İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/992 E. 2025/270 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/992
Karar No
2025/270
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/992 KARAR NO : 2025/270 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2022 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucu müvekkili tarafından kiralanmış olan yerde mangal kömürü imalatı yapmak üzere 3 adet tuğla ocağı kurulması ve kurulan ocaklarda yapılacak olan üretim için eğitim verilmesi hususunda davalı ile 25.000 TL üzerinden anlaştıklarını, yapılan anlaşmaya karşılık mangal kömürü imalatı üretimi için ihtiyaç olan tuğla ve harçların alınacağı yer ile davalı ile iletişime geçerek sipariş verildiğini, müvekkilinin de siparişler için ödemeyi yapıp malzemeleri aldığını, davalının mangal kömürü imalatı için kurulacak olan ocakların inşasını yapmak üzere Batman'a geldiğini ve müvekkilinin de kendisine ... otelde oda kiraladığını, davalının 3 adet ocaktan 1. Ocağı söylediği tarihten çok daha geç bir sürede tamamladığını, geriye kalan 2. ve 3. Ocağın yapılması için davalı ile konuşulduğunu, davalının İzmir'de acil ve önemli işlerinin olduğunu, bu ocakların duvarının örülmesi için müvekkilinden usta bulmasını, bir kaç günlük sadece temel tuğlaların örülmesini ve bunun ustaların yapmasını rica ettiğini, davalının İzmir'e gitmesi için bilet aldığını, davalının 3-5 gün sonra döneceğini söyleyerek yaklaşık 20 gün kadar müvekkilini oyalayarak dönmediğini, bu 20 günde ocak ile mangal kömürü üretim amaçlı yakıldığında çalıştırıldığında ocakta patlama meydana geldiğini, çökmeler oluştuğunu, davalının müvekkiline ocağın yıkılmasında hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin çöken ocakla ilgili olarak davalı ile görüşme sağlamışsa da olumlu bir netice alamadığını, davalının yapmış olduğu ve yıkılmış olan ocakların tekrardan inşası için gerekli 110 torba harcın müvekkili tarafından ikinci defa sipariş edildiğini, nakliyesi ile birlikte ödeme yapılarak malzemelerin getirildiğini, davalının anlaşılan 25.000 TL'den 20.000 TL'den fazlasını aldığını, yapılan yeni bir anlaşma neticesinde kendisine iki adet çek verildiğini, çeklerden bir tanesinin vadesinin geldiğini, 29.000 TL değerindeki çekin iş yapılmamasına rağmen ödeme gerçekleştirildiğini, diğer ileri tarihli olarak keşide edilen 70.000 TL tutarındaki çeke karşılık davalının yapması gereken işi yapmayarak borca aykırı davranış gösterdiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği borcun hiç bir şekilde gereği gibi yerine getirilmediğini, davalının çekleri iadeye yanaşmadığını, verilen iki adet sıralı çeke karşın davalının yapılan yeni anlaşma gereğince verilen yeni üç adet metal kazan ocak denilen kömür ocağı nakliyatını yükleyeceğini ve üç gün içerisinde geleceği konusunda anlaştıklarını ancak davalının gelmediğini, müvekkilinin yaşanan olayda çok fazla mağdur olduğunu, çok fazla kararının olduğunu, çekin günü geldiğinde veya gününden önce ilgili davalının veya ciro ettiği cirantaların çeki tahsil için bankaya ibraz etmesi ihtimalinin bulunduğunu, bu durumunda müvekkilinin olmayan bir borcu ödemesi ve mağduriyeti anlamına geldiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, müvekkilinin davalıya vermiş olduğu Batman ... Şubesine ait 27/11/2022 keşide tarihli... çek numaralı 70.000 TL bedelli çekin iptali ile fazlaya ilişkin dava ve haklarının saklı kalmak kaydıyla 50 TL üzerinden müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespitine, dava sonuna kadar çekin üzerine İİK'nun 72/2. Maddesi gereğince teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkil; mangal kömürü yapımında kullanılan tuğla fırın imalatını yaparak geçimini sağlayan ve kendi adına çalışan bir mangal kömür fırını ustası olduğunu, Davacı ... ise; Batman'da kiralamış oldukları arazi üzerinde, babası ... ve müvekkil tarafından soyadı bilinmeyen... adlı şahıs ile birlikte mangal kömür imalatı işlerini yaptığını, Davacı ve diğer ortakları, iş yerlerinde mangal kömürü imalatı için tuğla ocak yapılması hakkında müvekkile ulaşmışlar ve taraflar, aralarında geçen şifahi görüşmeler sonucunda davacının iş yerine 50 gün sürecek olan 3 adet tuğla fırın inşa edilmesi için 25.000,00-TL bedel üzerinden anlaşmaya vardıklarını, bu bedel yalnızca 3 adet tuğla ocağın 50 gün içerisinde yapılması için kararlaştırılan bedel olup, dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine mangal kömürü üretimi için eğitim verilmesi ücretini içermediğini, davacılar tarafından, davalı müvekkile ... otelde oda kiralandığı, bu ödemelerin de anlaşılan 25.000,00-TL bedele dahil olduğu belirtilmişse de müvekkilin otelde kalma gibi bir isteği olmadığını, yapılan anlaşma neticesinde müvekkil, tuğla fırınların imalatı için gerekli olan malzemeleri (tuğla,harç vs) ve gerekli kalite standartlarını davacı ve ortaklarına bildirmiş, bu kalite standartları haricinde ürün tedarik edilmesi durumunda ocakların düzgün bir şekilde çalışmayacağını ve kalite standartları dışında ürün kullanılması için davacı tarafından ısrar edilmesi ihtimalinde sorumluluk kabul etmeyeceğini, eğer ki kendisinin bildirdiği kalite standartlarındaki ürünler temin edilirse tuğla fırınlar hakkında tüm sorumluluğun kendisine ait olacağını iyi niyetli bir şekilde dile getirdiğini, davacı tarafın iddiaları yalnızca müvekkili kötü niyetli gösterme çabasından ibaret olduğunu, Davacı yan her ne kadar müvekkilin 1. Fırını çok geç bir tarihte teslim ettiğini, ocaktan kömür alınması işleminin 4 gün olarak beyan edilmesine rağmen 1 haftayı bulduğunu, müvekkilin 2. ve 3.fırının yapım işini aksatarak İzmir'e gittiğini, İzmir'e gittiği dönem boyunca 2. ve 3. Ocağın duvarlarının örülmesi için davacıdan usta bulmasını istediğini, 20 güne kadar gelmeyerek davacıyı oyaladığını ve bu süreçte fırında patlama meydana geldiğini iddia etmiş ise de müvekkil 1. fırının yapımını teslim sürecine uygun olarak tamamlayıp 2. fırının inşaatını tamamlamak üzere ve 3. Fırının temelini atmış halde iken davacı ve ortakları; müvekkile, tuğla fırından vazgeçtiklerini, onun yerine metal fırın almak istediklerini bu sebeple şuan için inşaata devam etmeyerek kendilerine metal fırın bulma konusunda yardım etmesini talep ettiklerini, müvekkilinin davacı ve ortaklarına yardımcı olmak maksadı ile ve yine davacı ve ortaklarının kendilerine ödeme kolaylığı sağlanması ricası üzerine davacının taleplerine uygun niteliklerde metal fırın araştırmak için İzmir'e geldiğini, davacıların iddialarının aksine davalı müvekkil, fırın yapım işini yarım bırakarak tatil amacı ile İzmire gelmediğini, davacı tuğla ocaklarım yapımı ile ilgili müvekkile herhangi bir ücret ödemediği gibi, 3 adet metal ocak bedeli olan 99.000-TL için verilen 29.000-TL ve 70.000-TL lik çeklerden 70.000-TL bedelli olan işbu dava konusu çekin bedelini de haksız ve kötüniyetli bir şekilde ödemekten imtina ettiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER 1)Taraf dilekçeleri, 2)İzmir İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 26/09/2024 tarihli yazısı ve eki, 3)Meram Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 30/09/2024 tarihli yazısı ve eki, 4)İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 07/10/2024 tarihli yazısı, 5)Batman Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 04/11/2024 tarihli yazısı ve eki, 6)27/04/2023 tarihli bilirkişi raporu, 7)Tüm dosya münderecatı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit ve çek iptali istemine ilişkindir. Bilişim Uzmanı...'in 27/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı kişi 3 Metal Ocak, 2 olarak görünen tuğla ocağı teslim etmiş ve çalışır durumda olarak işini bitirmiştir. Fakat sonrasında tuğla ocaktan duman sızdırmaları mevcut olduğunu, sonrası aralarındaki yazışmalarda herhangi bir hakaret yada memnuniyetsizlik tespit edilmediğini, dosyada beyan edilen “ben sizlerden özür diliyorum ben haksızım, hatalıyım size kötü ithamlarda bulundum, sizi yanlış anladım, yanlış algıladım, kusura bakmayın sizin zararınızı gidermek için bir an önce ocağı toparlayıp yarım kalan ocakları bitirip yıkılan ocakları inşa edip burada faaliyet olacak hale getirmek için hep beraber mücadele edelim” şeklindeki beyan ile ilgili bir yazışma veya telefon konuşması tespit edilmediği beyan edilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacı ile davalı arasında mangal kömürü imal edilmek üzere gerekli olan 3 adet tuğla ocak imalatı hususunda eser sözleşmesinin bulunduğu, davacı tarafın davalının ocak imalatı ile ilgili olarak edimlerini gereği gibi ifa etmediği, ilk ocağın davalı tarafça söylenilenden çok daha bir geç tarihte yapıldığı, ikinci ve üçüncü ocaklar ile ilgili ise, ocaklarda ayıpların oluştuğunu, davacı tarafça davalıya 70.000 TL tutarlı çek verildiğini, davacının dava konusu edilen eser sözleşmesinde bedel ödeme edimini yerine getirdiğini, davalının ise eseri imal ve teslim hususunda edimini gereği gibi ifa etmediğini iddia ettiği, davalı tarafın ise taraflar arasındaki eser sözleşmesinde tamamen davacının talimatı doğrultusunda hareket ettiğini, davacının tuğla fırından vazgeçerek metal fırın almak istediğini beyan etmesi üzerine tuğla fırın inşaatına devam edilmediğini ve metal fırın bulma konusunda yardımcı olduklarını, davalının 3 adet fırını 99.000 TL karşılığında bulduğunu, hatta davacının bu talimatı sebebiyle tuğla fırın inşaatının yarım bırakılarak metal fırının satın alınabilmesi için Konya iline gittiklerini, davalının, davacı ile aralarındaki tüm hukuki ilişkide davacının talimatı ile hareket ettiğini savunmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu görülmüştür. Davalı tarafça sunulan CD nin bilirkişi marifetiyle çözümlenmesinde, 3 adet metal ocağı ve 2 adet tuğla ocağın teslim edilmiş ve çalışır vaziyette olduklarının tespitinin yapıldığı, kamera görüntülerine göre davalının cevap dilekçesinde yer alan savunmalarını ispat etmiş sayılabileceği, tarafların tanık deliline dayanmaları sebebiyle tarafların tanıklarının dinlenmesi amacıyla mahal mahkemelerine talimat yazıldığı, davacı tanıklarından ...'ın beyanında, davacının 3 adet metal ocak getireceğini beyan ettiği, dava dilekçesinde de 3 metal ocağın getirileceğinin yazıldığı, yine davacı tanıklarından ...'un, davacının dava dilekçesinde beyanda bulunduğu ocak kurulmaları ile ilgili ispata yarar bir beyanda bulunmadığı daha çok taraflar arasındaki para alacağı ile ilgili beyanda bulunduğu, diğer davacı tanığı ...'ın ise 3 adet metal kazanın getirilmediğini beyan ettiği, davacı tanıklarının beyanlarının kendi içerisinde çelişkili olduğu, davacının dava dilekçesinde bildirdiği iddiaları kanıtlayamadığı, bu sebeple davacının yemin deliline dayandığı görüldüğünden, 26.11.2024 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı, davacının süresinde yemin metnini sunmadığı, dosyadaki tüm delillerden davacının dava konusu ettiği uyuşmazlık ile ilgili olarak iddialarını ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 1.200,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile artan 665,30 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya İADESİNE, 3-)Mahkememiz dosyasında davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 4-)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-)Davalı tarafça yapılan 1.500,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 200,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 1.700,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE, Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararı tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/992, K. 2025/270, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-992-e-2025-270-k-c5079acc9c61