olarak ürettiği sütler ve hatalı ambalajları sebebiyle müvekkili Şirketler'in zararlarını tazmin etmeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, üretim makinelerinin sık sık arızalanmaları ve arızaların giderilmemesi sebebiyle üretimler uzun süreli olarak aksadığını, arıza durumuna çözüm üretilemiyor olması yetmiyor gibi davalı tarafça üretim makinelerinin yaptırılması gereken olağan bakımlarının da yaptırılmadığını ve bu şekilde olağan bakımları aksayan makineler ile üretim yapılmaya devam edildiğini, bu durumun müvekkili Şirketler'i mağdur ettiğini, bozuk, kırık, yanlış yere konulmuş kapaklar neticesinde müvekkili şirketlerin maddi kayıpların yanında, kurumsal ve bireysel müşterileri nezdinde itibar kaybettiğini, ürünlerinin iade edildiğini, ... markalı ürünlerin sosyal mecrada ayıpları ile birlikte sergilenerek müvekkili şirketler'e ağır eleştiriler yöneltildiğini, taraflar arasındaki cari sözleşme uyarınca davalının, paketleme de dahil olmak üzere ürettiği ürünlerin ayıplı olmaları halinde tüm sorumluluğu üstlendiğini, davalının kendisi ile paylaşılan ve üretimi buna göre yapması gerektiği belirtilen üretim standartlarını bizzat gördüğünü, buna göre üretimleri yapması gerektiğinin farkında olmasına rağmen her bir üretim sonucunda farklı pH değerli ürünler ortaya çıkarıldığını, bu hususun Davalı'ya verilmiş olan üretim standartlarını yansıtmaz derecede birbirinden farklı olan ekli analiz raporları ile de tespit edildiğini, davalının üretimde dikkate alması gereken ve müvekkili şirketler tarafından davalı'ya teslim edilen üretim standartları ile bu standartları taşıması gereken ancak taşımayan Analiz Raporları'nı mahkemeni bilgisine sunduklarını, bu noktada müvekkili Şirketler'in üretim fiyaskosunun tespit edildiği ana kadar dağıtılmış ürünlerinin satışından dolayı almış olduğu şikayetler neticesinde, müşteri memnuniyeti sağlayabilmek adına ürünleri değiştirmek zorunda kaldığını, ek maliyetlere katlandığını, hatalı üretimlerin ardından sosyal medya, whatsapp hattı ve e-posta kanalları üzerinden müvekkili şirketlere muhtelif şikayetler gelmeye başladığını, bireysel tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin bozuk çıktığından bahisle ürünlerini iade etmek istediklerini belirttiklerini, İhraç edilen ülkelerdeki müşterilerin "ürünün tadının kabul edilebilir olmadığını", "ürün ambalajlarında kapak hatalarının olduğunu" ve "ürün içeriğinin hava alması sebebiyle bozulduğunu" belirterek ürünleri iade etmek istediklerini, tüm bu ihmaller neticesinde müvekkili şirketlerin açıkça maddi zarara uğradıklarını, davalı tesislerinde yalnızca vegan ürün üretilmediğinden, herhangi bir alerjen duruma sebebiyet vermemek adına her bir üretim sonrası üretim makinelerinin temizlenmesi adına bir süreç uygulanması gerektiğini, bu temizliğin düzgün ya da hiç yapılmaması ürüne "hayvansal bazlı süt ürünü karışması" gibi bir "..."ya sebebiyet verebilmekte olduğunu, davalının tesislerinde kullanılmakta olan su tespit edildiği ve ekte sunulduğu üzere kirli olduğunu, dolayısıyla davalı tarafından bu suyun kullanılması suretiyle yapılan üretimde müvekkili Şirketlere ait ürünlerin pH değerinin düşük olduğunu, Davalı, Sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmemiş olması bir yana basiretli bir tacirden beklendiği şekilde de hareket etmemiş ve bu kirli suya rağmen üretim yaparak müvekkilimiz Şirketler'in alenen zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketlerin Müşterisi ... Davalı'nın Tesisinde Yaptığı 18.06.2021 Tarihli Denetimde Davalı Şirket Denetimden Geçememiş (Ek 19), Bu Durum ...'nın Ürün almamasına ve dolayısı ile müvekkilimiz şirketler'in kazanç kaybına uğramasına neden olduğunu, müvekkili şirketlerin hiçbir şekilde kendi yükümlülüğü olmadığı halde, sırf davalı tarafça sözleşmeye aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle daha fazla zarara uğramamak adına davalı tesislerindeki tüm denetimleri izlemek, gerektiğinde müdahale edebilmek adına ek masraflar yaptığını, tüm bu üretim aksaklıklarına ilişkin olarak davalı taraf ile iletişim kurulmaya çalışıldığını ancak herhangi bir çözüm önerisi üretilemediğini, süreç içerisinde uyarılara rağmen ne yazık ki üretimdeki aksaklıkların devam ettiğini ve düzeltilmesi yönünde olumlu adımlar atılmadığını, müvekkili şirketlerin her türlü uzlaşma yolunu denediklerini, davalı taraf yetkilileri ile bir şekilde iletişim kurmaya ve sorunun kaynağını çözmeye çalıştıklarını, ancak tüm bu aksaklıkların dostane yollarla çözülemediğini, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; Davanın kabulüne, - Hatalı/eksik üretim kaynaklı satış kaybı için şimdilik 1.000 Türk Lirası maddi tazminatın, - Taraflar arasında cari sözleşmenin 3.5 no'lu maddesi uyarınca belirlenen cezai şartın şimdilik 1.000 Türk Lirası kısmının, -Ayıplı üretimden dolayı katlanılan masraflara ilişkin şimdilik 1.000 Türk Lirası'nın müvekkili şirketlere ödenmesine, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle husumet itirazlarının bulunduğunu, TTK'nın 21/2 maddesi uyarınca 8 gün içerisinde faturaya itiraz edilmediğinden, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağını, bu yönde yerleşik Yargıtay İçtihatları bulunduğunu, mküvekkili şirkete yasal süresi içerisinde herhangi bir ayıp ihbarı bildiriminde bulunulmadığını, her ne kadar davacı taraf kendisinin premix (kuru malul karışımı) müvekkile teslim etmesi ve müvekkil şirketinde bunu içme suyu ile karıştırıp, üretip, paketlemesini yaptığı ... vegan ürünlerinde ayıp olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiaların sadece davacının soyut iddiaları üzerine ve kendi elindeki verilere göre tek taraflı beyan ve iddialarından oluştuğunu, keza davacının gizli ayıp iddiasında bulunsa bile, ürünleri aldığı tarihten aylar geçtikten sonra bu iddiada veya tazminat talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ürün şikayetlerinin nazara alındığında müvekkili şirketin sorumluluğundan kaynaklanan bir durum olmadığının anlaşılacağını, PH değerlerinin tutmaması, kutulardan garip sıvıların çıkmasının nakliye ve ürün yerleştirme esnasındaki hatalardan kaynaklandığını, .... doküman numaralı ... Vegan içecekler ürün tanımında PH değer parametresinin min.6,50 yazılarak davalı tarafından ıslak imzalı onaylandığını, ürünlerin pH değerlerinin yasal parametlerelere uygun olduğunu, bu durumun laboratuvar testleri ile onaylandığını, süt bulaşığı, su kirliliği gibi iddiaların müvekkili şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, üretim makinelerinin sık sık arızalanması ve giderilmemesi gibi iddiaların gerçeği yansıtmadığını, her fabrika da olan arızalar gibi müvekkili şirkette de makine arızalarının üretim sırasında veya sonrasında oluşabilmekte olduğunu, bu arızalar sebebiyle ... tarafından gönderilen siparişin üretilememesi veya eksik üretim yapılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, hatta çoğu zaman ... üretimi için plana alınan günde ...'in hammadde tedariği eksikliğinden dolayı yapılamayan üretimlerin sonrasında müvekkilinin kendi üretim planlarını iptal ederek önceliğin ... üretimine verildiğini, makinelerde oluşan arızalarda gerek dışardan teknik servis çağırılarak, gerekse şirket içi teknik ekip tarafından müdahaleler yapılarak arızaların giderildiğini, ... tarafından gelen ...'ün sorumluluğu ve onayı ile üretimlerin yapıldığını, Müvekkil şirketin hali hazırda ...versiyon Belgesi, ... Belgesi, ...Belgesi, Helal Belgesi bulunmakta ve her yıl tedarikçi denetimleri haricinde bu belgelerin denetimlerinden de başarı ile geçmekte olduğunu, davacının iddialarının yerinde ve haksız olduğunu, asıl amacağının müvekkilinin açtığı alacak davasını geciktirmek olduğunu, anılan bu nedenlerle, davanın esas ve usülden reddine, yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sözleşme, ürün görselleri, sözleşme fesih bildirimi, virman örnekleri, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, Taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirip getirmedikleri, davacılardan ... şirketinin aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı, dava konusu malların ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbar sürelerinin dolup dolmadığı, davacı tarafın davalıdan tazminat , cezai şart ve masraf taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarındadır. Tanık deliline dayanıldığından tanıklar dinlenilmiştir. Davalı tanığı Adnan Demirbağ Beyanında: " Davalı şirkette yönetici olarak çalışırım, davalı şirket ile davacı şirketler arasında üretim kaynaklı ticari ilişki vardır, davacı şirketler tarafından formülize edilmiş miksler (kuru toz halinde ) davalı şirkete teslim edilir,bu formüller davalı şirkete verilmez, içerikleri davalı şirket tarafından bilinmesi mümkün değildir, bu miksler makinalarla çoğaltılma sisteminde kullanılarak istenilen formata dönüştürülür, kullanılan makinalar bu iş için temin edilmiş özel makinalardır, hatırladığım kadarı ile davalı şirketlerle 5-6 yıldır aynı sistem üzerinden çalışmamız devam etmektedir, bu şirketlere ait mal üretimlerinden ve bu makinalardan sorumlu yaklaşık 7 eleman çalışır, üretimin başından sonuna kadar bu personeller sorumludur, part part yapılan üretim sonucunda bir part sona erdiğinde diğer parta geçebilmek için davacı şirketler tarafından davalı şirkette bulunan şirket temsilcileri ürünleri incelerler ve onay vermeleri üzerine diğer parta geçilir, verilen onaylar yazılı halde verilir, yine üretilen partlar 7 gün boyunca depolama alanında bekletilir ve ürünlerde çatlama patlama olup olmayacağı gözlemlenir ,sıkıntılı olmayan ürünler davacı şirketlere teslim edildi, bu güne kadar hiç ayıplı ürün üretimi yapılmadı, yine dava konusu ürünlerde ayıpsız şekilde davacı şirketlere teslim edilmiştir, davalı şirketin sorumluluğu depo alanındaki 7 günün ardından sona erer, yine 7 günün ardından ayıpsız olarak tespit edilen ürünler davacı şirketlere teslim edilmiştir, bu sürenin sonunda malların uygun olmayan koşullarda depolanmasına ya da ürünün bozulmasında davalı şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır, davalı şirket depolarında malların ayıpsız teslim edildiğine ilişkin yazılı tutanaklar tutulur ve teslimat gerçekleşir iddia edilen partlarda da ayıbı bulunmadığına ilişkin tutanak tutuldu ve teslimat yapıldı" demiştir. Davalı tanığı Harun Kütahya beyanında: " Davalı şirkette genel müdür yetkilisi olarak 10 yıldır çalışırım,, davalı şirket ile davacı şirketler arasında üretim kaynaklı ticari ilişki vardır, davacı şirketler tarafından formülize edilmiş miksler (kuru toz halinde ) davalı şirkete teslim edilir,bu formüller davalı şirkete verilmez, içerikleri davalı şirket tarafından bilinmesi mümkün değildir, bu miksler makinalarla çoğaltılma sisteminde kullanılarak istenilen formata dönüştürülür, kullanılan makinalar bu iş için temin edilmiş özel makinalardır, hatırladığım kadarı ile davacı şirketlerle 2018 yılından itibaren aynı sistem üzerinden çalışmamız devam etmektedir, bu şirketlere ait mal üretimlerinden ve bu makinalardan sorumlu yaklaşık 7 eleman çalışır, üretimin başından sonuna kadar bu personeller sorumludur, part part yapılan üretim sonucunda bir part sona erdiğinde diğer parta geçebilmek için davacı şirketler tarafından davalı şirkette bulunan şirket temsilcisi ... ürünleri inceler ve onay vermesi üzerine diğer parta geçilir, her part arası makine temizliği yapılır, verilen onaylar yazılı halde verilir, yine üretilen partlar 7 gün boyunca depolama alanında bekletilir ve ürünlerde sterilizasyon olup olmayacağı beklenir, ,sıkıntılı olmayan ürünler davacı şirketlere temsilcilerinin onayı ile bildirilen nakliye aracılığı ile teslim edilir, ayıplı olan mallar ise yine şirket yetkilisinin gözetimi altında imha edilir, dava konusu ürünlerde ayıpsız şekilde davacı şirketlere teslim edilmiştir, davalı şirketin sorumluluğu depo alanındaki 7 günün ardından nakliye aracına ürünler yüklenmesi ile sona erer, bu sürenin sonunda malların uygun olmayan koşullarda depolanmasına ya da ürünün bozulmasında davalı şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır, davalı şirket depolarında malların ayıpsız teslim edildiğine ilişkin davacı şirket temsilcisi olan Hayrettin beyin onayı ve whatsap grubundan fotoğraflı davacı şirketlerin de bulunduğu bildirimler bulunur,davacı şirketler tarafından dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen mallar davalı şirkete teslim edilmemiştir, demiştir." Davalı tanığı .. Beyanında: " Davalı şirkette kalite sorumlusu olarak çalışırım,davalı firma davacı şirketlerle 2-3 yıldır çalışır, davalı şirket ile davacı şirketler arasında üretim kaynaklı ticari ilişki vardır, davacı şirketler tarafından formülize edilmiş ... olarak toz halinde ürünler davalı şirkete gelir, davalı şirket tarafından ise pastörize edilerek su karışımı ile miks haline getiriyoruz, şişelere dolum yapılıyor, yine tebliğlere göre belirtilen derecelerde sürelerde bekletilip depolama alanını sevki sağlanmaktadır, bu formüller davalı şirkete verilmez, içerikleri davalı şirket tarafından bilinmesi mümkün değildir, bu miksler makinalarla çoğaltılma sisteminde kullanılarak istenilen formata dönüştürülür, kullanılan makinalar bu iş için temin edilmiş özel makinalardır, hatırladığım kadarı ile davacı şirketlerle 2018 yılından itibaren aynı sistem üzerinden çalışmamız devam etmektedir, bu şirketlere ait mal üretimlerinden ve bu makinalardan sorumlu yaklaşık 7 eleman çalışır, üretimin başından sonuna kadar bu personeller sorumludur, part part yapılan üretim sonucunda bir part sona erdiğinde diğer parta geçebilmek için davacı şirketler tarafından davalı şirkette bulunan şirket temsilcisi ... ürünleri inceler ve onay vermesi üzerine diğer parta geçilir, her part arası makine temizliği yapılır, aynı zamanda her part üretiminde vegan a geçiş için alerjen kitleri davalı şirket tarafından yapılır, verilen onaylar whatsapp grubunda ... tarafından yazılı halde verilir, yine üretilen partlar 7 gün boyunca depolama alanında bekletilir ve ürünlerde sterilizasyon olup olmayacağı beklenir, sıkıntılı olmayan ürünler davacı şirketlere temsilcilerinin onayı ile bildirilen nakliye aracılığı ile teslim edilir,bu güne kadar günlük süre boyunca hiç ayıplı ürün çıkmadı, dava konusu ürünlerde ayıpsız şekilde davacı şirketlere teslim edilmiştir, davalı şirketin sorumluluğu depo alanındaki 7 günün ardından nakliye aracına ürünler yüklenmesi ile sona erer, bu sürenin sonunda malların uygun olmayan koşullarda depolanmasına ya da ürünün bozulmasında davalı şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır, davalı şirket depolarında malların ayıpsız teslim edildiğine ilişkin davacı şirket temsilcisi olan ... beyin onayı ve whatsap grubundan fotoğraflı davacı şirketlerin de bulunduğu bildirimler bulunur,davacı şirketler tarafından dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen mallar davalı şirkete teslim edilmemiştir" demiştir. Davacı Tanığı ... Beyanında: "Ben ... Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisiyim. Her iki taraflada çalıştım ve halen çalışmaktayım. Ben ... A.Ş'nin eski teknik müdürü idim. Ben oradan ayrıldıktan sonra .. A.Ş. ile ... A.Ş. çalışmaya başladı. ... A.Ş.'de ki üretim danışmanı ... Bey üretimin düşük olduğunu söyleyerek teknik bir danışmana ihtiyaçları olduğunu söyledi. Bende teklifi kabul ederek ... A.Ş.'ye danışmanlık yaptım. ... tarafından ön hazırlık yapılır. Formülasyonlar hazırlanır. Standart ambalajları ile ... A.Ş.'ye gönderilir. Gönderilen şeyler bir takım kombinasyonlar olup ikinci etap olarak ... A.Ş. tarafından eritilerek karıştırma ve pişirme işlemi gerçekleştirilir. ...'in bir-iki işleminde üretim operatörü kaynaklı problemler oldu. 200 ml'lik badem sütü ürününde yapılan test sonucu problem olduğu ortaya çıktı. Ayrıca kapak problemleri vardı. Yoğun miktarda kapak şikayeti almışlardı. Süt şişelerinin kapakları tam anlamı ile kapanmıyor ve şişeyi sıkıştırmıyordu. Sıvının dökülmesine sebebiyet veriyordu. Kolilerden bir tanesinden 1 Litrelik süt şişelerinin denenmesi sırasında süt yerine su ağırlıklı olduğunu gördüğüm sıvı ile karşılaştım. Ayrıca bu durumu telefonum ile videoya alarak tespit ettim. Zaman zaman makine arızası ile karşılaştığımda oldu. Bu kusurlu durumların tespit edilmesi ile birlikte durum ... A.Ş.'ye bildiriliyordu. Bildirimler benim tarafımdan anında yapılıyordu. Ben problemi tespit ettiğimde bildiriyordum. Tabiki bu benim gördüğüm problemler açısından geçerlidir. Kusurlu olduğunu tespit ettiğimiz Badem sütü ürünü teslim edilmeksizin bekletilmiştir. Daha sonrasında ... A.Ş. tarafından alınıp depoya konulmuştur. Kapağı kapanmayan süt şişeleri yönünden bu şişeler teslim edildi ve satışa dahi çıktı. Kimi zaman kapaı kapansa bile bu şişelerin sıvıyı sızdırmaları dahi bir kusur olarak kabul edilmektedir ve sızdırma sorunundan dolayı şikayet gelmişti. Makine arızası olarak belirttiğim husus makinenin teknik olarak gerekli temizliğinin yapılmamasından kaynaklanmıştı. Üretim aşamasında 7-8 kişi çalışmaktadır. Hepsinin aynı anda kontrolünü sağlamam mümkün değildir. Onay vermiş olduğun üretim açısından faliyete devam edebilmek adına risk almıştım. Bana onay verip veremeyeceğimi sordular, bende üretimin devam edebilmesi için bende onay verdim. Onay verdiğim o üretimde herhangi bir sorun yaşanmamıştır. Ancak kapak kaymaları kontrol dışı olup bunun haricindedir." demiştir. Davacı Tanığı ... beyanında: " Ben... Şirketi'nin çalışanı idim. Üretim müdür olarak çalışıyordum. ... olarak biz 2018'den itibaren vegan ürünler yapıyorduk. Zaman içerisinde ürünlerde süt bulaşısı olduğunu tespit ettik. Bu durum ... A.Ş. tarafından iyi bir temizlik yapılmamasından kaynaklanıyordu. Temizliğin etkin yapılıp yapılmadığı yönünden test yapılması gerekir. Bu testlerinde yapılmadığını bizzat ben tespit ettim. Hatta ben bu testlerin nasıl yapılması gerektiğini ben onlara anlattım. ... ürün yaptıracaktı ancak ... ilk denetiminden geçemedi. Bizden destek istediler. Benimde bu konuda tecrüben vardı. Tüm dökümantasyonları elden geçirdim. Gıda kurallarına göre olması gereken mikrop seviyesinden çok daha fazla mikrop bulunduğunu suyun içerisinde tespit ettim. Daha sonra ... ile görüştüğümde bu durumun gizlendiğini ortaya çıkmasının engellendiğini de bizzat tespit ettim. Ayrıca ...'in makinelerinde de çok fazla arızalı olanlar vardı. Çalışmayan makineler vardı. Makinalar bakımsızdı. ... denetiminde tüm dökümantasyonlar bakımından denetimden geçtiğimiz halde makineler yönünden denetimden geçebilmek için çok uzun süre makinenın çalışmasını beklemek durumda kaldık. Hatta ...'te oradaydı oda geç saatlere kadar çalışmıştı. Ayrıca kapaklarla ilgili problemlerde vardı. Problemler tespit edildiğin ham mail olarak hemde Whatsaap yolu ile bildirimde bulunuyorduk. Bir çok kez bakım talebinde de bulunmuştuk. Bile bile ayıplı ürün almamız ve kabul etmemiz söz konusu değildir. Üretim ksımında pek bulunmadım. Genellikle problem çıktığı aşamada bulunuyordum. İlk aşamada üretime başlama yönünde herhangi bir engel görmeyip üretime start veriyorduk. Üretim aşamasında sorunlar baş gösteriyordu. Dolayısıyla onay verdikten sonra sorunlar çıkmıştır. Piyasaya verildikten sonra Mikmen'e iade edilen herhangi bir ürün olup olmadığı konusunda herhangi bir bilgim yoktur " demiştir. Davacı Tanığı ... Beyanında: "... Şirketinde 2019 yılından 2023 yılının Ağustosa ayına kadar satış müdürü olarak çalıştım. 2019-2022 yıllarında ... Şirketi ... Şiketinin fason üreticisi idi. ... Şirketi tarafından üretilen malları iç piyasaya ve yurt dışına gönderme konusunda bizzat ben çalıştım. Büyük markez zincirlerine mal veriyorduk ya da bireysel olarak kendi internet sitesi üzerinden kişilere bireysel hizmette bulunuyorduk. Müşteriler ve bireysel kullanıcılar Milkmen tarafından üretilen ürünlerle ile ilgili kalitesel şikayetlerde bulunuyorlardı. Ürünlerin şişelerinin kapaklarının sorunlu olması nedeni ile ürünün hava alması ve bozulması sonucu şikayetler aldık. Ayrıca ürünün farklı bir sıvı olduğu şeklinde şikayetlerde oldu. Bu şikayetler ürünün içerisinde bulunduğu şişenin açılması sonucu tespit edilebileceğinden dolayı ürün iadesi olmadı. Sorunlar ürünler bakımından telafide bulunabilmek adına fazla miktarda ürün vermek 1 alan kişiye 1de hediye vermek gibi uygulamalar yaptık. Üretilen ürün egan olup hayvansal ürünlerin karışmaması gerekmektedir. Ancak müşteriden gelen şikayet üzerinde yapmış olduğumuz analizlerde hayvansal ürünlerin karıştığını tespit ettik. ..., ..., ...gibi büyük şirketlerle olan alışverişlerde ciddi problemler yaşıyorduk. Ayrıca ...'ya da kusurlu ürün gitmesi nedeni ile bunu telafi edebilmek için daha fazla ürün göndermiştik. Ayıplı ürünleri tespit ettiğimizde mail yolu ile yada Whatsaap yolu üzerinden bildirimde bulunuyorduk. Tespit ettiğimiz anda ayıbın bildirimini yapıyorduk. Milkmenden ayrıldıktan sonra 5 ay kadar herhangi bir iş yapamadık. Sözleşme devam ediyordu ve bizden ürün sipariş ediliyordu ancak bu siparişleri stok olmadığı için karşılayamıyorduk. Buda büyük bir satış kaybına neden oldu. Ayıplı ürünler tespit edildiğinde müşterilere yeni ürün gönderme masraflarını da bizzat üstlenerek zarara uğradık. Büyük paletler halinde ürünler gönderilmesi söz konusu olduğundan zarar da büyük oldu. Milkmen'den ürün alınmasının ardından müşteriye gitmeden önce analiz yapılıp yapılmadığı konusunda bilgim yoktur " demiştir. Deliller toplandıktan sonra rapor düzenlenmesi için dosya SMMM ..., Sözleşme Uzmanı ... ve Gıda Mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti mahkememize sunmuş oldukları 21/08/2024 tarihli raporlarında özetle; "...SONUÇ : *Ayıba karşı tekeffül borcundan bahsedebilmek için “Eser teslim edilmiş olması”, “Eserin ayıplı olması” ve “teslim alınan eserde TBK m. 474 uyarınca gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmiş olması” gerektiği, *Heyetimiz teknik üyesince sözleşme konusu edimin davalı tarafından ayıplı şekilde ifa edilip edilmediği yönünden yapılan inceleme neticesinde: * Dava konusu ürünler için Türk Gıda Kodeksinde belirlenmiş özel kriterler ve standart bulunmadığı, * Davacı ve davalı tarafta muhafaza edildiği belirtilen aynı üretim tarihli şahit numunelerin analiz sonuçları arasında tutarsızlıklar olduğu, davacının yaptırdığı analizlerin tümünde pH değerinin ürün spesifikasyonunda belirlenen pH aralığında yer almadığı ve ürünlerde Süt Alerjeni tespit edildiği, davalı tarafın yaptırdığı analizlerde pH değerinin uygun olduğu ve Süt Alerjeni tespit edilemediği, bu durumun her iki numunenin aynı üretim tarihli ürünü temsil edip etmediği hususunda şüphe uyandırdığı, *Özel istek numunelerin numuneyi getirenin kendi insiyatifinde olan numuneler olduğu, denetime esas teşkil etmediği, dava konusu olayla ilgili Mahkeme kanalıyla delil tespiti yapılarak, bilirkişi marifetiyle numune alınıp, kamu kurumunda analiz yaptırılsa idi, ürünlerin ayıplı olup olmadığı ile ilgili doğru karar verilebileceği, bu nedenle söz konusu Bitkisel bazlı şekersiz badem içeceğinin ayıplı olup olmadığının belirlenmesinde yeterli bir tespit olmadığı kanaatine varıldığı, *Kapak problemlerinin makinelerde meydana gelen arızalardan mı kaynaklandığı, ambalajların depolama, taşıma ve nakletme sırasında aldığı bir darbeden mi kaynaklandığı, ambalajın uygun sıcaklık ve nemde taşınıp taşınmadığı, taşınmadı ise karton kutuların stabilitesinin bu durumdan etkilenip etkilenmediğinin açıklığa kavuşturulamadığı, sonucuna ulaşıldığı..." yönünde görüş ve kanaati bildirmişlerdir. Davacı vekilinin itirazları üzerine dosya tekrar aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları ek raporlarında özetle: Raf ömrü, bir gıdanın mikrobiyolojik açıdan uygunluğu ile görünüş-koku-tat gibi kalite kriterlerinin uygun işleme, nakliye ve depolama koşullarında koruduğu süre olarak tanımlanmaktadır. Dava konusu ürünlerin son tüketim tarihlerinin yani raf ömürlerinin geçtiği beyan edilmekte, pH ölçümlerinin incelenmesi talep edilmektedir. Ancak, son tüketim tarihi geçmiş bir ürünün kalite kriterlerinin ve mikrobiyal ortamının değişmiş olabileceği, bu durumun ürünün pH’sını değiştirebileceği dikkate alındığında, ayrıca 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda Ve Yem Kanununa göre bu şekildeki gıdalar “güvenilir olmayan gıda” olarak tanımlandığından dolayı, pH analizinin yapılması güvenilir analiz sonucu vermeyecektir. Söz konusu ürünlerin yeniden değerlendirilmeye alınması uygun değildir. Davacı vekilinin itirazları üzerine dosyada yapılan teknik inceleme ve değerlendirme neticesinde 21.08.2024 tarihli bilirkişi kök raporunda yapılan değerlendirme ve ulaşılan sonucu değiştirmelerin gerektiren bir durumun bulunmadığı, sonuç ve kanaatine ulaşıldığını" bildirmişlerdir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile, Dava konusu ürünler için Türk Gıda Kodeksinde belirlenmiş özel kriterler ve standart bulunmadığı, Davacı ve davalı tarafta muhafaza edildiği belirtilen aynı üretim tarihli şahit numunelerin analiz sonuçları arasında tutarsızlıklar olduğu, davacının yaptırdığı analizlerin tümünde pH değerinin ürün spesifikasyonunda belirlenen pH aralığında yer almadığı ve ürünlerde Süt Alerjeni tespit edildiği, davalı tarafın yaptırdığı analizlerde pH değerinin uygun olduğu ve Süt Alerjeni tespit edilemediği, bu durumun her iki numunenin aynı üretim tarihli ürünü temsil edip etmediği hususunda şüphe uyandırdığı, Özel istek numunelerin numuneyi getirenin kendi insiyatifinde olan numuneler olduğu, denetime esas teşkil etmediği, dava konusu olayla ilgili Mahkeme kanalıyla delil tespiti yapılarak, bilirkişi marifetiyle numune alınıp, kamu kurumunda analiz yaptırılsa idi, ürünlerin ayıplı olup olmadığı ile ilgili doğru karar verilebileceği, bu nedenle söz konusu bitkisel bazlı şekersiz badem içeceğinin ayıplı olup olmadığının belirlenmesinde yeterli bir tespit olmadığı kanaatine varıldığı, kapak problemlerinin makinelerde meydana gelen arızalardan mı kaynaklandığı, ambalajların depolama, taşıma ve nakletme sırasında aldığı bir darbeden mi kaynaklandığı, ambalajın uygun sıcaklık ve nemde taşınıp taşınmadığı, taşınmadı ise karton kutuların stabilitesinin bu durumdan etkilenip etkilenmediğinin açıklığa kavuşturulamadığı, dava konusu ürünlerin son tüketim tarihlerinin yani raf ömürlerinin geçtiği beyan edilmekte, pH ölçümlerinin incelenmesi talep edilmişse de, son tüketim tarihi geçmiş bir ürünün kalite kriterlerinin ve mikrobiyal ortamının değişmiş olabileceği, bu durumun ürünün pH’sını değiştirebileceği dikkate alındığında, ayrıca 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda Ve Yem Kanununa göre bu şekildeki gıdalar “güvenilir olmayan gıda” olarak tanımlandığından dolayı, pH analizinin yapılması güvenilir analiz sonucu vermeyeceği, yeniden değerlendirilmeye alınmasının doğru olmayacağı tespit edildiğinden davacı tarafça davanın ve iddiaların ispatlanamadığı anlaşılmış ve açıklanan nedenlerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 3.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/102, K. 2025/472, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-102-e-2025-472-k-bde06fbdbf23