İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/99 E. 2025/527 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/99
- Karar No
- 2025/527
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/99 Esas KARAR NO : 2025/527
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 07/02/2022 KARAR TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ... Sigorta AŞ tarafından, ... Şirketi adına kayıtlı ...plakalı araç, ... poliçe numaralı karayolları zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalanmıştır. Müvekkil ... Sigorta AŞ’nin trafik sigortası ile sigortalanan ... sevk ve idaresindeki ...plakalı araç, 04.09.2019 tarihinde...istikametinde...plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karışmıştır. Müvekkil ...Sigorta AŞ’nin trafik sigortası ile sigortalanan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile, ... adına kayıtlı olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç 04.09.2019 çarpışmıştır. Davaya konu trafik kazasında kazaya karışan ... Şirketi adına kayıtlı olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, müvekkil ... Sigorta AŞ tarafından sigortalanmıştır. Sigortalanan aracın karıştığı kaza neticesinde hasarlanan ... plakalı aracın hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı için 10.637,68 TL ve 7.399 TL olmak üzere toplamda 18.036,68 TL ödenmiştir. Davalı ...Limited Şirketi ile yapılan taahhütname ile, 18.036,68 TL’nin 10 eşit taksitle ödeneceği taahhüt edilmiştir. Davalıdan alınan 4.500 TL’lik tahsilat neticesinde bakiye 13.536 TL müvekkil şirketin alacağı bulunmaktadır. Davalıya ait aracı kullanan sürücü ..., davaya konu trafik kazası meydana geldikten sonra olay yerini terk etmiş, olay yerini terk ettiği polis memurlarınca tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile sabittir. Kaza tespit tutanağını düzenleyen polis memurlarının tespitine göre iki araç arasında iki ayrı kaza meydana gelmiş, ilk kazada davalıya ait aracın sürücüsü belirlenen haller dışında geri gelerek, ... plakalı araca çarpıp durmadan gitmiş, ikincisinde ise yine farklı bir bölgeden aynı araca çarpmış ve yine kaza yerinde durmadan gitmiştir. Davalı, ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde özetle “bahse konu trafik kazası meydana gelmiş, bu olaydan sonra orada bulunan kişiler tarafından şoförümüzün şiddete uğraması hesabı olay yerinden uzaklaşmıştır. Bu nedenle sorumluluğumuz bulunmamaktadır”. Davalı şirket yetkili tarafından verilen bu dilekçe ile, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği ve davalıya ait aracın şoförünün olay yerini terk ettiği ikrar edilmiştir. Ancak kaza yerinde herhangi bir şekilde kazaya karışan araçların içindekiler tarafından ne şiddet boyutunda ne de herhangi bir şekilde iletişime geçilmemiştir. Zira her iki kaza meydana geldikten sonra davalıya ait aracın sürücüsü ve kazaya karışan diğer aracın sürücüsü araçtan dahi inmeden, davalıya ait aracın sürücüsü tarafından olay yeri terk edilmiştir. Açıklanan nedenle, davalının hiçbir zorunluluk olmadan kaza yerini terk etmesi müvekkil şirketin tazminat ödeme sorumluluğunu ortadan kaldırmaktadır. Davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği tüm dosya kapsamına göre açık bir şekilde ortada olup, davalının ... 30. İcra Müdürlüğünün ...Esas numaralı dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde de olay yerinin terk edildiği ikrar edilmiştir. Bu nedenle davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk edip etmediğinin araştırılmasına gerek bulunmadığından ve müvekkil şirketin ödemek zorunda kaldığı tazminat miktarı da kesin olduğundan bilirkişi incelemesine gerek bulunmamaktadır. Mahkeme aksi kanaatte ise ancak bu durumda bilirkişi incelemesi yapılmasını talebimiz vardır. Dilekçemizde belirttiğimiz ve ekinde sunduğumuz delillerle ve ... 30. İcra Müdürlüğünün... Esas numaralı dosyasındaki deliller ile sabit olduğu üzere, davalı müvekkil şirketin ödediği tazminattan sorumlu olduğundan bilirkişi incelemesine gerek bulunmamaktadır. Ancak mahkemece aksi takdir edilirse ancak o halde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ederiz. Açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere ... 30. icra müdürlüğünün ... esas numaralı dosyasındaki haksız itirazın iptali ile, lehimize %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 30.İcra Müdürlüğü'ne ait ...E.sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Dosyanın davaya konu kazadaki kusur oranları ile davacının aracında kaza nedeniyle meydana gelen zararın tespiti ile talep edilen diğer tazminat kalemleri hususunda inceleme yaparak rapor tanzim etmesi için bilirkişi ...'a tevdiine, bilirkişinin sarf edeceği emek ve mesaisine karşılık 1.250,00-TL ücret taktirine, tebligat giderleri ile birlikte bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı vekiline 2 haftalık süre verilmesine, rapor geldiğinde taraflara tebliğine, rapora beyanda bulunmaları için tebliğden itibaren taraflara 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre sonuçlarının ihtarına (ihtarat yapıldı), masrafın davacının gider avansından karşılanmasına karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 18/08/2022 tarihli raporunda özetle; "Dava konusu araç ile ilgili kusur-hasar-değer kaybı değerlendirmesi için gerekli olan ve davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde “deliller” kısmında belirttiği ... Nolu hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, ayrıntılı ekspertiz raporunun fiziki dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu kazada hasar alan aracın hasarı ve değer kaybı ite ilgili sağlıklı bir inceleme yaparak sonuç bildirir rapor tanzimi için mümkünse; Davacı sigorta şirketinin 03/02/2022 tarihli Dava Dilekçesinin “deliller” kısmında belirtilen; ...No lu HASAR dosyasının eksiksiz sureti (ayrıntılı ekspertiz raporunun tamamı, var ise sürücülerin beyanları, araç ruhsatı ve sürücü belgesi, olay yeri-renkli hasar onarım fotoğrafları, ödeme dekontu, onarım faturası) ve kolluk görevlileri tarafından hazırlandığı belirtilen trafik kazası tespit tutanağının eksiksiz suretinin teminine ihtiyaç duyulmuş olduğu..." rapor edilmiştir. Davacı sigorta şirketine müzekkere yazılarak 598930-0 numaralı hasar dosyasının ön raporda geçtiği suretiyle eksiksiz bir şekilde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Hasar dosyası geldiğinde kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine, hasar dosyası geldiğinde dosyada ön rapor düzenleyen bilirkişiyi ...'a teslimi ile kaza nedeniyle meydana gelen zararın tespiti ile talep edilen diğer tazminatı kalemleri hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 16/02/2023 tarihli raporunda özetle; "A)-Sürücü ...' ın % 50 ( yüzde elli ) oranında kusurlu olduğu, B)-Sürücü ...' nın % 50 ( yüzde elli ) oranında kusurlu olduğu..." rapor edilmiştir. Davalı şirketin varsa konteyner veya başkaca adresinin araştırılması için ilgili kolluğa müzekkere yazılmasına, adresin tespit edilmesi halinde yeni adrese bilirkişi raporunun ve duruşma gününün tebliğine, 1 nolu ara karar yerine getirildiğinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı kusur raporuna itiraz ve beyan süreleri dolduktan sonra talepler hakkında ek karar kurulmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 15/01/2024 tarihli alınan ara kararı ile; davalı şirketin 11/2024 ekleme tarihli elektronik tebligatın olduğu anlaşılmakta , bilirkişi raporunun ve duruşma gününün davalı şirkete tebliğine, 09/01/2024 tarihli duruşmada alınan 1 nolu ara karardan dönülmesine, ara kararın taraf vekiline tebliğine karar verilmiştir. Dosyadaki mevcut raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporun aksini ispata yarar somut delil sunulmadığı anlaşılmakla yeniden rapor alınmasına ilişkin talebin reddine, dosyanın daha önce ön rapor düzenleyen makine mühendisi ...'a tevdi ile davacı tarafından dava dışı araç olan ... plakalı aracın hasar bedeli masrafların kadri maruf olup olmadığı, ödenen değer kaybının uygun olup olmadığı hususunda rapor tanziminin istenilmesine, bilirkişiye harcayacağı emek ve mesaisine karşılık olarak 3.500,00TL ücret takdirine, bilirkişi ücretinin davacı tarafça iki haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmasına karar verilmiştir. TÜVTÜRK'e müzekkere yazılarak muayene bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Bilirkişiden alınan 02/12/2024 tarihli ek raporunda özetle; "Mevcut verilerin değerlendirilmesi sonucu; 04/09/2019 tarihinde meydana gelen ve dava konusu ... plaka sayılı aracın hasarı ile neticelenen trafik kazasında; KUSUR YÖNÜNDEN (ATK Raporundan Alınmıştır): Dava konusu araç sürücüsü (... plaka sayılı ...markaltip, 2015 model) dava dışı ...'ın 650 (Yüzde elli) oranında eşdeğer kusurlu olduğu, davalı tarafa ait araç sürücüsü (... plaka sayılı çekici sürücüsü) dava dışı ...'nın 650 (Yüzde elli) oranında eşdeğer kusurlu olduğu, HASAR YÖNÜNDEN: 04/09/2019 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler, hasar fotoğrafları ile ... plakalı araçta meydana gelen maddi hasarın uyumlu olduğu, söz konusu ... plaka sayılı ... markaltip, 2015 model aracın toplam hasar tutarının orijinal parça kullanılarak fen ve sanat kurallarına göre onarılması durumunda KDV dahil 10.637,68 TL olabileceği kaza tarihi itbariyle günün rayicine uygun olduğu (Tablo 1), davalı tarafa ait araç sürücüsünün Ye50 kusur oranına isabet eden tutarın kaza tarihi itibariyle; K10.637,68 TL Hasar Tutarı) x Yo50 kusur oranı) ” 5.318,84 TL olabileceği, DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN: (Değer Kaybı Hesaplamasında; Dava konusu ... plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km'si, kullanılmışlık durumu, aracın hasarlı parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, dava konusu 04/09/2019 tarihli kazaya ait SBM-TRAMER hasar kaydı oluştuğu hususu, hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği dikkate alınarak Yargıtay Kararları* doğrultusunda değerlendirilmiştir) (*Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve... E.,... K sayılı kararı) KTK.m.90'da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin SEDDK'ya düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm” Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup; Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede; Dava konusu ... plaka sayılı ... markaltip, 2015 model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle”; serbest piyasa koşullarında 11.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında; (11.000,00 TL Değer Kaybı Tutarı x 4650 Kusur oranı) 5.500,00 TL olabileceği, Dava dilekçesinde “... plakalı aracın hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı için 10.637,68 TL ve 7.399 TL olmak üzere toplamda 18.036,68 TL ödenmiştir.” şeklinde belirtildiği, dosya kapsamında 10/10/2019 tarih ve 10.637,68 TL tutarlı dekont örneği bulunduğu, Dosya kapsamında değer kaybı ile ilgili 7.399 TL tutarlı ödeme belgesine ve diğer belgelere (Değer kaybı tespit rapuru..vb.) rastlanılmadığı..." rapor edilmiştir. Davalının bilirkişi raporuna beyan süresinin dolmasının beklenilmesine karar verilmiştir. TÜVTÜR'e yazılan müzekkerenin tekitine karar verilerek mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. TRAMER'e müzekkere yazılarak ... plakalı araca ait 04/09/2019 tarihinden önceki varsa tüm kaza kayıtları, hasar dosyalır eksper raporları, kazalara ilişkin renkli fotoğraflar ve tüm poliçelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Her ne kadar geçen celse 2 nolu ara karar gereği dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmişse de dosya içinde davaya konu araca ait tramer ve tüvtürk kayıtları olmadan rapor tanzimine karar verildiği, iş bu eksikliklerin mahkeme hakimince resen araştırması gerektiği anlaşılmakla yazı cevapları döndüğünde ve talepte bulunulması halinde dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdi hususunda ara karar kurulmasına karar verilmiştir. Davacı vekiline yapıldığı iddia edilen 7.399,00 TL’lik ödemeye ilişkin dekontun örneğinin mahkememize sunulması için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın davacının rücu isteminde bulunduğu ödemeden daha fazla olması sebebiyle geçen celse ara kararlarından rücu edilmesine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 04/09/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle rucüen tazminat talebinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali talebi istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir...". İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Dava, ZMMS poliçesi kapsamında davacı tarafından zarar gören 3. kişilere ödenen tazminatın, sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda, sigortacının rücu hakkı, KTK'nin 95/2 maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının B.4 maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir...". İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları B.4-f maddesinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde.” denilerek, zorunlu haller haricinde sürücünün olay yerini terk etmiş olması rücu sebebi olarak düzenlemiştir. Söz konusu düzenleme ile araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun ",olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" sigortanın, sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiş... Davacının açtığı neviden rücu davasının; sigorta sözleşmesine dayalı olarak açılabilecek olması ve söz konusu davanın ancak sigorta sözleşmesinde taraf olan davalıya yöneltilebilecek olması karşısında, davalının savunması yerinde olmadığı gibi, dava dışı sürücünün olay yerini terki hususunda savunmanın dayandırıldığı vakıaların ispat edilememiş olması karşısında bu husustaki savunmalarında yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu halde, eldeki davada kazanın maddi hasarlı ve yaralamalı bir kaza olduğu, olay yerini terk etmenin (ister maddi hasarlı olsun ister bedeni hasarlı olsun) rücu nedeni olduğu, burada ispat yükünün davacıda değil davalıda olduğu; davalı tarafça zorunlu nedenlerle olay yerinin terk edildiğinin ispat edilemediği dosya kapsamından anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesince ispat yükünün kime ait olacağı hususunda yanılgılı değerlendirme neticesinde verilen karar isabetli olmamıştır...". Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin .... Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine dair kararda vurgulandığı üzere "... 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğudur... Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır...". Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 30. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası, davacı sigorta şirketinden ... numaralı hasar dosyası celp edilmiş; dosya kusur durumunun tespiti için ATK'ya tevdi edilmiş, 16/02/2023 tarihli ATK raporunda sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahallinde aynı yönde gerisinde seyreden çekicinin hareket alanına kontrolsüzce girdiği anlaşılmakla % 50 ( yüzde elli ) oranında kusurlu olduğu; sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki çekici ile olay mahallinde seyir yönüne kontrolsüzce giren otomobile karşı fren tedbiri almadığı ve kontrolsüzce manevra yaptığı anlaşılmakla % 50 ( yüzde elli ) oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Kusur raporu dosya kapsamı ve somut olay ile uyumlu bulunarak hükme esas alınmıştır. Dosya dava dışı araç olan ... plakalı aracın hasar bedeli masrafların kadri maruf olup olmadığı, ödenen değer kaybının uygun olup olmadığı hususunda inceleme yaparak rapor tanzim edilmesi için bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 02/12/2024 tarihli ek raporunda 04/09/2019 tarihinde meydana gelen ve dava konusu ... plaka sayılı aracın hasarı ile neticelenen trafik kazasında; ... plaka sayılı aracın toplam hasar tutarının orijinal parça kullanılarak fen ve sanat kurallarına göre onarılması durumunda KDV dahil 10.637,68 TL olabileceği, davalının kusuruna göre talep edilebilecek bedelin 5.318,84 TL olabileceği; değer kaybı yönünden kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında 11.000,00 TL olabileceği; davalının kusuruna göre talep edilebilecek bedelin 5.500,00 TL olabileceğini tespit etmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... Esas,...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere sigortacının rücu edebileceği tazminat tutarının sürücünün kusur oranı ve zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabileceği, hükme esas alınan ATK raporu ile meydana gelen kazada ...'nın %50 oranında kusurlu olduğu, ...'ın da %50 oranında kusurlu olduğu; davacı tarafından ... plakalı aracın hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı için 10.637,68 TL ve 7.399 TL olmak üzere toplamda 18.036,68 TL ödendiği; davalıya ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği, bu durumun kaza tespit tutanağı ile tespit edildiği, zorunlu haller haricinde sürücünün olay yerini terk etmiş olmasının rücu sebebi olduğu, bu hususta ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafça zorunlu nedenlerle olay yerinin terk edildiğinin ispat edilemediği; davacı sigorta şirketinin rücu hakkının sabit olduğu kanaatine varılmış; icra dosyası ile davacı tarafça talep edilen 10.637,68 TL hasar ödemesine ilişkin davalı araç sürücünün %50 kusur oranı gözetilerek davalının 5.318,84 TL'den sorumlu olduğu, değer kaybı yönünden ise 7.399,00 TL ödemeden davalı araç sürücünün %50 kusuru oranında sorumlu olduğu, icra takibinde ise 2.898,32 TL istemde bulunulduğu, taleple bağlı kalınması gerektiği, bu suretle 8.217,16 TL asıl alacak yönünden talep haklı bulunmuş; davacı tarafça dava değeri icra dosyasındaki asıl alacak üzerinden gösterildiğinden işlemiş faize hükmedilmemiş; faiz türü yönünden tarafların tacir olması gözetilerek davacı tarafın reeskont faizi talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 30. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 8.217,16 TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 8.217,16TL asıl alacak yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin 5.318,84 TL yönünden istemin REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 231,17TL'nin mahsup edilerek bakiye 384,23TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 612,99TL'sinin davacıdan alınarak, 947,01TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70TL başvuru harcı, 231,17TL peşin harç, 5.714,00TL Bilirkişi ücreti, ATK Faturası, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.025,87TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.658,06TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 2.367,81TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 8.217,16TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 8.217,16TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi.24/06/2025
Katip E-imzalıdır
Hakim E-imzalıdır